1283. (Tematik)
cok beğendiğim bir yazayı paylaşmak istediğim sözlük.--- alıntı ---
necip fazıl, "islamcı" olunca şiirinin üzerine sünger çekilmiş. peyami safa romancı kabul edilmemiş. cemil meriç gündemden düşmüş. sezai karakoç silinmiş. nuri pakdil'in, erdem bayazıt'ın, rasim özdenören'in esamisi okunmamış. mustafa kutlu diye birisi var mı yok mu, görülmemiş. cahit zarifoğlu, bahattin karakoç, abdürrahim karakoç diye birileri var mı? varsa da yok olsun. yok olsun çünkü memlekette her şeyin varlık meşruiyeti birilerinin onayına bağlı. türkiye'de anti demokratik zihniyetin bütün odaklaştığı alanın "askeriye" olduğu düşüncesi doğru değildir. belki askeriye'den çok daha keskin anti demokratik zihniyet, sivil alanda odaklaşmıştır. "ağzı çorba kokanlar" ifadesi hiçbir zaman asker tarafından seslendirilmemiştir. "ayakkabılarını kapının önünde çıkaranlar" ifadesi de asker'e ait değildir. "göbeğini kaşıyan adamlar" sözünü de söylemez asker. hatta "çobanla profesörün oyu aynı ağırlıkta mı olacak" sorusunu da sormaz asker. çünkü asker de, çobanın oğludur, esnafın çocuğudur, köylünün evladıdır. askeri eğitim kurumları ne kadar değiştirirse değiştirsin, anasını, babasını, dayısını, halasını görür asker...


--- alıntı ---
bi tane daha asil devşirilme nerede?
bizde asıl başkalaşma, asıl devşirilme aydınlar cenahında gerçekleşmiştir. onlarda da alkol-cinsellik mecrasında gelişen bir "yaşam tarzı" kaygısı vardır. "muhafazakârlık" adına her attığınız adımın, varıp onların alkol ve cinsellik duyarlılıklarına dokunacağını düşünürler ve peşin peşin feveran ederler. bakın tepkilere, hemen alkole, cinselliğe monte oluveriyor köşeler... ondan sonra "gelsin asker ve bizi kurtarsın!" istanbul baro başkanı ne diyor? "biz zannettik ki ordumuz var. o güçlü ordu bizi korur. artık tsk vesaire yerine türk silahsız kuvvetleri var." evet, 28 şubat'ta da türk silahsız kuvvetleri devreye sokulmuştu. ama millet, bütün o sahte kuvvetleri tarihin çöplüğüne attı. kalıntılar orada burada "parmak sallıyorlar!" üstelik konumlarını meşrulaştırmak için, tayyip erdoğan'dan bir "parmak sallayıcı" üretmeye çalışıyorlar. bir despot üretsinler ki, öfkeleri anlam kazansın. tiyatro miyatro, sanat manat geçin onları. işte size özel alan, açın sahnelerinizi, buluşun seyirci ile, en keskin muhalefeti yapın. sahneleri tepe tepe kullanın. n'oldu, birdenbire sanatın devletleştirilmesini mi sevdiniz? oysa ne güzel, tayyip erdoğan'ın "vesayet"inden de kurtulacaksınız. ama hem oyuna çıkmadan belediyeden maaş alıp hem dizide oynamak daha ballı oluyor değil mi? ondan sonra da bir "kemalist muhafazakârlık" söylemi üretmek. ayıp, çok ayıp!


--- alıntı ---
devamını gör...
1285. (Tematik)
an itibariyle 998 yazarı bulunan sözlük. 1000. yazara şöyle özel bir karşılama yapılmalı hatta direk modluk verilmelidir.

şaka la şaka. o da hepimiz gibi bir cogitan olacak. özel muameleye gerek yok.
devamını gör...
1286. (Tematik)
sevdiğim ve sevdiğim için de bir açıklama borçlu hissettiğim sözlük.

bir süredir agresif yazarı oynuyorum, iğneliyorum, yerine göre doğrudan eleştiri getiriyorum. bu yüzden göze battığımın farkındayım. yine de sağolsun yönetici abiler agresif tavırlarıma rağmen sakin sakin derdin ne diye sordular, anlamaya çalıştılar. söyledim bir şeyler ama anlatabildim mi bilmiyorum. burdan da ifade etmeye çalışayım ki sözlüğe karşı vicdanım rahatlasın.

sözlüğe ilk geldiğimde büyük hayranlık duymuştum seviyeye, sol şerite, yazarların birikimine ve edebine. öyle ki nerde methiye düzülecek bir başlık var dediydi dersin orda bitiyordu. demişim ki birinde de beklentim arttı hayal kırıklığına uğratırsa yaratacağı yıkım büyük olur. (#324323)
hayal kırıklığına uğradım. cogito başka sözlüklerle kıyas götürmeyecek kadar temiz hala fakat benim bir kaç ay önce yazmak için can attığım sözlük bu sözlük değildi. aradaki bana göre "uçurum" sözlük adına canımı sıkıyor. (#319192) bu tanımı bu sözlüğe yazmadım ben.
o zamandan bu zamana hayranlık beslediğim pek çok yazar artık yazmıyor. mesele o değil tabii biri gider biri gelir fakat artık yazsa da feyiz alsak dediğim sıkı takipçisi olduğum yazarlar cogitonline'da sadece izliyor. bunun sebebi yazacak başlık görememeleri zannediyorum. şimdi çıkıp kimse gitsin açsın başlığı demesin, bir mum da sen yak demesin. yine atarlanırım. şu günlerde sadece zevzeklik para ediyor, bunu kim inkar edebilir?
iki cümle zırvalıyorum geyiğine, adamakıllı tanımlarımı gölgede bırakıyorlar, daha doğrusu ben tombala butonunu aşındırırken naçizane bildiğim bir kaç bilgiyle katkıda bulunayım isterken ölü taklidi yapılıyor. kim nereye mum yakıyor. ha aydınlatmak benim harcım değil o da ayrı mesele. neyse dağınık dağınık devam edeyim.

en çok tanım girilen başlıklara bakıyorum karı kızlı başlıklar ya da sözlükte yeni doğan ve artık baymakta olan mizahi akımlara adanmış başlıklar. yeminle oturup başlıklar arasında ciddi başlık aradığım gün oldu. sözlükler eğlenceli de bir ortam olmalı doğru, bir yazar mizah yapmalı doğru fakat bir sözlükte hele ki adı cogito olan bir sözlükte sol şerit karı kız başlıklarından ve yazar kimliğini belirli bir mizahi kalıba hapsetmeyi tercih eden yazarlar tarafından kuşatılmışsa bu bana fazla gelir. gerçekten kıymet verdiğim bir sözlüğün sığlaştırılıyor olması bana fazla gelir.

şimdi çıkıp tutan mı var diye soran olabilir. beklerim. yo tutan yok ama gitmemeyi tercih ediyorum. cogitonun emek verilmesi gereken bir sözlük olduğunu düşündüğüm için gitmemeyi tercih ediyorum. ve kendimi öyle feyz kaynağı tanımlar döktürecek yeterlikte görmediğim için şimdilik allahıma kitabıma eksilerim tehdidiyle belki çocukça da bir yol izleyerek* malum başlıklarda huzursuzluk yaratmaya çalışıyorum. adım hıdır bu aralar elimden gelen budur.

ayrıca buraya yazmayı tercih ettiğim sorun bu. diğeri için bir müddet beklemedeyim.

ben bu yazıyı bir iki gün öncesinin etkisiyle yazıyorum onu da söylemek lazım. daha önce de yazmıştım ( #444242 ) şu an sol şeritin gözlerinden öperim.

tanımıma burada son verirken cogito unutma ki
ben seni üzmek istemem sen de beni üzme
gözlerinden öperim.
dediydi dersin
devamını gör...
1288. (Tematik)
bana ara ara kafasına göre "mesajın var ciciş" diye mail atan sözlük..

mail kutumu açıyorum bakıyorum cogito sözlüğü,işte sana şu kişi mesaj atmış diyor,tıklıyorum linke yeni mesaj yok,bahsettiği yeni mesaj takribi 5 gün önce filan gelmiş..bu mütemadiyen tekrarlanıyor..yazılımsal bir teke zortlatması yaşıyor diye tahmin ediyorum..
devamını gör...
1289. (Tematik)
Allah kahretsin ki burda yazmayı seviyorum.
sadece zor geliyor bazen saçmalamak.
dağın başındayken kendimi kandırıyorum girmiyorum filan burda net mi olur giremezsin kuzum diye .
ama işin madolyonun perdenin iç yüzü kilimin dış yüzü öyle değil.
med-cezir.
devamını gör...
1290. (Tematik)
00.00 olayı nedeniyle karmakarışık bir uygulamaya gitmiştir sol şeritte. yukarıda gösterim tanım sayısı falan yazıyor ama ne nedir ne değildir hiç anlamadım anlamak da istemiyorum. sözlüklerde olağan şeydir 00.00 da sol şeridin boşalması. gereksiz bilgi karmaşası yani.

edit: iyi güzel uygulama aslında.
devamını gör...
1293. (Tematik)
aslında yapılacak bir kodlama ile her tanımın bir köşesinde ilgili tanımın artı ve eksi sayısı belirse güzel bir şey olabilir okuyanlar açısından. ne işe yarar bilmiyorum ama aklıma geldiğine göre bir işe yarar. bunla ilgili bir kodlama geliştirilemez mi?
devamını gör...
1294. (Tematik)
cogito ve benzeri sözlükler, tarz; popüler deyimle trend.

sol şerit sunum. yüzlerce, binlerce tanım örneği. deyim yerindeyse başlıkları-tanımları mevcut sırasında takip ediyorum. rast geliyorum, yazıyorum. önce başlığın ortak akılda yansımasını vermeye çalışıyorum. diyelim başlığımız sokrates olsun. bir filozof deyip geçebileceğim gibi, tahammül sınırlarında sokratesin kendisine dair elimden geldiği kadar dair bilgi sunuyorum. bu kadarla kalabilir. ya da sokrates üzerine şahsi düşüncelerimi ekleyebilirim. işte bu husus trend bağlamı. klasik sözlüklerden farkı ve artısı.

başlıklar her zaman örneğimde olduğu gibi klasik diyelim, olmayabilir. mesela; talk show program sunucusunun zırt pırt türkü söylemesi gibi bir durum sunusu olabilir; kalın bacaklı kızlar gibi bir algı-tespit olabilir.

itiraf etmeliyim ki, klasik başlıkların yanında, popüler, bazen tahammül sınırlarını zorlayan başlıklara rast geldikçe, ne oluyor diye sormuştum kendime. sormakla kalmamış, müdahaleyi çağrıştıracak notlar düştüğümü hatırlıyorum. bir an düşündüm, dahil olduğum, olduğumuz sözlükler tdk ve benzeri lügat gibi lügat değil, farklı. o halde bu farklılığın ana karakterine müdahale yerine sunulan başlıklara gerektiğinde kendi bağlamında bir şeyler yazmanın, ama mutlaka yazmanın gerekliliğine kanaat getirdim. şayet bende bir fikir çağrışımı yapmıyorsa, hiç yapmıyorsa o başlığa yazmamanın doğru olacağı fikrine vardım. bu ne ya, ve benzeri şikayetleri açıkçası terk ettim.

zira inanıyorum ki, bir şeyin farkına varılacaksa içinde yaşayarak, deneyerek fark edilir. peşin olamaz gibi yasakçı tavırlar yüz yıllık despotizmin insan zihninde ki kalıntıları, buna inanıyorum.





devamını gör...
1295. (Tematik)
illuminati sözcüğünü en çok cümle içinde kullanana ödül vaadinde bulunulan yer, herhalde. ama bana da puan verin, bakın, vaat etmek falan dedim, vaadedilmiş topraklar falan. hıh? olmaz mı?
devamını gör...
1296. (Tematik)
bu sözlüğü seviyorum: önyargılarımı yıkmayı başaran ender yerlerden ve gücüm yettikçe de yazarı olarak kalacağım.
devamını gör...
1298. (Tematik)
sağ köşede hiç dostunuz yok yazısının hiç ehemmiyeti yok. aslında dostlarım var diye düşünüyorum.
devamını gör...
1299. (Tematik)
şemspirzade oğullarından hamlettin, teşrif etmiştir. vatanımıza, milletimize, cümlemize ve sözlüğün ulu hakan'ına hayırlı olsun. bu arada bu sözlüğün hakan'ı kim? bu hakan'ın cengaverleriyle de tanışmak isterük.
devamını gör...
1300. (Tematik)
bazı yazarların "zannedersem yöneticilerin tanımları, ya da bkz'ları farklı renk tonlarında çıkıyor. bu durumu açıkçası anlayamadım. kendi kısır fehmimle şu düşüncelerin neticesi olabilir mi diye düşündüm bu durumu?

renkli bkz veren ya da tanım içerisinde renkli kelime yazan kişi "bak bu yöneticidir. dokunma yanarsın." gizli iması olabilir mi? "ben yöneticiyim, istediğiniz zaman bana ulaşabilirsiniz mi demektedir? (hüsn-ü zan) ya da ortada bir pozitif ayrımcılık var. adamlar yönetici, olsun o kadar mı deniliyor.( bu arada başkaları da kullanabiliyor mu bu renk olayını bilmediğim için yükleniyorum yöneticilere, ufff korkuttunuz beni hep izah yapmak zorunda kalıyorum)
bir başka sebep şu olabilir mi: şimdi herkese renk olayını verirsek sözlük foruma dönüşür falan...* o yüzden vermiyoruz mu?

belki de bunlardan hiç birisi. sadece kodlama ile ilgili bir durum. bilen yapıyor. o zaman bize de öğretsenize kardeşim. bizim yazılar simsiyah. Allah Allah...


edit: vay arkadaş. boş bakınız-lar, aman boş bkz'lar renkli oluyormuş be ya. ben ne yapayım arkadaş. bir tanıma baktım.lugavi bkz vermiş. dedim bu renkli. lugavi yönetici herhalde dedim. baktım ki yönetici. bunlar üst üste geldi. benim kabahatim yok. suçlugavi'nin* o kadar da senaryo üretmiştim. film bile yapardık ya.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar