bid at

islami kavramların içlerini boşaltıp ve eklemek suretiyle konulan, hayırda hiçbir yönü olmayan hatta bazılarının oldukça tehlikeli boyutlara varan şirk içeren inanışlar/hurafelerdir.

Allah'ın razı olduğu dinden uzaklaşıp kendilerince din uydurmaktır..allah ve resul adına uydurulan dindenmiş gibi gösterilen her şey..

ayrıca 'islamın anlaşılmasının önündeki engeller'den biridir..

fıkh: dinin aslında olmadığı hâlde, din namına sonradan çıkmış olan adetler. meselâ: giyim ve kıyafetlerde, cemiyet (toplum) hayatındaki ilişkilerde, terbiye ve ahlâk kurallarında, ibadet hayatında yani dinin hükmettiği her sahada, dine uygun olmayan şekiller, tarzlar, kurallar, âdet ve alışkanlıklardır ki, insanı sapıklığa götürür. din âlimleri tarafından din namına beğenilen ve dinle ilgili yeni icad ve hükümlere bid'a-yı hasene; beğenilmeyip tasvib görmeyenlere de bid'a-yı seyyie denilmektedir..

(bkz: ölüden medet ummak)
(bkz: türbelere çaput bağlamak)
devamını gör...
baba dinine sahip çıkan, saygı duyan, genellikle tutucu doğu toplumlarında görülen, geleneklerin-göreneklerin din içine dahil edilmesi durumu.
kültür ile din anlayışını bağdaştırmaya çalışmak.
dinde varmış gibi kişinin kendi kültürünü yüceltmesi için yapmış olduğu, yanlış tutumlar.
devamını gör...
aslında bid'atlerin çoğu, kasıtlı olarak dine şunları ekleyelim, kafamızdan upgrade yapalım tarzındaki müdahaleler değildir. dinin, bid'at noktasında en büyük düşmanı, içtimai ananeler, yani gelenek ve göreneklerdir. her millette değişen bu tür şeyler, unutulmasın hatırlansın diye, sanki dinin bir emriymiş gibi uygulanmaya devam eder. ancak aslında bu uygulamalar, ne kur'an la ne de sünnetle bağdaşır. ve bunun oluşmasına sebep olanlar ise, genellikle cahil kalmış, islamı manasıyla öğrenememiş ama islamî hassasiyeti yüksek görünen insanlardır. yani aslında kasıtlı değil, safça bir bağlılığın getirdiği dezavantajdır.

örnek vermek gerekirse, babannemdir. islami olduğu söylendiği anda, öyle kuvvetli bir iman ile kabul eder ki, aksi konusunda ikna etmek zor olur. oysa islami olmayan uygulamalar oldukları izah edilip, gerçeği, doğrusu anlatıldığında tereddüte düşer ama yine de emin olamaz. anadolu'nun, dedelerin ninelerin genel halidir. o insanları kötülemek açısından söylemediğimi ısrarla belirtmek isterim. ama hal budur.

gelenek ile dinin harmanlanması yüzünden yaşanılan sıkıntılardır ki çözümü, islami olmayan hiç bir davranışın kabul edilmemesi gerekliliğidir.
devamını gör...
selefilerin en sevdiği ve oransal olarak en çok kullandığı kelime.

for egzempıl;
+günaydın!
-bid'at efendim bid'at! islamda günaydın diye bir şey yoktur!
+hmm, ok, kib, bye...
-o da bid'at, o da bid'at!

düzenleme; yeterince türkçe bilmeyen türk.
devamını gör...
peygamber efendimizin en çok sakındırdığı, Allah ın en çok uyardığı şey olduğu için selefilerin en çok kullandığı kelimelerden biridir. ilk sırayı tartışmasız tevhid alır sonra sünnet sonra bidat gelir ancak. malum şirkte bidattir, takla atarak namaz kılmakta.

not: dinin özüne sonradan eklenmiş şeyleri temizlemeye çalışmak dalga geçilecek bir konu değildir, sahih-i buhari gibi bir kitabı bile bidatlara reddiye olarak yazıldığı için okuyabiliyoruz bugün.

not2: bazıları gibi ingilizce yazarak komik olduğumu zannetmeyeceğim seviyeyi ilk okul 1 e düşürmek istemediğimden.
devamını gör...
zırt pırt gündeme getirenlerin; zaten kırk yılda bir kalkıp iki rekat namaz kılan, açıp iki sayfa kur'an okuyanların son iman kırıntılarını ayaklar altına alıp ezdiğinin farkında olması gereken eylemler.

bir güzel bahane bulup oruç tutmanın, bir şükür ifadesi olarak bir gecede de dizi izlemeyip ibadet etmenin neresi bid'at, neresi küfür ey şuursuz kardeşim. amacın ne senin?
devamını gör...
sonradan ortaya çıkan şey, ilk defa benzersiz bir şey ortaya koymak.

peygamberimizin ve dört halifesinin zamanlarında bulunmayıp da, dinde sonradan meydana çıkarılan, uydurulan söz, yazı, usul ve işler, reformlar.

dinde yeni ortaya çıkan şeylerden kaçınınız. çünkü bu yeni şeylerin hepsi bid'attir. bid'atlerin hepsi dalalettir. yoldan çıkmaktır. (hadis-i şerif-ebu davud)

bir millet, dininde bir bid'at yaparsa, Allahü teala, buna benzeyen bir sünneti yok eder. kıyamete kadar bir daha geri getirmez. (hadis-i şerif-darimi)

sünnete giden yol; bid'atten kaçmak, eshab-ı kiramın icma'ına (söz birliğine) uymak, bozuk din adamlarından uzaklaşmak, bir Allah adamını tanımak ve eserlerini okumaktır. (ebu ali hasen cürcani)

değiştiremeyeceğim bir bid'atı görmektense, mescidde söndüremiyeceğim bir ateşi görmeyi tercih ederim. (ebu idris havlani)

bid'atin terki, sünneti yerine getirmekten iyidir. bid'atin yaygın olduğu, sünnetin terk edildiği bu karanlık zamanda, ilim öğrenmek, öğretmek ve yaymak en önemli iştir. resulullah'ın sünnetini ihya etmek maksadların en büyüğüdür. bu dünya amel, iş, ibadet yeridir. (imam-ı rabbani)

(bkz: bidat ehli)
(bkz: bidat fırkası)
(bkz: bidat-ı hasene)
(bkz: bidat sahibi)
(bkz: bidat-ı seyyie)

*
devamını gör...
-üzüm ne kadar?
+üç lira abla!
-hmmm, tarla mahsülü mü?
+tabi ablacım, kaç kilo olsun?
-yoo, kalsın.
+sana iki kilosu beş olsun!
-istemem, kim yicek o kadar?
+yeminle üç güne kalmaz, bal gibi.
-hep öyle dersiniz de işte.
+valla abla, bi dat bak! bi dat dat...
-tamam tamam, ver iki kilo.

*
devamını gör...
çok hafife alınan fakat ucunda korkutma (vaid) hadislerinin bulunduğu gerçektir. ibadet ediyoruz bunda ne sakınca var filan gibi bir yaklaşımla bu işler Allah ve rasulünün emirlerine uyulmuş olmuyor. dinin tamamlandığı Allah ve rasulü tarafından buyruluyor. dinde ibadet namına ve hayır namına ne Allah azze ve celle ne de rasulü aleyhissalatu vesselam eksik bir şey bırakmamıştır. kişinin niyeti dine bir şey sokmak olmasa bile, maalesef durum bundan ibarettir. yani senin daha çok hayır için yaptığın amelin aslı kuran ve sünnette yoksa bu bidat kısmına giriyor ve senden başkasının bilmediği bir ameli yapmış oluyorsun. bu sadece 3 okuman gereken yerde 4 okursan bile devreye giriyor. ibadet anlamında.
devamını gör...
bid´at. (البدعة ): dinde, genellikle hz. peygamber´in -sallelâhu aleyhi ve sellem-zamanından sonra ortaya çıkan ve dini bir dayanağı bulunmayan, dinin özüne yanikısaca sünnete aykırı olan şey vebuna, inatla değil de bir çeşit şüphe ile, te´vil ile inanmak. bid‘at, her zaman değil, durumuna göre râvînin adâlet vasfına yönelik cerh noktalarından biri kabul edilir. bkz.el-metâ‘inu´l-aşere.
i.e:
el-bida‘ tahdîduhâ ve mavkıfu´l-islâm minhâ, dr. izzet ali atıyye,kahire-1973, mtb. el-medenî, 554 s.
el-bâis ‘alâ inkâri´l-bida‘ ve´l-havâdis, ebû ãşâme, mısır,1978.
ikâmetu´l-hucce ‘alâ enne´l-iksâr fi´t-ta‘abbud leyse bi-bid‘a, abdulhay el-leknevî,haleb-1386/1966 (türkçesi: dünden bugüne ibadetlerde bid‘at, trc. harun ünal, istanbul-1984, 199 s.).
islâm düşüncesînde ehl-i sünnet ehl-î bîdat adlandırmaları, prof. dr. mevlütözler, erzurum-2001, ekev yayınyarı, 122 s.
el-i‘tîsâm , eş-ãşâtıbî ebû ishak ibrahîm b. mûsâ, mısr, 2 c.
kavram ve mahiyet olarak sünnet ve bid‘at, ali çelik, istanbul-1997, beyan yayınları,176 s.
kitâbu´t-tenbîh ve´r-redd‘alâ ehli´l-ehvâ´ ve´l-bida‘, el-malatî, neşr: s. dedering,leipzig-1936. *
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar