çarşaf

gece örtüsü anlamına gelir. çadar kökeninden gelir ki çadır ile aynı manadadır. zaten çadır bize farslardan örtü anlamıyla gelmiştir. diğer manası ise gölgeliktir. enteresan bişi daha diyeyim; kurandaki örtünme'de eşarplarını omuzlarına kadar alsınlar kısmının tefsirinde cariyelerle hür kadınları ayırt etmek için bu ayetin indiği söyleniyor. bu bakımdan gece örtüsü -gece lavabo ihtiyacı giderilirken tacize uğrayan cariyeler hür kadınlar gibi giyinince hürleri de taciz eder insanlar. bunun üstüne eşarplarını omuzlarına kadar indirsinler diyerek hür ve cariye ayrımı yapılır- manidar gelmiştir bana. zaten hımâr şeklinde verilen ayette hımarın örtü mü baş örtüsü mü olduğu, örtünme şeklinin kültürel mi dini mi olduğu halen tartışmalıdır.
devamını gör...
astım ve bronşit durumunuz varsa, 2 güne bir değiştirmeniz gereken ev tekstili.
devamını gör...
yataklarda kullanılan, mitelarla koyun koyuna uyumamak için sık sık değiştirilmesi gereken ev tekstil ürünü.
devamını gör...
giymediğim şeydir. peçe de takmıyorum. zaten kadın da değilim. ben gidiyorum ya!
devamını gör...
roma dönemine ait gördüğüm bir kadın heykeline göre geçmişi baya eski bir örtü biçimi. günümüzdekiler ufak birkaç değişime uğramış.
devamını gör...
çarşaf bir mizah dergisiydi..

''ilk sayısı 17 aralık 1975'te çıkan çarşaf dergisi, o tarihlerde yavaş yavaş ses getiren gırgır'a rakip olması düşüncesiyle hürriyet gazetesinin o dönemki sahibi erol simavi tarafından çıkarıldı. çetin emeç'in genel müdür olduğu dergi sadece sarı renkle yayınlanan gırgır'ın karşısında, ekolin ile renklendirilmiş karikatürleriyle belirgin bir görsel tarz oluşturdu. başlangıçtaki güçlü kadrosunu zamanla yitiren çarşaf, gırgır ekibinin çıkarttığı ikinci dergi fırt'ın dahi gerisinde kaldı. nehar tüblek ve ondan sonra semih balcıoğlu editörlüğünde 17 yıl yayınlanan çarşaf dergisinin yayın hayatı 1992'de hürriyet gazetesinin mizah eki olarak sona erdi.''

(bkz: çarşaf karikatür okulu)
devamını gör...
tesettür biçimi. saygı duyulmasına duyulmalıdır ammavelakin tesettürün ölçüsü belliyken gereğinden fazla gelenekçi takıldığımız için anlamsız -ve belki de yanlış- bir kutsiyet atfediliyor. bunu söyleyince de tepki yiyorum.

ha anlayamayacaklar için özetleyelim: "çarşaf yanlıştır" demiyor, "atfedilen kutsiyet yanlıştır" diyorum. yoksa isteyen çarşafla örtünür, isteyen geleneksel kıyafetiyle, isteyen pardesüyle.

not: tercih edenlerden(etmeyenlerden) biliyorum ki, rüzgarlı havalarda hatları belli etmemesi açısından pardesü yahut türevleri tercih ediliyor.

bunun haricinde ileri gidip işi kudsiyete vardırmayı ciddi ciddi anlamlandıramıyor hatta yanlış buluyorum.
devamını gör...
içinde hissettiğiniz kaybolma duygusu kadar güzel bir şey yok.. bir erkek tahmin edemiyor belinin ölçüsünü ya da kilonu.. ayeti işimize geldiği gibi kullanmayalım.. sadece bir şeyi örtmek değil yani tayt da bacağı örtüyor bu tesettür mü? ha illa etekli çarşaf olmaz da bol ferace olur bol pardesü olur.. ama ayrım şurda dışardan bakıldığında vücut hatların belli oluyorsa ayet ile çelişiyorsun.. gerisi sana kalmış..
devamını gör...
islam şekilci değildir arkadaşlar. tesettüre riayet edildiği sürece ne giyildiğinin çok fazla bir önemi yok. tamam çarşaf bu işin en kestirmesi, en kolayı, büyüklerin tercihi fakat buna şerif diyerek diğerlerini şerefsiz ilan etmek büyük edepsizlik.
devamını gör...
çarşaflı olmayan hanımlar kendilerini eksik hissetmemeliler. kur'an'da belirtilen ölçüye uymanız kâfidir. siz o ölçüye göre tesettürlüyken çarşaf dayatılıyorsa aldırmayın. kezâ biz de setri avrete uyuyoruz, cüppe müppe giymediğimiz için "eksik" diye tanımlayanlar oluyor. çok da fifi. kılık kıyafete kafayı takmamak lazım. bunların birçoğu da arabistan'ın mevsimsel özelliğinden doğmadır. hz. peygamber finlandiya'da doğsaydı o zaman da cüppe sarık "sünnet" olacak değildi herhalde. biraz kafayı çalıştırmak lazım.
devamını gör...
acaba kaç bayan bu başlık altına yazdı diye düşünüyorum.
erkeklerin işi anca konuşmak. birgün de kendi eksiklerinizi konuşun.
şu nickime göre gayet nazik bir tanımlama oldu ama neyse.

tanım: kadınların giydiği/giymediğidir. erkeklerinde konuştuğudur.
devamını gör...
cilbab.
tesettürün hası.
said-i nursi'nin tabiriyle müslüman kadının kalesidir.
devamını gör...
yatağa örtülenini biliyorum. o da şerif oluyorsa süper valla.
devamını gör...
yanına şerif kelimesi eklenerek kutsiyet atfedilmeye çalışılan bir tesettür şekli . evet sadece bir şekil tercih etmek veya etmemek kişiye kalmış . bayat bir tartışma konusunu ısıtmak niyetinde değilim elbette .
devamını gör...
ilk gençliğimden beri bunu kullanan ablalara imrenerek baktım. radikalliğe duyduğum istekle açıklanabilir belki ama sadece inandıkları için böyle giyiniyor olamazlardı. altında öz güven, direniş, protesto vardı. kimse kimseye zorla bunu giydiremezdi işte altında deli bir inanç vardı. bütün hayatını buna göre şekillendiriyorsun filan, garip. içten bir saygı duyuyorum.
devamını gör...
gazeteye manşet olma anlamındaki deyimde ikilemesi yapılan sözcük.
devamını gör...
tesettür çarşaf değildir, tesettür başörtüsü değildir, tesettür saçı, başı, kılı tüyü yünü örtmek değildir. tesettür namahremin karşısında yok olmaktır, yok! hiçbir varlık belirtisi göstermemektir. namahrem senin zerreni bile bırak görmeyi, duymayı bilmemeli! varlığının farkına bile varmamalı. anlayamıyorsunuz tesettürü.
devamını gör...
rüzgar estiğinde normal bir kıyafetten çok daha belirgin yapıyor kadınları.
devamını gör...
hakkında tesettür değildir iddiaları dolaşan kıyafet biçimi. bana göre de (tabi olduğum görüşe göre) çarşaf tek tesettür biçimi değildir ancak yüzü kapatmak haramdır diye bir nas getirilmedikçe (ki muhaldir aksine sahabeden ve selefin hanımlarından kapatanlar çoktur) çarşafa tesettür değildir demek tehlikelidir.
devamını gör...
“...fakat kadın saçları, berber makasıyla kısalıp, eteklerin yarısı da terzi nefesiyle uçarak dizlerini çıplak bıraktığı günden sonra [ne dizi üstad, şimdi kefen bezine mahrem yerlerine kadar çıplak... hattâ sadece bacaklarda değil çıplaklık, göbekler de fora...] melek, birden mazinin silik şekilleri arasına düşmüştür... şeytanî bir alevin temasıyla, taraf taraf ateş kırmızılığına boyanan muasır kadın çehresi yanında, uzun sarı saçlı ve mavi gözlü 'melek' şimdi aptal bir halayık (hizmetçi) çehresinden daha fazla cazip değil...” (ahmet haşim, “kelimelerin hayatı”, oğlak klasikleri bütün kitaplari, oğlak y, 2. baskı (2004), s: 142.)
ahmet haşim gibi, solcu bir yazar olan yakup kadri de (karaosmanoğlu) kadının tesettürlü halini güzel bulanlardandır. hattâ y. kadri çarşaf ve peçe’ye dair isimli nefis makalesinde çarşafı öyle bir anlatır ki, benim diyen islâmcı yazar öyle bir çarşaf anlatımı (tasviri) yapabilmiş değildir..
dikkat! aşağıda okuyacağınız yazı, mehmet akif ersoy yahut yahya kemal (beyatlı)’nın falan değil. solcu yazarlardan, yani dindar bile olmayan yakup kadri (karaosmanoğlu)’na ait bir yazı bu... bu metni basmamak için yıllarca yakup kadri'nin erenlerin bağından ve okun ucundan isimli kitapları basılmamıştır. 70’li yıllarda kültür bakanlığı'nın bastığı nüshada da yoktur, kitaptan çıkarılmış ve geri kalan metinler basılmıştı... yakup kadri karaosmanoğlu bu nefis makalesinde bakınız peçeyi ve çarşafı nasıl anlatıyordu... işte o muhteşem makale:
“bu çirkin asrın ve bu çirkin muhitin yegâne süsü, yegâne güzelliği sizin çarşafınız, sizin peçenizdir. yalnız bunlardır ki gözlere hâlâ bakmak tahammülünü, bakmak arzusunu veriyor... (...)
... siz hilkaten müsrifsiniz, hazinelerinizin bahasını bilmezsiniz; her şeyde bahil olan tabiat, bütün cömertlik kabiliyetini size verdi, sizin kalbinize döktü, fakat öyle bir ifrat ile ki, nihayet böyle bir tedbire ihtiyaç messetti. zaten insanların yegâne vazifesi tabiatın hatalarını tashihe çalışmak değil midir? insanlar, kadınlara tahakküm ettikleri gündür ki, tabiata galip geldiler. cemiyetlerin ve medeniyetlerin esasını bir erkeğin kıskançlığı kurdu. 'memleketlerden, vatanlardan evvel ilk müdafaa edilen kadındı. bana inanınız, bütün bu evler, bu mabetler ve bu şehirler sizin için yapıldı ve sizin açıldığınız ve sizin kıskançlık mahbesini yıktığınız yerlerde derhal evler yıkıldı, mabetler harap oldu, şehirler çöktü. çünkü, sizin mahbesleriniz o yerlerin surları idi, kaleleri idi...
niçin başka cinsten kadınlara bakıp ta başınızda garip mütalealara meydan açıyorsunuz? onlardan size ne? siz, başlı başınıza bir âlemsiniz; ben o âleme girdiğim dakikadan itibaren hariçte bir başka mevcudiyet var mı, yok mu? unuttum bile. siz niçin kendinizde herkesi unutmuyorsunuz?
söze başlarken size demiştim ki bu çirkin asrın, bu çirkin muhitin yegâne süsü, yegâne güzelliği sizin çarşafınız, sizin peçenizdir. memnun ve müsterih yaşamak için bu kanaat size kifayet etmez mi? halbuki benim ruhumu sadece bu kanaat dolduruyor: peçeniz ve çarşafınız... bunlardır ki bana muhabbeti öğretiyor, hayata muhabbeti, aşka muhabbeti, memlekete muhabbeti öğretiyor; bahusus memlekete muhabbeti... zira, sizin bu örtüleriniz, bu süsleriniz değil midir ki minarelerden ve o al rayetten sonra bu serseri ruha bir raz âşinâ melce ve bir emin mersa saadeti veriyor. peçenizin kudsiyetini şuradan anlayınız ki, bir yabancı elin ona uzanması ihtimali bile gayz nedir, hırs nedir, intikam nedir, kin nedir hiç bilmiyen bu tenbel ve yorgun ruhda beldeler yıkacak, burç ve barular devirtecek bir ateş alevliyor.
gördünüz mü? peçenizden bahsederken haşin adımlarla yüksek surlar etrafında dolaşan bir eski kahraman gibi söz söylemiye başladım. belki, bunların hiç birini yapmıyacağım, fakat emin olunuz ki şu dakikada çok samimiyim. size, sizin örtülerinize ve süslerinize doğru teveccüh edince kendimi her şeye kadir farz ediyorum. tarih, menakibi beşeriyeyi dolduran en büyük kahramanlıklar bana birer çocuk oyunu gibi geliyor.
sakın onları çıkarmayınız, sakın onları atmayınız. bu çirkin asrın, bu çirkin muhitin ortasında asalet ve zarafete yegâne dâl olarak bunlar, sade bunlar kaldı. insanlar, senelerden beri, insanlığı terzil için ve cemiyetlere manzaraların en fenasını vermek için sevimsiz bir cinnetle her şeyi devirdiler. bu güruha peyrev olmak size yakışır mı? ben sizi zamanların ve insanların fevkinde, onların haricinde biliyorum. siz mestur ruhlardan değil misiniz? dünya yüzünde tek başına kalan ulvî bir dinin ilâhı sizi bu sıfatla sair mahlûkat arasında mümtaz kılmamış mıydı? siz o’nun halkettiği cennetâsa âlemin meleklerisiniz. o, «kitab»ında sizin isminizi zikretti, o vakitten beri siz mukaddesat meyanına girdiniz; artık ne hale, ne maziye, ne de atiye mensupsunuz. yalnız unutmayınız ki, sizi bu mertebeye, bizim aşkımız, bizim hürmetimiz, bizim kıskançlığımız ıs'ad etti.(kânunuevvel 1331/ 1915 aralık − yakup kadri karaosmanoğlu)
devamını gör...
kadın kıyafeti...bugün bir kadın gördüm. topuklu ayakkabı giymişti ve üzerinde çarşaf vardı. sıradan bir kumaşın bir kadını baştan ayağa güzelliğe dönüştürmesi hayret verici...yakışana yakışıyormuş...sanıyorum 165'in üzerindeki kadınlar için ideal bir kıyafet. kısa boylu kızlar giyince güzel durmuyor. fakat ille de topuklu giyin kızlar. topuklu ve çarşaf gerçekten çok iyiyimiş...velhasıl güzel bir kadın mıdır kız mıdır bilemeyeceğim bir dişi gördüm...
devamını gör...
her şeyden evvel yatak üzerine serilen sergidir. diğer anlamıyla da islamın reddetmediği ama emretmediği giysi çeşididir. kur'an'da kadınların cilbap kullanılması istenir. cilbap'ın manası dış giysi demektir. yani dışarıya çıkıldığında giyilmesi gereken kıyafettir. çarşafa karşı mıyım? hayır. destekliyor muyum? evet! çünkü cilbap tanımını en iyi karşılayan çarşaftır. lakin çarşafın da bir adabı vardır. maalesef, mahallelerimizde, çarşılarda sıkça rastlarız, gelişi güzel çarşaf giyen kadınlara. bunlar da aslında yanılgı içerisindedirler. itici durur ve günümüz modern müslüman zihniyeti bile karşı çıkar bunlara. zaten şu modernciler yok mu! saçkapamacılar.

vel hasılı kelam, çarşaf giyim tarzı kadınlar için islami açıdan daha uygundur. tercih edilmesi daha sağlıklıdır. demiyorum ki diğer kapalılar beş para etmez. sonuçta, kapanma işi bir gönül işi, bir dini vecibe, farzdır. baskı kurmadan, güzelliklerini, iyiliklerini ve neden olduğunu anlatarak kadınlarımıza kapanmayı öğretelim. illa çarşaf demiyelim. sakin olalım ve seçimlerini kendilerinin yapmasını sağlayalım. eğer gerçekten gönlü razıysa, en doğruyu bulacaktır.

illa siyah olmak zorunda da değil. koyu kahverengi, bej, lacivert renkleri de mevcuttur. hatta gelinlik için beyaz çarşaf bile olabilir. burada konu renk değil, amaçtır.
devamını gör...
türkiye'de ekseriyyetle mahmut efendi cemaatinin hanımlarının kullandığı dış örtü.

birgün bir tanesiyle epey tartışmıştık, onlar bu konuya hayat memat meselesi olarak bakıyor ve dahi diğer örtü biçimlerini tesettürden saymıyorlar.. bana şöyle dediğini hatırlıyorum.. "osmanlı uleması türkiye'nin rüzgarlı bir bölge olduğundan ve kadınların elbiseleri uçuşunca vücut hatlarını belli ettiğinden dolayı çarşaf giyme fetvasını vermiştir. biz o fetvaya uyuyoruz.."

açıkçası şaşırdım biraz zira dikkat ettim çarşaf rüzgarda daha çok belli ediyor vücut hatlarını.
devamını gör...
(bkz: rasulullah döneminde kadınların giydiği elbiseler)
(bkz: kadının dış kıyafetinde aranan şartlar)
(bkz: tesettürün bozulma devreleri)
(bkz: ecnebi gözüyle osmanlı kadınının tesettürü)
osmanlı döneminde çarşafı 2.abdulhamid getirmemiştir.
ne arabistan, ne iran ne de afganistan, pakistan dan gelme örtü biçimidir.
kuranda geçen cilbabtır. osmanlı cumhur uleması toplanarak yine cilbaba uygun "tek" olarak, giyimi ve kullanımı rahat olması için çarşaf için karar vermiştirler.
yok oranın kıyafeti yok buranın kıyafeti gibi cahil cahil konuşmayın.
devamını gör...
arabistana dahi irandan gelmişhttp://tir.Ası ismi câr-ı şebdir.sahabe annelerimiz ferace vb kıyafetler giyerlerdi, kitaplarımızda kayıtlıdır.osmanlıya 2.abdülhamid devrinde girmiştir.padişah bir fetva vererek yasaklamaya kalkmış ama önüne geçememiştir.kadına bir siyah poşetin içine girmiş görüntüsü verir.rabbimizn emri değildir.vehhabiler için neredeyse kutsal bir değerdir peçeyle beraber.
devamını gör...
müslüman kadının yegane giysisi.


gerisi kendini kandırmaktan iibaret. hepimiz biliyoruz ki nur suresindeki örtünme ayetini karşılayan yegane giysi çarşaftır.

kendimizi kandırmayalım. hele hele de ne alaka deyip ayeti inkar etmeye asla gitmeyelim.
devamını gör...
çarşaf, bana kalırsa her şeyden önce yatılan yere örtülen örtüdür. sonrasında ise kadınlar için bir giyim tarzıdır. islam'da çarşafa karşı durum yoktur. lakin çarşafı da emretme durumu yoktur. islam'da asıl amaç, cins-i latif insanın, namahrem bulunan bir ortamda, ziynetini * örtmesidir.

bu örtünmeyi şu vereceğim örnekle karıştırmamak gerekir. kasaptan aldığımız kıymayı da köpük tabaklara koyup üzerin streç filmle örtüyorlar. ama kıyma gün gibi meydanda kalıyor. o zaman onu bir de poşetin içine koyalım ki, şüphe durumunu ortadan kaldıralım.

kur'anda geçen cilbab yani dış elbisedir. çarşaf olarak meal ve tercüme etmek yanlış bir bilgidir. karşıyım ya da savunucusuyum demiyorum. kişinin yaşadığı yere, günümüz sapıklığına, kem gözlere göre tercih edilme durumu gayet normaldir. önemli olan onu taşıyan kişinin ne taşıdığı ve neden tercih ettiğinin bilincinde olmasıdır.

bu işler, e napak biz anamızdan bacımızdan böyle görmüşek'le olacak işler değildir. lütfen bilinçlenelim.
devamını gör...
günümüz türkiye müslümanlarının en ağır imtihanıdır. düne kadar hepimizin anası bacısı çarşaflıyken bugün bizzat müslümanlar tarafından çağ dışı ilan edilen, hor görülen, nefslerimize ağır gelen imtihanın adıdır çarşaf.

ayrıca (bkz: misvak)
devamını gör...
antik sami kavimlerinde de mevcut olan giysi.ayrıyetten bazı ortadoğu hristiyanları matemlerde çarşaf peçe ikilisini giyerler.kısaca hicab ve cilbabın tek giyside birleştirilmiş halidir.selefiler tarafından asr-ı saadet kadınlarının giysisi olduğu iddia edilse de osmanlıya dahi 2.abdülhamid devrinde iranlı hacılardan geçmiştir.ondan önce osmanlıda ferace-başörtüsü-peçe üçlüsü kullanılmaktaydı.islamın emrettiği tek örtü şekli çarşaftır zira cilbab çarşaftır diyenlerin Allahu azze ve cellenin neden hicab ve cilbabı ayrı ayrı emrettiğini açıklamaları gerekir.
devamını gör...
böyleleri türbandan sıyrılıp çarşaf takınca pek bi havalı olurlar, ballandıra ballandıra anlatırlar sanırsın nirvanaya erdi.kapalıydın silindin bu kadar.
devamını gör...
iì‡ntihar bombacılarını kamufle olmak icin sevdigi giysi turudur.
devamını gör...
kadının gözlerini ön plana çıkaracak, gözlerden kalbe inmeni sağlıyacak yegane kıyafettir...
devamını gör...
yatak örtüsü.haftada 1 değiştirmek lazım.

notus : eksileyen manyak mısın ? çarşaf yatak örtüsü değil mi lan ?yok yatak örtüsü değilse benim yatağıma serdiğim maddenin ismi ne olum?
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar