bayramda çocukların şeker almaya gelmemesi

bakın üstüne basa basa söylüyorum. pedofili olsun taciz tecavuz olsun tarihin en eski dönemlerinden beri var olan bir realite. doğru yanlış mevzusu yapmıyorum yanlış olduğu aşikar zaten demek istediğim bu yeni bir husus değil sadece. ancak son yıllarda medya vb. organlarla o kadar gözümüzün içine sokuldu ki gerek özenme gerekse de gereksiz bir koruyucu tutum neşet etti. koruyucu olmak yanlış değil ama çocukların bayramlarda şeker almaya bile gönderilmemesi, en yakın komşuya bile güvenmeme, insan iliskikerinin bu denli kopukluğu gibi ciddi sosyal arızalar oluşuyor. çocuklar fanusun içinde büyüdüğü icin belli bir yaştan sonra salak, kafası çalışmayan, sosyal iliskileri kopuk, evde pc ve tablet basında mal mal oturan birer embesile dönüşüyor. evde basılan gereksiz özgüven okullarda öğretmenlere bas belası bir tutuma neden oluyor.

evet 2 kilo çeşit çeşit şeker aldım 4 bayram icin ve bir kez bile kapımı çalmadı kimse. bu bayram almadım. zira gelen giden olmayacak belli. üstelik insanlararasi güven birbirine güvenmeyle oluşan bir yapıya sahip olduğu icin bizler zaten daha küçücük çocuklara kimseye güvenilmeyeceğini asılıyoruz. bu koruyucu tutumun çocuklardaki karşılığı kimseye güvenmeyen herkesi birer sapik, hayvan ve sürekli kendisine zarar verecek bir düşünce yapısının meydana gelmesine resmen kapı aralıyor.

30 yaşındayım hala bir defa olsun dolandırılmadım. internetten letgo, sahibinden, instagram vs ne kadar fazla alışveriş yaptım bilmiyorum ama hiç dolandırılmadım. çünkü muhatabına sadece güvenirsin sonra adim atarsın. şimdi siz güvensizlikle başlayınca ne evlenebilecek, ne is hayatında tutunabilecek, ne derdi ve tasasını anlatacak kimse yetiştiremezsiniz. hata aradıkça kusur gözettikce etki-tepki kontekstinde her şey karşılık bulacaktır.

yangın çıkarıyor diye evde kibrit bulundurmayalım, bicaklaniriz çocuk elini keser diye bıçak almayalım, düşer diye zemini soft kaplayalım, oldu olacak çocuğa iron man zırhı giydirelim. hayatın gerçeğinden kopuk kaçarak ya da sürekli bir seyleri uzaklaştırarak yaşayamazsınız. ölümsüz köy arıyorsanız önce ölmek zorundasınız.
devamını gör...
biz çocukken bişi bişi diye bağırır evlere giderdik mahallede. o zamanlar fıstık, ceviz verirlerdi. bazen mahallenin piç abileri üzerimize su dökerdi pencereden. şimdiki çocukların gözü doymuş. evde her şey var. heves yok yani.
devamını gör...
gelen çocuklar da para istiyor. şekere doymuş bütün çocuklar. buldukları parayla dondurma, çukulata, şeker ve bilimum abur cuburla bakkalları ihya ediyorlar.
devamını gör...
şikayet etmekten sonuç alınacak bir şey değil. süreç yavaşlar belki ama dünya artık bu noktada. hiçbir şey şu an olduğundan daha iyi olmayacak, daha kötü olacak. yeni nesil çok kötü, anaları babaları da kötü çünkü. öğretmenler, doktorlar, avukatlar, eğitim sistemi kötü ve daha iyi olmayacak.
dünyada güç dengesizliği var ve adalet yok. hiçbirimizin can güvenliği yok. yüzde doksan beşinin beyni yok. bir kez dünyaya geldik ve o geçiş dönemini gören nesiliz. neyse ki daha kötülerini görmiycez.
bu böyle oldu çünkü biz toplu halde canımızı hiçe sayıp iyi şeyler peşinde koşup güç elde etmeye çalışmayanlarız. biz çünkü şartlar öyleyiz. bayramda çocukların gelmemesinden şikayetçiyiz çünkü onları biz yetiştirdiğimizi sandık.
devamını gör...
duydukça, gördükçe öğrendiğimiz dünya kadar pislikler ve zihni kirli insanlar yüzünden ailelerin yaptığı en iyi tedbirdir.
devamını gör...
gelmeyecek çünkü çevresel koşullar değişti. yeni durumda hayatta kalmak zorundayız, bunun için de değişen şartlara uyum sağlamak zorundayız. gelenek ve göreneklerimiz değişecek, kapılarımızı 5 kere kilitleyceğiz, canımız daha çok sıkılacak, dikkatimiz daha çok dağılacak. çünkü küresel ısınma gibi değiştiriyor, değişen insanlar habitatımızı.

tarihe gömülen koca koca atlar
tarihe gömülür o kadar
devamını gör...
aman canları sağolsun da gelmesinler. sizin bizim ne olup olmadığımız belli de neci olduğu belli olmayan binlerce sapık var başka evlerde. neler duyuyor, neler görüyoruz. herkes kendi çocuğuna kendi alsın şekerini çikolatasını. ‘aman evli adam’, ‘karşı komşu teyzesi ayol’ demeyin. yollamayın sağa sola minikleri. bakkaldan ekmek almaya bile birlikte gidin. artık dünya böyle. yapacak hiç bir şey yok. bu öyle ‘gelenektir’ diyip geçilecek bir şey değil artık.

bir ırmak kupal daha görmek istemiyorum televizyonda.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar