cinlerle evlilik

bu durumun meşruiyeti tartışma konusu olmakla birlikte vukuu mümkün görülmüştür. cinler de insanlar gibi yer, içer, evlenir ve çoğalırlar. ama insanlar ve cinlerin evliliği konusunda bazı sırlar mevcuttur. islam fıkhı alimlerinin cinlerle evliliğe cevaz vermedikleri görülmüştür.

peki ateş unsuruna sahip olan bir cinin rahminde insan nutfesi nasıl döllenebilir?

"insan nutfesi sudan oluşur, ateşin şiddetli hararetine dayanamaz ve erir" gibi düşünülse de, insan toprak unsurunda form değiştirmiştir. cinlerin de salt ateş olduğunu düşünmek anlamsızdır. cinlerin dilleri ve salyaları soğuktur. bu form değişikliğinin bir göstergesidir. "şeytan, ademoğlunun kanının dolaştığı yerde dolaşır" hadisinden yola çıkılarak, cinlerin süptil bir maddeye sahip oldukları, sert cisimlerin içerisinden geçebilecekleri düşünülebilir. cinleri gördüğünü söyleyen kişiler olduğuna, bir çok peygamberin özellikle de hz süleyman'ın cinler ile konuştuğu ve onları yönlendirdiği düşünülürse, cinler suret değiştirebilmektedir. insan suretine giren bir cini, insandan ayırmak çoğu zaman mümkün olmaz.

cinlerin insan ırkına aşık olmaları, aşık oldukları kişinin kısmetini kapatıp yıldızını düşürmeleri, aurasında yırtıklar oluşturmaları bilinen gerçeklerdir. cinler alemi içerisinde pek çok sır barındırmakla birlikte, yine belli başlı sırlar da çözülmüştür.

(bkz: cinler arası diyalog)
devamını gör...
evlilik yaşı geçmek üzere olan vicdanına, aklına, muhakemesine, sağlığına güvendiğim bir abinin "neden evlenmiyorsun?" soruma: "ben cinle evliyim." cevabı karşısında olabilirliğini-olamazlığını düşündüğüm evliliktir.

bir yandan inanasım gelmiyor, bir yandan söyleyen çok güvenilir biri. bir sonuca varamadım açıkcası.
devamını gör...
olması mümkün olan olaydır. üstad ahmet hulusi ruh insn cin adlı kitabının 120 ile 123. sayfaları arasında durumu şöyle izah eder:


--- alıntı ---
bu çeşit cin -insan ilişkisi, genellikle cinlerin insanları zorla kendi kaydı altına alması şeklinde meydana gelmektedir... daha çok kadınlarda görülen bir yoldur... özellikle, asabî huylu kadınlar ile, doğum ertesinde ve ateşli hastalıklar veya kazalar sırasında bu bağ kurulmaktadır... bu durumun sebebi beynin o andaki bedenin çeşitli yerlerindeki aşırı faaliyetlerle meşgul olması ve bu sebeple, "insan"ın istediği şekilde beyinde hâkimiyet kuramamasıdır... nitekim bu zayıf anda cin o kişinin beynindeki ilgili merkezinde hâkimiyetini kurarak, ona istediği gibi görünmekte ve artık zorla istediğini yaptırmaktadır... bu zorla istediğini yaptırma işini, bazen kişinin beynindeki acı duyma merkezine verdiği impulsla onun acı duymasını sağlayarak gerçekleştirmekte; bazen de korku merkezini uyararak, onun ufak bir şeyden büyük korku duyarak o şeyi yapmasını sağlama şeklinde ortaya çıkmaktadır.

her halde yapılan iş, kişinin beynindeki belirli bir merkeze belirli oranda dalga sinyaller verilerek uyarılması ve böylelikle o kişide istenilen tesirin meydana getirilmesi şeklinde olmaktadır... nitekim ileride de açıklayacağımız gibi, gene medyumların transa geçirilmesi halinde bu hal aynen ortaya çıkmakta, önce kişinin kendini serbest bırakması istenmektedir ki bundan da amaç, "insan"ın beyin üstündeki kontrolunun azalması ve böylellikle iletişim kurulmak istenen cinnin hâkimiyetinin kolaylıkla sağlanmasıdır... bu tip bağlantılarda kadınlar kendileriyle iletişim kuran cinnin son derece yakışıklı bir erkek halinde göründüğünü ifade etmektedirler... açık bir şekilde kadınlar veya genç kızları kendilerine bağlayan cinler genellikle onlarla evlenmekte ve cinsi münasebette bulunmaktedırlar... bu münasebetler sırasında kadın, cinni bir cisim şeklinde görmekte ve onunla aynen bir insan olan erkekle münasebette bulunuyormuş gibi temasta bulunmaktadır... ancak cin`in maddesi olmaması nedeniyle burada akla şu sual gelmektedir: -acaba tam bir madde hâline geçemeyen cin, nasıl olup da bu temas sırasında insan cinsine ait bir kadını tatmin edebilmektedir?.. bu gibi durumlarda cin, o kadının beynindeki seks merkezini uyararak onun tatmin olmasına sebep olmaktadır ki; beynin bir merkezine elektroşok verilerek kişiye istenilenin nasıl yaptırılabileceğini fizyoloji sahasındaki bilim adamları çok iyi bilmektedir...

keza bu tip ilişkiler sadece insan cinsinden kadın ve cin sınıfından bir erkek arasında olmayıp; cin sınıfından kadın ve insan cinsinden erkek arasında da meydana gelmekte; hattâ cinlerin homoseksüel ilişkiler içine dahi girdikleri dile getirilmektedir ... bütün bu tip ilişkilerde ortak olarak tesbit edilen husus, cinlerden birisinin sadece kendi tarafından gelen bir arzuyla ve zorla insanı kendine tâbî etmesi şeklinde olmaktadır... genellikle zorla tâbî duruma düşen insan bundan şikayetçidir. meydana gelen olaylar, insanın istemediği şekilde olmaktadır... nitekim bu çeşit vakalarda özellikle insan cinsinden kadın ile cin sınıfından erkek arasında olan ilişkilerde kadın dış dünyasından iyice sıyrılmakta, çok defa bir odaya kapanmak istemektedir... eğer kendisiyle ilişki kuran cin dini deyimle "suflî" cinstense yani ataist - dinsiz ise, o kadını yıkanmaktan men etmektedir... buna karşılık bazı olaylarda ise tam aksi görülmekte ve bu defa da kadında devamlı olarak yıkanma isteği görülmektedir... hatta bazı olaylarda öyle orijinal durumlar meydana gelmektedir ki; kadın cinle olan ilişki ertesinde, kendi başına bırakıldığında geçirdiği hoş olmayan durum sonunda bir şok geçirerek, saatlerce banyoda kalıp yıkanmaktadır...

tıp, bugün bu durumları tesbit edemediği için pozitif ilim olarak, hastayı elektro - şokla tedavi yapmaya çalışmaktadır ki, bu da netice alınmasını sağlamamaktadır bu tip olaylarda... çünkü, elektro - şok sonunda, kişinin beyin hücrelerinde kaba bir deyimle bir sarsıntı ve düzensizlik meydana gelmekte ve bu durum yani yatışma hâli o kişideki iyileşmeden dolayı olmayıp; sadece, geçirdiği şok`un meydana getirdiği sarsıntıdan ileri gelmektedir...
--- alıntı ---
devamını gör...
mümkündür.

kuzenim bir cin ile evliydi. önceleri kara sevdalı bu diye götürmedikleri hoca kalmadı, ama çare bulunamıyordu, eriyip gidiyordu dağ gibi adam. onun evli olduğu şeyin adı inci idi, yanımızda incisiyle konuşur, kız bak beni üzüyorsun filan derdi... tabi biz küçüktük çok, kaçardık ondan köşe bucak. sonrasında yine hocalara götürmeye devam ettiler ama o yolda parende atarken, araba çarptı yumdu gözlerini hayata.

sen koru yarebbim.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar