konu: evlilik aşkı öldürür mü meselesi

evliliğin kutsal bir müessese olduguna şüphe yok. gerek dini kaidelerde, gerekse kültürel normlarda evliliğin önemi nerdeyse evrensel mahiyette on plana cikarilmaktadir. öte yandan askın degeri de binlerce yıla yayılmış bir kaynak haline gelmiştir. şiirlere, filmlere, romanlara, tablolara konu olmuştur. kutsal kitaplarda dahi aşktan bahseden kıssalar mevcuttur. nice tahtlar el değiştirmiş, nice infazlar gerçekleşmiştir ask icin.

peki ask gibi güçlü bir olgunun izdivacın gölgesinde kaldığı, evli çiftlerin asklarının sona erdiği özetle ve yaygında bilinen haliyle 'evliliğin askı öldürdüğü' doğru müdür yoksa bu sadece bir mazaret ve mefhum mudur?
devamını gör...
evlenince anlarız. evlenmeden bilinmez. lakin dışarıdan işimizi gücümüzü bırakıp gözlemlediğimiz kadarıyla bu olayın tamamen kişilerle alakalı olduğunu, genelgeçer bi sonuca varılamayacağını söyleriz. şu an bildiğin münazarayı bitirdim bence. format olmadığına emindik di mi gençler?
devamını gör...
yamulmuyorsam karısını ilk aldatan kocanın ileri sürdüğü ve çağlar boyu inanılan sav.. yani biz maymundan geldik demek gibi bir şey... inanmak isteyenler var, inananlar varken bu sürer gider.

ancak, insan insanlığını unuttuğunda gerçekleşir bu ölüm işlemi.. erdem sahibi bir adam ve kadın, birbirlerini her daim Allah'ın bir emaneti ve hediyesi olarak görürlerse (ki zaten öyledir) sorun olmaz... yok nefsinle mücadele etmeden, kadını yahut adamı artık tapulu malın olarak görürsen aşkı öldüren evlilik değil sensin..

yok öyle bi şey...
devamını gör...
ömür boyu aşk mevzu hayalden öte bir şey değildir. gerçekçi, akılcı bir şey değildir. bu sebeple mümkün ve gerekli de değildir. aşkın ömür boyu sürmesini beklemek hayalperestlikten öte bir şey de değildir. zaten bence evliliğin olmazsa olmazı da değildir. aşk olması gerek, fakat abartılmaması da gerek. evliliğin saç ayaklarından biri olmamalı aşk denilen abartılı hissiyat. iki dünyayı bir araya tutmaya yetmez çünkü o. selvi boylum al yazmalım filminde işlenmiştir ya bu durum, asya'nın dilinden: sevgi neydi? sevgi insan eliydi, sevgi iyilikti, sevgi emekti. o hesap, evlilik de sevgidir, e sevgi de nedir ne değildir bu önceki cümleye bakınız. *. bu kadar aşkı yerdikten sonra, evet evlilik aşkı öldürür, bunda da bir sakınca yoktur. aşk sorumluk sahibi olmayan çılqın gençlerin, düşüncesizce hareket etmeleri için bir gerekçedir. ama evlilik öyle mi? evlilik, aklı başındalık döneminin başlaması gereken ve aşka çok da gerek olmayan bir süreçtir.
devamını gör...
aşkı evlilik değil de odun formatından çıkamayan kocalar öldürüyor.yani demem o ki aşkın bi suçu yoktur hakim bey.
meselasında benim aşkla aram çok iyiydi,severdik birbirimizi amma velakin kocam olacak herif aşkla olan muhabbetimi mi kıskandı nedir çekti vurdu.e hal böyle olunca noldu evlilik aşkı öldürmüş gibi oldu.ama işin aslı öyle mi değil.
evlilik aşkı öldürmez.evliler aşkı öldürür.
devamını gör...
zevale uğrayacak bir şey için aşk kadehinden bir cura içilmez, içilecekse ancak sonsuz aşk için içilir. o andan sonra ise yunus şiirinde söylediği gibi "ona ne yad ne biliş, ona nesrik ne humar". evlilik mevzusunda aşk ise; ancak ilahi kelimetullah davasını borç bilmiş çiftlerin rabblerine ulaşmak için taşıyabileceği bir şaraptır.
devamını gör...
aslında bu sorunun cevabı evlilik öncesi dönemde.

oğlan kızı görür, kız bakımlıdır, ya da insan içinde olduğu için dikkatlidir, o hallerine, yani kızın görmesini istediği haline aşık olur. tam tersi için de geçerli tabi durum.

sonra söz-nişan yaparlar. yine herkes dikkatli ve inanılmaz düşüncelidir, aşk devam eder.

sonra evlenirler, iki tarafın da gerçek ve normal hali ortaya çıkar. eyvah eyvah! bu kız/çocuk hep cıncık gibi giyiniyordu, şimdi eşofman giyiyor. al sana gitti aşk meşk.

o yüzden, kısmi bir görücü usulü, evlilik öncesi fazla görüşmeme, mantık evliliği iyidir arkadaş.
devamını gör...
bugün bir kez daha şunu gördüm. evli erkeklerin gözü dışarda arkadaşım. bu akşam bi kaç evli arkadaşla takıldım. ki muhafazakar bir yaşam tarzı olan insanlar bunlar. gözleri benden çok daha fazla dışarda. kızlar size söylüyorum. bu iyiliğimi unutmayın diyeceğim ama iyilik mi kötülük mü bilemedim şimdi. erkeklerin fıtratı birden fazla kadını sevebilecek yapıda. sizden başkasını gözü görmüyor olayı tamamen geyikten ibaret.
devamını gör...
karşıdakinde ve evliliğin kendisinde yaratanın gör dediklerini görebilme çabasının varlığı şüphesiz heyecanı diri tutar.
devamını gör...
belli bir süreden sonra aşkın yerini sevgiye, sevginin de bir süre sonra saygıya bıraktığı doğrudur.
bir arada yaşamanın ve klasik tabirle bir şeyler paylaşmanın mecburî sonuçlarından biri olsa gerek.
devamını gör...
evlilikteki "hic bitmeyen" aski hic anlamadim, muhtemelen anlamicam da.

kisi sevdigi ya da asik oldugu kisilerden zaman zaman sıkılabilir de. rutinlikten ya da ayni problemlerden kimi zaman... soyle bir iki gun nefes alip yeniden gordugunde onu, eski sevgisi geri gelmistir ve belki de biraktigi yerdekinden cok daha fazladir. update edlen ask. ehuehu.

ya evlilikte kisiler zaman zaman "karsisindakine kendisine ayirmasi icin zaman verecek" ya da aralarindaki sevgi, ozlem, istek azalarak bitecek. kim ne derse desin yeri geliyor canimizdan cigerimizden cok sevdigimiz annemizi bile gorecek gozumuz olmuyor. bu durumlarda da kirici olmamak icin odamiza kapaniyoruz ya da benzer sekillerde mesafe birakiyoruz.

onemli olan bu durumlarda karsinizdaki kisi kim olursa olsun anlayisli olmasidir. olayi kisisel algilamak yerine, karsisindaki anlamaya yormalidir.

ecnebiler personal space diyor buna ve kisinin bir bakima gizli bir dunyasinin bulundugu ve kendisinden baska kimsenin girmesine musade etmedigi dunyasi olarak tanimliyor. onlar bu kadar farkindalik sahibiyken, biz boyle bir alanin oldugundan bile bihaberiz kimi zaman.

ha kisi evlendiginde bunu kucultmek icin elinden geleni yapmiyorsa da ona yaziktir, partnerine yaziktir falan vb ie.
devamını gör...
bugün 2 bayan arkadaşla oturmuş tam da bu konu üzerine konuşuyorduk, şansa bak. * * *

biri dedi ki evlendikten sonra erkekler çok öküz oluyor.
evlendikten sonra hiçbir şeyin heyecanı kalmıyormuş. bir de çocuk sahibi olunca erkek iyice ağırbaşlı oluyormuş.
karar ver artık ağırbaş mı büyükbaş mı diyemedim.

yani şimdi kadın, 40'ına gelip 3 çocuk sahibi olsa da 20'sindeki gibi aynı performansla damat halayı çekmesini mi bekliyor erkekten? bu mu heyecan?
yoksa 50'sinde de aşkitooooooom demesini mi istiyor? bu da şirinlik herhalde, bilemedim.

ben evlilik uzmanı değilim, bu öldürür şu kurtarır diyemem; ama bence bir evliliği ayakta tutan yapı taşı saygıdır.
saygıdan kastım ortam içinde birbirini küçük düşürmek demek değil yalnız, sırtından sopayı eksik etmek değil.
60'ında da sizli bizli konuşabilip, küçük laflarla büyük bir yere sığdıramamaktır.
bu olursa aşkın öleceğini zannetmiyorum.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar