bir olgunlaşma belirtisi olarak yürümeyi öğrenmek

“yürümek” eylemi insan fizyolojisi bir yana, psikososyal yönden baktığımızda yaşla sınırlı değildir, en başta bu konuda anlaşalım. şöyle ki; kendinizi değersiz hissettiğiniz zamanların, bir benzetme yapacak olursak, üzülme süresi vardır. o süre bittiğinde kendinize saygı duymanız gerektiğini öğrenirsiniz ve en nihayetinde mantığınız konuşur. kendinize saygı duydukça, hak etmediğinize inandığınız, değersiz hissettiğiniz yerden kalkıp gitmeyi öğrenirsiniz. yürümeyi öğrenmek tam da böyle bir şey...
devamını gör...
100 metre arayla bahçesi olan iki çiftçiden bir tanesi domates yetiştirken diğeri biberi ekmiştir. ağustos ayında aynı güneş bir ürünü tatlılaştırırken diğerini acılaştırır. çiftçilerin ikisi de nihai hedefine ulaşmış, beklentisi gerçekleşmiş bir sonraki senenin hasadı için sulama, çit sürme, gübrelemeye başlamıştır bile. etki ile tepki de böyledir, verilen ilk nefes aslında sona yaklaşılan anlar bütününde eksilen bir hediye ise atılan ilk adım olgunluk mu yoksa kaybedişe giden yol mu onu zaman gösterir.

francis bacon insan kesin şeylerle yola başlarsa varacağı yer kuşku olacaktır, ama kuşkuyla işe başlamakla yetinirse o zaman kesinliklere ulaşacaktır der. nereye varacağını bilmediğin bir adım kadar riskli ne var bilmiyorum..
devamını gör...
evet artık yaşınız ilerledikçe karşı cinse yürüme ihtiyacı hissedersiniz ve ergenlikteki bu heves yavaş yavaş bir edeple olması gerektiğini anladığınız da olgunlaşmış olursunuz...
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar