dini birçok kötü şeyin sorumlusu olarak görüyor olabilir, içinde bulunduğu toplumda özgürlüğü kısıtlayıcı bir unsur olarak görüyor olabilir, kendince dinin yarardan çok zarar getirdiğini düşünüyor olabilir. ve bunların olmaması için insanların dine inanmaması gerektiğini düşünüp onları kendi tarafına çekmek istiyor olabilir. bu kadar anlamlandırabiliyorum.

benim için iki tarafın da ikna çabaları saçma ve boşunadır. kimse kimsenin lafıyla fikir değiştirmez bu tür konularda.
devamını gör...
--- alıntı ---

diyarbakır yoluna le toydum düştüm toruna
bu sevdalar boşuna le delalım delalım

siverek sularına le bak gözümün yaşına le
bu sevdalar boşuna le delalım delalım

gazi köşkü bahçalar yar oturmuş saz çalar
o yarın kaşı gözı lo cigerımı parçalar delalım delalım

--- alıntı ---
devamını gör...
bunların derdi dinsizlik değil islam düşmanlığı olduğu içindir. yoksa müslümanlara duydukları kin ve öfkeden diğer dinlere pay yoktur.

dahası islamın karşısındaki her cepheyle bir olup islama karşı savaşırlar.

ateizm dedikleri zırva da bunların müşrikliklerinden ibarettir.

(bkz: ateizm dini)
devamını gör...
bir amaçları yoktur. asıl zorumuza giden ; onların bir amacı yokken dahi bu kuru davalarına harcadıkları emek ve çaba olmalı.

bir amaçları yokken dahi adamlar gece gündüz sapkın davasını yaymaya çalışırken müslüman olarak bizlerin aylak aylak oturması akıl alacak iş değil.

halbuki bizler bir kisinin hidayetine vesile olsak, islamin yayilmasina emek versek, hak yolda elimizden geleni yapsak Allah'ın izniyle cenneti garantileriz. velakin gel gör ki ateistlerdeki uğraş , çabanın onda biri yok...
devamını gör...
ben hakaret edilmesine karşıyım. fikri manada kimseye hakaret etmedikleri sürece tanıdığım bir çok insan var. iyi münazara yaparlar. ama bir fikre katılıyorum. derin millet'in söylediği gibi özellikle buraya gelenlerin geneli, ateist olduklarından değil islam'a düşman olduklarından buradalar. yani bu işin felsefesine gömülmüş olanların derdi, islam falan değil, onların geneli, bir arayışın içindeler.

ancak buralarda gezenlerin tek derdi var. islam'a ve müminlere hakaret etmek, aşağılamak. kin ve nefret kusuyorlar. insanın midesini bulandırıyor.

onun dışında adam gibi fikrini felsefesini beyan edenle her türlü konuşabiliyorsunuz. insani olarak bir çok noktada anlaşabiliyorsunuz.

tanım: genelinin ateistlik dışında islam'a olan düşmanlıklarından kaynaklanan bir çalışma faaliyeti içinde olduğuna inandığım durum.
devamını gör...
genelde ateizm dedigimiz olgunun cikis noktasi bir yaratici olmadigina inanmak degil de inanilan yaraticiya duyulan kin ve nefrettir. ve bu dusunceyi benimsemis bireyler yaraticiya olan bastirilamaz nefretleriyle basa cikamayarak kendilerini tatmin etmek adina inkar, yalanlama gibi yollara basvururlar. bir yandan da bir yaraticinin olmadigi dusuncesini benimsemenin verdigi ruhsal bunalima, daralmaya dayanamadiklari icin kendi zihinlerine "bir kisiden fazla inaniyorsa, yanlis degildir, yanlis yolda degilsin" mesajini verebilmek ve kendilerine hakli olduklarini kanitlamak icin baskalarinin onayina ihtiyac duyarlar ve herhangi bir yaradana inanmanin verdigi huzuru yasayan insanlari da cikmazlara surukleyerek kendi kendilerine hakli olduklarini kanitlarlar.
devamını gör...
esasen çağımızda hayli güçlü bir konuma erdiğinden, en çok ta bu somut duruma yaslanmaktan kaynaklanmaktadır. evet, bütün söylemiyle, iddiasıyla halen islam ayakta. hristiyanlık ve yahudilik çoktan havlu atmış vaziyetteler. bu yüzden dinin yegane temsilcisi olarak ta ayakta sadece islam kaldı. islam'a saldırılar bu anlamda yoğunlaştı. ancak küresel manada bunun daha çok politik yansımalarını görüyoruz. yani batılı hristiyan bilinç zaten düşmancaydı. bu kadim tarihten beri var olan bir şey. bunun üzerine çağdaş paganizm olarak sekülerizm ve onu besleyen ateistik, deistik, laik akımlar eklemlendi. yoksa ateizmin son on yılda richard dawkins önderliğinde küresel bir meydan okumaya kalkıştığını da görmemiz gerekiyor. yani tanrı babında çatışma, daha üst tarafta sadece islam'le ilgili değil.

türkiye'deki duruma bakacak olursak, gene bunu hem küresel rüzgardan gelen etkisini, hem de ülke ve bölge içinde yer alan politik ve sosyolojik hareketlenmelerle açıklayabiliriz. internet ile beraber etkileşim ve iletişim devrimine kadar daha çok kendi içlerinde yaşıyorlardı. bir hayli de toplumsal tabakalar ve bilinçler arasında kopukluk vardı. yani 2000'lerin başına kadar kimse bir başkasının zihninde ne olup bittiğini tam olarak bilmiyordu. herkes birbirine nötr vaziyette geziyordu. daha doğrusu, kendi grupları içinde, fakat diğer gruplardan yalıtık.

mesela türkiye'de din ve dindarlık araştırmaları 2000'lere kadar hayli az olmuştur. bunun sebebi, ülke ve devletin sahibi olarak laiklerin ön plana çıkması, eğitim ve bilime bunların yön vermesi, ve onların kendi ontolojilerinden kaynaklı yabancılıklarını böyle sosyal bilimlerde göstermesidir. yani, ülkede laik-seküler kesim kendi lüks kompartımanlarında, lokomatif olma bilinciyle, arkadaki vagonları umursamadan yaşıyorlardı. 2000'le birlikte hem internet ve iletişim devrimi, hem de dindar-muhafazakar çoğunluğun partisi olan ak parti'nin hükümeti alması derin bir sarsıntıya yol açtı. bunun yansıması olarak, bu muhafazakar kitlenin zihinsel temellerine, inançsal köklerine doğru seküler bir sondaj çalışması başlatıldı. fakat elbetteki çağın yalan dolan ezberlerini kuşanmış olarak.

ateist neden ateizmini yaymaya çalışıyor) çünkü ortalama bir ateist, kendini aydınlanmış, üstün bir güce erişmiş olarak görür. bunu besleyen niçe ve camus gibi avuntu felsefelerine girmeyeceğim. örneklerine baktığınızda dahi, o filozoflar bağlamında, nasıl bir üstünlük kompleksi, nasıl bir kibir bataklığı içinde görülebilir. ateist bilincin altında, dünyayı yaşanmaz kıldığına inandıkları tanrı'ya inanç vardır. bu yüzden kendi cennetleri için bu inanç dünyasının yıkılması zaruridir. ve bu doğrultuda şiddetten de kaçınmayacakları kat'idir. güce katıksızca inanırlar ve gücün haklılığı sağlayacağını da imlerler. yoksa böyle doğal seçilimlere bodoslama atlamazlardı. güç ve kibir hareket noktasıdır bunların.
devamını gör...
başlıktaki tanımım şu sebeplerden dolayı silinmiş: "köpek ve gerizekalı ifadeleri"

köpekler ile aynı soydan, maymunlar ile aynı atadan geldiğine inanan ve hayvan oğlu hayvan olduğunu söyleyen birisi neden bunu hakaret olarak algılar ki?
söz konusu ifadeleri düzenlemiş olarak tekrar yayınlıyorum.

yönetim tanımımı silmeden önce uyarırsa rahatsız oldukları kelimeyi ateist kelimesi ile değiştireceğim.

--- alıntı ---

hayatın amacına inanmayan bir ateist neden 24 saat islam'a küfreder, dinlerin yalan olduğunu isbat etmeye uğraşır? git hayatını yaşa ateist. adamın dinlere inanmasıyla inanmaması arasında bir fark yok ki senin için. ateizme inansa ne faydası olacak? ne farkedecek? hiçbir şey. "yaratılış yok hayatın bir amacı yok" ee sen niye ateizmi yaymayı kendine görev edindin de tüm vaktini bunun için harcıyorsun satanist herif

ateistler; sizin varlığınız Allah'ın delili. sabah akşam Allah'a ve dinine sövme ihtiyacı duymanız da şeytanın delilidir.

sen tek hücreli canlıdan geldiğine inanıyorsun ateist tüm örmünü bunu isbat etmek için harcamanın ne manası var? yok olup gitcen işte.

ateist ama "hayvan hakları" diyor. aptal mısın evladım sen? burası dünya burada büyük küçüğü yer. insanın ne farkı var sana göre hayvandan?

sen yavru ceylana saldıran bir aslana "faşit aslan" diyor musun? yok.

o zaman kendince biraz daha evrilmiş insandan bunu neden bekliyorsun?

"faşist aslanların bufalo sürüsüne saldırmasını yarın taksim'de protesto ediyoruz. kahrolsun faşizm." böyle bir şey olabilir mi ya?

--- alıntı ---
devamını gör...
birçoğu dinlere inananları aptal, uyuşturulmuş görür. azınlık kaldıkları için ateizmi yaymaya çalışırlar. daha çok kişiyi sözümona aydınlatıp çoğalma çabası. nasıl adamın görüşünü değiştirmeyecegini bile bile siyaset tartışıyorsun, onun gibi bi şey.
islam'a sarmaları da doğal. adam türk. türkiye'de hangi din yaygın, islam. siz batı'daki ateistler de hep islam'la uğraşıyor, hristiyanlığa bulaşmıyorlar mı sanıyorsunuz... batı'daki ateist de kendi habitatında yaygın olduğundan hıristiyanlığı eleştiriyor. adam biz müslümanken niye hristiyanlıktan bahsetsin hristiyan olacağımız yok zaten.
devamını gör...
ateizm, islam düşmanlığı demek değildir. ılk önce bunun doğru algılanması gerekir.

şu an dünyadaki dini ön planda tutan devletlere bakın bir de dincilerin ateist bunlar dedikleri norveç, japonya, finlandiya gibi ülkelerin refah seviyesine bakin. din düşmanlığını en etkin şekilde yürütenlerin ateistler değil, yine o dine bağlı olan dinci diye tabir edilen insanları görürsünüz.
devamını gör...
ay ve yıldızların ışığının daha iyi görünebilmesi için karanlığın iyice artması gerekir. hakk olan da böyledir. batıl arttıkça hakk’a rağbet artar.
devamını gör...
aslında ateistliğini yaymaya çalışmaz. ya da değişik -izm peşinde olanların müslümanla cedeli de.. amaçları yaymak, doğru gördüğünü anlatmak değildir. aslında savaşları kendileri iledir. huzursuzlardır, ruhlarında bir tatminsizlik vardır, kalplerinde çözemedikleri bir şey hep vardır. bu hallerin tarifleri ayetlerde ve hadislerde bildirilmiş ve Allah dostlarının şahsiyetlerinde de görürüz. he bir de bi öfke vardır. yaymazlar, bu öfkeleri ile karşılaşırsınız sadece. öfkenin şiddeti dediğimi doğrular aslında ama tabi acz'i keşfetmeleri lazımdır belki.

kalplerde Allah'tan sakınma bilgisi vardır ve kalp hep savaş halindedir. Allah'ın söyledikleri galebe çalarsa o an bitirir ve o kişi imana gelir. çoğu insan mesela inanarak iman etmezler, kanıt beklerler. işte ancak sarsıcı bir olay yaşayacaklar ki imana geleceklerdir. hani derlerya düşen uçakta ateist olmaz diye. ethem cebecioğlu hocamız ateist diye bir şey mümkün değil der. dinlemek lazımdır kıymetli hocamızı. "var olmadığını söyledikleri şeyin yokluğunu anlatmaya çalışmak mantıksızdır, var'ın üzerine yok diyorsun. 'var' ya da 'yok' hiç ifade etmemen lazım" der. "varlığı, yokluğu olmayan bir beyin simülasyonu yok, Allah'ın yokluğunu söyleyemezsiniz" der ve devam eder.

kısacası ateist bir şey yaymaya çalışmaz, sadece arayıştadır.yukarıda bahsettiğim kanıtları aramaktadır, sebep bulmalı kendine. aslında kalbin tatmininin savaşıdır. şeyh sadi hazretlerinin bir sözü var, çok hoşuma gider; "idrak sahipleri için bir yaprak bile marifetullaha kapı açarken, gafil kalpler için bütün ağaçlar bir tek yaprak bile değil." der. "her zerre tefekkür hadisesi evladım" der büyüğüm, işiten, hisseden ve gören için. umarım nasip olur ve kalpleri mutmaine olurö

--- alıntı ---

en küçüğünden en büyüğüne kadar yaratılmış her şey, birer ibret levhası, ilâhî sanat hârikası…

hâl böyleyken;

eserden müessir’e, sanattan sanatkâr’a, sebeplerden müsebbib’e varamamak, aklın cinneti değildir de nedir?

zerreden kürreye, mikro âlemden makro âleme; aklı ve idrâki en güzel şekilde irşâd eden sayısız yüce hakikatler ve ilâhî manzaralar karşısında alık, duygusuz ve nâdan bir şekilde kalmak, aklın cinneti ve iflâsı değildir de nedir?

ilâhî vahiy ve yüce duygulardan uzaklaşarak robotlaşan beyinler, insanlık hüviyet ve haysiyetine iptal damgası vurmuş olmuyorlar mı?

enfüste ve âfâkta, hem özlerde hem ufuklarda, bütün cihanlarda kesintisiz temâşâ edilen şu hârikulâde, mükemmel nizâmı; sebepsiz, gayesiz, gayretsiz ve rastgele sayan kişi, aklına mağrur olup gönlünü vîrâneye çevirmiş bir zavallı değil midir?

--- alıntı ---
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar