bilmiyorum diyebilmek

büyük bir karekter örneğŸidir diyebilen sahışŸ için. ama her şŸeyin altına cahilliğŸini süslemek için mazeret makinası olarak değŸil .rabıta edip bu mefkure ile her daim okuma ve öğŸrenilecek bir anlayışŸ edinme propagandası olarak kullanılabilir.
hem mizan da külfeti yok bilmiyorum ne güzel kelam. bir şŸeyi yarı bilmektense hiç bilmemeyi tercih ederim .hafakan yaşŸatan tüm güruhlar bildiğŸini zannedenlerdir.
devamını gör...
iş hayatı için söylüyorum, cesaret ister. amiriniz pozisyonundaki kişi hele de sizin uzmanlık alanınızla ilgili bir şey soruyorsa, yürek ister bunu söylemek. aslında bilmiyorum diyebilmek çoğu zaman bilmiyorum diyememekten daha az iş açar başınıza ama yine de cesaret ister.
devamını gör...
hayatımda bir kere yaptığım eylemdir.

az da olsa bir bilgimin, fikrimin olmadığı bir konuydu. tabii o akşama kadar tüm kaynaklar bulundu, okundular.

keşke birileri bir şeyler sorsa da gene "bilmiyorum" diyebilsem. araştırsam, öğrensem.

(bkz: öğrenme aşkı)
devamını gör...
kolay degildir. her konuda kulak dolgunlugu oldugundan yuzeysel yuzeysel atmak genelde daha cazip gelir. fakat herseyi bildigini iddia eden insanlardan da uzak durmak gerekir.
devamını gör...
cahilliğin değil alimliğin göstergesidir. bunun delili de şu kıssadır:

imam-ı azam'ın talebesi imam ebu yusuf kadı olur. kendisine bir şey sorulur. o da: "bilmiyorum." der. kendisine: "hem beyt-ül-maldan maaş alıyorsun, hem de bilmiyorum diyorsun. bu olacak iş mi!"denir. ebu yusuf: "ben beyt-ül-maldan bildiklerim için maaş alıyorum. bilmediklerim için alsaydım, beyt-ül-malın hazineleri bana yetmezdi" diye cevap verir.

devamını gör...
kaynağını bilmesem de nfk'ya dair şöyle bir hikaye duymuştum:
biri üstada gelir, ve sorar:
- üstad, Allah, deveyi iğne deliğinden geçireceği zaman deveyi mi küçültür yoksa iğneyi mi büyültür !?
üstad, üstadlığını gösterir:
- ne deveyi küçültür ne iğneyi büyültür. nasıl ki koca kainatı senin gözbebeğinden geçirir, öyle de deveyi geçirir.

bir de (hocaefendinin "kırık testisi"nde de anlatılan) şöyle bir hikaye vardır:
yine aynı soru derviş'e sorulur (gerçek midir bilemem ama "derviş" kelimesinin hakkını vermiş her kimse).
ve bizim derviş de dervişliğini gösterir:
- ben onu bilmem ama ben kendimi bildim bileli hep o'nun (c.c.) dediği oluyor.

bu iki kıssadan bizlere de düşer herhalde birer hisse...
devamını gör...
insanın bilmediğine bilmiyorum demesi, onun için aslında en kolay olanıdır. lafı dolandırmadan, kıvırma cümlelerine hiç girmeden, bilmiyorum diyebilmek, bilmeyen için de sorunun sahibi için de cevapların en makul olanıdır. fakat en basit meselelerde bile neden bilmiyorum demekten kaçınlır? mesela, okulda, hoca öğrenciye yahut öğrenci hocaya soru sorduğunda. bilmiyorsan neden "bilmiyorum" diyemezsin? öğrenci dersteki akıbetini düşünerek sallamaya başlar, hoca öğrencinin gözündeki değerini sarsmamak için bilmiyorum diyemez. ya da adres sorulduğunda. bilmiyorum demek yerine yanlış yol tarifi yapmanın ne lüzumu var? neticede, bilmediğine bilmiyorum diyememenin faturasının ağır olduğu muhakkak. aynı hayır diyememek gibi.

"bilmediğine bilmem demek ilmin yarısıdır" *


edit - konuyla ilgili bir yazı: http://www.cogitosozluk.net...
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar