ama gerçekten bunu yaşayan insanlar vardır. babam mesela sarhoş gezen bir adamken bir kitap okumuştur ve cennet/cehennem/hesap varmış ulan deyip herşeye tevbe etmiş ve tam bir dönüş yapmıştır. bir başka tanıdığım var, yıllarca kumar oynamıştır ve bunun vicdan azabını çekmiştir. her akşam kumardan dönerken kendi kendine etmedik küfür bırakmamıştır ve tevbe etmiştir. ama yarın gece yine aynısını yapmıştır. fakat bir gün bir rüya görmüş ve o rüyadan sonra lanet olsun kumara deyip sıfırdan bir hayata başlamıştır. ve buna benzer birkaç hikaye daha.

tabi doğruluğuna şüphem olmayan bu hikayeleri düşünerek o günü hep bekledim ama hiç gelmedi. bir rüya, karşıma çıkacak ak sakallı dede ve başka şeyler bekledim. ama o rüyayı da göremedim, o dede ile de karşılaşamadım.

bir gün anladım ki herkesi kaderi farklı. Allah kimsini öyle yapıyor, kimisini de yapmıyor. yapıp/yapmamakta da bildiği birşey var mutlaka. bende baktım bekleyerek ölümü boylayacağız ve o gün gelmemiş olarak ölüp gideceğiz. en iyisi bir yerden başlamak lazım dedim ve namazdan başladım olaya. namazı bırakmamakta diretip yanınada sürekli olarak bir şey ekleyince o günün gelmesine gerek kalmıyor ve bir de bakmışsınız ki bu hayat tarzınız haline gelmiş.

tabi bu o kadar kolay değil. bazan şu namazı kaptırıverim de aradan çıksın, bazan da kaptırmayıverim de aradan çıkmasın bir sürü mücadele. zaten o mücadeleler sonunda olay kemikleşiyor. ne kadar ekmek o kadar kötfe yani.

sonuç; zannederek günahkar olarak ölümü boylama riski olan insandır.
devamını gör...
hayattan henüz tokat yememiş insandır. yaşının genç olması muhtemeldir. yahut fazla hayalperesttir. benim bile bir şeylerin değişeceğine inandığım zamanlar vardı sözlük, inanır mısın...
devamını gör...
(bkz: kamil)
yani belli bir olgunluğa erişmiş insan. sonucta umut garibin ekmeği kırmayın ümidini insanın.
hem piyango, sayısal vs oynuyodur belli mi olur belki size de çıkabilir.
devamını gör...
inançlıysa Allah teala'dan ümidini kesmiyordur. kesmemesi de gerekir ki kur'anı kerimde yusuf suresi 87. ayette anlatıldığı üzre yakup aleyhisselamı evlatlarına şöyle hitap ediyor "ey oğullarım! gidin yusuf'u ve kardeşini arayın. al­lah'ın rahmetinden ümit kesmeyin. muhakkak ki kâfir olan kavimden başkası Allah'ın rahmetinden ümidini kesmez.". tabi genelde ansızın değil evre evre bu dönüşüm gerçekleşir fakat aniden olduğu durumlar da vardır. Allah' teala'dan güzel bir şeyler temenni etmek ve bu beklentide olmak kötü bir şey değil. hiç olmadı dünyada kavuşamazsan hüsnü zannından sebep belki de ahirette karşılığını alırsın. zira Allah teala ''ben kulumun hakkımdaki zannı gibiyim...'' buyurmuştur.
devamını gör...
oturduğu yerde bekliyorsa çok bekleyecek insandır. fakat bunun için çabalayıp, çalışıp bir şeyler yapan insan ise neden olmasın? Allah'ın işi belli olmaz. Allah'tan da ümit kesilmez.
devamını gör...
sunni akidesiyle pofpoflanmıştır.

"dua et, sabır et, sadaka ver Allah verecek" telkinleriyle afyonlanmıştır.

" Allah akıllarını kullanmayanların üzerine pislik yağdırır"

yunus 100

ancak akılsız kişiler kur'an' sız bir sistemde ehli saadet döneminin nimetlerini ister.

iste... bakalım eksikliklerin helal yoldan gideriliyor mu?
devamını gör...
hayatın gerçekliğini ve insanların ne kadar acımasız olabileceğini henüz fark etmemiş insandır. yüksek ihtimal çocuk, 20li yaşlarına yeni girmiş ya da 20li yaşlarının başında biridir. bir gün her şeyin bambaşka olacağını zanneden insan saftır, iyi niyetlidir diye bir varsayımda bulunamayız. hayatın gerçeklerini görmezden kaçan bir yetişkinde olabilir.

bir gün, bir şeylerin bir düzenin bugünkü halinden daha iyi olabileceğinin temennisini taşıyacaktır. ama buruk bir hüzünle.
devamını gör...
zannetmez de umut eder, olacağına inanır aslında. ve gerçekten hepimizin hayatında bu ihtimal mevcuttur. yaşam insanı istediği veyahut istemediği yönlere doğru savurur; çünkü her şeyi kontrol etmek ve gösterdiğimiz çabanın akabinde mutlak biçimde sonuçlara hakim olabileceğimizi düşünmek çoğumuzun zaman zaman düştüğü bir yanılsamadan ibarettir.

başıma gelen elem verici bir olayın sonucunda o an mutsuz ve düşmüş olsam bile bu benim gelecekteki başarım ve mutluluğum üzerinde salt belirleyici olamaz. bundan dolayı şimdiki konumumdan memnun değilsem ve her şeyin bambaşka olmasını istiyorsam, devinimin olmadığı yerleri terk etmem, başka olanı aramam ve umudumu kaybetmemem gereklidir. insan asla sabit değildir, sürekli değişir. lakin bazen öyle çok monotonlaşır ki hayatı, aynı hadiseleri defalarca tekrarladığını hissederek çabalamayı bırakır. fakat yeterince çaba göstermeden de, kendini kaderin kollarına emanet edemez. bu sebeple risk alması, tekrardan çalışması ve gerekirse mevcut konumunu dahi terk etmesi gerekir.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar