hiç o yana bu yana kıvırmaya gerek yok. 1970 sonrası hollywood filmlerine bakın bu net bir şekilde anlaşılacaktır zaten. batılı olmayan toplumların anlaşılması için iki şifre vardır. şiddet ve şehvet.

yani batı kendisi hariç tüm toplumları terörist ve cinsi sapık olarak görmektedir. yani hamam , takunya ve 4 karı ve Allahuakbar diyerek kalabalığın içine dalan intihar bombacısı. ha bi de sosyolojinin kurucusu ve babası durkheim'e göre batılı olmayan toplumlar sağlam yalancıdır.

e bu kadar mıyız yani batı'ya göre ? ya ne sandın toprağaam?
devamını gör...
günümüzde zannedildiği kadar insafsız bir tasvir değildir. hatta ortadoğunun ve tabii olarak türkiye'nin tarihçileri, sosyal bilimcileri vs. ortadoğunun dinini, tarihini, kültürünü değerlendirmede geçen yüzyılın müsteşrik*lerinin tesirinde kaldıklarından ve tembelliklerinden hala onların yanlış değerlendirmelerini sürdürmeye devam ederler. mesela osmanlı'ya matbaa'nın geç geçmiş olduğu ve ulema tarafından reaksiyonla karşılandığı palavrası hala daha hem halk arasında hem de tarihçiler arasında popülerdir ve hakikat olarak bilinir. dediğim gibi zamanımızın müsteşrikleri bizim tarihimize bizden daha insaflı bir şekilde yaklaşıyorlar artık.

monarşiyi yerden yere vuran bir bakış açısı da artık sadece bizim gibi zihni geri ülkelerde mevcut. bunu kaldırıp atamadıkça tarihimizle barışamayız. otoriter ve totaliter rejimlerde rejim aleyhtarı olmak suçtur. ama medeni ülkelerde silahlı bir mücadeleye kalkmadıkça bu suç değildir. cumhuriyetçiliğin çok güçlü olduğu fransa'da kralcı parti vardır, gazeteleri vardır ve halkın bir kısmından oy alırlar. nerde kaldı bir şahsın eleştirilemediği bir 3.dünya ülkesiyle kıyaslansın?

siyasi muhalifini sürgüne gönderen sultan hamid han'a müstebit deyip* siyasi muhaliflerini, silah arkadaşlarını, kendisine rakip olabilecek herkesi öldürme yoluyla ya da başka şekillerde saf dışı bırakan; şahsi mülkleri, vakıfları talan eden ve dalkavuklarına peşkeş çeken; medyada kendisini ilah mevkiine koyan dalkavuklarına para yağdıran ve şahsi zevkinin eseri gardrop inkılaplarını uygulamak için kan döken bir diktatörü cumhuriyet getirdi diye ululamak ancak zihni fonksiyonlarını kaybetmiş ve propagandanın içinde boğulmuş bir milletin yapacağı iştir. cumhuriyet ile demokrasiyi aynı şey zannetmekten de ileri gelir. halbuki şahsi diktatörlügünü kurmasına cumhuriyet rejimi mani olmamıştır. hem meclis başkanı hem devlet başkanı hem de tek partinin* başkanıdır kendisi. diktatörleri kıskandıracak kadar yetki sahibidir. gerçi dalkavukları da demokrasi vardı demiyorlar "evet diktatördü ama o devrin ruhu onu gerektiriyordu" diyorlar. ama aynı adamlar padişahları "müstebit, kan içici" diye yaftalamaktan muazzam bir zevk alırlar. böcek kadar zekası olmayan insanlar ne yaparsın.

bunları anlatmamın sebebi kendi tarihine, dinine, kültürüne düşmanlık besleyen ülkedeki hakim ideolojinin rafa kalkması gerektiğini ve ülkenin sosyal bilimcileri ve halkının kendini bu zihniyetten arındırması gerektiğini göstermek. sıkıntıyı avrupada batıda orda burda aramamak lazım. problem bizde yani.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar