beynelmilel yahudi

henry ford tarafindan yazilan kitap. mason faaliyetler, iktisadi baskılar ve ince planlarla yürütülen komplolarla dünya yüzünde kendi güçlerini hakim kılmaya calisanlarin arzularini anlatan bir kitap.yahudi karsiti degil de siyonist karsiti bir kitap demek daha gercekci ve dogru olacaktir.
devamını gör...
henry ford'un meslek hayatını bitiren eseridir.fekat amerikada milyonlarca basılmış ve satılmıştır.


--- alıntı ---
"dünyanın en büyük sanayi devlerinden biri olan henry ford, büyük ticari dehası ile kurduğu sanayi imparatorluğunun zirvesindeyken bir komployla karşı karşıya kaldığını, bu noktada büyük bir kumpasın içine düşürüldüğünü fark etti.
kendisine kurulan bu kumpasın, bu tuzağın maşaları olarak kullanılan kişilerin ise güçlü yahudi patronların hizmetinde olduklarını keşfetmesi çok uzun sürmedi.
birleşik amerika'nın en iyi araştırmacılarını, "beynelmilel yahudi"yi araştırmaları için biraraya getirdi ve ortaya çıkan bilgileri de kendi sanayi imparatorluğu ford motor co'nun yayın organı the dearborn ındepent gazetesinde yayımladı. bu makaleler kısa bir süre sonra kitap haline getirildi.
bunun hemen ardından yahudi kuruluşları ve kudretli yahudi sermayedarlardan büyük bir tepki geldi ve henry ford çeşitli tehdit ve iftiralara uğradı. sonuçta, bu büyük sanayi dehası, maruz kaldığı tehdit ve iftiralardan dolayı özür dilemek zorunda bırakıldı.
dünyanın en büyük sanayi imparatorlarından birine, aleyhlerinde yapılan yayın sonucu geri adım attıran ve özür dilettiren yahudi sermayesi, bugün de siyaset oyunları, mason faaliyetler, iktisadi baskılar ve ince planlarla yürütülen komplolarla dünya yüzünde kendi güçlerini hakim kılmaya çalışmaktadırlar."
--- alıntı ---
devamını gör...
henry ford kitabı. ford un şimdiki geldiği nokta itibariyle de manidar bir kitap. taktikler aynı.

(bkz: yahudi taktiği)



--- alıntı ---

Sanayi dâhisi Henry Ford, meslek hayatının zirvesine ulaştığı zamanda, firmasının elinden alınması hususunda bir komplo hazırlayanlar kudretli yahudi patronlardan başkası değildi. Ciddi araştırmacılara yahudi problemi ile ilgili bir rapor hazırlattı ve Ford Motor Co.'nun yayın organı olan "The Dearborn Independent" gazetesinde yayınlattı. İşte o zaman kıyamet koptu. Bu raporu inkar etmek zorunda kaldı. Bu eser Henry Ford'un meslek hayatını bitirdi. Fakat Amerika'da da milyonlarca basılmış ve satılmıştır. Yahudiyi tanımak için bu eser okunur.

--- alıntı ---
devamını gör...
--- alıntı ---

bir kimsenin kendi ırkından olması hıristiyanlar için fazla bir anlam ifade etmezken, komşusunun yahudi olması bir yahudi için her şeydir.

--- alıntı ---

siyonist mentaliteyi anlatan güzel kitaplardan.
devamını gör...
henry ford bu kitabı yazdığında sene 1920 idi. henüz hitler piyasada değil, bir israil devleti yok. ama adam amerika elden gidiyor diye bağırıyor, protokoller üzerinden siyaset, eğitim,sinema,sanayi,ahlak gibi alanların analizlerini ve olası çöküşlerini anlatıyor. istanbul'da jöntürkler, rusya'daki bolşevik hareketi bilinçlidir, siyonizm ne bu hakimiyetin ne de kudüs'ün peşini bırakmayacaktır diye de belirtiyor. çare eğitim diye gösterirken potansiyel gençliğe sahip çıkmak gerek diyor. aklıma amerika'da yayınlanan ülke raporlarında türkiye için sahip olduğu genç kitleye dikkat çekildiği gelmişti. uzatmayacagım okunması,irdelenmesi gereken bir kitap.
devamını gör...
henry ford bu kitabı hazırlarken birçok araştırmacı ile çalışmış ve bunun için çok para harcamış. kitabı bastıktan sonra ortalık ayağa kalkmış ve kitaplar bir bir toplatılmaya başlanmış. sonra henry ford'un ağzından bir özür mektubu yayınlanmış fakat kendi imzasını taşıyan bu mektubu, imzasının tıpkısını yapabilen bir üst düzey çalışanının imzaladığı daha sonra ortaya çıkıyor.
çok harika tespitler var kitapta, amerikada yaşanan olayların birebir ülkemizde de yaşandığını görebiliyoruz. daha kitabın başlarındayım ama okudukça ülkemizle birebir örtüşen olayları görüyorum ve gördükçe de tespitlere olan bakışım, güvenim kuvvetleniyor.
kesinlikle okunmalı.
devamını gör...
kitapla ilgili daha çok alıntı vardı ama bunlar kafi. kitapta amerika yerine türkiye, hristiyanlık yerine de islamı koysanız hiç sırıtmıyor!


--- alıntı ---

bugün, dünyanın her yerinde işitilen suçlayıcı ifade ise şudur:
''bunu amerika yaptı. amerika olmasaydı dünya böyle berbat olmayacaktı. amerikalılar suratsız, muhteris ve zalim insanlardır.''
niçin? çünkü saltanatını burada kuran yahudi sermaye gücü bizim duyarsızlığımızdan ve avrupanın felaketinden vurgunu vurmaktadır. maskeli oynamakta birini diğerine vurdurtmaktadır! çünkü dış dünyada dolaşan ''amerikan iş adamları'' hiç de amerikan değildir. onlar yahudi'dir.
beyaz milletlerin yahudi gözlüğü olmaksızın birbirlerini görmeye nadiren müsaade edildiğini duymak için, vatandaşlar, uyanınız! ingiltere ve fransa, yahudi olmayan bir amerikan yetkilisiyle nadiren karşılaşmaktadır. onların da kendilerini temsilen bize yahudileri göndermesi, tercihimizin böyle olduğunu bilmelerinden kaynaklanmaktadır.

--- alıntı ---



--- alıntı ---

''laiklik'', sistemin oturması için yahudinin kullandığı kelimeye verilen isimdir...
...
okulları laikleştirirsen, üniversiteleri yahudileştirebilirsin!..

--- alıntı ---



--- alıntı ---

okul çocuklarına, hristiyan medeniyetinin içinde yaşamakta olduklarını hatırlatan ne varsa, yüksek mahkemesi bile hristiyanlık esaslarına göre oluşturulan bir ülkede, yahudinin talebiyle; ilkokullardan dışarı atılmıştır!
...
''din düşmanı'' yaygaralarının bu düşmanlığı yapanlarca çıkarıldığını gösterme zamanı gelmiştir. bu memlekette din düşmanlığı mevcuttur, gerçekten dindarlara zulüm ve baskılar uygulanmaktadır. zira çoğunluğu teşkil eden vatandaşların ibadet ve eğitim hürriyetleri ellerinden alınmaktadır. zulümler, dini kötülemeler, şantajlar... hepsi de yahudiyi işaret etmektedir.

--- alıntı ---



--- alıntı ---

yahudinin yaşam seviyesi, içinde yaşadığı toplumunkinden aşağıda ise, kendisini onların seviyesine çıkarmak için; yahudi ajanları demokrasi ismini bir maşa olarak kullanırlar. hedefledikleri gelir seviyesine ulaştıkları andan itibaren de özel imtiyazlar koparmaya gayret ederler! bunun güzel misallerinden birisi versailles sulh konferansında yahudilere tanınmış olan imtiyazlardır. yahudiler, dünya sulh anlaşmasında özel ve fevkalade imtiyazları yazılı olarak güvence altına alınmış olan tek millettir!

--- alıntı ---

--- alıntı ---

protokollere göre yem olarak attığınız fikirler tek olmayacak, yoğun bir şekilde atılacak ve aralarında da herhangi bir benzerlik de bulunmayacak! bundan kasıt, insanların olaylara aynı açıdan bakmaları yerine birbirinden farklı şeyleri herkesin kendine göre değişik şekillerde algılamasını temin etmek ve böylece birlik ve beraberliklerini yok etmektir...
...
herkesin bildiği bir şeydir ki; iyi eğitimli 20 kadar polis veya asker, binlerce kişiden oluşan başıbozuk sürüsünden çok daha başarılı olur. belli bir plana kendilerini adamış, eğitimli bir azınlık, binlerce düşman kamplara bölünmüş bir milletin veya dünyanın yaptığından daha fazlasını yapar. ''parçala ve yut'' protokollerinin reçetesi budur!

--- alıntı ---



--- alıntı ---

ve bunlar yahudi gücünün amerikada yükselmeye başladığı döneme aittir:

1899-1900 virginia eyaleti insan hakları beyannamesinden ''hristiyan'' kelimesinin çıkarılması için yapılan yahudi faaliyetleri.

1906-1907 oklahoma yahudileri bu eyaletin anayasa komisyonuna bir dilekçe vererek yapılmakta olan anayasada 'hristiyan' tabirinin yer almasının federal hükümet yasalarıyla çatıştığını bildirdiler.

yahudiler, ohio ve texsastaki ilkokullarda 'venis tacirleri'*nin yasaklanmasını sağladırlar.

1907-1908 yahudilere anayasanın tanımış olduğu haklara dayanarak bu ülkedeki devlet kuruluşlarının tamamının ''laikleştirilmesi''ni isteyen geniş çaplı yahudi gösterileri!
...
incil okuma kurslarına karşı pek çok şehirde başlatılan yahudi tahrikleri.

...
laiklik, museviliğie girişte bir hazırlık dönemidir.

--- alıntı ---



--- alıntı ---

yahudinin siyaset sahnesinde kullandığı teknikler hayret verici olmakla beraber, asıl şaşılacak olay, amerikan vatandaşlarının yahudi oyununu daha ilerilere taşımaya yönelik rolleri, gönüllüce üstlenmiş olmalarıdır!..

--- alıntı ---



--- alıntı ---

uyuşturucu maddelerin alım-satımı yasaktır, fakat manevi zehrin şırınga edilmesi serbesttir!
...
bu çağ, dramatik eserlerde oynama yeteneğinden yoksun, sahne hayatı bir meslek olmaktan uzak, cinselliklerini satan, revü kızlarının çağıdır!

--- alıntı ---



--- alıntı ---

ticari ananeleri tanımayan kimsenin nerelere kadar uzanacağı pek bilinemez. yahudi satış yapmayı çok seviyordu. eğer elinde bulunan malı müşteri beğenmiyorsa, bir ikincisini yedekte tutuyordu. eski ticari törelere göre bir çeşitten fazla mal satmak veya farklı ticari sahalarda faaliyet göstermek, ticaret ahlakına yakışmayan, cezayı gerektiren şeylerdi. bir tacirin müşterisini kapmak da böyleydi! bu türden uygulamaları dürüstlükle bağdaştırmamak, çocuk oyunu kadar kolaydır. yahudi ticaretin arkasından koştu, onu takip etti ve onu razı etti! ''hızlı satışların ve süratli kazançların'' mucidi, yahudidir. taksitli satışları da o başlattı. yahudi dükkanları pazar haline dönüştü ve modern alış-veriş merkezlerinin öncüsü oldu ve tek tip mal satan dükkanlar da tarihe karıştı.
yahudi, dürüst, eski nesil tacirlerin oyununu onlar gibi oynamıyordu: gerçeği söylemek gerekirse o, oyunun bütününe hakim olmak istiyordu ki sonunda oldu da!

--- alıntı ---
devamını gör...
ford otomobilin mucidi, sanayi dehası kabul edilen henry ford'un 1920'de yazdığı kitabı. beynelmilel yani 'milletler arası yahudi'.

kitapta avrupa'dan sonra abd'yi de sinsice ele geçirmeye çalışan uluslar arası yahudi topluluğunun yaptığı çirkinlikler açık biçimde ifşa ediliyor.

girişinde ford'un muhtemelen birkaç milyon dolar masrafla araştırma yaptırarak bu bilgileri ortaya çıkardığı belirtiliyor. fakat kitap yazıldıktan sonra yahudiler her zamanki çirkeflikleriyle bir olup epey yaygaralar çıkarmışlar.

ülkede sızılmadık yer ve alan bırakmadıkları gibi başkalarına da ticaret ve hatta yaşam hakkı bile bırakmamışlar. yani "vatansız yahudi" milletinin karakterini gözler önüne seren bu kitap henri ford'un başına gerçekten epey dertler açmış. hatta kendisine ait ford firması sahibinden habersiz özür bile yayınlamış.

firavunların emrindeki 100 yıllık esaret hayatından sonra, bu kölelik psikolojisinden binlerce yıldır hala kurtulamamış bu fasık topluluğun amerikalılara yaptıklarını okudukça gerçekten iğrendim!

* * *

öncelikle bu kitaptan evvel siyon liderlerinin protokolleri (#5632454) kitabını okumak şart. zira her konu o kitaptan referanslarla başlayıp aynı şekilde devam ediyor.

ford o kitaptaki sapık küresel yahudi çetesinin planlarını abd'de gerçekleştirdiklerini ifşa etmek yoluyla amerikan toplumuna tebliğ yapmayı amaç edinmiş.

burada durup bir "yahudi" tanımı yapmakta fayda var.

1. din açısından, musevi olan yahudiler
2. ırk açısından, israiloğulları olan yahudiler
3. cemiyet açısından, beynelmilel olan yahudiler.


bu kitabın konusu da zaten son sıradaki gruptur.

(ırk açısından, aslında "israil" lakaplı yakup peygamberin 12 oğlundan "yahuda" adlı olanı ile ilgilidir. yahuda'nın soyundan davud ve süleyman peygamberler de geldiği için sonraki nesillerde kendilerine "yakup/israil oğulları" yerine "yahuda oğulları" yani "yahudi" demişlerdir. dm)

yazar genel olarak yahudileri bir din veya ırk olarak değil, sürekli organize şekilde topluca hareket edip bir yerleri ele geçirmeye çalışan sinsi, gaddar, yozlaşmış, hilebaz, kaypak insanlardan oluşan, kendilerinden başka herkesi düşman gibi gören bir "cemiyet" olarak tanımlamış.

fakat bu tür durumlarda her zaman bir birlerini kollayan kurnaz yahudiler, olabilecek her türlü çifkeflik, hile, dalavere, iftira, şantaj, cinayet işlemekten ve hatta ülkeleri savaşa sokmaktan çekinmemişler.

yahudiler abd'yi istedikleri gibi ele geçirip, sanatı, eğitimi, milli ve manevi değerleri, erdemleri, toplum ahlakını rahatça bozarken, rakiplerini cinayetlerle yok ederken, şehirdeki cinayetlerin yarısının failinin yahudiler olduğu ortaya çıkmışken, kendilerine karşı çıkıldığında ve ifşa edildiklerinde hemen "ırkçılık yapılıyor" (ırk açısından yahudilik), "din karşıtlığı yapılıyor" (din açısından yahudilik), "yahudi toplumuna yine zulmediliyor" (mazlum halk olarak yahudi milleti) şeklinde papağan gibi sürekli aynı yaygaraları çıkarmışlar.

yani vatansız yahudi "yahudilik" tanımını bile işine geldiği zaman işine geldiği şekilde kullanıyor. halbuki bunların ne dinle ne de herhangi bir erdemle bağları var. tek dertleri para, ülkeleri ele geçirmek, rakiplerini yok etmek.

tamamen suçlu olmalarına rağmen kendilerine saldıran herkesi din düşmanı, ırkçı diye suçluyorlar. aslında din ve ırklarını sinsi ve hain emellerine alet ediyorlar.

* * *

yazara göre onlar paranın ve gücün peşindedirler. gelir yerleşirler ve bir virüs gibi yerleştikleri yeri ele geçirirler. asıl sahiplerini de gerektiğinde yok etmekten çekinmezler. yahudinin tabiatı diktatördür!

böylelikle abd'ye göç edenlerin yahudi olup olmadıklarını da gizlemişlerdir. şu an abd'de ne kadar yahudi olduğunu kimse bilmez.

demokrasi yahudi için sadece güç elde edene kadardır. yahudilerin erdemleri de yoktur. çalışmak değil, hazıra konmak, mümkün olduğunca yasal kılıflarla çalmak isterler. bu yüzden tarımla, üretimle uğraşmak yerine ticareti ve yönetmeyi tercih ederler. verimli topraklar yerine kalabalık şehirlerde oturmak isterler. zira para kaynakları üretim değil, üretenler ve çalışanlardır. kendileri çalışmadan, çalışıp yorulanların kanını asalak gibi emmek için her yolu denerler.

yahudiler her yerde ve her zaman kazanırlar. para dışında ideolojileri olmadığı için her partiye ve kuruluşa girerler. her seçimde hangi parti kazanırsa kazansın, içinde mutlaka kazanan yahudidir. hükümetleri, devlet kurumlarını, medyayı, sanatı, müziği, tiyatroyu, sporu kontrolleri altına almışlar, fakat bunları hep bozmuşlardır.

amerikan tiyatrosunu ve sanatını ifsat etmişlerdir. amerikalı çalışkan ve gerçek sanatçı yönetmenler fakir iken, yahudiler bu sanatı da bozup zenginleşmiş, emektar amerikalı gerçek sanatçıları da dışlayıp yok etmişlerdir.

birleşik devletler'deki ahlakı bozup fuhşu yaygınlaştırmışlar. sinema, tiyatro, gece kulüplerinde hep onlar organize olmuş, halkın inancını ve ahlakını yok etmiştir.

okulları laikleştirip üniversiteleri yahudileştirdiler. kendileri çocuklarına din eğitimi verebilirken amerikalıların çocuklarını dini olarak eğitmesini engellediler.

yahudinin en büyük para kaynağı savaşlardır. her savaşta yahudi ceplerini doldurur. eğer bir ülke kendilerine boyun eğmezse onu komşuları ile savaştırır. birçok ülke bir olup yahudiye karşı gelirse bu sefer dünya savaşı çıkartırlar.

onlar tüm dünyanın kendilerine ait olduğunu zannederler. hep başkalarının sırtından geçindikleri için korkaktırlar. imkanlarının ellerinden alınması onlar için en büyük tehlikedir. zira onlar asalaklığa ve hazırcılığa alışmıştır. övünmeyi de çok severler. fakat bu durumun bazen kendilerini zor durumda bıraktığı da olmuştur.

sonuç olarak "beynelmilel yahudi" vatansızdır. onun tek vatanı paradır...

* * *

böylece yukarıdaki tespitleriyle henry ford 1947 yılında 87 yaşında iken vefat etti.

toprağı bol olsun.

(bkz: dünya sözlük okunmuş kitap tanıtımları kulübü)


kitapyurdu
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar