çocukluktan akılda kalan güzel anlar

elektrikler gidip mumlar yandığında kardeşimle yere uzanarak mum ışığında elimizle yaptığımız hayvan figürleri , annemin yufka arasına dürüm yaptığı tereyağlı yumurta, yeni doğan kuzular, çağla elma toplayıp tuzla yemek, babamla aradığımız mantarlar, çiğdem toplamaya gitmek ve daha niceleri...
devamını gör...
köyden akılda kalan her şey. zamanında büyük şehir hayali kurardık, şimdi ise köy burnumda tütüyor. yeni doğmuş bir kuzu, baharda yemlik, sobanın üstündeki portakal kabukları hepsi başka türlü güzeldi.
devamını gör...
anneden yenilen dayak ehheheh .aslında çok haklıydı çünkü bi koca şişe dolusu patlıcan turşusunu mutfaktaki halıya dokmustum hem de kış günü.annemle goz goze geldik o an gozlerinden alevler cikiyodu sonra ablam bana liiimaaar koooss dedi sonrasini hatırlamıyorum sanırım kafamda yıldızlar uçuyordu.
devamını gör...
3 tekerlekli bir bisikletim vardı. tekerler sarı. kendisi kırmızımsı. evin içinde sürüyordum kışın. binayı nasıl yapmışlarsa koridordan salona doğru giderken bir tümsek vardı. oradan hız alarak balkon kapısının önüne doğru hızlıca sürerdim. akşamları da yine balkon kapısının önüne geri geri park ederdim. sonra büyüdük tabii. taşındık o binadan. lakin o bisiklet oranın kömürlüğünde kaldı. oradan bir komşumuzun oğluna vermiş bizimkiler. sonra bir gün baktım çocuk tüm parçalarını dağıtmış. 18 yaşında gördüm bu sahneyi. içim cız ettiydi, gözlerim dolu dolu olduydu. biz o aileyle halen yakınız. o eleman da büyüdü. bende halen o çocuğa karşı sinir taze duruyor.
devamını gör...
sabahları kardeşimle, kuzenlerle koşuşturarak yüzümüzü yıkamaya koşardık. sonra da havlunun uçlarından tutarak kurulanırdık, buna da gülücükler eşlik ederdi. paylaşmayı öğretenlerimi seveyim.
devamını gör...
83 ağustosu'nda pencereden cezaevini seyrederken yağan yağmur.
döngel ağacından yere düşmem.
şobota.
hulusi ile evler arası çektiğimiz haberleşme hattı.
pinokyo ve kontra pedal.
kavşak suyu.
amastris.
mermer.
gazoz kapakları, koç, conan.
ana britannica.
müdireanım teyze
kolombo..
...
devamını gör...
çok fazla olandır ama ara sıra düşünüp halen kafamı yastıklara vurduğum bir anıyı anlatayım.

babam bir arkadaşının evine gidiyor ve orada arkadaşının kızına şakayla karışık seni oğluma alayım diyor. hani hep olur ya seni oğluma alayım, kızıma alayım. sanarsın mal alınıyor. her neyse. ben bu kızı hiç görmediğim gibi tanımıyorum bile. birgün dershane çıkışı babam beni alacakken sınıfın en güzel kızı babama selam veriyor. ulan diyorum ne alaka? babam nereden tanıyor kızı. babam tutup onu da evine götürüyor. sonra başlıyor konuşmaya. x ile aran nasıl? diyorum iyi anlaşıyoruz, başarılı kız. Allah var güzel kızdı. o zamanlar herkes gibi güzel kız görünce oyuncak ister gibi keşke benim olsa havasındaydık. konuşmam bitiyor babam başlıyor konuşmaya. ben bu kıza dedim ki büyüyünce seni oğluma alacam. ben şok. kıpkırmızı kesiliyorum. bir babama bakıyorum bir karşıya bakıyorum. sonrasında kızla bir daha muhabbet dahi edememiştim şimdi baktım güzelce yuva kurmuş, hayatının peşinde. ben yine babamın bana birilerini bulmasını bekliyorum. ahaha.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar