çeyiz

yastık altı altından daha çok para etmektedir.
niçin? piyasada bir masa örtüsü ne bileyim bir vitrin takımı kaça satılıyor biliyor musun?
6 parça yuvarlak küçücük danteller 60lira.
annemden uygun bir zamanda ördüklerini kaçırıp piyasaya sürmeyi sonra da maldivlere kaçmayı düşünüyorum.
devamını gör...
çoğu gereksiz çul çaput olup evlendikten sonra sandıklarda çürümeye mahkum olan genç kızların ve ailesinin sırtında boş külfet. şimdi evlenmeye kalksam pek bir şeyim yok ve bunu gurur meselesi yapmayı da düşünmüyorum. o zaman bir gelsin üzerime düşen neyse ihtiyaç dahilinde yaparım. aklı başında insanlar da çul çaputu mesele etmez kızın temiz bir geçmişi, temiz bir adı var mı yok mu onu sorgularlar. bence doğrusu da budur.
devamını gör...
şimdilerde çok abartılan evlilik şeysi..
çeşit çeşit tabaklar, bardaklar, yorgan, nevresim, süs püs vs..
olmasınlar kesinlikle diyemem; olsunlar ama yeteri kadar.. fazlası israf..
devamını gör...
pakistan 'da lanet olarak tanımlanan eşyalar bütünü. ilk başlarda anlam veremeyip "iki kap kacak için amma velveleye veriyorlar ortalığı" diye düşünebilirsiniz. ama bildiğin erkeklere başlık parası ödeyip ev, araba vs gibi şeyleri çeyiz getirmek olunca mevzu, haklı olduklarını düşünmeden edemiyor insan. miktar erkeğin tipine, yaşına, statüsüne, eğitimine ve mesleğine göre değişiklik gösteriyor.
devamını gör...
zamane kızlarımızın yavaş yavaş unuttuğu evlilik ıvır zıvırı. öyle bi yetiştiriliyo ki kızlar çeyiz yapmazsa evde kalacakmış psikolojisine bürünüp 10 yaşında çeyiz düzmeye başlanıyor. kimse düşünmüyor ya evlenmezse aday yok bişey yok ben çeyiz yapıyom diye.

zaten ben bizim oralarda bir tabir var "anası üyümüş gızı büyümüş." diye. tam öyleyim. çeyiz meyiz hak getire. zaten ben evlenmiycem ki! erkekler eee, pis, ıyk.
devamını gör...
usulca ve gülümseyerek hayatıma gir. taraksız ve aynasız, eşyasız ve altınsız, bohçasız gel. gül dudaklarını getir, namahremin dokunmadığı ellerinle gel. yüreğin ve sevginle gel.
devamını gör...
dinen, israfa kaçılmadığı sürece sakıncası olmayan adet

--- alıntı ---

hz. peygamber, kızı fâtıma'nın düğününde hz. ebû bekr'i çağırarak şöyle demiştir. "ey ebû bekir şu parayı al çarşıya giderek fatıma ya gerekli çeyiz eşyasını al. sana yardımcı olması için selman-ı farisî ve bilal-i habeşî yi de beraberinde götür." hz. peygamber ona, hz. ali'nin mehir olarak verdiği 400 dirhem gümüş paradan 63 dirhemini vermişti. çarşıdan alınan çeyiz eşyası şunlardır: 3 adet minder, 1 adet seccade,1 adet içi hurma lifiyle dolu yüz yastığı, 2 adet el değirmeni, 1 adet su tulumu,1 adet su testisi,1 adet meşin su bardağı,1 adet elek,1 adet havlu,1 adet koç postu, 1 adet alaca kilim,1 adet divan, 2 adet yemen işi alaca elbise,1 adet kadife yorgan. (asım köksal, hz. muhammed ve islâmiyet, medine devri, ıı, 216) islâm'a göre kadın, kendisine verilen mehirle veya şahsî malıyla çeyiz yapmaya zorlanamaz. kadının babası da kendi malından çeyiz yapmak zorunda değildir. kadının koca evine hiç çeyizsiz veya kocanın verdiği mehre uygun olmayan az bir çeyizle zifafa gönderilmesi mümkün ve caizdir. çünkü, bir kadın evlendikten sonra, onun geçimini sağlamak kocasının görevidir. ev temin etmek ve eve gerekli olan eşyayı sağlamak da bu görevin kapsamına girer. ancak kızın ana-babası örfen böyle bir çeyiz hazırlamışlarsa, bunlar kızlarına ait şahsî mülk sayılır (en-nisa, 4/4; bilmen, ıstilâhât-ı fıkhıyye kamusu, ıı,148).

--- alıntı ---.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar