bir erkeğin kendini en güçlü hissettiği an

yoktur. bu yüzden deli dana gibi güç peşinde koşarlar. hırslı iş adamları, psikopat mafya adamları, bohem enteller, susmak bilmeyen tv/radyo sunucuları, yaza yaza kendini kaybeden şairler, deliren filozoflar, intihar eden güzide 27 yaş rakçılar, kazanovalar, tek eşlilik yapıp ömrünü bir kadına adayanlar vs.
devamını gör...
12.
birinci model; muhtemelen içindeki maganda ortaya çıkıp da eşine/sevgilisine 'senin gününü göstereceğim' deyü höykürdüğü andır.. hop yavaş gelsindir.

ikinci model; muhtemelen içindeki prens ortaya çıkıp da eşinin/sevgilisinin en kötü anında yüzüne bir küçük tebessüm kondurmak icin binbir takla atıp da başardığı andır.. hep kendisini takdir etmişimdir, maşaallahtır.


devamını gör...
13.
lisede öss için hazırlanırken okulun popüler kızlarından birisi okulun ineği benden kendisini matematik çalıştırmasını istemişti ki teklifi bir parkta kitabı defteri alıp çalışmaktı. nasıl reddedersin aldım gittim parka ama aylardan nisan parkta pek insan evladı yok, hatta hiç yok bizden başka. biz hakiri kikiri ders çalışırken yanımıza kırk yaşlarında ipsiz sapsız bir herif geldi. benim yanımda kıza çook terbiyesiz bir teklifte bulundu. kız korktu bir şey diyemiyor ben de küçüğüm herif babam yaşında ama anadolu çocuğuyuz savaşır ölürüz yanımızdan kız alınmaz, ergenim hem de sahiplenmişim. cıyak bir sesle "ne diyorsun abi sen" * diyerek korkutmak için adamın üstüne yürüdüm, elinin tersiyle beni uzaklaştıracakken nasıl karar verip cesaret ettiysem kocakafamı gömdüm adamın sıratına. adamın herhalde burnu kırıldı bir de gözlükler yüzünden göz çevresi yarıldı. vurduk artık devam etmezsem adam mahveder beni. bir kaç kere daha kafa attım adamın gözler kaydı kendini koyuverdi, bayılmış. adamın suratındaki kanlar adamın yakasındaki ellerime gelip dirseklerimden damlıyor. gözlük benim de alnımı yardı, benim de suratımdan boynuma gömleğime akıyor kan.

herifin öldüğünü düşünüyorum ama umrumda değil o kızın gözünde büyük kahramanım o dakkadan sonra. bıraktım adamın yakasını yere düştü hareketsiz. kadir inanır havasında şaşkınlık içindeki kıza "sen git evine ben polise seni demem" dedim kız tek kelime etmeden topukladı. kız gözden kaybolasıya kadar ben de artistik tavırlarla ortada dolandım, kız beni göremeyecek kadar uzaklaştığında ben de topukladım. işte o an anlamsız olsa da en güçlü hissettiğim andır. aynı hissi yıllar sonra ünideyken kız için kiraladığım araba için park ücreti isteyen değnekçilerden makbuz istememle çıkan arbedede hissetmek istedim ters tepti, kızın yanında it gibi dövdüler beni. üstüne de kiralanan arabanın kırılan dökülen camı kaportayı lastiğini falan ödedim. o hikayenin bu başlıkla ilgisi yok.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar