alnının ortasından öpülesi en asil duyguların insanıdır. şimdi kimse çakma bir jargonla kalkıp özgürlük, devletin meşruluğu, demokratik haklar falan demesin. türkiye cumhuriyeti hukuk kuralları gereğince hapis yatan bir adam(!) için özgürlük yürüyüşünden bahsediyoruz. diğer bir adıyla kalabalık bir grup toplanıp yürüyünce hukuk kuralları falan aslında çok da önemli olmamalı yürüyüşü. bu durumda da ben devletim diyen adamın *o yürüyüşü engellemeye sonuna kadar hakkı var.
devamını gör...
olay sonrası bdp'liler geri dönmüş, sıkıntı çıkmamıştır. idris baluken'in dediğine göre polis kişisi emniyet müdürü rütbesinde değil, polis memuru rütbesindedir. belki bu polis memuru amirlerinin yapamayacağını yapmıştır. bir milletvekili karşısındaki o kararlı tavrı ilk olarak bürokrasinin en alt basamağından görmek gerçekten şaşırtıcıdır. umarız ilerleyen günlerde o polis kişisinin başka bir ile veya göreve tayini çıkmaz. bdp'nin gösterdiği yanlış tutumlar karşısında devletin daha üst seviyelerinden de böyle sağlam duruşlar görürüz.*
devamını gör...
seçilmişe saygı göstermediğinden savunulmaması gereken davranıştır. aynı sözü bir akp milletvekiline söyleseydi yıkılırdı buralar..
devamını gör...
"seçilmişin gemlik konvoyunun önünde ne işi var?" hala anlayamadık. asker ve polis öldürmek nere, biber gazı nere yahu?

hem ölen her askerin vebalini hesaplıyorsunuz, hem de dosdoğru bir hareketi şerefsizlik olarak görmeniz size kalmış, tüm o vebali fırsat bulsanız yükleyeceğiniz omuzlar arıyorsunuz.
devamını gör...
ortada halkın iradesinden başka şeyleri savunanlara karşı hakkı olan yetkisini halk için kullanan şahıstır.
devamını gör...
önceden şurada şunu yapmışlardı tarzı sığ yorumculuğu tetikleyen polis. çok ayıp yapmış oldu mu ama hiç? belki bir ömür taşıdığı silahın tetiğine dokunamasa da güneş gazetesinde yazmalık köşe yazarı genlerine sahip olanları tek bi hareketiyle tetikleyebilmiştir.

o adamdan başka herşey konuşulmuş. hiç kimse de demiyor ki aga bu nedir.

polis dediğin büyükçe kalabalık robotlardan oluşmuyor. bir güdülenme var lakin o da insan. aralarında at hırsızı da var, evine üç kuruş getirme derdindeki memuru da var, bi trafiğe çıksam da çorba parası kazansam telaşındaki de var. var oğlu var. e güzel de bu sözü söyleyen polisin onlarla ne alakası var? polis olduğu için ömrü boyunca tanımadığı bir başka polisin yaptığı pislik niye bu adama mal ediliyor? yok arabaya karı kız atılmış da bilmem ne. osman baydemir tepkisi verdireceksiniz zorla adama.

bu polisin yaptığı hareketi yorumlamıyorum. sadece onu yorumlayanların tavrını yorumluyorum. polisin faşist olduğunu iddia ederken faşistliği müzik tabiriyle coverladıklarının farkında değiller.

sen neymişsin be ben milletvekiliyim diyen bdp liye ben de devletim diyen polis. bi çuval pilava belki biraz tuz, belki bir taş attın üç yüz bin kişi ayıklayamadık. ayıklamamız gerekenin ne olduğunu bile bilmiyoruz bak.
devamını gör...
hep istenen, beklenen çıkışı yapmıştır. gönül ister ki tüm polisimize bu hal sirayet etsin. bu cesaret hepsinde var olsun...

kimse hiç böyle yok seçilmiş tantanası vs.. si yapmasın! seçene bir ise seçinene bin!..

şiddet yanlısıyım. evet...
devamını gör...
(bkz: polise ben milletvekiliyim diyen milletvekili)
(bkz: ben milletvekiliyim diyen bdp li milletvekili)
(bkz: ben de devletim diyen polis)

bütün bunlardan sonra, devletim diyen polisle bdpli milletvekilinin macerası başlar.

milletvekilinin içinde bulunduğu eylemin yasal olup olmamasını konuşabiliriz. siyasi duruşumuz bdp nin hatta toptan kürdüm diyen herkesin "ayıklanması", "temizlenmesi" vs vs yönünde olmasından ötürü polisin tavrından, küfretmesinden koltuklarımız da kabarabilir. ama mesele üzerinde atıp tutarken, mevcut kimlikleri, sıfatları değiştirdiğimiz takdirde aynı cümleleri kurabiliyor muyuz, bunun cevabı bizim namuslu ve samimi bir tavır içinde olup olmadığımızı belirleyecektir.

mesela polis mhpli milletvekile "ben de devletim" der miydi?
mesela polis akpli milletvekile "ben de devletim" dese kaç km ye sürülürdü?
mhpli akpli chpli milletvekilleri "polis"in müdahale etmesi gereken işler yaptıklarında, devlet kimin ceketi olurdu?
milletvekili karşısında polisin "polislik" yapabilmesinin imkan ve şartları?

gibi gibi.
devamını gör...
milletvekili olunca her biri tek başına krallık kurduğunu sanan çoh böyyük adamların, kırmızı ışıkta geçince bile "ben milletvekiliyim" lafını söyleyen, yaptıkları her hareketi, söyledikleri her sözü sırf milletvekili oldukları için mazur görmemiz, hak vermemiz gerekiyormuş havasında yaşayan bu tbmminsanıgiller familyasına hiç parti ayrımı yapmadan arasıra ne olduklarını, nereden geldiklerini hatırlatmak gerekiyor.
aslında bu polis öyle anlaşılıyor ki soğukkanlılığını koruyamamış, o hararetli tartışma sırasında da "ben milletvekiliyim, sen kimsin uleyyn" lafına içinden geleni tutmadan söylemiş; "ben devletim"... tamam biraz coşmuş ama keşke akp'li, mhp'li, chp'li, bdp'li farketmez burnu kafdağında, vekili oldukları milleti hor görerek yaşayan bu 550 çohhh böyyük insana sık sık söyleyebilsek böyle şeyler. bir yakınını binbir oyunla işe soktuğunda o devlet dairesinin amiri "hayır, almıyorum yakınınızı, hakkıyla girebiliyorsa girsin" diyebilse, trafik kazası yapıp bir insanı öldüren milletvekili yakınına trafik polisi "cezan neyse çekeceksin" diyebilse...ama bu memlekette meclis çaycısına, odacısına, milletvekili sekreterine bile yalakalık yapmak münasip bir yol olduğundan bu 550 krala kimse "sen kimsin ki" diyemez, daima soytarı olmaya çalışırız ki boynumuz vurulmasın.
olaya gelirsek, bu milletvekili "öcalan'a özgürlük" talebiyle yürümüştür. öcalan kimdir, birileri kabul etmese de öyle ya da böyle bir terör örgütünün elebaşı olan, bir çok kanlı eyleme imza atmış bir mahkumdur. siz kabul edin ya da etmeyin hukuken suçlu, bu ülkenin büyük bir kesimince nefret edilen bir adamdır. diğer bir kesimi çok seviyor diye öcalan'a özgürlük talebini tüm ülke insanının memnuniyetle karşılaması beklenemez. "siirt'te türk bayrağı açtılar, provakasyondur bu, faşist bunlar" diye feryad edenler, bu kirli savaşta her gün bir asker ya da polis cenazesinin olduğu, şehirlerde bombalı saldırıların yapıldığı şu günlerde böyle bir yürüyüş düzenlemenin de, insaf edin, az biraz provakatif bir eylem olduğunu niye farketmiyorlar acaba.
sanki öcalan fikir suçlusu ya da bir iftira sonucu hapse düşmüş bir gariban, pkk da hayır kurumu, ellerine hiç silah almamışlar, kermes düzenleyip poğaça satarak faaliyet gösteren bir yardım derneği... oysa ne pkk masum, ne öcalan, tıpkı ne devletin ne de ordunun masum olmadığı gibi...
devamını gör...
helal olsun kendisine dediğim polis modelidir.
pkk lı itlere müsamaha göstermemesi ve kürtajla bile aldıramayacakları bir lafı sokması takdire şayan bir davranış teşkil etmektedir...
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar