çağdaş yaşamı destekleme derneği

iran'ın en büyük sivil toplum kuruluşŸu. "ya şŸeriat, ya felaket" sloganını kullanırlar. islam dışŸı tüm sistem, felsefe, yaşŸam tarzı ve ideolojileri çağŸdışŸı kabul ederler.
devamını gör...
kadınlar için çarşaf ve peçe resmi kıyafetleridir. kamusal alanda saçınızın bir telini gösteremezsiniz. erkeklerde aksesuar sarık ve sakaldır.
devamını gör...
ergenekon'un son dalga operasyonunun odağında bulunan çydd'den burs almış vanlı öğrenci, çydd'yi anlattı. söyledikleri çarpıcı...
ergenekon operasyonuyla tekrar gündeme gelince, geçmişte türkan saylan'ın genel başkanlığını yaptığı çydd'den burs alan ve pişman olan öğrenciler, maillerle derneğin gerçek yüzünü gözler önüne seriyor.

işte çydd'den burs almış bir öğrencinin ağzından şok eden gerçekler...

"merhaba ben kh.

güvenlik nedeniyle soyadımı, oturduğum ili ve okuduğum üniversite hakkında bilgi vermek istemiyorum ama memleketim van'dır. üniversite son sınıfta okuyorum. 2 gün önce medyadan çydd'ye karşı ergenekon operasyonun yapıldığını öğrendim. çydd ile ilgili bir kısım medyada eğitim gönüllüleri oldukları ve öğrencilere burs sağladıkları, özellikle kız çocuklarının eğitimi için çaba harcadıkları yazıyordu. bir kısmında da çydd'nin misyonerlik faaliyetlerinin mit ve genelkurmay raporlarıyla sabit olduğu haberleri vardı. ben de bir ara çydd'den burs almış birisi olarak bu çydd'nin gerçek yüzünün ortaya çıkması için bilgi verme ihtiyacı hissettim ve bu maili göndermeye karar verdim.

ben van'da liseyi bitirdikten sonra üniversiteyi kazanıp geldiğim de maddi durumumuz kötü olduğu için çok zorluk çekiyordum. aynı sınıfta okuduğumuz bir arkadaşım vardı. o çydd'den burs alıyordu bende onun gibi alabilir miyim diye onunla konuştum. o da bana sen doğulusun sana kesin verirler diyerek cesaretlendirdi. ben de onların bulunduğumuz yerdeki şubelerine gidip görüşmeye karar verdim. hakikaten beni çok sıcak karşıladılar. sen merak etme sana her türlü yardımı yapacağız, para, kalma konusunda bize güven dediler.

bir süre sonra bana bir ev gösterdiler burada kalabilirsin dediler ve burs da bağladılar. evde kızlarla erkekler beraber kalıyorlardı hatta odalar da bile karma şekildeydi. evde 5 kişi kalıyordu. evin 3 odası vardı, 2 oda da kızlı erkekli kalınıyor diğer kalan küçük odada da bir kız yalnız kalıyordu ancak zaman zaman eve farklı erkeklerle geliyor ve beraber kalıyorlardı. çok gece onların kahkahalarından ve gürültülerinden uyuyamadığımı bilirim. evde temizlik anlayışı pek yoktu.

zaten herkes kafasına göre takılıyor istediği zaman girip çıkıyordu. ben de bir kızla aynı odada kalmaya başladım. o da doğuluydu. onu iki yıl öncesi alıp oraya getirmişler ve burs vermeye başlamışlar. yani iki yıldır onlarla berabermiş. kız bana hiç aklından bir şey geçirme benim gözüm dışarıda dedi. tabi bu durumlar benim aile yapıma tersti. verdikleri bursun bir kısmını sosyal etkinlik için kesiyorlar ve katılmak zorundasın diyorlardı.

parti gibi yapılan ve kırmızı şarap içilen bu etkinliklerde, sohbet grupları kuruluyordu. bu gruplarda konuşmalara geçilmeden önce, filipeliler, markos diye biten ve numaraların okunduğu metinler okunuyordu. sanki böyle din dersi gibi sohbetler oluyordu ama ben ilk zamanlar onları pek anlamıyordum. taki 5. toplantıda bunların incil'in bölümleri olduğunu ve oradan bir şeyler anlattıklarını anladım.

ben bazen memleketten kalma alışkanlık cumalara giderdim. cumaya gittiğimi fark eden kız arkadaşım yani oda arkadaşım benden bir süre sonra rahatsız olmaya başladı ve galiba başkalarına söyledi. daha sonra baskılar başladı ve bunu bırakmamı aksi takdirde bursu keseceklerini ve evden çıkaracaklarını söylediler.

ben maddi olarak çok zor durumda olduğumu benim kimseye bir zararımın olmadığını neden böyle davrandıklarını anlayamadığımı söyledim ancak onlar kararlılardı. çok zor durumda olduğum için tamam dedim ve bundan sonra cumaya filan gitmeyeceğimi söyledim. ben böyle söz verdikten sonra bursu kesmediler ancak tam güvenemedikleri için bazen cuma zamanlarında beni çağırıyorlar, görüşmek istiyorlar, böylece beni kontrol etmiş oluyorlardı. o sene böyle gitti.

ikinci sene yine evde kalmaya devam ettim ve bursumda devam ediyordu. gittiğim ilk sene ramazan geçtiği için oruçla ilgili bir sorun olmamıştı ama ikinci sene ramazan geldiğinde yine bursu kesecekler korkusuyla oruç tutmayı aklımdan bile geçiremedim. maddi olarak onlara ihtiyacım olduğu için onların her dediğine evet demek durumunda kalıyordum. ben böyle davranırken bir gün van'dan teyzem enişteyle beraber tedavi için buraya geleceklerini ve benim eve de uğrayacaklarını söylediler.

ben direk yok diyemedim ama kabulde edemiyordum. gelmemeleri için çarem yoktu, engelleyemedim. teyzemler gelip onlarda teyzemleri gördüklerinde şok oldular, buz kesildiler. teyzem bizim oralardaki normal kadınlar gibi kapalıydı. ancak bundan onlar hiç hoşlanmadılar ve iki gün sonra senin bize faydan olmaz, sen bize uygun değilsin diye beni evden çıkardılar ve bursumu da kestiler.

işte çydd'nin gerçek yüzü budur. ne eğitim meraklısı ne de yardımseverdirler. kendi amaçları için insanların zaaflarından faydalanarak kendi amaç ve hedeflerine ulaşmaya çalışan bir dernektir. bunu da şundan biliyorum. hemen hemen ayda bir okuduğumuz okuldaki hocalar ve öğrenciler ile ilgili tüm bilgiler bütün teferruatıyla yazılırdı. bunlar odasında tek başına kalan o kız arkadaşımız organize ederdi.

bu kız hiçbir kural tanımazdı, hatta ben cumaları bıraktıktan sonra ödül olarak olduğunu anladım, benimle. cumhuriyet yürüyüşlerine gitme işini de o ayarlıyordu. åžehir dışına giderken otobüs bileti için falan biz para vermiyordu. zaten böyle harcayacak kadar durumumda iyi değildi. ayrıldığım sene o mezun olmuştu, o sonra ben ona ilgi gösterince bana, orada kal ben kaymakam karısı olacağım dedi.

bazen kendimden utanıyorum. ama o zaman maddi olarak çok zor durumdaydım. mecburdum. ben kimsenin kötülüğünü istemedim. onlardan korkmuyorum. çünkü korkak olduklarını biliyorum. ismimi yazmıyorum çünkü bu defterin kapanmasını istiyorum. ama bunların çirkin yüzünü herkes bilmesi lazım.

bu mailimi yayınlarsanız, halka yarar sağlamış olursunuz. gençler içinde bulundukları zor durumlardan dolayı tuzağa düşürülmesinler."
http://www.aktifhaber.com/n...
devamını gör...
üniversiteye ilk geldiğimde bana özgür gündem okuyormusun demişti bu vakıftan bir hoca.bende hayır demiştim.okuysaydın sana burs verecektim demişti.höööönnnkkkk diye kalmıştım yerimde.
devamını gör...
çağdışı yaşamı dikte derneği (ör: kuleli askeri okulunda okuyan erkek öğrencilere en iyi kızları ayarlama olayı, kızlardanda fedakarlık isteme olayı)
devamını gör...
çağdaşlıktan zerre kadar nasiplenmemiş görünüşte atatürkçü, perde arkasında ateist misyoner otlarıyla harmanlanmış dernek.
devamını gör...
kurucu başkanının hastalıktan başını bağlamasını bile fırsat bilip laf sokturmaya çabalattıracak kadar düşmanlarını düşüren dernek.
devamını gör...
"nemene şeydir." sevgi der! can yücel! sevginin tanımının, insana olan etkisinin nasıl karışık, kompleks olduğunu ifade ederken.

malesef çağdaşlığın tanımı ve getirdikleride genel çerçevede açık seçik belli iken güzel ülkemde nasılda belli bir zümrenin adına türküler yakıp marşlar söylediği bazılarının neredeyse dinselleştirdiği, uğruna her şeyi mübah gördüğü bir hal almış bunun ya da bu yapılanmanın kendi özgürlükleri adına başkasının özgürlüklerini hunharca katledenlerin bayrak edildiği "çağdaşlık" kavramı nemene şey olmuş!

çağdaş yaşamı desteklemek adına bizi biz yapan tüm değerlere savaş açan onları yok etmek adına toplumu açma-germe politikalarına kurban eden bu tür yaklaşımlar ne kadarda acıklı bir halde olduğumuzun en büyük örneği değil midir??? bizi basiretsiz entegre ithal bir yaşam tarzına sürüklemek için gösterilen bu çaba ve gayretin altında yatan sebepleri fark etmek elbette düşünenler için kolay anlaşılacaktır!!! ancak dünyanın neresinde yaşadıkları belli olmayan bu insanlar dünyadan bi haber dünya değerleri adına dünya değerlerini kendi rantlarına alet ederken buna çanak tutanlara ne demeli???

hatırlarım üniversitedeyken bir çok kişi burs için bunların kapısını çalmıştı evrim teorisini, ramazanda yapılan simitli çaylı mülakatlarda sorduklarını duymuştum ne kadar doğru bilemem ama eğer çağdaşlık imansızlıksa, dinsizlikse, insanları maneviyatlarından kopartmaksa hiç kusura bakmasınlar bu ucube isteklerini yiyecek kadar saf değiliz! çağdaşlık diye çığırtkanlık yaptıkları değerlerle nasıl çeliştiklerinide görmek gayet kolay ve acınası, karşıdakini post-modern enayi yerine koymak resmen...

yine hatırlarım bir gün dersteyiz çağdaşlığa dem vuruyor zatı muhterem bir hocam söz döndü dolaştı başı örtülü olmanın çağdaşlık olup olmadığına. ve hocam olacak bu şahsın ağzından duyduğum cümle şuurumu dumura uğrattı adeta! diyor ki zat: "baş örtüsü örtmekle çağdaş olunamazmış!" gözünün üstüne bir kroşe yemiş hale gelen ben gerilen sinirleriminden sayesinde parmak kaldırıp o dakka söz almakta ısrar ettim ve hemen kendimi toparlayarak şunu sordum doğal olarak:" hocam çağdaşlık baş örtüsü takıp takmamak mıdır? yoksa takıp takmama hakkının olması mıdır?" sonuç olarak dışarda sigara içiyor olarak bulsam da kendimi bu rezil ve köhne anlayışa bir nota çakmanın rahatlığı vardı her haliyle...

(bkz: muhafazakar yaşamı kösteklemek)
devamını gör...
uzun bir süre projelerinde yer aldım, bir sürü şeyin peşinde koşturdum, birçok insanla tanıştım, ne orgylerle karşılaştım, ne de fedakarlık yapan kızlarla. iftira çok büyük bir günahtır dikkatli olmak lazım.
devamını gör...
9-10 yaşlarındayken,sinop'daki derneğin şubesi, bodrum kattaydı.tabelası kaldırımın hemen üstündeydi.bilenler bilir.camlarının yan tarafı kaldırım mazgalları vardı.o zamanlar derdim:ne garip bişi hem çağdaş yaşamı desteklemek diyorlar hem de en alt kattalar.**



tek proceleri olarak kardelenler i gözümüzün göz bebeğinin içine sokmuş dernek

devamını gör...
burs için sözlü mülakat yapıldığında çok rahat bir şekilde şuna benzer bir şeyi dernek başkanı mevta söyleyebiliyordu: "otobüsteyim, çarşaflı kadınlar bindi, ağızlarını yüzlerini yırtasım geldi. bıdı bıdı, bıdı bıdı.."
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar