batınilik

#din  #felsefe 

bunlara göre dinde her şeyin bir zahir bir de batın anlamı vardır. zahir anlamı kabuktur cevizin içini yemek için batın(gizli, görünmeyen) anlamına varmak lazımdır. tabi o batın da bunların hevalarına göre oluşturulur bu durumda bunlar tamda hevalarını ilah edinenlerden olurlar. kuran'ı kerimin dediği gibi daha zalim kim olabilir?
devamını gör...
kurucusu hasan sabbah olan bir çeşit mezhep, felsefe, yol.

bunlara göre evrende var olan her şeyin bir görünen bir de görünmeyen, yani batıni anlamı vardır. batıniler bu görünmeyen kısımlarla ilgilenmişlerdir. mesela apaçık bir ayetin görünmeyen ve bilinmeyen anlamı olduğunu söyleyip o anlama odaklanmış ve işin cılkını çıkarmışlardır.

hayli de taraftar toplamış ve hatta siyasi boyuta erişmiştir bu inanış. aslında suriye temelli olsa da selçuklu devletine yönelik terör faaliyetlerinde bulundukları biliniyor.
devamını gör...
bilhassa ismailiyye kolu en dikkat çekici olmak üzere şianın birçok kolunda hakim olmuş anlayış. ülkemizde alevilik kültürü çerçevesinde onunla girift veya ondan azade çeşitli kollar halinde yürüdüğü söylenebilir. mesela kemalist kesimin dine bakışı da bir anlamda modern kıstaslar ve akılcılık gibi argümanlarla bazı noktalarda batınilik diyebileceğimiz alana yaklaşmakta. öte yandan tam tersine islamcılık diye ifade olunan bazı akımlarda da batınılik diyebileceğimiz esintiler zaman zaman görülebilmekte.

bir yargıya değil tespite gayretle yazıyorum ki batıniliği tamamen olumsuzluyor değilim. batınilikle açılan alanda çok zengin metinlere rastlanabilmiştir. kültürel anlamda bir birikim ve farklılık olarak da bakılabilir, fakat tabii bununla birlikte açılan bu alandan menfaat eksenli kişiler veya herhangi bir dönemde herhangi bir kutuplaşmaya binaen yeni gruplaşmalar oluşması için çok müsait bir zemin olduğu da yadsınamaz. fatımiler devletinde sünnilere sağlanan haklar, ayrı bir kültürel hava ile birlikte ümmet bütünlüğünün kopuşu ve yahut kişiler etrafında siyasi manipülasyon için yeni mezhepleşmeler gibi etkenler de dikkatlerden kaçacak gibi değil. düşünce tarihi açısından kültürel okuma babında bu mezhepsel farklılıkların bana ayrı bir okuma zevki verdiğini de pek gizleyemem, fakat tabi olayların seyrinde akan kanı da görebiliriz ve yahut bazı şeylerin günümüze kadar uzanan seyri açısından hayıflanılmayacak gibi olmadığını da inkar edemeyiz. mezhepler tarihi bilhassa ilgimi çekmiş bir konudur ki aslında şu an tartışılan şeylerin birçoğunun ilk defa tartışılıyor olmadığı ve seyri açısından ve tabii çözümlemelere katkısı babında tekrar tekrar okunmasının faydasına da inanmışımdır. tarih tekerrürden ibaretttir sözünün zaman zaman ciddi düşmanlığa varacak sonuçlarıyla mezhepleşme/mezhepsizleşme anlamında kritiği can alıcı bir noktadır ki işte bu nedenle mezhepler tarihinin ilmi olarak ele alınışına ayrıca önem veriyorum.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar