bülent akyürek

tasavvuf beslenme değil, diyettir. 200 kilo adamlar var ama tasavvuftan beslendiklerini söylüyorlar. 44 kilo, sıfır beden bir faniyim, takdir sizlerin.

susmak zikirdir. dünyaya üç günlüğüne gelip öleceğini bilen zibidi insanoğlu, bir kez lanet kafasını kaldırıp gökyüzüne baksa boyunun ölçüsünü alacak ama...

önümüzdeki yıl kişisel gelişim kitaplarını bombalamayı düşünüyorum. insanlar dik durunca, gözlük takınca, ayak ayak üstüne atınca başarılı olacaklarını bu kitaplardan öğrendiler. batının bu alçak kitaplarını bir bir kendi kafalarında paralayacağım inşallah! kişisel gelişim kitapları hepimizi dinden, imandan çıkardılar. dinde dik drumak, dik gezmek, kibir yasaklanmıştır ama kişisel gelişim kitapları bunları öğütler. islam'da üstünlük takvadadır fakat kişisel gelişimcilere göre karizmadadır... kitabımın adı "pozitif olun eşek sıpaları" olacak. ulusalcılar gibi saç uzatıp ortalarda zıplamıyorum, batının zehirli fikirlerine panzehir üretmekle meşgulüm..

iyi laflari calmaktan cekinmem,
onlari ben tespit edip yakalamazsam uzaya ucarlar,
buna cok üzülürüm.."

normal olacagim diye bir kural yok.
kendi koydugum kurallara saygi duyarim.."


pire icin yorgansiz yatarim,
yorgani satar pire beslerim,
besledigim pireyi satar tekrar yorgan alirim,
böylece pire sosyallesmis olur.."
devamını gör...
amerika'nın uydu sistemleri bizim elimizde olsaydı, milletin evini, ırzını gözetlemek yerine, dünya'da kim ekmeksiz kalmış kim ihtiyaç sahibi olmuş onu araştırır onları izler ona çözüm üretirdik , bizler adalet timsali hz. ömerlerin mirasçısıyız diyen güzel abimiz. ismet özel'le bir zamanlar ters düşmüştür.
devamını gör...
güneşli bir pazar günü kurtuba da tanışarak beraber çay içtiğim, yerelden evrensele ulaşma planlarına dahil olabileceğim şahsiyet. hadi hayırlısı. içimizdeki öküze ingilizce nasıl oha deriz?
devamını gör...
içinizdeki öküze oha deyin kitabındaki düşüncelerini beğendiğim ancak serdar tuncer'in programına beraber katıldığı pop şarkıcısıyla kendisini aynı karede görünce sen de mi bülent ağbi demekten kendimi alamadığım zat.
o, nlp'cilerin ipliğini pazara çıkaran re nlp'cidir.
devamını gör...
tanıdığım en yeteneksiz yazar. her seferinde kitaplarını, isimlerine aldanıp alıyorum, her kitabı elimde mevcut ve fakat henüz okunmaya değer bir cümlesine rastlamadım diyebilirim. kitap isimleri yaratma dehası... boş cümleler fabrikası.
devamını gör...
"neden namaz kılarken mozart dinleyemiyorum? neden her zaman makarna yemek zorundayım?" sorularını sorduğu için jurnal dergisi mgv'den kapatılma tehditi almış olan yazar. yıl 1996.
devamını gör...
--- alıntı ---

"Kişisel gelişim; karşımızda bizden beceriksiz, bizden akılsız ve yeteneksiz ama konumu ya da serveti büyük bir salağa gaz vererek övme sanatıdır!"
“Kişisel gelişim kitaplarının en büyük tehlikesi, insanın nefsî istek ve arzularına yenilerek onlara hizmet etmesi, onların dilediklerini yerine getirmek için çabalayarak başka insanların yaşam haklarına kibar barbarlar gibi saldırmasıdır."
sözleriyle kişisel gelişim kitaplarına farklı bir boyut kazandırmış yazardır.


işte kitaptan dikkati çeken bir kaç paragraf daha ;

Ulan cüceler, kalkın ve içinizdeki devleri uyandırın
Niye? Yoksa açlıktan ölecekler. (Bunu laf olsun diye dillendirdim. Belki gelişime vesile olur

Kişisel gelişim dininin beynamaz müdavimleri şunlara dikkat ederler:
1. Asla kaybetme.(Kaybetmeyen olmazsa kim kazanacak? Burası şüpheli. En iyisini kişisel gelişimciler bilir.)
2. Asla elindekiyle yetinme.(Niye? Canım elindekini bir yerlerine koyuver de boşluk nasılsa doldurulur.)
3. Edindiklerine şükretme; çünkü onları kendi auranla kendine çektin.
4. Sakın ikinci olma.
5. Kulluk yapma.(Bunlar Allah’tan başkasına kulluk yapma derler; ama Allah’a da kulluk yapmazlar.)
6. Aciz olduğunu sakın aklına getirme.

*****


Az buçuk bir huzurumuz vardı, onu da kaçırdılar. Bu kişiselciler, insanın renkliliğine de dayanamıyorlar. Çünkü bunların öğretileri sayesinde piyasada küçük çaplı insan kalmayacak. Olacak şey değil ya neyse! Adam oturmuş sofrasına, önünde bir çanak çorba. Kuru ekmeğiyle onu yedikten sonra Rabbine şükürler ederek yatağına girip uyuyacak. Hooop! Ne oldu? Buna müsaade edemem, diye bir kişisel gerilimci ortamı hemencecik geriveriyor.
- İnanmıyorum ya, sen bu olamazsın! Bu bir çanak çorbayı içip seni bu hallere düşüren tanrına, kaderine boyun mu eğiyorsun?
Fakir gariban soruyor:
- Ne.. ne...ne... ne yapayım peki?
- Çık ve daha fazlasını iste, kaderine razı olma, içindeki devi uyandır, içindeki canavarı körükle azizim. Haa, şu elimdeki kitabı da al ve hemen oku.
Evet, kişisel gelişim piyasası böyle işte dostlar. Bir yiğit adam çıktı ortaya ve çorbasını içen garibana taa derinlerden seslendi:
- Ey çorbasını kaşıklayan fakir kardeşim! Çorbanı iç ve hâline şükret. Beterin beteri var. Senin içtiğin çorbayı içmek için Vehbi Koç neler neler vermezdi
--- alıntı ---
devamını gör...
bir daha dünyaya ne olarak gelmek istersiniz sorusuna ;

-ahmetdinejad'ın karısı olarak gelip,ona milyonlarca çocuk vermek isterim..

diye yanıt veren,itin biri kitabı dışında bütün yazdıklarının altına imza atabileceğim,kahveden çıkmaması gereken kişi!

umarım hacı olur...

seni seviyoruz ağzını doldura doldura söven adam!
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar