kalp gözleri açıktır, mana aleminde gezinmektedirler. dünyayı bırakıp evrenin işleyişiyle uğraşmışlardır( gausul azam, kutbul aktap, kutbul ula) kabir altı keşifleri vardır. evet; lakin ne hikmettir " kafasının üzerinde kefenini taşıyan padişah"a " bu islam devleti senin sulalenin malı mı lan, aileniz bu işin ehli mi" diye kafa tutamamışlardır. evet.

"allah, size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. doğrusu Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor! şüphesiz ki Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir"

nisa 58.

milyonlarca müslüman'ın içinden sadece padişah'ın çocuklarının arasından " işin ehli"nin çıkması çok manidar. yahu adamlar gücü, oteriteyi, mülkü paylaşmak istememişler işte, kabul edin.

peygamberin vefatından sonra ebu bekr'in, omer'in, osman'ın, ali'nin halife olması bal gibi de islam'ın saltanata bakışını ortaya koymuştur.
devamını gör...
çok alakasız iki konu. saltanat başkadır din başkadır. din sosyal bir düzen tesis eden bir müessesedir tıpkı devlet gibi. bireysel olarak dini yasamak ise bambaşka mevzudur. musluman mümin ayrımı gibi yanı. saltanat bir yönetim seklidir ki sizin inancınız olan islamda Allah bu konuda hiçbir şekilde bir yönetim biçimi ileri sürmemiş hiçbiri doğrulama ya da yanlışlama yoluna gitmemiş üstelik peygamberi hz muhammed de benzer şekilde spesifik bir yönetim şekli ileri sürmemiştir. kriter bellidir. adil bir dünya düzeni. ve bu düzeni saltanat demokrasi veya monarşi bilemedin otokrasi teokrasi teknokrasi hangisiyle sağlarsan sağla. bu kadar basit.
devamını gör...
bir aracın suistimal edilmesi o aracı tamamen kötü mü yapar? ve tüm suçu suistimal edilen araca yüklemek, sorunun kaynağını sadece ona bağlamak gerçek sorunun görülmesini de engellemez mi? yönetimde adalet esastır. saltanat da bir aracıdır. onu iyi ya da kötü yapan şey üzerine temellendirilen ilkeler, belirlenen sınırlar ve o aracı kullananların o ölçülere ne kadar riayet ettiğidir.
devamını gör...
vakaları tarihi gerçekler ışığında analiz etmek lazım. kalkıp ortaçağdaki devletleri "ama hiçbirisi parlementer sistemle yönetilmemiş ki" diye yargılamak sadece saçmalamak olur.

öte yandan, muharebelerinin birçoğunda sancaklarını isim isim çağırarak teslim eden hz. peygamber'in, çok daha kıymetli bir husus olan vefatından sonra yerine geçecek, büyük emaneti taşıyacak kişi seçimi için herhangi birisini belirtmemesi, daha doğrusu ashabının istişaresine teslim etmesi, ders alanlar için gelecek kuşaklara muhteşem bir öğüttür.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar