batum

gürcistan'da bir şŸehir. doğŸu karadenizin en verimli topraklarına ve en ılıman iklimine sahip olmasına rağŸmen halkının tembelliğŸinden ötürü boşŸa giden güzellik. şŸehirde yer yer bambu ormanları mevcuttur. sudan çok votka içilir. acara bölgesinin başŸ şŸehridir.
devamını gör...
misak-ı milli sınırları içerisinde ilk taviz verilen yerdir.osmanlı devrinde islam alimi yetiştiren ilim yuvası olarak bilinen batum şuan rusların baskısı nedeniyle islam dininden uzaklaşmıştır.acara özerk bölgesinin başkentidir.islamdan uzaklaşmayan köyleri çoktur ve ibadetlerini türkçe olarak yaparlar.batumda islami yayınlar kitap ve cd cevirisi yaparak orda dağıtılamasına yardımcı olan sivil toplum kuruluşları vardır.araştırmak isteyen http://http://www.muslimgeo... ve http://http://www.gdd.org.tr/ sitelerinden bili alailirler.
devamını gör...
batum'a trabzon üzerinden gidiliyo. trabzon-artvin-gürcistan. gümrük'te 15-20 liracık veriyorsunuz, o civardaydı. vize istenilmediği için kolaylıklan giriş-çıkış yapabilirsiniz pasaport ile.

lari, çok değerli bir para değil. giderken azcık dolar olsun yeter. taksiciler yoluyo, dikkat. bir de giderken muhakkak şemsiye, batum'da karadeniz iklimi görülüyo. her an yağmur yağabilir.

ayrıca batum'da latin alfabeli harfler görmek zor! bir gürcüyle asla rusça konuşmayın.

devamını gör...
misak-ı milli sınırlarımıza dahil olmasına, ingilizlerden de ruslardan da söke söke almış olmamıza rağmen moskova antlaşmasıyla neye binaen bilemiyorum ama kominist rusyaya bırakılan güzide vilayetimiz/di.
- daha önce tarihten nefret ediyorum demiş miydim? - bunları kaldıramıyorum ben yahu! sadece gösterileni anlatılanı söyleneni bilebiliyoruz daha doğrusu bildiğimizi sanıyoruz ama kapalı kapılar ardında ne tür çıkar savaşlarının döndüğünü asla öğrenemiyoruz. niye bıraktık biz gül gibi batumu aga? bu tavizler verilmeseydi daha mı az saygın bi devlet ve millet olacaktık? madem önümüze gelene istediğini verecektik onca mücadele niçin verildi? türklerin cephelerde soyunu kurutmak için mi?
devamını gör...
son yıllarda vize uygulamasının kalkması ve iç hatlar uçuşunda yer almasıyla günah şehri olmasında ülke ahalisi olarak çok büyük katkı yaptığımız deniz kenti...

hal böyle olunca biraz ensesi kalın iş adamlarımız eğlenmeye gidince oraya (günaha girmeye de denebilir) gürcistan polisi olmadık işlemler yaparak para koparmada bu adamlardan oh olsun diyorum zira gemiye giderken yada gemiden ayrılıp şehri gezerken türk olduğunuzu duyan polislerin kulakları dikiliyor neyse ki denizciyim diyorsunuzda başınız ağrımıyor pek...
devamını gör...
misakı milli'den verilen ilk tavizin adıdır batum. çook sonrası baskıya dayanamayıp türkiye'ye göçen halk demek, vatan hasretine dayanamayıp karısını ve çocuklarını burada bırakıp ölmeye memleketine giden büyük dede demek, ne din ne dil, ne isim benzerliği kalmış garip bir akraba sürüsü demek falan.
devamını gör...
--- alıntı ---
Batum’un eski Yunan kolonisi olarak Batis adıyla kurulduğunu sanılır. Kent, ortaçağa değin Gürcü krallıklarının ve prensliklerinin yönetimlerinde kaldı.
İlkçağ'da Pers İmparatorluğu'nun egemenlik sınırı içinde "Bathys" diye anılan kent, önce Pontos Krallığı'nın daha sonra ise Romalıların eline geçti. Ortaçağda Gürcistan'a bağlandı. XIII. yy'da Moğol egemenliğine girdi.
1564'te Kanuni Sultan Süleyman döneminde Osmanlılar tarafından fethedildi. Lazistan Sancağı'nın merkezi oldu. 314 senelik Osmanlı egemenliğinden sonra, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nda Rusya’nın işgaline uğradı. Ayastefanos Antlaşması ve Berlin Antlaşması ile şehir Rusya'ya bırakıldı. Birinci Dünya Savaşı sırasında Rusya'nın bölgeden çekilmesiyle şehir Brest-Litovsk Antlaşması uyarınca 14 Nisan 1918 tarihinde Osmanlı Devleti’ne geri verildi. Mondros Mütarekesi uyarınca önce İngilizlere, sonra Gürcistan'a bırakıldı.
1918 yılında kurulan Demokratik Gürcistan Cumhuriyeti sınırları içinde kaldı. Misak-ı Milli sınırları içerisinde sayıldığı için, Akif Sümer, Ahmet Fevzi Erdem, Ali Rıza Acara, İmamzade Edip Dinç ve Hahutzade Ahmet Nuri Efendi, Birinci Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne Batum milletvekilleri olarak katıldılar. Demokratik Gürcistan Cumhuriyeti sınırları içinde kalan Artvin ve Ardahan geri alınırken, 7 Mart 1921'de Batum da alındı, Fakat 16 Mart 1921 tarihinde imzalanan Moskova Antlaşması gereğince Bolşevik ordularının ele geçirdiği Gürcistan’a bırakıldı. Ancak cepheye antlaşma ile ilgili haber ulaşmadığı için 20 Mart'ta 11. Kızıl Ordu'ya bağlı süvari alayı, TBMM Ordusu birliklerine saldırdı ve bir kısımını esir aldı.
1877 öncesinde 15.000’e kadar yükseldiği şeklinde bilgiler mevcut olan Batum bölgesinin şehir nüfusu, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı ile buradaki Müslümanların Anadolu’ya doğru göçleri sonucunda 8.671’e kadar gerilemiştir. 1880 yılından sonra ise başta petrol olmak üzere sanayinin gelişmesi ve Batum demiryolunun yapılması gibi nedenlerle Batum’un şehir merkezinde, Rus ve Ermenilerin nüfusu artmaya, Müslümanların sayısı ise azalmaya başlamıştır. Böylece 1917 yılına gelindiğinde Batum’un şehir merkezinde Müslüman nüfusun oranı %15’lere kadar gerilemiştir. Fakat 1918 yılında şehrin Osmanlı idaresine geçmesi ile 1878’den sonra şehirden ayrılanların geri dönmeye başlaması sonucunda Müslümanların nüfus oranı %37’ye kadar yükselmiştir. [1]
Kent, 16 Temmuz 1921'de kurulan Acara Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti'nin yönetim merkezi oldu. Moskova Antlaşması'nın teyidini sağlayan Kars Antlaşması sonucunda Sovyet Gürcistanı'na bırakılması onandı. Yapılan antlaşmaya göre Acaristan özerk cumhuriyetinin özerkliği Türkiye devletinin garantörlüğü altındadır. Batum (Acaristan) Rusya'ya verilirken bazı kurallara uyma zorunluluğu ile bırakıldı. Bunlardan en önemli maddesi: Batum (Acaristan) sınırları içindeki halkın etnik kimliğine, dini kimliğine kesinlikle müdahale edilmeyeceğidir. Bu kurallara uyulmaması halinde ise Türkiye Cumhuriyeti Devletinin müdahale hakkı vardır.

--- alıntı ---
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar