cezayir

cezire arapcada ada demektir, cezayir adalar.

avrupa kolonializminin en derin izlerinin goruldugu arap ulkesidir.

16. yy da osmanli hukumetine girmis, 18. yy baslarinda ayrilmistir. 19. yy a kadar avrupa guclerine karsi direnebilmisse de, ayni yuzyilin yarisinda binlerce fransız, italyan ve ispanyol ulkeye akin etmis ve yerlesmistir. 1830dan itibaren fransiz hakimiyetine giren ulkenin en verimli ve onemli topraklarina bu yabancilar yerlestirilirken cezayirli koyluler corak arazilere surulmus, ellerinden is imkanlari ve vatandaslik haklari da alinmistir. zira iki sinifli vatandaslik olusturularak, cezayirli muslumanlar, bu yogun yabanci nufusunun icinde ikinci sinif vatandas konumuna dusurulmustur. buna karsin cogu kendini din degistirerek korumaya calismistir. bu yuzden islam ve islami hayat tarzi, cezayir yeni tarihinde hep magdur edilmis yerli halkla, ayricalikli yabanci yerlesimciler arasinda bir turnusol kagidi gibidir.

1920li yillarda isgalcilere karsi bir milli - islami hareket uyandirmak isteyen cezayirliler orgutlenmeye baslamis, ve kendilerine selefi dusunceyi temel almislardir. ulkesini fransiz somurusunden kurtarmak isteyen cezayirlilerce 1954te ic savasi baslatildigindan 1962 de bagimsizlik alinana kadar 1,5 milyon cezayirli fransiz askerlerince oldurulmustur. bu soykirim icin 2005te cezayir devlet baskani, fransanin ozur borclu oldugunu soylemis, fransa bu "iddia" yi kabul etmemistir.

selefi islam, bagimsizliktan sonra resmi devlet dini kabul edilmis fakat ilerleyen zamanda ulkede kurulan sekuler hukumetin sosyalist tandansli olmasi, ayni islami anlayisla devletin arasini acmistir. soyle ki birinci dunya ulkeleriyle arasindaki ekonomik ve teknolojik mesafeyi kapatmak isteyen hukumet, milliyetci bir cizgiye girerken, islamin cezayirin modernleşme surecinde reforme edilmesini ongoren bir gelisim modeli olusturmustur. bu model basarisizlikla sonuclandiginda, bu sosyalist tandansli modernizasyon modeline karsi 80li yillarda islami bir hareket olusmustur.

halk icinde ekonomik sorunlarin getirdigi karisiklik ve giderek artan kutuplasma sirasinda devlet 89da anayasayi degistirmis ve çok partili sistemi uygulamaya almistir. ic karisikliklari cozmeye bu yetmemis ve hem bir yil sonraki yerel ve genel secimler cezayir islami hareketinin zaferiyle son bulmustur. bu durum askeriyenin hosuna gitmeyip, secimler gecersiz kabul edildiginde askeriye ve devlet diktasina karsi musluman cezayirlilerin iç savaşi baslamistir. 99daki baris surecine kadar bu savasta yaklasik yuzyirmi bin cezayirli oldurulmus. iddialari ve guclu delilleri kabul etmese de askeriyenin bu katliamlarda en buyuk rolu oynadigi kimi subay ve komutanlarin itiraf aciklamalari ile ortadadir. zira demokratikleşme, dikta ile yonetilen otoriter ulkelerde, islami hareketten daha buyuk bir problem teskil etmekte, bu probleme karsi yeni dusmanlar etabile edilmektedir. cezayirde de surec boyle ilerlemistir. yaklasik 30 yil tek partili sistemle yonetilen ulkede demokratiklesme sureci elbette devlet aparatini elinde tutan guclerce benimsenmeyecektir.

cezayirdeki bu yasananlar en cok bati devletlerinin isine yaramistir. ulke yonetiminin islamist akimlarca ele gecirilmesi tehlikesi ortadan kaybolmus, ve hala bitmeyen ic karisiklik cezayirin kendileri icin zararsiz ve daha kendine yetemeyen yonetimlerle kontrol altinda bir ulke olmasini saglamistir.
devamını gör...
nijerya hakkında yazarken yeşilden bahsettim demin. yeşil deyince aklıma cezayir geldi. çünkü yeşil deyince akla cezayir gelir. cezayir söylemesi çok zevkli bir kelimedir. bunu manu chao'nun denia adlı şarkısında da görebilirsiniz. cezayir savaşı adlı muazzam filmde bahis konusu edilen ülke budur. zaten filmin adından da anlaşılıyor. bayrağındaki hilalin duruşu da çok şıktır. kurban olam ayına yıldızına.
devamını gör...
afrika kıtasında yüzölçümü itibarıyla sudan cumhuriyeti nden sonra ikinci büyük ülkedir. 7. yüzyılda islamla tanışmış ve 1510 lu yıllardan itibaren de osmanlı idaresine girmiştir. cezayir tarihinin en parlak dönemi osmanlı idaresinde yaşanmıştır.ayrıca bu ülkede milyonlarca türk kökenli insanın yaşaması da türkiye ile arasında daimi bir dostluk köprüsü oluşturmuştur.
devamını gör...
1940'larda verilen bağımsızlık mücadelesi nedeniyle türkiye'de birçok kişinin ikinci ismidir. simge olmuştur. ay yıldır bir bayrağı vardır. bir keresinde bu ülkenin bir bakanı recep tayyip erdoğan'a "bizi neden bıraktınız" diye sitem etmişti. anladınız değil mi?
devamını gör...
12 yaşındaki bir çocuğun gözünden cezayir:

halkları çok barışkandır* ve misafir severdir. türkleri çok severler. kar yağmıyor pek. genellikle sıcak. öğretmenlerin başları kapalı. hatta okuldaki bütün öğretmenlerin başları kapalı. 3. sınıfa kadar arapça, 3. sınıftan sonra fransızca, orta birden itibaren de ingilizce görüyorlar. başkentinde türk kolejleri var. devleti çok zengin ama fakirleri çok. huzurevleri fazla yok, çok az. hijyene önem fazla vermiyolar, dışarısı hep çöp. yediklerini hep yerlere atıyolar ama yine de çok iyiler.
devamını gör...
fransızların baskısı altında kalmış ve halen en çok konuşulan dillerden biri olarak fransızcanın bulunduğu,halkının müslüman olduğu bir ülke
bir gün tam bağımsızca kurtuluşa erecektir inşallah
devamını gör...


--- alıntı ---

2005 ve 2006 yıllarında Cezayir Devlet Başkanı Fransa'yı soykırım yapmakla suçlamış ve Paris'ten bir özür beklediklerini açıklamıştır. Ancak Fransa iddiaları kabul etmemiş ve konunun tarihçilere bırakılması gerektiğini öne sürmüştür.

--- alıntı ---

devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar