konu: evlilik aşkı öldürür mü meselesi

evliliğin kutsal bir müessese olduguna şüphe yok. gerek dini kaidelerde, gerekse kültürel normlarda evliliğin önemi nerdeyse evrensel mahiyette on plana cikarilmaktadir. öte yandan askın degeri de binlerce yıla yayılmış bir kaynak haline gelmiştir. şiirlere, filmlere, romanlara, tablolara konu olmuştur. kutsal kitaplarda dahi aşktan bahseden kıssalar mevcuttur. nice tahtlar el değiştirmiş, nice infazlar gerçekleşmiştir ask icin.

peki ask gibi güçlü bir olgunun izdivacın gölgesinde kaldığı, evli çiftlerin asklarının sona erdiği özetle ve yaygında bilinen haliyle 'evliliğin askı öldürdüğü' doğru müdür yoksa bu sadece bir mazaret ve mefhum mudur?
devamını gör...
neydi .. birisini seversin.. ya kavuşur evlenirsiniz ya da kavuşamaz aşık olursunuz..
devamını gör...
( #242578 )
4. evliligin kimine gore musebbibi kimine gore mazeretiymis. ehuheu.
devamını gör...
evlenince anlarız. evlenmeden bilinmez. lakin dışarıdan işimizi gücümüzü bırakıp gözlemlediğimiz kadarıyla bu olayın tamamen kişilerle alakalı olduğunu, genelgeçer bi sonuca varılamayacağını söyleriz. şu an bildiğin münazarayı bitirdim bence. format olmadığına emindik di mi gençler?
devamını gör...
yamulmuyorsam karısını ilk aldatan kocanın ileri sürdüğü ve çağlar boyu inanılan sav.. yani biz maymundan geldik demek gibi bir şey... inanmak isteyenler var, inananlar varken bu sürer gider.

ancak, insan insanlığını unuttuğunda gerçekleşir bu ölüm işlemi.. erdem sahibi bir adam ve kadın, birbirlerini her daim Allah'ın bir emaneti ve hediyesi olarak görürlerse (ki zaten öyledir) sorun olmaz... yok nefsinle mücadele etmeden, kadını yahut adamı artık tapulu malın olarak görürsen aşkı öldüren evlilik değil sensin..

yok öyle bi şey...
devamını gör...
kişinin aşk'a yükleyeceği manaya göre değişir düşüncesindeyim, yani göreceli bir kavram.
devamını gör...
ömür boyu aşk mevzu hayalden öte bir şey değildir. gerçekçi, akılcı bir şey değildir. bu sebeple mümkün ve gerekli de değildir. aşkın ömür boyu sürmesini beklemek hayalperestlikten öte bir şey de değildir. zaten bence evliliğin olmazsa olmazı da değildir. aşk olması gerek, fakat abartılmaması da gerek. evliliğin saç ayaklarından biri olmamalı aşk denilen abartılı hissiyat. iki dünyayı bir araya tutmaya yetmez çünkü o. selvi boylum al yazmalım filminde işlenmiştir ya bu durum, asya'nın dilinden: sevgi neydi? sevgi insan eliydi, sevgi iyilikti, sevgi emekti. o hesap, evlilik de sevgidir, e sevgi de nedir ne değildir bu önceki cümleye bakınız. *. bu kadar aşkı yerdikten sonra, evet evlilik aşkı öldürür, bunda da bir sakınca yoktur. aşk sorumluk sahibi olmayan çılqın gençlerin, düşüncesizce hareket etmeleri için bir gerekçedir. ama evlilik öyle mi? evlilik, aklı başındalık döneminin başlaması gereken ve aşka çok da gerek olmayan bir süreçtir.
devamını gör...
aşktan aşka göre değişir.. ne aşklar duyduk yıllar boyu yaşadı hiç ölmedi.. ne aşklar duyduk evliliğin 2. gününde söndü gitti...
devamını gör...
aşkı evlilik değil de odun formatından çıkamayan kocalar öldürüyor.yani demem o ki aşkın bi suçu yoktur hakim bey.
meselasında benim aşkla aram çok iyiydi,severdik birbirimizi amma velakin kocam olacak herif aşkla olan muhabbetimi mi kıskandı nedir çekti vurdu.e hal böyle olunca noldu evlilik aşkı öldürmüş gibi oldu.ama işin aslı öyle mi değil.
evlilik aşkı öldürmez.evliler aşkı öldürür.
devamını gör...
zevale uğrayacak bir şey için aşk kadehinden bir cura içilmez, içilecekse ancak sonsuz aşk için içilir. o andan sonra ise yunus şiirinde söylediği gibi "ona ne yad ne biliş, ona nesrik ne humar". evlilik mevzusunda aşk ise; ancak ilahi kelimetullah davasını borç bilmiş çiftlerin rabblerine ulaşmak için taşıyabileceği bir şaraptır.
devamını gör...
aslında bu sorunun cevabı evlilik öncesi dönemde.

oğlan kızı görür, kız bakımlıdır, ya da insan içinde olduğu için dikkatlidir, o hallerine, yani kızın görmesini istediği haline aşık olur. tam tersi için de geçerli tabi durum.

sonra söz-nişan yaparlar. yine herkes dikkatli ve inanılmaz düşüncelidir, aşk devam eder.

sonra evlenirler, iki tarafın da gerçek ve normal hali ortaya çıkar. eyvah eyvah! bu kız/çocuk hep cıncık gibi giyiniyordu, şimdi eşofman giyiyor. al sana gitti aşk meşk.

o yüzden, kısmi bir görücü usulü, evlilik öncesi fazla görüşmeme, mantık evliliği iyidir arkadaş.
devamını gör...
bugün bir kez daha şunu gördüm. evli erkeklerin gözü dışarda arkadaşım. bu akşam bi kaç evli arkadaşla takıldım. ki muhafazakar bir yaşam tarzı olan insanlar bunlar. gözleri benden çok daha fazla dışarda. kızlar size söylüyorum. bu iyiliğimi unutmayın diyeceğim ama iyilik mi kötülük mü bilemedim şimdi. erkeklerin fıtratı birden fazla kadını sevebilecek yapıda. sizden başkasını gözü görmüyor olayı tamamen geyikten ibaret.
devamını gör...
karşıdakinde ve evliliğin kendisinde yaratanın gör dediklerini görebilme çabasının varlığı şüphesiz heyecanı diri tutar.
devamını gör...
(#242606)
yürekleriniz yumuşak! evet ama yumruklarınız çok sert.
kadına şiddet aşkı öldürür.
söyleyeceklerim bu kadar hakim bey.
devamını gör...
belli bir süreden sonra aşkın yerini sevgiye, sevginin de bir süre sonra saygıya bıraktığı doğrudur.
bir arada yaşamanın ve klasik tabirle bir şeyler paylaşmanın mecburî sonuçlarından biri olsa gerek.
devamını gör...
önceden olsa evlilik aşkı öldürür derdim. ancak şimdi etrafıma bakıyorum ve öldürmediğini görüyorum.
devamını gör...
evlilikteki "hic bitmeyen" aski hic anlamadim, muhtemelen anlamicam da.

kisi sevdigi ya da asik oldugu kisilerden zaman zaman sıkılabilir de. rutinlikten ya da ayni problemlerden kimi zaman... soyle bir iki gun nefes alip yeniden gordugunde onu, eski sevgisi geri gelmistir ve belki de biraktigi yerdekinden cok daha fazladir. update edlen ask. ehuehu.

ya evlilikte kisiler zaman zaman "karsisindakine kendisine ayirmasi icin zaman verecek" ya da aralarindaki sevgi, ozlem, istek azalarak bitecek. kim ne derse desin yeri geliyor canimizdan cigerimizden cok sevdigimiz annemizi bile gorecek gozumuz olmuyor. bu durumlarda da kirici olmamak icin odamiza kapaniyoruz ya da benzer sekillerde mesafe birakiyoruz.

onemli olan bu durumlarda karsinizdaki kisi kim olursa olsun anlayisli olmasidir. olayi kisisel algilamak yerine, karsisindaki anlamaya yormalidir.

ecnebiler personal space diyor buna ve kisinin bir bakima gizli bir dunyasinin bulundugu ve kendisinden baska kimsenin girmesine musade etmedigi dunyasi olarak tanimliyor. onlar bu kadar farkindalik sahibiyken, biz boyle bir alanin oldugundan bile bihaberiz kimi zaman.

ha kisi evlendiginde bunu kucultmek icin elinden geleni yapmiyorsa da ona yaziktir, partnerine yaziktir falan vb ie.
devamını gör...
bugün 2 bayan arkadaşla oturmuş tam da bu konu üzerine konuşuyorduk, şansa bak. * * *

biri dedi ki evlendikten sonra erkekler çok öküz oluyor.
evlendikten sonra hiçbir şeyin heyecanı kalmıyormuş. bir de çocuk sahibi olunca erkek iyice ağırbaşlı oluyormuş.
karar ver artık ağırbaş mı büyükbaş mı diyemedim.

yani şimdi kadın, 40'ına gelip 3 çocuk sahibi olsa da 20'sindeki gibi aynı performansla damat halayı çekmesini mi bekliyor erkekten? bu mu heyecan?
yoksa 50'sinde de aşkitooooooom demesini mi istiyor? bu da şirinlik herhalde, bilemedim.

ben evlilik uzmanı değilim, bu öldürür şu kurtarır diyemem; ama bence bir evliliği ayakta tutan yapı taşı saygıdır.
saygıdan kastım ortam içinde birbirini küçük düşürmek demek değil yalnız, sırtından sopayı eksik etmek değil.
60'ında da sizli bizli konuşabilip, küçük laflarla büyük bir yere sığdıramamaktır.
bu olursa aşkın öleceğini zannetmiyorum.
devamını gör...
aşk: en kaba tabir ile kavuşulamayanın bedenine duyulan özlemdir. şehvetin soyutlanmaya başlamasıdır. evlenince aşkın bitmesi ölünce kabre konulmak kadar doğaldır. yani özlem bitiyor ise, özlem ile oluşan duyguda biter. zaten meşhurdur; kavuşursan meşk olur kavuşmazsan aşk olur.

evlilik ile oluşması gereken rabbim ve siz sözlük yazarlarınında rabbi olan bir ve tek el-vedud'un rum suresi 21. ayette emir buyurduğudur. ki rabbimiz şöyle buyurur: "birbirinizle huzur ve sükûnet bulasanız diye, size kendi cinsinizden eşler yaratıp, aranıza sevgi ve merhamet koyması, Allah'ın ayetlerindendir."

aramıza konulan şey sevgi ve merhamet. merhametin sevginin üst kümesi olduğunu söylememe gerek var mı? ve iki kişi arasında merhamet hasıl oluyor ise, başka ne gerek.

aşk hususunda, mevlana bile rabbine kavuşamadığı için adını aşk koyuyor. kavuştuğunda adı aşk olmuyor. bu yüzden evlilik aşkı bitirmiyorsa cinsel problem var demektir.
devamını gör...
kadınlar evlenmeden önceki erkeği arıyorlar. sorun orada. evlenmeden önceki duygusal, düşünceli, çiçek alan, tüm günleri hatırlayan adam sornadan öküze dönüşmüyor. olaydaki hayvan karakteri öküz değil.

çağrışım yapması için kelimeleri söylüyorum. köprü - ayı - dayı
devamını gör...
(#242615)
itiraz ediyorum hakim bey.nedense evlilik arifesinde çok düşünceli,duygusal,nazik,bi dediğimizi iki etmeyen,sürekli arayan soran,mesajlar atan,her buluşmada görüşmede çiçekler hediyeler alan eş adaylarımız evlendikten sonra her nedense arama sayısını günde 1e düşürüyorlar.
-gelirken ekmek alıyım mı?
çiçek almalar ihmal ediliyor.
-2 gün sonra solacak o ne gerek var.
sonra "seni seviyorum" cümle içinde kullanılmaz oluyor.
-sevmesek evlenmezdik heralde.
vs vs.

as i said before,odun formatından kurtulamayan kocalar aşkı öldürüyo.evlilik masumdur hakim bey.
devamını gör...
bikaç ayda bir elinde çiçekle gelmek zoruna gidiyo tabi beyefendilerin.yahu adam gider bari mezarlıktan toplar bir iki.bu kadar da olmaz ki.ama nedense evlendikten sonra eşimi mutlu ediyim,bi jest yapıyım olayları anında finito.neden?hatunu aldık nasılsa zihniyeti.aah aahh..
devamını gör...
böyle bir kanının olma sebepleri bir kaç tane ve hemen sıralıyorum aklıma gelenleri.

1- yasaklar her zaman çekicidir. flört dönemindeki kaçamak bir öpücük evlilikteki cinsel birleşmeden daha fazla zevk verir.

yasak olanın çekici olması çoğumuzun anlam veremediği güzel karısı olan adamın çirkin el karısıyla kırıştırma nedenidir. kendi mercedesinde 90ı geçmeyen adam elin tofaşında 140ı zorlamaya kalkar.

2- flört döneminde insanlar rol yaparlar karşı tarafı etkilemek için. olmadıkları insanları oynarlar ve evlilikte ak kıç kara kıç belli olur. rol yapılmasa bile flört dönemi bir insanı tanımak için elverişli değildir.

ben eşimle tanıştıktan 9 yıl sonra evlendim. 2 yıldır da evliyim. etti 11 yıl. hala çok sık olarak birbirimizin davranışlarına şaşırdığımız oluyor. 30-40 yıldır evli olanların bile birbirlerine şaşırdıkları oluyor. ben bir kaç aylık flört döneminden sonra evli kalabilenlere şaşıyorum. kalasın birisi kızı tavlayabilmek için romantik rolüne soyunuyor kızı alıyor sonra "evlenince bizim aşkımız söndü". yalancının mumu söndü öküz evliliğe bok atma işte.

3- flört döneminde çiftler hep görünüme önem verirler, ama evlenince eşini altına yapmış şekilde görmek bile gayet mümkündür.

şimdi kızı aldın cillop gibiydi orda burda gezerken. evlendin yatağa girdin kız makyajı çıkardı ama huriden çok adanalı bir erkeğe benziyor. hiç osurmaz zannediyodun kızı çatır çatır salıyor uyurken. sonra "evilik aşkımızı öldürdü...". evliliğin suçu ne arkadaş?


haa evlilikten sonra aşk şekil değiştirir. daha çok tiryakilik alışkanlık haline gelir. yatakta onun nefesini duymadan uyuyamama, onun yapmadığı yemekleri yiyememe, yokluğunda derdini paylaşacak adam bulamama gibi işte.
devamını gör...
aşk için niyet faniye ise, yani çiftler birbirine aşıksa zaten fıtraten bitmek zorundadır.

aşka niyet her iki taraftan sonsuza : Allah'a ise aradaki muhabbet=derin sevgi bağı=son güne kadar ilk günki gibi sevgi ölmez.. ki günümüzde "siz" buna aşk diyorsunuz...

diğer türlü zaten aşk olmuyor kendini kandırmak oluyor sadece...
devamını gör...
evlilik hayatı, yaşamı ve canlı olan herşeyi öldürür. sigaradan ve alkolden daha beter bişeydir. yaşasın sigara ve alkol! kahrolsun ötv!
devamını gör...
her şey niyetle başlar niyetle biter..

ne için evlendiğinize bağlıdır efendim. amaç sadece kişisel ihtiyaçları gidermekse yanlış yerdesiniz. kimse uyarmadan usulca ilk durakta inip arkadaki araca bininiz lütfen. o da aynı görevi görecektir.

devamını gör...
aşk katili olmaya meraklılar detected. aşk nedir, ne değildir analizleri yapmak lazım evvela, evlilik müessesinde ölen aşk mıdır? yoksa başka bir şey mi?

aşk olgusunda sevginin realiteye varması için kalıbımı basarım, burada çoğunluk; yüz, beden güzelliğinin bonus, duygu, adab, yaklaşım, düşünce ve örtüşen eğitilme şekillerinde güzellik aranır, örtüşen eğitilme konuları derken, bir dindar için dini eğitim... gibi durumlar önemlidir diyecektir, iç güzellik diyecektir. aşk olgusunun direkleri bunlardır, genel anlamda kastedilen aşk tanımlamasında bu hususlar öne çıkartılmak istenir ki; mantıklı olan budur, hani derler; (gbkz:bir sivilce yeter, iltahap olur, olmadı cüzzam olur.)
aşık olabilme konusunda bu noktalara ulaşabilmiş kişilerin evlenmesi neleri getirir?
sevgi kesinlikle gelecektir, bunun yanında saygı, karşı tarafta adanmışlığın gösterisi bir kişi olması, deve olabilecek pire konularının sindirilmesinde kesinlikle etkilidir zira aşk insanlarda nezaketi ve anlayışı getirir, tekil hareket yerine diğer tarafların karşılıklı akımlar sağlayarak yaşayabilmesi hakkında zaman içerisinde tecrübe ettirmiştir yani aşk sonrası gelen evlilik tepeden inme bir durum olmadığı için bazı hususlar öncesinden yaşanmış tecrübe edilmiş veya bazı kusurlar bilinmektedir, bu nedenle herhangi bir olumsuz durum, olumsuzluk olarak değil olağan veya normal bir durum haline gelecektir.

şimdi çarpık aşklaşma yaşayan, aşk güzelliklerini, bedene, yüze, baldıra bacağa bağlayanların durumunu aşk'ı gerçekten ve olması gerektiği gibi yaşayan kişilerin aşkları ile karıştırmamak lazım bu nedenle evlilikleride karıştırılmamalıdır. beden. yüz vücut zelliği için birliktelik sağlayanların duygu şiddetleri giderildiği süre elastik bir yapı değil, krakerimsi yenildikçe aynı tat veren ve sürekli azalan lezzet vermesinden ötürüdür.


velhasıl; aşk'ı doğru çembere almış kişilerin izdivacı asla aşk'ı öldürmeyecektir, izdivaç kesinlikle taşıyıcı birim görevinde olacaktır.
devamını gör...
kişilerin evlilikten beklentileri ile doğru orantılı olan meseledir. niyet gerçek aşk ise iki cihan sevgisi ise öldürmez, güçlendirir.

insanların evlilikte en büyük hataları, evlenmeden önce özen gösterdikleri şeylere evlendikten sonra göstermemelerindendir. insanın hayatında evlilik öncesi dönem ile evlilik sonrası dönem arasında uçurum olursa evlilik aşkı da öldürür, kişileri de.

kadınlar evlenmeden önce alıştıkları ilgiyi, evlilikleri boyunca beklerler, hep ilgi şefkat beklentisi içinde, olmadıkları bir sulete bürünerek eşlerini sıkmaya başlarlar, erkekler de dışarıda zaman geçirerek, arkadaşlara daha çok zaman ayırarak, eskisi gibi eşine sevgi dolu yaklaşımda bulunmayarak evlilik hayatını çekilmez hale getirebilirler.
devamını gör...
eğer aşksa gerçekten; durum-şartlar ne olursa olsun, "kurulmuş gönlün tahtı bozulmaz, bozulamaz." tabi eğer aşksa.
devamını gör...
aşkı evlilik değil birbirinin sevgilisi olduğunu unutan erkekler ve kadınlar öldürüyor. sevgili olduklarını unutup kendilerini hizmetçi* yada banka* gibi hissetmeye başladıklarında aşk da kapıdan çıkıp gidiyor sessizce..

oysa sevgilinin yemeğini pişirmek bir zevk, kirli çamaşırını yıkamak onun giysilerine sinen kokusunu içine çekmek için bir fırsattı eskiden..

sevgilinin ihtiyacını karşılamak, ona korunak, sığınak olmak, onu mutlu etmeye çalışmak ne kadar da tatlıydı eskiden..

demem o ki aşkın yaşaması için, eşinizin bir zamanlar o çok sevdiğiniz, kokusuna hasret uyuduğunuz, hayalini kurduğunuz kadın/adam olduğunu unutmayın...
devamını gör...
ibni sina
yüzyıllar önce
demişki
aşık olan kişiyi
aşkın derdinden çilesinden ızdırabından kurtarmak için çeşitli yollar vardır
bunlardan biriside
aşık olduğu kişiyle evlendirmektir.

hala
cevabı verilmiş sorularla uğraşıyoruz
uğraşanlar bekarlar
evliler sus pus :)
devamını gör...
karakteri ve inancı zayıf kişilerin bir tarafların uydurduğu en kötü yalandır. evliliğin aşkı öldürmediği bu şekilde evlilik yapanların %90 yakının evliliğinin devam etmesiyle kanıtlanmıştır. %10 luk kısım ise oluşacak dış etkiler ve olaylardan kaynaklı boşanmadır. kısacası evliliğin aşkı öldürmesi koska bir yalandır.
devamını gör...
dediler zamanla hep azalırmış sevgiler diye şarkısı bile var, biz de aşkın bitip bitmeyeceğini konuşuyoruz. tabi ki biter yau, sevgiler bile azalıyorsa, oradan karşılaştırmak gerekir. nasıl olsa her şeyin zamanla sonu yok mu? ömür dediğin şey küsecek kadar çok mu demiş zeki müren, daha ne desin.
devamını gör...
neden hala çözülemediği ilginç bu sorunun.

500 evli çiftle anket yapılır ve sonuçlara göre yüzdeliğe vurulur.

bekara hanım boşamak kolay ne de olsa, ben şimdi öldürür desem ne, süründürür desem ne?

evlisinden evlisine göre bile değişkenlik gösterdiği için bu durum, iyisi mi anket yapmak.

devamını gör...
evli biri olarak çok net bir şekilde cevaplayacağım sorun: öldürmez.

ama kişiden kişiye değişir. korunması gereken ise saygı değil masumiyettir.
devamını gör...
evlilik aşkı öldürür:

unutmak kolay mı deme
unutursun mihribanım
oğlun kızın olsun hele
unutursun mihribanım
devamını gör...
belki de asıl sorun aşkın sevgiye evrilememesidir evliliklerde..her şeyin ömrü vardır.. aşkın bile..iki kişi kavuşamazsa hiç bitmez aşk..ama evlilikte ilk zamanki heyecanı her an aramak da bir sorun..sırf bu yüzden boşanan onca çift var artık..eski heyecanı bulamıyorum diye.. belki de normal olan budur..aşk ara ara bir kıvılcım olarak yanar söner yürekte ama çocuktu, ailelerdi, işti, evdi derken hayat yorar insanı..yaş kemale ermeye başlayınca aşk aşk diye arayışa girmek de ne kadar mantıklı..bir de aşk iki kişilk yalnızlık ister..ilişki ne kadar dışa dönük yaşanırsa aşkın ömrü o derece kısalır..
devamını gör...
böyle bir sorunsalı hayatınıza yansıtırsanız, yani "acaba öyle mi lan?" derseniz, evet, evlilik aşkı öldürür. ama böyle bir saçmalığa kulak asmazsanız ve ne olduğunuzu, evlenince sevdiğiniz kişiyi "heh artık cepte" mantığıyla yaklaşmazsanız, o zaman da evlilik aşkı arttırır. hem de öyle bir yapar ki, evlilik öncesindeki tanışma zamanınızda kendinize "aaa amma çocukmuşuz ya hu!" dersiniz.

tecrübelerle sabittir. zaten böyle bir sorununuz varsa, aldatma, nette farklı arzular istekler içine girmeler başlar. aman yapmayın! bakın söylüyorum, eşiniz sizin en güzel sevgi mabedinizdir. aşkı, sevgiyi, paylaşmayı, hoşgörüyü, dostluğu, cinselliği paylaşabileceğiniz yegane varlığınızdır. ona aşık olun, aşkınızı evlendikten sonra da devam ettirin. rehavete girmeyin!
devamını gör...
öldürmez. çünkü aşk zaten 3-4 yaşına gelince yaşlılıktan ölür. psikiyatristlere göre aşkın ömrü maximum 4 senedir,hadi çok sağlıklı olduğunu farzedip 5-6 yıl yaşayabilir diyelim. popüler anlamıyla aşk denen şey,hormonların azıtmasıyla beraber kişinin güzel/yakışıklı biri görmesiyle oluşan birşeydir. kişilikle de ilgisi olmadığı psikiyatristler tarafından vurgulanır. aşık olan kişinin beyninde meydana gelen değişimler obsesif kompulsif bozukluk hastası birinin beynindeki değişimlere benzer. yani aşk deli işidir,rasyonel değildir,cinsel arzu sonucu oluşan menfi bir sevgidir. bir anlık öfkeyle kalkanın zararla oturması gibi bir anlık yoğun duygusallıkla evliliğe kalkan da zararla oturup oturmaması şansına kalmıştır. duygularını kontrol edebiliyorsa,aklı disable olmamışsa sevdiğinin kusurlarını görebilir. aşk başta eğlenceli bir şey olsa da,bir çok kişinin aşkı zehirli bir bala benziyor. batının ahlakına özenip ilminden zerre kadar nasiplenmeyen adamlar görücü usulü ile evlenenlerle dalga geçerler. halbuki harvard üniversitesi görücü usulünün kendi flört ederek evlenme alışkanlıklarından daha isabetli olduğunu tespit etmişlerdir. yani görücü usulünü savunma için kullanacağım çok iyi bir referans var. ancak batının ilminden nasiplenemeyenler "hadi be olur mu öyle şey"diyebilirler. deveye hendek atlatmayı bile becermeyen ben bu tiplerle tartışmaya girip vakit kaybedemeyeceğim.ülkemizde tu kaka edilen görücü usulü genelde dış görünüşü yüzünden karşı cinsten yüz bulamayanların tercihi olduğu için görücü usulü ile evlilikler her zaman sağlıklı olmuyor. ama her görücü usulüyle evlenen böyle mi?hayır.
devamını gör...
aşk dediğin karşı cinsin vücudunu arzulamaktır. o vücuda dokununca sonra bir daha dokununca sonra bir daha...aşk dediğin şey biter arkadaş. sonra yeni vücutlar istersin. erke için böyledir bu, kadınları bilemem, ilgilenmem de onların ne anladığıyla...
devamını gör...
alkol öldürür , kumar süründürürse , evlilik öldürür , bekar kalmak ta süründürür.aşkı öldürmeyi göze alamayıp , malak gibi evde oturmak ta kesinlikle çözüm değil.en azından bu riske girmeye değer.

ölür mü ölmez mi tartışmasından ziyade bir gerçek var ki evlenince aşkın dozajı gitgide azalır.zaten bu sadece evlenince değil, normalde de böyledir.yani hiç kimse hiç kimseyi ilelebet aynı seviye ve maksimum düzeyde sevemez.

40 yıllık evli olup ta "biz hala ilk günkü gibi aşığız birbirimize" diyenler dünyanın en büyük yalancısı kategorisine girerler.zaten aşkın devam etmesine de pek gerek yok bence.eve gelip kapının zilini çalıp, eşin kapıyı açtığında " bu karı kim lan " seviyesine gelme yeter.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar