her şey anthony robbins'in içindeki devi uyandırla başladı güzide ülkemde. bir anda müteşebbisler sardı her yanı.. dünyadaki 6 milyar o akıllıdan birisi neden sen olmayacaktın? negatif limanlardan pozitif sulara okurken aynı hissiyat vardı içinde - yapabilirdin- kurulan nice şirketler, yere düşüp tekrar ayağa kalkmalar, bir depoda bekçi iken dell'in başına geçmeler Allahım neler oluyormuş meğer dünya'da hasan, mehmet, ayşe neden olmasın düşüncesi sarardı bedenini, istavritler gibi 40 kişilik otobüste 90 kişi giderken en özel sendin işte. o cenah içerisinde en akıllı sendin, bıraksalar evliya çelebinin haritalarını yeniden çizer, modulsüz ay'a çıkar yeri geldi mi alaca karanlıkta batman olurdu azılı düşmanları alt edecek. arkada da hans zimmer çalıyordur umarım.

her sayfasında bir sen vardı , her sayfasında sanki yazar almışta seni karşısına senin kara kalemli halini çizmişti.. her şey yolundaydı mir.. yediğin kahvaltı günün içerisinde yapacağın nice buluşun enerji kaynağı , beyninde gerçekleşen her yeni fikrin güç unsuruydu. bitap düşmüşler sefillerdi, ya sen yüce gaza gelmiş üstad : önüne bentler gelse düşünce gücüyle onları alt edecek - inançla insanların fikirlerini değiştirecek, sabah senle uyanan pollyanna ile yola çıkıp her şeye pozitif bakan olacaktın..

lakin öyle olmadı! o yazılanlar aslında sadece bir kaç şanslı ve paran kazanmak isteyenler içindi. serbest piyasa ekonomisinde batan milyonların içinde birkaç ayakta kalmış ve sen gibilerle de zenginliğine zenginlik katanlardı onlar.. bunu kabullenmek zordu çünkü içinde ki dev bunu kabul edemezdi.. ederse eğer seni bir limana götüren rüzgar acımasız olurdu aynı hayatın boyunca varmak istemediğin limanlara seni götüren niceleri gibi.. 50 liram gitti!
devamını gör...
kitapların verdikleri şey bol motivasyondur. etraflıca düşününce gazı aslanı kaplanı bi kenara bırakınca da hayal kurmak, buna inanmak peşinden gitmek pahalı bir iştir. yani kitapları almasak kendimizi yudum reklamındaki gibi havalara sokmasak da , survivorship bias gerçekliğinin yanına bi hayal kur söylemi fena değil gibi.. still optimist. *
devamını gör...
alınan kitabın ne kadar gerekli olduğunu gözler önüne seren ticari bir eylemdir.

zira kişisel gelişim kitabı için bu devirde 50 lira bayılan insanın kişiliği hakkında şüphe oluşabilir.

-mahmut abi, bi kitap aldım hayatım...
+değişti diyeceksin dimi?
-yok abi ne değişmesi ya, anla işte!
+sikrıt diyosun yani?
-aynen aynen.

(bkz: the secret)
devamını gör...
aptallığın daniskasıdır.
suç ve ceza'nın 20-25 lira olduğu ülkemde 200 küsür sayfa ne anlattığı bilinmeyen bir kitaba niye 50 tl bayılırsın? 50 lirayla evine alışveriş yapsan ya da gidip yemek yesen bünyene daha çok faydası dokunur. iki kapak arasına giren her sayfa yığını maalesef kitap değeri taşımıyor. (bkz: dost acı söyler)
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar