baybars

"diğer hükümdarlar kendilerine saray yaptırır. ben ise sarayı adalet için yaptıracağım!"
günümüzdeki adalet sarayını onun bu sözlerine borçluyuz. dev bir adalet binası yaptırıp içini kadılarla doldurmuştur.
mezarı bir kütüphanenin içindedir. türbesi kitap doluymuş zamanında ancak bugün yıkık döküktür, şam'dadır.
utanılacak bir hadise de geldi başımıza; türbeyi biz değil kazaklar tamir ettiriyor şuan, bence bu bize düşerdi.
devamını gör...
bir köle olarak gözündeki leke sebebiyle ucuza satılmış ve daha sonra tarihin gördüğün en iyi hükumdarlarından biri olmuştur.islam alemine kan ağlatan lanet moğolları durdurmuştur.
devamını gör...
baybars. rüknüddîn baybars el-mansûrî en-nâsırî ed-devâdâr el-hitâî (ö. 725/1325) memlükler döneminin meşhur emîr, fakih ve tarihçilerinden.

el-melikü’l-mansûr seyfeddin kalavun’un (1280-1290) kölelerinden olduğu için el-mansûrî nisbesiyle anılmaktadır. sultan ı. baybars zamanında (1260-1277) suriye ve kilikya’da franklar’a karşı yapılan seferlere katıldı. kalavun zamanında kerek ve şevbek ile civarına vali tayin edildi. ancak el-melikü’l-eşref halil (1290-1293) bir yıl sonra onu bu görevden aldı. mısır’a dönen baybars daha sonraki yıllarda akkâ ve anadolu’daki kal‘atü’r-rûm kuşatmalarına ve moğollar’a karşı yapılan iki sefere katıldı. kısa bir süre sonra el-melikü’n-nâsır muhammed b. kalavun tarafından “eddevâdârü’l-kebîr” unvanıyla dîvân-ı inşâ reisliğine getirildi. el-melikü’l-mansûr lâçin 1297’de tahta geçince onu azletti. ancak el-melikü’n-nâsır 1299’da baybars’ı tekrar devâdar tayin etti ve 1304yılına kadar bu unvanı korudu. 1303’te meydana gelen bir zelzele sonucu yıkılan iskenderiye’nin imarı ile görevlendirildi. ertesi yıl nâib-i saltanat sellâr tarafından görevinden alındı. 1308-1309 yıllarında sultan el-melikü’n-nâsır muhammed b. kalavun ile emîrleri arasındaki bazı ihtilâfların halledilmesine çalışan heyetin faal bir elemanı oldu. el-melikü’n-nâsır muhammed b. kalavun’un üçüncü saltanatı sırasında tekrar eski vazifesi olan dîvân-ı inşâ reisliğine getirildi. ayrıca nazarü’l-ahbâs ve dârü’l-adl nâibliklerinde bulundu. 1311 yılında nâib-i saltanat olduysa da bu görevi bir yıldan az sürdü. ertesi yıl diğer bazı emîrlerle birlikte tevkif edilerek iskenderiye’de hapsedildi. beş yıl kadar süren hapis hayatından sonra nâib-i saltanat argun’un aracılığı ile tahliye edildi. 1323 yılında hacca gitti. 25 ramazan 725’te (4 eylül 1325) vefat etti.

aynı zamanda değerli hanefî fıkıhçılarından olan baybars, kahire’nin dışında süveykatülizzî denilen yerde el-medresetü’d-devâdâriyye adında bir hanefî medresesi yaptırmıştır. bilgili, faziletli ve vakarlı bir kimse olduğu, sultan el-melikü’n-nâsır muhammed b. kalavun’un kendisine büyük hürmet gösterdiği rivayet edilmektedir.

eserleri. 1. zübdetü’l-fikre fî târîhi’l-hicre. on bir ciltten meydana gelen (ibn hacer, ibnü’l-imâd, sehâvî ve kehhâle’ye göre yirmi beş cilt) bu büyük eser yıllara göre tertip edilmiş bir umumi tarihtir. ilk devirlere ait başlıca kaynağı ibnü’l-esîr’in el-kâmil fi’t-târîħ’idir. müellif eserinde yaratılıştan 724’e (1324) kadar meydana gelen olayları anlatır. özellikle kendi gözlemlerine dayanan son kısımlar, bahriyye memlükleri tarihinin orijinal kaynaklarındandır. nitekim aynî ve ibn tağrîberdî eserlerinde zübdetü’l-fikre’ye sık sık atıflar yapmışlar ve bu eseri kaynak olarak kullanmışlardır. ancak bu önemli tarihin günümüzde yalnız birkaç cildinin varlığı bilinmektedir. bunlardan ıv. (131-252), v. (252-322), vı. (323-399) ve ıx. ciltlerin (655-709) çeşitli avrupa kütüphanelerinde yazmaları mevcuttur (bkz: ia, ıı, 364). 2. et-tuhfetü’l-mülûkiyye fi’d-devleti’t-türkiyye. 647-711 (1249-1311) yılları arasında meydana gelen olayları ihtiva eden ve birinci elden kaynaklardan faydalanılarak hazırlanmış olan bahriyye memlükleri tarihidir. müellif 710 (1310) yılında tamamladığı eserini sultan kalavun’a ithaf etmiştir. daha sonra bazı ilâvelerde bulunduğu bu tarih, 711 (1311) yılında nâib-i saltanat tayin edilmesiyle sona ermektedir. daha sonra 721 (1321) yılına ait olayları da eserine ilâve etmek için bazı teşebbüslerde bulunmuşsa da bunlar sonuçsuz kalmıştır. eser olayları bizzat yaşamış, moğollar ve haçlılar’la yapılan savaşlara katılmış bir görgü şahidinin kaleminden çıkmış olması dolayısıyla çok önemli bir vesika mahiyetindedir. baybars bizzat şahit olmadığı olayları yazarken de çok itina göstermiş ve doğruluğunu tesbit edemediği hadiseleri eserine almamıştır. müellif şahıslardan ziyade olaylarla ilgilenmiştir. halbuki diğer arap tarihçileri olayları genellikle şahısların üzerindeki tesirleri açısından ele alıp incelerler. baybars bu eserinde, zübdetü’l-fikre’de yer almayan olaylar hakkında ayrıntılı bilgi vermekte, kendi devrinde mısır ve suriye’de vuku bulan bütün olayları anlatmaktadır. eserin 728’de (1327-28) ahmed b. muhammed el-kindî tarafından dımaşk’ta istinsah edilen yazma nüshası viyana millî kütüphanesi’ndedir.

sehâvî baybars’ın el-letâif fî ahbâri’l-halâif adlı bir eserinden, süyûtî ve bağdatlı ismâil paşa da bir kur’an tefsirinden bahsederler. mevâizü’l-ebrâr adlı kitabından ise sadece brockelmann söz etmektedir.

bibliyografya:

ibn kesîr, el-bidâye, xıv, 62-65; ibn hacer, ed-dürerü’l-kâmine, kahire 1966, ıı, 43; ibn tağrîberdî, en-nücûmü’z-zâhire, vııı, 4, 9, 20, 99, 100, 167, 172-173, 215, 233, 270-272; ıx, 3-5, 11, 16-17, 30-34, 56, 263-264; sehâvî, el-i`lân bi’t-tevbîh, s. 95, 150-154; süyûtî, hüsnü’l-muhâdara, ı, 555; ibnü’l-imâd, şezerât, vı, 66-67; keşfü’z-zunûn, ıı, 1951; ziriklî, el-a`lâm, ıı, 59-60; kehhâle, mu`cemü’l-müellifîn, ııı, 85; hediyyetü’l-`ârifîn, ı, 233; brockelmann, gal, ıı, 54-55; suppl., ıı, 43; el-kamûsü’l-islâmî, ı, 402-403; f. rosenthal, history of muslim historiography, leiden 1968, s. 75, 335, 418; sarton, ıntroduction, ııı/1, s. 961-962; abdel hamid saleh, “un mot sur baybars al-mansurı et son euvre, la tuhfa”, annales ıslamologiques, xx, caire 1984, s. 55-60; d. s. margoliouth, “baybars”, ia, ıı, 363-364; e. ashtor, “baybars al-mansurı”, eı² (fr.), ı, 1162.

asri çubukçu *
devamını gör...
kudüs onun siyasetinin odağı haline gelmiştir. saltanatı boyunca haçlılar ve moğollarla uğraşmıştır. kudüs'te tehlikelere karşı hazır askeri birlikler bulundurmuştur. nam ı diğer ayni calut'un aslanı.
devamını gör...
memlükler in sultanı öncesinde bir kıpçak türkü kölesi , gözündeki izden dolayı üç kuruşa satılmış sonrasında cengiz'i yenecek bir orduya kumandan olmuş türk-islam tarihinin göz nurlarından. rahmetle..
devamını gör...
türkler de yeri her zaman bir ayrı olan kıpçak türk'ü komutan/sultan.

türk-islam devletlerini yenilgileye uğratan moğollar'ı yenerek, türk kültürünün ve islam'ın bu coğrafyada yayılmasına da ayrıca ek bir katkı sağlamıştır.

kendisi çok büyük bir saygıyı hakkeder, ruhu şad olsun!
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar