can yücel

bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
"o olmazsa yaşayamam." demeyeceksin.
demeyeceksin işte.
yaşarsın çünkü.
öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
çok sevmeyeceksin mesela. o daha az severse kırılırsın.
ve zaten genellikle o daha az sever seni, senin o'nu sevdiğinden.
çok sevmezsen, çok acımazsın.
çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
çalıştığın binayı, masanı, telefonunu, kartvizitini...
hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
senin değillermiş gibi davranacaksın.
hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de korkmazsın.
onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
çok eşyan olmayacak mesela evinde.
paldır küldür yürüyebileceksin.
ille de bir şeyleri sahipleneceksen,
çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
gökyüzünü sahipleneceksin,
güneşi, ayı, yıldızları...
mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
"o benim." diyeceksin.
mutlaka sana ait olmasını istiyorsan bir şeylerin...
mesela gökkuşağı senin olacak.
ille de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
mesela turuncuya, yada pembeye.
ya da cennete ait olacaksın.
çok sahiplenmeden,
çok ait olmadan yaşayacaksın.
hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi,
hem de hep senin kalacakmış gibi hayat.
ilişik yaşayacaksın.
ucundan tutarak...

muhteşem dizelerin sahibidir.
devamını gör...
anlayana yerinde, çok güzel laflar etmiş büyük şair. bu ülkenin en onurlu bakanı olan ve köy enstütülerinin kurucusu (bkz: hasan ali yücel)'nin oğlu. Şiiri kadar çevirmenliğiyle de ünlü üstad. Özellikle Hamlet'i Can Yücel çevirisiyle okumak gerekir.
(bkz: bu memlekette göte göt denmez de ne denir)
(bkz: kart sensin postal da sana girsin)
(bkz: sosyalizm tüzük değil büzük ister)

hava döndü işçiden
işçiden esiyor yel
dumanı dağıtacak
yıldız-poyraz başladı
bahar yakın demek ki
mevsim böyle kışladı
bu fırtına yarınki sütlimanlara bedel
hava döndü işçiden
işçiden esiyor yel!

tekliyor işte çağın
çarkına okuyan çark
ve durdu muydu bir gün
bu kör avara kasnak
bir zincir yitirenler
bir dünya kazanacak
sen de o dünyadansın sınıfın bir safa gel
hava döndü işçiden
işçiden esiyor yel!

köylükler uykusunda
döndü dönüyor sola
güne bakıyor bebek
büyüyen yumruğuyla
başaklar göverdi bak
baş koydular bu yola
åžaltere uzanıyor tanrıya açılmış el
hava döndü işçiden
işçiden esiyor yel!

`senlik benlik bitip de
kuruldu muydu bizlik
asgari ücret değil
hür ve günlük güneşlik`
beklenen gün olacak
aldığın son gündelik
halk kalacak geride gidince bu zalım sel
hava döndü işçiden
işçiden esiyor yel!

tarihle yürüyenler tarihle adım adım
safları sıklaştırın tarihle hızlanalım
lakin hızlandık derken kolu dağıtma sakın
başları bozuklar var şimdi bize tek engel
hava döndü işçiden
işçiden esiyor yel!

sen ki ferhat'sın işçi günün senin gelecek
indir yumruğun indir del şu karanlığı del
del ki dağlar ardından önümüzde bir çiçek
çiçek açsın aydınlık tekmil olunca tünel
hava döndü işçiden
işçiden esiyor yel!

devamını gör...
insanın içine işleyen şiirlere imza atan yazar;

özleme dair

özledim seni...
ayrılık yüreğimi karıncalandırıyor nicedir...
beynimi uyuşturuyor özlemin...
çok sık birlikte olmasak bile benimle olduğunu bilmenin bunca zaman içimi
nasıl ısıttığını yeni yeni anlıyorum.
yokluğun, hatırladıkça yüreğime saplanan bir sızı olmaktan çıkıp mütemadiyen
bir boşluğa sabahları seni okşayarak başlamaları akşamları her işi bir
kenara koyup seninle başbaşa konuşmaları
özlüyorum; oynaşmalarımızı, yürüyüşlerimizi, sevimli haşarılığını, çocuksu
küskünlüğünü...
nasıl da serttin başkalarına karşı beni savunurken; ve ne kadar yumuşak, bir
çift kısık gözle kendini, ellerimin okşayışına bırakırken.
gitmeni asla istemediğim halde, buna mecbur olduğunu görmek ve sana bunları
söyleyemeden 'git artık' demek.
'beni ne kadar çabuk unutursan, o kadar çabuk kavuşacaksın mutluluğa' demek
sana ne de zor..
seni görmemek ve belki yıllar sonra karşılaştığımızda bana bir yabancı gibi
bakmanı istemek senden...
yeni bir sevdayı yasakladığım kalbime söz geçirmek...

can yücel
devamını gör...
mükemmel şiirlerin altında imzası bulunan büyük şair, büyük insan...

--- alıntı ---

halime tercümandım

Sözüm ona insandım
Hamsiydim buğulandım
Koynumdaki hatunu
Havva anamız sandım

Beyazıt Kulesiydim
Hem Kumkapıdaki yangın
Arap itfaiyeciynen
Kendi derdime yandım

Pir Sultandım abdaldım
Düz rakıya dadandım
Çekip çekip kafayı
Anacığımı andım

Banazdaydı bazlamam
Ve radyodaki reklam
Yaşamı yandaş sayıp
Bana bir ekmek bandım

Arşa vardı feryadım
Firazda kör kadıydım
Kararsızlıktan cayıp
Katlime karar aldım

Gül benizli isyanım
Eksi çıktıkça kanım
Arta durdu bicanım
Ben ölsem ölsem bile

Dipdiri o sol yanım


--- alıntı ---

devamını gör...
hayatının son demlerinde öyle bir veda etmiştir ki, güldürürken yine acıtmıştır gizliden..



--- alıntı ---

catal yuregimle turkulu yollara
dustum ki o kadar olur...
seke seke ben geldim
s.ke s.ke gidiyorum...

--- alıntı ---

devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar