bülent korkmaz

büyük kaptandır. galatasaray da yeri büyüktür. taraftarın gönlündeki yeri büyüktür. gerçek galatasaraylıdır. fakat her iyi oyuncu iyi teknik adam olacak diye bir kaide de yoktur. örneklerini çok gördük. hasan şaş'ı kurtarıcı olarak maça sokan bi adam teknik düşünüyor olamaz arkadaşı diye tutuyor besbelli. keşke kendisini geliştirip de gelseydi yuvasına o zaman çok farklı olurdu. haa şimdi gidecek belki ama eminim yuvasına tekrar dönecektir ilerde.
devamını gör...
hasan şaş'ı galatasaray taraftarının gözünde vezirlikten rezilliğe iten teknik adamdır. aslında en büyük kötülüğü kendine değil duba kıvamına gelen hasan şaş'ı oynatarak tıpkı kendisi gibi galatasaraylılığından zerre kadar şüphe duyulmayan bu futbolcuya yapmıştır. ha ne oldu şimdi ? 1996'dan beri bu takımda olan yani 13 senedir aralıksız takımın formasını giyen hasan bu gün istenmeyen, yuhalanan adam oluverdi. tebrik ederiz seni büyük kaptan !! ayrıca hamburg maçlarında semih kaya'ya güvenmeyip kewell'ı defans oynatan büyük kaptan ne hikmetse ankaraspor maçında emre aşık'ı oyundan alıp koskoca defansı bir tek semih'in kontrolüne bırakıyordu ? ne değişti 1 ayda ? anlayabilen, anlatabilen büyük kaptan'ın teknik adamlığını çözen beri gelsin.
devamını gör...
bülent korkmaz'a küfür edip istifaya davet edenler galatasaraylı değildir. başarılı olup olmaması, iyi td olup olmaması başka meseledir.

amma velakin bülent korkmaz'a küfür etmek 25 yılını sarı kırmızı ile geçiren bir efsaneye haksızlık etmekten daha ötedir.

galatasaraylı değiller.
devamını gör...
96 değil, 98-99 sezonunda 5 milyon dolar bonservis bedeli ile ankaragücünden gelmiştir hasan åžaş galatasaraya...

saha içi olayları göreceledir, tartışılır. lakin somut verileri dahi bilmeyenlerle tartışmak luzumsuzdur.
devamını gör...
10 sene önce galatasaray'a gelen futbolcusunun geliş süresini ve transfer bedelini aradan seneler geçmesi ötürü tam olarak hatırlayamayan bir taraftarın taraftarlık vasıflarını tartışan ve büyük kaptanın teknik kabiliyetini tartışmanın yıkılmaz bir tabu olarak gören bünyelerin büyük kaptan'ın teknik direktörlük sürecinde neler yaptığını bir kere daha irdelemesi sözkonusudur. eğer taraftarlık futbolcuların takıma geliş, kontrat süresi gibi detaylarla ölçülüyorsa ben deniz senelerce 3-4 saatlik yolu, yorgunluğu teperek tribünleri aşındıran, sesimiz yırtılırcasına takımını destekleyen, maçlara gidemediği zamanlar en önemli randevularını hiç düşünmeden erteleyen bir ''şahıs'' olarak taraftar değilmişim de haber yokmuş vay be ! neyse büyük kaptanımızın hemen karnesine bakalım

erciyesspor 1 - 1 fenerbahçe
bursaspor 0 - 0 erciyesspor
erciyesspor 1 - 0 ankaraspor
kayserispor 1 - 0 erciyesspor
erciyesspor 1 - 0 manisaspor
gaziantepspor 0 - 1 erciyesspor
erciyesspor 2 - 0 denizlispor
beşiktaş 1 - 0 erciyesspor
erciyesspor 0 - 1 trabzonspor
galatasaray 0 - 1 erciyesspor
erciyesspor 0 - 1 ankaragücü
konyaspor 1 - 1 erciyesspor
gençlerbirliği 1 - 2 erciyesspor
erciyesspor 1 - 1 çaykur rizespor
sakaryaspor 1 - 2 erciyesspor
erciyesspor 0 - 0 antalyaspor
sivasspor 2 - 1 erciyesspor


konyaspor 0 - 1 galatasaray
galatasaray 2 - 1 bursaspor
trabzonspor 2 - 2 galatasaray
galatasaray 0 - 1 eskişehirspor
gaziantepspor 0 - 1 galatasaray
galatasaray 0 - 0 fenerbahçe
büyükşehir bld. 0 - 1 galatasaray
galatasaray 1 - 1 ankaraspor


yani neymiş ? çanakkale geçilmezmiş. dikkatlerden kaçmadığı üzere hep tek farklı galibiyetler.. tamamen gol atıp üzerine yatan küme düşme potasındaki takıma uygulanan taktiklerin koskoca galatasaray'a uygulanmasıymış kaptanımızın taktik stratejisi. zaten kimse küme düşme potasındaki erciyes takımından manchester united ya da chelsea gibi top oynamasını bekleyemez. hatta hiddink'i getirip erciyes'in başına koysan kaptandan beş beter eder ondan çok daha önce küme düşürürdü. önemli olan teknik beceriden ziyade takıma göre taktik oturmak ve elindeki futbolcunun kumaşını bilmektir. dün erciyes'te ahmet'e, mehmet'e uygulattığın defans anlayışını bu gün harry kewell'a cassio lincoln'e uygulatırsan hem kendin'i hem futbolcuyu kaybedersin.. kewell bülent geldikten sonra nerelerde acaba ?

sözün özü şudur ki sabri, arda, hasan, şükür ne kadar galatasaraylı ise bülent'te o kadar galatasaraylıdır. hiçbir şahıs ya da hiçbir kişi dün yaptıklarından ötürü bu gün yaptığı başarısızlıkları eleştirmeme hakkını elde edemez. kimse burda büyük kaptan'ın futbolculuğunu, karakterini, inanılmaz başarılardaki emeklerini tartışmıyor zaten ayrıca küfür edende yok. zaten yıllarını bu takıma vermiş böyle bir emektara eleştrinin dozunu aşıp küfür eden birileri varsa o ali sami yen'de değil başka tribünlerdedir. aklı başında hiçbir galatasaraylı'da kaptana küfür edemez. söz konusu olan kaptan'ın ne kadar teknik direktör olduğu ve sahip olduğu vizyonu takıma nasıl yansıttığıdır.

devamını gör...
tartışılan kimin ne kadar taraftar olduğu değildir. iddialı cümleler kuran bünyelere iddiasının yanlış olduğunun hatırlatılmasıdır. mesele tribüne gidip gelmek ise, 3-4 saatten fazladır yaptığım yol...burdanda ekmek çıkmaz.

erciyes zaten küme düşme potasındaki bir takımdı. o takımla hücum oynamak zaten mümkün değildi, geçelim.

bu güne gelirsek, kocaelinden 5 yiyen bir takıma geldi korkmaz, unutmamak gerek... geldiğinde servet ve emre sakat, meira ise satılmıştı. mehmet topal ise oynayalı şurda2-3 maç oldu. elde kalan tek stoper 36 yaşındaki emre aşık. şimdi stoperi olmayan, ön liberosu yeni yeni kendine gelen bir takım var hali hazırda. tribünden seyredildiğine göre takımın fizik gücünün berbat olduğunu ayrıca belirtmeye gerek var mı bilmiyorum...dediğim gibi işin bu yönü çok su kaldırır, herkesin söyleyecek bir şeyi vardır muhakkak.

hulasa, ne sabri ne arda ne hakan şükür ne de hasan şaş bülent korkmaz kadar galatasaraylı değildir.


devamını gör...
galatasaray'ı oynattığı çağ dışı futbolla heder etmiş, lincolnü paslandırmış, teknik direktörlükten zerre kadar anlamayan yine de herşeye rağmen büyük kaptanlığından hiçbirşey kaybetmeyecek adam. meğer sen neymişsin be skibbe
devamını gör...
geldiginden beri gideni ararım. takımın en iyi yaptıgı hucum oynama iken zatın sayesinde o da tarihte yerini almıstır. nedir bu takımın taraftarının cilesi.
devamını gör...
bir galatasaraylı olarak gelmesini istemediğim teknik direktör. bilmiyor adam bilmiyor gerçekten olmaz böyle şey. adam bir tane atıp yatayım taktiğini benimsemiş 1 gol oluyor çekil çekil çekil. çekil de nereye çekil atmayana atarlar.
devamını gör...
başarılı teknik direktörlüğün çok ciddi bir tecrübe, eğitim ve kapasite meselesi olduğu gözler önüne sermiştir. televizyon başındaki sıradan futbol izleyicilerinin bile aklına gelmeyecek; en anlamsız, en amatör taktikler ve oyuncu değişiklikleri ile taraftarı çileden çıkarmaya devam etmektedir.
kendi kredisini eksiye doğru sürüklediği yetmezmiş gibi, hasan şaş ve ümit karan'ı da madara etmektedir. bırak bari onlar taraftarın gözünde saygınlıklarını kaybetmesinler. yetmezmiş gibi, lincoln'de yaptığı hatayı, şimdi de baros üzerinde denemektedir. nonda gibi bir gol beceriksizi sahadayken, gol kralı baros'u oyundan almak nasıl bir futbol dehasıdır akıl sır ermiyor. taraflı tarafsız tüm futbol izleyicileri, lincoln baros kewell üçlüsünün ayrılmaması gerektiğini, sahada gezseler dahi rakibe korku, takıma cesaret verdiklerini biliyorlar ama bülent hoca ne hikmetse anlayamıyor.
bu adamları bırak oynasınlar, sen gölge etme yeter bülent hoca!
devamını gör...
haksız yere büyük tepkiler alan kişidir, sezonu çok şanssız bir maçla(hamburg 2-3) ile moral olarak zaten noktalamıştı galatasaray, kaptan bile bunun önüne geçemedi, üstüne üstlük lincoln denen kişiliksiz futbolcu ile olan kavgasında yönetimin lincoln'den yana olmasıyla ister istemez kadroya aldı onu,kewell ve arda'nın günden güne düşen performansı, stoper şanssızlığı derken takımda güven verebilecek bir iki oyuncu kalıyordu(baros- ayhan).büyük kaptan'ın bu aşamadan sonra tabi ki hataları oldu ki en büyük hatası hasan şaş'taki ısrarıymış gibi duruyor-hasan da manen çökmüştür buna emin olabiliriz-.
bu kadar isteksiz oynayan futbolcu sürüsünün yanında omzu çıkmış halde maçı tamamlayan, tekmeye kafa uzatan kaptanımıza vefasızlık yaptığımız açık.metin oktay'ın izmirspor'dan aldığı milyonluk teklife karşılık galatasaray'dan vazgeçmeyeceğini şu güzel cümleyle anlatmıştır ki bu cümle şuanki duruma da uygundur:

(bkz: bizi sevenlere ihanet etmeyelim baba!)
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar