beyaz mantolu adam

http://http://oykumetni.blo... adresinden de okunabilen oğuz atay öyküsü.

beyaz mantolu adam, oğuz atay'ın sokaktan çektiği bir fotoğraftır. yanınızda yürüyen adamı, vitrinine baktığınız dükkanı, cami önünde para verdiğiniz dilenciyi ve yani dışarıda hergün karşılaştığınız bizi, insanı anlatır. hüzünlü bir hikayedir.

(bkz: aylak adam)
devamını gör...
beyaz mantolu adam bir sessiz çığlıktır, fark eden birey farklılaşır. sürü, onu bazen sapık, bazen deli,
bazen de; bir cemakan soytarısı olarak kullanır. öykünün sonunda kahramanın, "kendini denize teslim etme" eylemi temsili bir kurtuluştur, dünyadan kurtuluş.
devamını gör...
oğuz atay'ın tutunamayanlarından.

--- alıntı ---

mantonun etekleri önce suyun üstünde açıldı sonra ağırlaşıp battı. ''dur!'' diye bağırdı uzun bıyıklı genç. ''boş ver abi'' dediler. ''fazla ileri gitmez.'' deniz sığdı; bütün manto suyun içinde kaybolduğu zaman kıyıdan çok uzaklaşmıştı. fazla ileri gitmişti. yanılmışlardı.

--- alıntı ---
devamını gör...
oğuz atay ın korkuyu beklerken adlı kitabından bir hikaye. kara mizah tadında, cansız bir manken kılığında gezen bir adamın öyküsü.

kimi "tozunu alalım mı abi?" dedi, öbürü "put gibi olmuş, şuna bak," dedi. "çarmıh," diye düzeltti.
"allah belasını versin bu pis yabancıların' dedi adamın biri; diğeri aynı minvalde söylendi; 'bedeva yaşıyorlar bu ülkede''
"adama bak," dedi bir kadın kocasına. bak¬tılar. "çocuklar kâğıttan kuyruk takmışlar arkasına." güldüler.
sonra; " "cüzzamlı olmasın." itişerek çekildiler. "sakın tımarhaneden kaçmış olmasın." "deli bu diyerek linç edilen beyaz mantolu adamın hikayesi bu.

amma da hikaye ha!

devamını gör...
atass. kitabı ve hikayeyi seneler seneler sonra hatirlayan bünyeyi sarsan adamin hikayesi.
oğuz atay uzun romanlar yerine kısa ömründe keşke kısa kısa yüzlerce hikaye yazsaydı diye düşünmeden edemiyor insan.
kendini de yıprattı, okuyucularını da bu haliyle çünkü.
devamını gör...
oğuz atayın deyim yerindeyse kalabalık canavarını işlediği hikayesi.

bir kalabalık düşünün ki konuşmayan ve derdini anlatamayan biri hakkında en ağır basan tahmin üzerinden fikir edinip bu yönde kararlar alıp hızlı bir şekilde uygulamaya koyuyor. evet bu bir canavardır. ancak canavar yapan kalabalığı oluşturan bireyler üzerindeki hakim algı mantığıdır.

örnekleyecek olursak 15 temmuz gecesi kalabalığın ani karar mekanizması ve hareket tarzı hayrolmuştur. dolayısıyla burda bir canavar olarak nitelendirilemez kalabalık. ancak başka bir örnek olarak da bir grup ülkücülerin veya kendilerine ülkücü diyen bir grubun korelileri çinli sandıkları için dövmeleri verilebilir. bu da canavar nitelemesini fazlasiyla hakediyor.

işte mahlukat aleminin en büyük gücü insan kalabalıkları olması hasebiyle tek tek bireyler üzerinde hakim olan algı ve idrak mekanizmalarının eğitimi bu gücü canavarlaşmaktan kurtarabilir. dolayısıyla eğitim ve bu eğitimle de ilk olarak verilmesi gereken adalet insan toplulukları için hayati önem arz etmektedir.

fetö veya bu mantıktaki yapılanmalar önceliği eğitime bundan dolayı verirler.
devamını gör...
kalabalıklar içinde yalnız olmanın hikayesidir. okumayanlar için spoiler olacak ama sonundaki deniz sahnesinin anne karnına dönüşü temsil ettiğini söyler bağzı edebiyatçılar.
devamını gör...
galiba yeter entelektüel seviyeyi henüz unlock edemediğimden derdini tam olarak çözümleyemediğim adam. bir yandan başına ne gelse he diyecek kadar topluma boyun eğmiş, bir yandan aynı şişeden zıkkımlanmayacak kadar sınır koymuş. tutunamayanlar’ı okumadım ama bu bir tutunamayan ise bence önce bi denemesi lazımdı sanki. veya yazarın bize denediğini sezdirmesi? yazar başında bi gömüyor adamı başarısızdı diye, sonra sadece uzaktan ne yapıp ettiğini anlatmaya devam ediyor. çarmıh sahnelerini isa diye yorumlayanlar da var. tamam hadi dışlanmışlık benzer de bu adamın bir misyonu vardı da biz mi göremedik, bilemedik. buyrun erenler nedir derdi bilen açıklasın. ben dertlendim akşam akşam.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar