boşanmaların artmasının asıl sebebi

bakın çok açık net söylüyorum, bunun sebebi saçma sapan adetlerdir. gecenin bir yarısı gelin ile güveyi eve bırakmak için gelip tüm mahalleliyi uyandıracak şekilde korna çalmak, üstüne bir de havai fişek patlatmak tüm bunlar yetmezmiş gibi ardından eve girmeden önce arabanın müzik sisteminin sınırlarını zorlayarak oyun havası eşliğinde son defa tepinmek... işte bunlar hep beddua sebebi.

(bkz: işin aslı)
(bkz: çok açık net söylemek)
(bkz: boşanmaların temel sebeplerinden birisinin evlilik olması)
devamını gör...
(bkz: aşk evliliği)

o aşk zannedilen cinsel açlık duygusu gidip iki tarafta bıkmış eşşeğe dönüldüğü zaman çözülmeler başlıyor. zamanla da taraflar birbirinin gerçek yüzlerini görmeye başlayınca evlilik zulüme evriliyor. oturup konuşacak 2 kelimesi olmayan biriyle aynı evi paylaşmak kadar kötüsü yok.
devamını gör...
asıl sebebi değildir muhtemelen fakat nedenlere dair istatistiki çalışmalarda büyük yer tutan bir sorun olan iletişim problemlerine dair çözüm üretilememesi boşanma mevzusunda önemli bir yer tutuyor. etkili ve nitelikli aile danışmanlığı hizmetlerinin sunulmamasıdır. zira iki seansta çözülebilen çok fazla şiddetli geçimsizlik hikayesi vardır karşılaştığımız.
devamını gör...
insanların birbirine tahammül edebilme durumunun azalmasıdır. bu durumun nedenleri arasında kültürel, yaşamsal faktörler önemli yer tutar. kültürlü ve hoşgörülü olmak refah düzeyinin artması boşanmaları azaltmak için yararlı olabilir.
devamını gör...
evlilik çağına gelen insanların hala 14 yaş performansı sergilemesindendir. tamamen şahsi görüşüm; 1500 tl maaş ile 3000 liralık telefon kullanan birisi evliliğini nasıl devam ettirebilir ki ?
devamını gör...
bir erkek olarak bir eşin ne olması, ne olmaması gerektiği konusunda bir kaç şey yazacağım. boşanmaların ardında yatan nedenlerden bazıları.

> desinler çok büyük etkisinin olduğuna inanıyorum. gözü aç bir nesil yetiştiriliyor. başkalarıyla lüks yarışına , gösteriş yarışına giren insanlar.

> evlilik sürecinde çıkarılan zorluklar : evlenen erkeğin evlenene kadar canını çıkardıklarından ileride bunun aralarında sorun olması çok olası.

> evlenen kızın erkekten adeta bir cennet hayatı yaşatmasını beklemesi. en çok , en başta kullanılan cümlelerden birisi şu; ''beni mutlu edebilecek misin?'' hayır şu soru bir garabet. karşısındakinden böyle bir şey bekleyebiliyorlar. beraber mutlu olabilme değil de erkek mutluluğu hazırlayıp paketleyip hizmetine sunacak o da ömür boyu kullanacak! tabi evlenme öncesi damat adayı da bu sorulara olumlu cevap veriyor , ne demek ömür boyu mutluluğu garanti etmemek ? öyle olmadığını görünce sorun oluyor sanırsam.

> aile-akrabaların müdahaleleri.

hiç yaşamadım ama çevremde az değil boşananlar.

he, unutuyordum. evlenmesi gereken beyefendi insanları evlendirmemek.
devamını gör...
-iyi gün-kötü gün birlikteliğinin unutulması.

-bencillik daha doğrusu ben merkezli yaşam.

-mutluluğun ağaçta bittiğinin zannedilmesi.

-ekonomik isteklerin bir müslümana yakışmayacak boyutlara ulaşması. lüks ve israfın ihtiyaç addedilmesi.

-insanların bir aile kuracak sorumluluğu bulamayacak kadar aciz kişiler haline getirilmesi.

-çocuk sevgisi ve çocuk yetiştirme yeteneklerinin her geçen gün azalması.

-yalnız yaşamın sürekli kutsanması. -ki islam cemaat dinidir. aile de en küçük cemaattir.-

gibi sebepler.
devamını gör...
ego;

hayatta sadece kendi ve kendi istekleri doğrultusunda yaşamak, sadece kendini düşünmek, paylaşımcı ve fedakar olmaktan kaçınma. en iyi benim hepinizden en iyisi tarzı yaklaşım.

aşırı baskıcılık;

bensiz nefes bile alamazsın seviyesinde, attığın adımdan haberim olacak, ben yat diyince yatıcan, kalk diyince kalkıcan, kapımda köpek olacan tarzı yaklaşımlarda bulunmak.

aile kavramını yanlış anlamak;

ben çocuk doğurup o sorumluluğa giremem, ben sürekli çalışıp sana yetişemem, her akşam kim uğraşaçacak yemek yapmakla, off yine mi annenler gelecek, küfürlü tartışmalar, saygısızlık ve beraberinde sevgisizlik.

evliliği mutluluk balonu sanmak;

evli olunca hep mutlu olacağız, derdimiz, sıkıntımız olmayacak eğer olursa ben yanında yokumcu yaklaşım. iyi günü hatırlayıp kötü gün beraberliğini unutmak.

devamını gör...
erkekler şöyle kadınlar böyle diyerek bir sonuca varılamayacak sebeptir. şu anda evlenen nesil bir geçiş nesli. bu neslin anne babasının evlilik içi ilişkileri, görev ve sorumluluk paylaşımları ile günümüzün dayattığı roller arasında uçurum söz konusu. bir üst nesilde kadının ezildiği, daha doğru bir ifade ile kadının fazla söz hakkı olmadığı bir ilişki mevcut. bu yapı erkeği rahatsız etmiyor. hatta erkek çoğu zaman babasının yaşadığı gibi bir evlilik beklentisinde. ama diğer tarafta evliliğinde ezilmiş anne kızını büyütürken sürekli sen öyle olmayacaksın psikolojisiyle yaklaşıyor. bu sefer kızlarda da ev işleri konusunda haddinden fazla bir reaksiyon gerçekleşiyor. bu işin dengesi bir kaç nesil sonra oturacaktır muhtemelen.
devamını gör...
evlilikte günümüze bağlı olarak şekillenen ve değışen aslolan rollerin değişimi.evliliği yürütecek sabır ve hoşgörünün insanlar arasında dahi kalmaması
devamını gör...
boşanmış bir birey olarak şunu söyleyebilirim: aslında çiftler boşanma konusunda isteksiz davranmaktadırlar. çünkü severek ve isteyerek evlenmişlerdir. ancak gerek evlenme aşamasında olsun ve gerekse evlilik hayatı boyunca karı ve kocanın aileleri çiftin ilişkilerine gereğinden fazla müdahil olmaktadır. bu durumda da iki taraf da ister istemez gerilmektedir.
bu süreçte erkekler biraz daha sabırlı davransalar da kadınlar o kadar profesyonel hareket edememektedirler. kadınlar annelerinin etkisi altında kalarak kocalarının üzerlerine gelmeye başladıklarında yarık genişleyerek uçurum halini almaya başlar.
malesefki ülkemizde annelerimiz haklarını helal etmeyeceklerini söyleyerek evlatlarını tehdit de etmektedirler. cendere içerisinde kalan çiftler en sonunda şiddetli tartışmalar yaşamaya başlarlar.
hele bir de çocuk varsa dramın en büyüğü yaşanır.
devamını gör...
bakire olmayan kadınla evlenmeyi kabul edip daha sonra sözde içime sindiremiyorum diyen erkekler gidip karısını aldatıyor. tabi kadınında eli armut toplamıyor bu arada. iş arkadaşım olsun, okul arkadaşım olsun çoğu bu sebepten boşandı. ne demişler davul bile dengi dengine öter. araba motoru ile uçak motoru bir olmaz.
devamını gör...
evlenirken amaç birliğinin sağlanmaması, ne amaçla evlendiklerini çiftler kendi aralarında netleştiremedikleri için yuva ortasından çalıyor. ne olursa olsun bu evliliği bir aile olarak sürdürme gayesinde olan evlilikler pek ala kendini korumayı başrıyor. bekarlıkta her şey evlenilecek kişinin bulunması ile bitiyor sanılıyor lakin asıl büyük mücadele evlendikten sonra başlıyor.insanlar gün oluyor ki aynı evde doğup , büyüdükleri kardeşleri ile bile anlaşamazken lakin bu durumu katlanıp baba evinde dururlarken evlendikten sonra başka bir kültürle büyümüş kişiye karşı daha toleranslı davranıp kestirip atmadan evvel ne için birleştiklerini çokça kez tekrar tekrar düşünmelidirler. kendi ailemizden veya diğer ailelerin büyüklerinden çoğu kez işitilmiştir biz ne çileler çekip bu aileyi bir arada tuttuk diye. emek olmadan yemek olmuyor en ufak veya katlanılmaz şeyde tüm yollar denemeden hazır cevap şeklinde boşanmadan bahseden kişi zaten evlilik kurumunun zihniyetini hiç anlamamış demektir.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar