camide ayakkabı çaldırmak

#özgürler 

tüm cemaat dağılır siz hala fellik fellik ayakkabı ararsınız.en sonun da hocam ayakkabımı çalmış itneler bi terlik var mı dersiniz hocada size abdest terliğini verir eve şıpıdık şıpıdık yürü yeni ayakkabı giyer terliği geri camiye götürürsünüz.ya da saçma bir anlayışla karşılığında ben de terliği hacılıyorum lan diyebilirsiniz.bu da şahsın ne kadar çok fanteziye meraklı olduğunu gösterir.
devamını gör...
iki hafta önceki cuma namazında başa gelen hadise. namaz öncesi camiye yardım isteyen hocanın telkinlerinden tam etkilenmiş ve güzel bir meblağ bırakmaya karar vermiştim ki ayakkabının durduğu raftaki boşluk yumruk gibi çarptı suratıma.

geçen hafta cumada camiye girerken yeni ayakkabıları bağcıklarından birbirine bağlayıp boksor eldiveni gibi omuzlardan aşağı sarkıttım. her şey iyiydi de hoca safları sık tutun deyince yanımdaki adam beni niye sıkıca tuttu orayı anlamadım.
devamını gör...
tek çözümü eski ayakkabıyla camiye gitmek olan problem. tıpkı telefonla pkk hesaplarınıza girmiş diyerek insanların dolandırılması ki defalarca haberlere konu olmasına rağmen hala aynı tuzağa düşenlerin sayısının hiç de az olmaması hatta profların bile dolandırılması olaylarında olduğu gibi hala bu ayakkabı hırsızlarına ayakkabılarını kaptırmak hiç akıl kârı değil. bizim de başımıza geldi ama camide değil bir bayram günü misafir gittiğimiz evin önünden oğlumun bayramlık ayakkabısı çalınmıştı. esmer vatandaşların çocukları kapı kapı dolaştığı sırada oldu. ihtiyaç sahibi ise helal olsun dedik. yine kapımızın önünden eşimin güzel ayakkabısı kaybolmuştu. sadece eşimin değil apartmanda ki neredeyse 16 dairenin herbiri bir çift ayakkabı çaldırmıştı. öyle bütün ayakkabıları almamış beğendiklerini almış sadece. bir komşu oğluna daha yeni siparişle isviçre den getirttiği ayakkabı için çok üzülüyordu çünkú bayağı meblağ ödemiş o ayakkabıya ama nasipten ćıkmış bir kere. kapının önünde ayakkabı bulundurmak yasak ama kaşla göz arasında birileri ayakkabıları torbaya mı çuvala mı doldurmuş ve ruh gibi kimseye görünmeden sıvışmıştı. önce komşu şaka yapıyor sanmıştık, hatta bozuntuya vermeyelim derken millet ayakkabılar gitti filan diye anlatmaya başlayınca acı gerçek ortaya çıktı. o sırada da apartman boyanıyordu.
devamını gör...
çok kötü hissettiren bir olay. şimdi ben ne yapacağım, eve nasıl giderim (yalın ayak mı gitsem), yeni ayakkabıyı kaça alabilirim (dolar olmuş bilmem kaç [evet ayakkabıyı da dolarla alıyoruz]), neden daha iyi saklamadım, neden yanıma almadım... gibi gibi soruları kaynar su döker gibi zihnimize doldurur boş ayakkabılık. gerçi bu hemen aniden olmaz; lan belki yanlış hatırlıyorumdur şuraya bakayım diye bütün caminin ayakkabılıkları tarandıktan sonra el mahkum camii müezzininden mavi plastik terlik istenir.

ayakkabı hırsızları vebaliniz büyük.
devamını gör...
bir defa çalındı ayakkabım cuma namazında. çalanı biliyorum. namaz öncesi şadırvanda abdest alırken bir gençle tanıştık. sırtında çantası uzaklardan geldiği belli oluyordu. gayet samimi konuştuk. bazı sorular sordu camiyle ilgili mahalleyi hiç bilmiyordu yabancıydı. cami mahallenin küçük camisi. cemaatini de hep tanırım. yabancı biri olunca dikkat çeker. bahsettiğim gençle birlikte girdik camiye. namaz çıkışı baktım ki ayakkabılar yok. o genç de yok. eski ayakkabılarını bırakmış bana. benimki yeniydi. o gün ilk kez giymiştim. sohbet ederken muhtemelen düşünmüş olmalı ki bunun imkanı var bir ayakkabı daha alır nasıl olsa. ve belki biriyle buluşmak için gelmiştir buralara. eski ayakkabılar canına tak etmiştir. e mübarek cumayı da oldukça takvalı kıldın ama nasıl ayartıyor şeytan insanı. sonra gittim aynı ayakkabıdan bir tane daha aldım. bazen helal edesim geliyor, bir sebebi vardır belki alıp gitmesinin. ama hırsızlık kolay affedilecek bir şey değil. ayakkabıda değilim ama namazı kılıp da çıkışta al sevaplarını ver ayakkabıyı der gibi ayakkabı çalmak olacak iş değil.
devamını gör...
çaldırmadım ama sanırım ben yürüttüm. hemen oooo demeyin. neyse efendim, malum dehşet bir unutkanlık mevzubahis bünyemde. gittiğim vakit namazdan sonra, ayakkabıyla gittiğimi unutup, terlikle dönmüştüm. sebebi ise evdeki terlikle aynı olmasıydı. cillop gibi ayakkabı bırakmam sebebiyle içim rahat. giyen kişi hayrını görmüştür inşallah. *
devamını gör...
bir doktor anlatmıştı; camide ayakkabısı çalınan diyabet hastası bir amca, eve yalınayak yürümek zorunda kalmış. enfeksiyon kapınca hastaneye gittiklerinde, bir türlü iyileşmemiş ve ayağını kesmek zorunda kalmışlar.
doktorun sonda yazdığı şey ise can yakıcıydı: "o hırsız hala küçük bir hızsızlık yaptığını sanıyor."
devamını gör...
sanılanın aksine en çok ayakkabı cuma ve ya bayram namazlarında değil sabah namazlarında çalınıyormuş. sabah namazı farzı bilindiği üzere 2 rekat ama uzun surelerle ve uzun süre içinde kılınan bir namaz.

zengin muhitlerin camiine gittiğinde o arada uzun uzun , ayakkabılıklardaki ayakkabıların en güzelini ve en kalitelisini seçme şansın var. hatta cemaati komple eve terlikle ve ya çıplak ayakla yollama ihtimali var. sonra bit pazarında balkon butik ve ya kapı kundura ürünleri içinde iyi bir fiyata okutma ihtimali yüksek.
devamını gör...
korktuğum olaydır.
ayakkabıdan olmak falan değil korkutan
biraz o halde dımdızlak kalmak,
birazda onu yapanın ihtiyaç sahibi olduğunu düşünüp girdiğimiz vebali hatırlama korkusu.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar