çalışan kadınların 6 kat daha fazla boşanması

istatistiklere göre her 7 boşanmanın 6'sında kadın çalışıyor.
peki sorun kadınların çalışmasında mı, yoksa çalıştırılma yöntemlerinde mi?
her şeye rağmen bu istatistiğe bakan bir erkeğin, çalışan kadınla evlenmeden önce 6 kat daha fazla düşünmesi gerekiyor!


--- alıntı ---

"çalışan kadın boşanıyor."

boşanma oranları daha çok çalışan kadınlar kanadında artış gösteriyor. evlenme kararı alırken en çok dış görünüşe önem veriliyor.
oysa boşanma sebeplerinin başında genel mizaç uyumsuzluğu geliyor. türkiye nüfusunun yarısından fazlasını oluşturan kadınlar
hem daha uzun süre yaşıyor hem de daha çok boşanıyor. boşanma davalarının yüzde 60"ı kadınlar tarafından açılıyor.

boşanan kadınların yüzde 80"lere varan çoğunluğu ise çalışan kadınlardan oluşuyor. profesyonel iş hayatında bulunan kadınlar, ev hanımlarına göre altı kat daha fazla boşanıyor.
boşanan kadınların yüzde 16"sını oluşturan sosyoekonomik düzeyi yüksek grup için evliliğin bitirilmiş olması önemli bir travmaya neden olmuyor.

asıl şaşırtıcı olan ise, "geçimini temin edebilecek kadar" hayat standardına ulaşan kadınlar arasındaki boşanmaların her geçen gün katlanarak artıyor olması.
bu gruptaki kadınlar iş ortamında boşanmış olarak bilinmek istemiyor. boşanma sebeplerini ortaya koyan araştırmalar önemli noktalarda kesişiyor.
...

bkz: http://www.aksiyon.com.tr/aksiyon/haber-10071-26-calisan-kadin-bosaniyor.html
--- alıntı ---

devamını gör...
kahır çekmeme durumudur. toplumsal rollerin değiştiği bir sosyal yapıda gayet normal olan durumdur.

örnek: erkek kişisi 17 yaşında lise mezunu bir kızla görücü usulü evlenmiştir. iki tarafın da gencecik olduğu ve erkeğin babasıyla yaptığı ticaretten elde edilen maddi gelir söz konusu olduğu yıllarda sorun yoktur. gözü açılmamış ve aynı zamanda öksüz olan kadın kişisi bu süreçte 2 tane çocuk doğurmuştur. sonra erkek kişisi babası da dahil olmak üzere tüm maddi geliri eritir ve saçma sapan işlerle bütün aileyi sıkıntıya sürükler. çok 'morali bozulan' erkek kişi, soluğu leş üniversite arkadaşlarının rakı sofralarında ve 'eski maceralar'ının koynunda alır. kadın kişisi de üniversite okumaya karar verir ve kocasının bütün küçümsemelerine ve köstek olmalarına rağmen okuyup bir meslek edinir. kadın çalışmaya başlar ve yeni başlayan kariyerinde hızla yükselir. arada eve uğrayan erkek çok bozulur ve kadına iftiralar atmak ve insanların içinde bağırıp çağırmak suretiyle zulmetmeye başlar. kadın çocuklarına da harçlık vermeye başlamıştır ve okul masraflarını üstlenebilecek durumdadır. harçlık vermek de dahil olmak üzere herhangi bir babalık belirtisi göstermeyen erkeği boşamaktan başka yapılacak bir iş kalmaz ve kadın erkeğe şeyi çeker. erkek bir müddet daha (birkaç yıl kadar) kadına iftira atmak ve işyerine gidip taciz etmek gibi görevlerini yerine getirse de, kadın için problem kökünden çözülmüş olur. kadın yeni bir hayata başlar, erkek bir daha kendisini toparlayamaz. *
devamını gör...
sorun erkektedir! erkeğin libidolusu, kıskancı, bencili ve saygısızının yol açtığı sonuçtur.

kadına şiddet olaylarındaki artışı da kadının istihdama katılmasındaki artışla ilişkilendirilebileceğini düşünüyorum. kadın özgürleştikçe ve güçlendikçe kötü giden evliliğe katlanmak zorunda olmadıklarını sorguluyorlar ve bunun sonucu olarak da yukarıdaki istatistik ortaya çıkıyor.

hatta kadınlardaki çocuklara olan düşkünlük erkeklerden daha az olsa dava açma oranı %85 lere çıkacacaktır.

ayrıca istatistik birde tersten okunduğunda her 7 boşanmanın sadece 1 inde kadın çalışmıyor. çalışmayan kadınların boşanma oranındaki payının düşüklüğünü daha başarılı evlilik sürdüklerinden değil bazı sebeplerden dolayı katlanmak zorunda olduklarından diye düşünüyorum

erkek kaynaklı kötü bir evliliği sonlandırabilen kadınlara derin saygı duyuyorum.
devamını gör...
herkesi kendisi gibi zannedenleri yine ve yeniden ortaya çıkarmış istatistik. hani diyorlar ya kadınlar zorla örtünüyor falan diye. neymiş çalışmayan kadınlar mutlu bir evlilik yaşadıklarından değil de baskı yüzünden boşanamıyormuş. yavrum benim bee, tesbitinizi yiyim ben sizin.
devamını gör...
yazının ana fikri çalışmayan kadınların evliliklerinde mutlu olmadığı değildir. çalışmayan kadınların çalışan kadınlara göre daha eğer evliliği kötü ise katlanmak zorunda kaldıklarıdır.

tespit değil düşüncedir. okumanızı ve anlayışınızı yiyim ben sizin
devamını gör...
olayın mutlulukla falan alakalı olmaması, tamamen hayatta kalabilmeye endeksli olması durumudur. hiçbir şeyinizi yemem ben sizin. *
devamını gör...
artık çalışmayan kadın kalmadığından belki de böyle bir ayrıma gerek yok.

geçen akşam vakti otobüstedeyken teyzenin biri bir telaşlı bir heyecanlı meğer iş yerinden arkadışını görmüş ona burdayım demeye çalışıyor. teyze ama bildiğin teyze hani böyle eşarbı düzgün bağlı pardesüsü ortalama vs...
iş yerinden arkadaş olduklarını önümdeki hanım sayesinde öğrendik fakat o hanımında tepkisi çok hoştu;
kadınlar yaşlı genç fark etmiyor, artık hep çalışıyorlar...

mesele bu; artık hep çalışmakta.
o çalışanların çoğu oku da bi mesleğin olsun koca eline bakma diye diye dilinde tüy bitirmiş annelerin çocukları. aynı zamanda kazandığı parayı evin ailenin parası değil kendi parası olarak gören babanın.
adam çocuğuna reva gördüğünü karısına görmüyor. ilginç. bununla yaşadığınızı düşünün.
fakat bir şekilde sürekli bununla büyüyen bir insanın evlilikle bağının zayıf olması da süpriz değil tekrar fakat diyerek şunu da eklemekte fayda var;
en nihayetinde kimse ben evleneyim de sonra boşanırım demiyor. ayrılmak için bir araya gelmiyor.

boşanmanın sebebini ya da aile içi uyumsuzlukların sebebini sadece çalışan kadına yıkmak her zaman olduğu gibi paçayı sıyırma telaşı gibi duruyor.




edit: imlâ




devamını gör...
aslında "çalışan kadınların 6 kat daha fazla boşanabilmesi" şeklinde görülmesi gereken başlık. kadın çalışınca erkeğin yegane gücünü bölüşüyor, maddi bağımlılığı ortadan kalkıyor. hal böyle olunca erkeğin dangır dungur tavırlarına katlanmıyor.
zaten evlilikte manevi bir bağ yoksa, ortak bir dava, birbirine katlanabilmeyi artıran manevi değerler yoksa evliliği çekmek için bir gerekçesi de kalmıyor.
erkek neden boşanmaz? çünkü günümüz ataerkil toplumunda erkeğin evlenince hayatı kolaylaşır, kadınınki zorlaşır. yani gerçek anlamda evliliği kadın çeker.
devamını gör...
çalışanların kötü giden bir evliliğe katlanmaması veya kendi ayakları üzerinde duramayan bir kadının kötü giden bir evliliğe zorunlu olarak katlandığı sonucu çıkarmak yerine. kadının çalışması evliliğin kötüye götürdüğü sonucunu çıkarmak daha doğrudur. onun için hep derim, çalışan bir kadınla evleneceğime fethullah gülen gibi hiç evlenmem daha iyidir.
devamını gör...
çalışmayan kadın maddi olarak koca maaşına muhtaç olduğundan pekte doğru olmayan bir önermedir. ne kadınlar tanıyorum sabah akşam dayak yedikleri ve aldatıldıkları halde ''ne yapalım mecburuz çocuklara kim bakacak neyle geçineceğiz ? '' diye boşanmıyorlar.
devamını gör...
boşanma olaylarını salt kadının çalışmasına bağlamak doğru değil. çalışan kadın gördüğü eğitim, çevresinin etkisi, vs ile bir donanıma sahip olur. anadoludaki annelerimizden farklı bir dünya görüşü oluşur. bu dünya görüşü onu düşenmeye iter. yaşanan olumsuzluklar karşısında ses çıkarır. bu ses evlilikte şiddetli çıkarsa maalesef boşanmalar yaşanır. asıl sorun bu sesin çıkması değil. yaşanan olumsuzlukların artması. bu olumsuzlukta erkeğin payı olmadığını söylemek büyük haksızlık olur. kadın fıtratı gereği ayna gibidir. kocasından ne görürse kocasına onu verir. sevgi, şevkat, ilgi görmezse size de sevgi, şevkat ve ilgi vermez. boşanmaların artmasını kadının çalışmasına bağlamaktan ziyade eşler arasındaki muhabbetsizliğe bağlamak daha doğrudur. bununla birlikte isteyen çalışan kadınla evlenir, isteyen çalışmayan kadınla evlenir. sen ilgini şevkatini, eksik etme Allah'ın izniyle boşanmazsın...
devamını gör...
çalışan kadın asileşir, haklarını arar ama evhanımı mülayimdir. sesini çıkarmaz. evhanımı boşansa hali yamandır ama çalışan kadın kendi ayakları üstünde durabilir. onun için canı sıkılınca, kafası bozulunca boşanır.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar