blues

#özgürler 

efendim zenci müziğŸi derler öyledir de;
zamanında pamuk tarlalarında çalışŸan işŸci kardeşŸlerimiz(evet köle değŸil işŸci derim zaten pek fark yok) söylerlerdi bu şŸarkıyı blues denmesinin nedeni ise "o zamanlar özgürlüğŸü gökyüzünün mavisinde hissederdik" demişŸlerdir* efendim böyle başŸlamışŸ bu blues efsanesi,ilk olarak mississippi civarlarında cıkmışŸ ki hatta mississippi blues diye bir terim bile vardır daha sonra güneyden kuzeye,tarımdan sanayiye geçişŸ yapalım her şŸey gelişŸsin anfiler icad olsun ve Chicago blues olarak devam etsin olay bu iki blues arasında en büyük fark Chicago blues'un biraz daha bi elektronik olması diyebiliriz.
tabi o zamanlar zenciler hala dışŸlanıyor,studyoda kayıt yapılmıyor çünkü beyaz adam zencilerin çaldığŸı studyolarda çalmıyor.tabi bunun bile etikisi olmuşŸ müzik dünyasına "şŸarkılarımızı beğŸeniyorlar ama bize söyletmiyorlardı,bizim şŸarkılarımızı beyaz adama söylettikleri zaman rock'n roll ortaya çıktı" demişŸtir başŸka bir blues üstadı *
efendim gel zaman git zaman blues kendini ve ritimlerini aşŸmışŸ üzerine çalışŸılmışŸ artık bir ağŸıt müziğŸi olmaktan çıkarak jazzolgusu içine girmişŸtir(tabi ki blues hala var sadece bi boyut atlamışŸ)jazz artık sadace zencilere değŸil (zaten abd artık baya özgür bi yer oldu)amerikanın bir parçası olmuşŸtur.
son söz deyip çıkalım efendim ben blues severim ya iyidir denildiğŸi zaman yaa bırak bu entel ayaklarını demeyin efendim müzik tarihi gibi bir şŸeydir her ne kadar adorno basit müzik olarak nitendirsede.*

edit:bu kadar yazdık bir iki de isim verelim değŸil mi;
(bkz: b b king),(bkz: muddy waters),(bkz: john lee hooker),(bkz: bessie smith),(bkz: ray charles),(bkz: janis joplin) *
devamını gör...
blues sevenler için eşsiz bir kaynak niteliğinde bir de belgesel vardır.scorsese'nin yapımcısı olduğu 'martin scorsese presents the blues'. zamanında ntv'de de yayınlanan yedi bölümlük bu belgeselin her bir bölümü ünlü bir yönetmen tarafından çekilmiştir;
feel like going home by martin scorsese
the soul of a man by wim wenders
the road to memphis by richard pearce
warming by the devil's fire by charles burnett
godfathers and sons by marc levin
red, white & blues by mike figgis
piano blues by clint eastwood
doğuşundan günümüze hem tarihçesini,hem en iyi örneklerini birarada bulunduran yapım,bu müziği sevenler için biçilmiş kaftan.
bir de güzellik yapmışlar,kullanılan tüm müzikler sound track olarak dvd setinin içinde mevcut.yalnız torrentten indirilen dvd setinde piano blues bölümünün müzikleri yok.
sevin okyay'ın bu belgeseli anlattığı yazı linkte :
http://www.radikal.com.tr/h...
devamını gör...
tarlalarda çalışan siyah kadınların, özgürlük haykırışının melodileriyle başlar blues.

beyaz adamlar işine geldiği yerlerde, mesela çalışmayı rahatlattığı için tarlalarda nispeten serbest bırakırlar bu kadınları.

ilk blues şarkıları, umut doludur, bazen bir yakınma halini alır, bazen de beyaz adamdan duyulan nefretin altını, gizlice çiziverir.

siyahları kaba ve görgüsüz bulan beyazlar, bu müzikleri komik bulup eğlenirler. yıllar sonra bu müziğin asıl kendilerini komik hatta aciz duruma düşüreceğini asla düşünemezler.

ilk zamanlarda blues şarkılarının sözleri son derece gerçekçi, sert ve çoğu zaman da asi bulunmuştur. şarkıların bu tarz anlatımı, kilise ve amerikan halkı tarafından, şeytanın müziği olarak damgalanmasına sebep olmuştur. ilginçtir, blues her zaman, tanrıâ’ya ve tanrı inancına bağlı kalabilmiş yegâne müzik türlerinden biri olmuştur.

1910â’lu yıllara gelindiğinde siyah kadınların meydan okuması olan blues müziği, erkeklere bırakılmıştır. â‘bluesâ’un annesi sayılan ma rainey⒠hariç tutulursa pek fazla kadın blues şarkıcısı yoktur bu yıllarda. ama takdiri ilahi işte bluesâ’un ilk defa plağa alınması kadınların sesiyle olur.

1950â’ler de b.b. king eşsiz gitar tekniği ile â“blues kralı┠unvanını kazanır.

toplumsal ve siyasi gelişimle beraber blues da kendine yeni formlar bulur.

elektrikli gitar, bas, davul gibi enstrümanların katkılarıyla rockn roll müziği oluşurâ…

jimi hendrix, led zeppelin ve rolling stones gibi pek çok rock yıldızı ve grubunda bluesun özgürlük ve umut haykırışını duymak mümkündür.

1980â’lerden günümüze, blues hem geleneksel formda hem de yeni formlarda gelişim kaydeder. carlos santana, miles davis ve eric clapton bu gelişimi gerçekleştiren önemli isimlerden bir kaçıdır.

80'lerin büyük müzisyenlerinden eric clapton bir röportaj'da "bir daha dünyaya gelirsem zenci olmak isterimâ… diyerek blues müziğinin özünde ki başkaldırıyı sahiplendiğini ifade etmiştir.
devamını gör...
yenidoğma entellektüellerin arabesk ile karıştırma vehametini gösterdikleri,ancak;hem felsefe hem tarih hem de müzikalite olarak ilhamını adlığı yerde olan,ilk dönem kayıtlarının resmen acıklı olduğu türdür.
dinlenilesidir.
devamını gör...
jazz ve rock'a evrildikten sonra ortadan kalkacağı düşünülen bir müzik türüdür. bu yüzden bluesa dönem ya da geçiş müziği olarak da bakılmış. rock'ın bir dönemki müthiş popülaritesi düşünüldüğünde mantıklı görünen bir öngörü. ama zaman böyle düşünenleri yanıltmış, özellikle 90'lardan sonra tekrar yükselişe geçmiştir. aslında pek çoğumuz için tanıdık bir tür. hollywood yapımlarının çoğunda kullanılır. birisi size "ahan da bu blues." diye bir şarkı dinletse "anaaa ben bunu biliyom lan!" demeniz muhtemel.
devamını gör...
robert johnson'ın yaptığı tanıma göre "blues benim uzun yıllar süren çalışmalarım sonunda icra edebildiğim müzik türüdür, ama missisippili bir zencinin ağzından çıkan her söz, bastığı her nota bluesdur."
devamını gör...
10.
blues yaklaşık 100 yıllık geçmişi olan ve afrika kökenine dayanan, esasında etnik bir müziktir.

blues, özünde en çok ritim özellikleriyle dikkat çekmektedir. ancak günümüzde icra edilmekte olan electric blues yüksek enstrüman hakimiyeti ve güçlü ritim kabiliyetiyle birlikte iyi bir armoni bilgisini de gerektirmektedir. zira modern blues, afrika kökenlerinin yanında çok yüklü bir etkileşime uğramış ve pek çok müzikten kalıntılar barındırır hale gelmiştir.

blues aynı zamanda rock müziğinin atası olarak kabul edilmektedir.

devamını gör...
istediğiniz kadar inkar edin ey dürzüler. gayet pentatoniktir. daha doğrusu pentatonik-blues'dur bu. "blue note" kullanırsın olur biter. tutturmayın bi' "blüz pintatonih diyyyil bi kireeeem" diye. dağıtıcam sufatınızı. de get şimdi.
devamını gör...
genelde aynı yahut benzer kalıplar üzerinden icra edilse de dinlemekten asla bıkılmayan ve oldukça eğlenceli bir müzik türüdür.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar