brooks was here

shawshank redemption dan bir sahnedir..kendinden baska birseyi kalmamis bir adamin dunyaya biraktigi bir hatiradir.insana kroseyi sert bir sekilde atar filmde bu sahne...
devamını gör...
bir benzerini üniversite 1. sınıfta kaldığım yurdun ranzasına kazımıştım. 7 yıl geçmiş üzerinden. dün gibi aklımda. "buradan kurtulacak mıyım acaba" dediğim zamanı unutamıyorum.
kurtuluyor insan hatta unutuyor da. zaman su gibi akıp gidiyor.
devamını gör...
dünyaya yabancılaşmanın tarifidir. yeryüzünde size ait, ya da sizin ait olduğunuz hiç bir şey kalmamıştır, dünya tümüyle yabancıdır, yaşamak için hiç bir motivasyon yoktur ama yine de, ben buradaydım, vardım, kimsenin umurunda olmasa da buradaydım çığlığına ihtiyacı vardır insanın.
devamını gör...
yıllar yılı zindanda geçen zaman ve bu süreçte hapishanenin insanın evi, dışarısının ise zindan haline gelmesi. siz içeri girdiğinizde dışarısı için duraklat düğmesine basılmamıştır. zaman akıp geçmiş, hayat sizin bıraktığınız yerden çok farklı noktalara gelmiştir. bir zamanlar aşina olduğunuz sokaklar size yabancı iken o sokaklardaki yeni ve yabancı simalara ise siz istenmeyen yabancı olmuşsunuzdur.

durum her ne kadar ajite olsa da brooks salaklık yapmıştır. intihar etmek yerine bir suç işleyip hapse geri dönebilirdi.
devamını gör...
yarım asır boyunca shawshank hapishanesi'nde mahkum olarak bulunan brooks gün gelir tahliye olur. ama artık arkadaşlarının tabiriyle hapishanede kurumsallaşmış, bütün düzenini oraya kurmuştur ve tahliye olmak onun için ödül değil, cezadır. bu nedenle de çıkmamak için arkadaşının boğazına bıçak dayar ve orada kalmak ister. ama diğer arkadaşları onu ikna eder ve arkadaşını bırakır. gün gelince de tahliye olur.

fakat çok genç yaşta dışarıdaki hayattan kopup cezaevine giren brooks, artık 80'li yaşlarındadır ve dışarıdaki hayat doğal olarak oldukça değişmiştir. en basitinden onun cezaevine girdiği dönemde çok az sayıda araba varken, çıktığında her yer araba doludur ve hatta karşıdan karşıya geçerken ezilme tehlikesi atlatır. brooks sudan çıkmış balık gibidir ve adeta bir tutunamayandır dışarıda.

bir markette çalışmaya başlar ama marketin müdürü ona kaba davranır. brooks hem patronunun kabalığı, hem de yaşının getirdiği dezavantajlar sebebiyle oldukça zorlanmaya başlar çalışırken. hapishanedeyken beslediği kargasını çok özler ve dışarıdaki kargaları gördükçe aklına hep hapishanedeki kargası gelir. brooks pes etmeye karar verir ve intihara yönelir. kaldığı evin duvarında bir yere "brooks was here" yazar ve hayata bıraktığı tek iz belki de bu olur.

ama gelin görün ki bu cümle de sosyal medya bağımlısı özentiler tarafından her yere kendi isimleri ile yazılır. şairleri, yazarları tanımayıp, kitap dergi okumayıp ve sağda solda gördükleri bazı kitap cümlelerini ve dizeleri oraya buraya kopyalayıp yapıştırdıkları yetmez gibi, bu filmi de izlemeyip (izlese de muhtemelen hiçbir şey anlamayacaklardır ya) bu cümleyi yazıyorlar oraya buraya. öyle ya, hayata iz bırakacaklar.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar