beynin yüzde yüzünü kullanmak

kaçta kaçını kullandığımızı dahi bilemedikten sonra nihayetini bile'bilmek.

mevzu beyni kullanmakla birlikte beyni ahlak yani kalb ile birleştirerek ortak kullanıma sunmaktır. nihayeti hallac-ı mansur gibi buhar olup uçmaya varır, kimbilir. çünkü bilgi bizzat yaşanmadığı sürece sadece yüktür ve anlamı yoktur. kitap yüklü merkep misali. kişinin bir sürü şey görüp aynı anda dile getirememesi gibi ya da bir sürü bilgiye sahip olduğu halde hepsini aynı anda düşünememesi gibi. işte bu durum bu iki uzvu arasındaki kabiliyet ve kapasite farkındandır, yani yaşamamasının sonucu. "akıl ancak kalpteki ilim sıfatıyla birlikte varlığı, özünü bilir ama kalbin bir birimi değildir. kalb ruhla |nefs| birlikte bir hükümdardır yani kalp sultan ise akıl vezirdir" diye kalb ve akıl birlikteliğini açıklayan hüccet ül islam imam gazali hazretlerini çok merak ederim. "beynim yanacak gibi oldu" dediği hallerini merak ederim. İzlemek, görmek isterdim. O devirde ve o devrin imkanları ile bir kütüphane edecek seviyede yüzlerce kitap yazmak! nasıl bir beynin ürünüdür. İnanılmaz. Şu an kişiler, bilgisayarlar toplansa onlarca bilgiyi öylesi bir derinlikte nasıl yazarlar. Bazen bir günde bir kitap çıkarırmış. Bu nasıl mümkündür. Nasıl bir beyindir. Beynim yanacak gibi dediği nasıl bir haldir Allah’ım. Çağımızın hastalığı olan "dağınık beyin sendromu" gibi sendromlarla o niye boğuşmamış acaba? Yüzlerce, binlerce alim ve üst beyinlerin etrafını sardığı, soru yağmuruna tuttuğu, dönemin padişahlarına yön verdiği ve kimseye 'ayh pardon, yannış oldu' diyememesinin hikmeti neydi. Beynin kapasitesi neydi Allâh’ım. Bu seviyedeyken 30'lu yaşlardaydı. 53 yıllık bir ömüre bunları nasıl sığdırdı. Muazzam, dehşet bir kişilik. beynin yüzde yüzünü kullanmak.
devamını gör...
ya çok bir şey istemiyoruz aslında tamam yüzde yüzünü kullanmak çok hoş olabilir belki ama bazen yeteri kadar kullanmak bile yeterli olabilir.

devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar