charles darwin'in en sevdiği hayvan

muhtemelen maymundur.. kendine yakın görmüş olmalı ki koskoca bir teoriyi onun üzerinden geliştirmiş..

yine de charles darwin'in yahudi olduğunu düşündüğümüzde; kur'an-ı kerim'de bir ayette onlar hakkında maymunlaşmaya dair bir bahsin de geçtiğini hesaba katarsak, bu gönül bağının kaynağını bulmuş oluruz..

öyle ya; maymun sevmese gergedan severdi, yılan severdi, zebra severdi.. illa bişiy severdi..
devamını gör...
maymun olduğu söyleniyor. hatta maymunlar odası birliğinden şu şekilde bir açıklama bile yapılmış;

değerli büyüğümüz charles; bizleri, son iki yüzyılın üzerinde en çok konuşulan, en fazla akadamik kaynaklarda atıf yapılan ve üzerinde en çok düşünülen hayvanı konumuna yükselttiğin için sana müteşekkiriz. aziz hatıran önünde saygıyla eğiliyor, aramızdan ayrılışının 130. senesinde sizi ışıkla anıyoruz. biz maymunlara açtığın yolda, senin yokluğunda ama senin ışığınla yürümeye devam edeceğiz. sana olan sadakatimizden ayrılmayacağımıza büyük maymunlar locası önünde namusumuz ve şerefimiz üzerine and içeriz.
devamını gör...
--- alıntı ---

kuşların sürüngenlerden evrimleştiğini iddia eden evrim teorisi, bu iki ayrı canlı sınıfı arasındaki dev farkları asla açıklayamamaktadır. kuşlar; içi boş hafif kemiklerden oluşan iskelet yapıları, kendilerine özgü akciğer sistemleri, sıcakkanlı metabolizmaları gibi özellikleriyle sürüngenlerden çok farklıdır. kuşlarla sürüngenlerin arasına aşılmaz bir uçurum koyan bir başka özellik ise, tamamen kuşlara has bir yapı olan tüylerdir.

tüyler kuşları bu kadar ilginç kılan estetik unsurlardan en önemlisidir. “tüy gibi hafif” sözü tüyün o zarif yapısındaki mükemmelliği açıklar niteliktedir.

temelde protein yapısına sahip olan tüyler keratin adı verilen bir maddeden yapılmıştır. keratin, derinin alt tabakalarındaki yaşlı hücrelerin besin ve oksijen kaynaklarından uzaklaşarak ölmesi ve yerlerini genç hücrelere terk etmesi sonucu oluşan sert ve dayanıklı bir maddedir.

kuş tüylerindeki tasarım hiçbir evrimsel süreçle açıklanamayacak kadar komplekstir. ünlü kuş bilimci alan feduccia, “tüylerin her özelliği aerodinamik fonksiyona sahiptir. hafiftirler, kaldırma kuvvetleri vardır ve kolaylıkla eski biçimlerine dönebilirler” der. feduccia, evrim teorisinin çaresizliğini ise şöyle kabul eder:

uçmak için böylesine tasarlanmış bir organın, nasıl olup da ilk başta başka bir amaca yönelik olarak ortaya çıktığını anlayamıyorum. 18

tüylerdeki bu yaratılış, charles darwin’i de çok düşündürmüş, hatta tavus kuşu tüylerindeki mükemmel estetik kendi ifadesiyle darwin’i “hasta etmiş”ti. darwin, arkadaşı asa gray’e yazdığı 3 nisan 1860 tarihli mektupta “gözü düşünmek çoğu zaman beni teorimden soğuttu. ama kendimi zamanla bu probleme alıştırdım” dedikten sonra şöyle devam ediyordu:

şimdilerde ise doğadaki bazı belirgin yapılar beni çok fazla rahatsız ediyor. örneğin bir tavus kuşunun tüylerini görmek, beni neredeyse hasta ediyor. 19

18. douglas palmer, “learning to fly” (review of the origin of and evolution of birds by alan feduccia, yale university press, 1996), new scientist, sayı 153, mart 1997, s. 44.


19. norman macbeth, darwin retried: an appeal to reason, boston, gambit, 1971, s. 101.

--- alıntı ---
devamını gör...
kaplumbağa, armadillo, puma, deve kuşu ve baykuş gibi çeşitli hayvanları yemiş. herhalde besin zincirinin en üstüne çıkmaya çalışıyordu.
devamını gör...
avrupa sokalarında insanlar sokaklarda maymunlarını gezdirirdi. maymunları oynatarak para kazanmaya çalışanlar vardı. charles darwin'de şebelek bir maymuna sempati duymuş olabilir. evrim teorisinde dinazor ve insanın da ortak noktası var. ama asla bahsedilmez.

bak mendel denen adama. fasulyelerle bezelyelerle genetik üzerine çalıştı. kimse yadırgamıyor pazardaki fasulyeyi.

Allah'ın şebelek çarlisini kim atası saysın? anneanneme maymundan geldik desen vış baba çıka, ben siyah ermeni yüzlü maymundan gelmedim der.

kendi ayağına sıkmışsın reis.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar