bu nasıl iş

what can i do sometimes iken soğuk ya da soğumuş kahveler küstahça burnumda tütmeye yeltendiklerinde kim bilir kimlere niçin fırlattığım şiruken nazarlarım kaderin ağlarını örmesine muhalefetten zaman mezbahasında kederine terkedilmiş bir çift umut dolu beceriksiz adımla korkaklığı arşınlayan çarpık bacakların kıyak ayakları çelmeleri ayıklaya durup dururken sonra neden bir düğüm attık mekanla zamana bu nasıl iş?
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar