2. (Tematik)
bazen bir şeyler olurdu mahallemde, bir şeyler yaşanırdı ve ben en yakın arkadaşlarımı aileleriyle birlikte bir as900 ün arkasına doluşturulan eşyalarıyla uğurlardım.
sokağımızın köşesini dönüp gözden kaybolduklarında kaldırım kenarına oturur ve saatlerce konuşmazdım.
annem salçalı ekmek yapar elime tutuşturur yemezdim,
elma bile cazip gelmezdi,
orası gazze'nin tenha bir sokağı değildi halbuki,
üzerime bombalarda yağmazdı,
sadece arı yuvasına çomak soktuğumuz arkadaşlarımdan bir tanesi çıkmıştı hayatımdan.
belki onu yıllar sonra başını belediye otobüsü camına dayamış uyuklarken görecek ve tanıyacaktım.
varlığımdan habersiz onu izleyecektim, saçlarına düşen akları, açık alnını, tomurlaşmış burnunu, mahallemizden taşınırken yeni filizlenmeye başlamış sivilcelerin şakağında bıraktığı izleri..

zaman,mekan fark etmez arkadaşlar iyidir. sevgiliyi bulduğumuz hayatın çok küçük dilimlerinde hiçbir şey ve sonrasında her şeydirler.
film hep aynıdır, her şey bir selamla başlar, olaylar gelişir.
ortak bir şeyler yapılır. bir. şeyler.




devamını gör...
3. (Tematik)
sözlük alemine doğuveren nurtopu. *

cümlelerin uçuştuğu hava sahasında zihne çarpan kelimelerin anlama büründüğü durak. *

(bkz: yolu açık ola)
devamını gör...
4. (Tematik)
birkaç insan ve birkaç konu etrafında dönen sözlük. söz konusu birkaç kişi büyük ihtimalle sözlük dışında da görüştüklerinden varsa yoksa kendileri... hep aralarındaki muhabbetler dönmekte dışarıdan gelenin anlayamadığı. öyle ki el üstünde tutulan, pek sevilen kişilerin yorumları dişe dokunur değil ve hatta kötü. ama buna rağmen sözlük dışında sevildiğinden burada da el üstünde tutuluyorlar. bu yüzden sözlük bir arpa boyu yol katedemiyor. siyasete, spora veya sanata olan uzaklığını saymıyorum bile.

bundan mütevellit ne doğru düzgün reklam alabiliyor, ne adam gibi adını duyurabiliyor, ne de kullanıcı sayısı artıp tanım yelpazesi genişleyebiliyor. malum şahıslar büyük ihtimal bu yorumlarıma kızacak, "biz sözlüğün bu halinden memnunuz, biz bir aileyiz" diyecekler ama asıl sorun da burada zaten: sadece siz memnunsunuz!

işte bu sebeplerden dolayı aile şirketi gibi cogito. kurumsallaşamamış bir türlü. vergi levhası şahıs üzerine. yeni gelenler limited şirketi yapalım demişler ama kabul ettirememişler bir türlü diğerlerine. şimdi sen savunma psikolojisiyle diyeceksin tabi " sen yaz yorumunu, yap tanımını bize karışma" insanda şevk de kalmıyor ki. sen güncel ve önemli bir konuda yorum/tanım döktür, al 1 bilemedin 2 artıyı. öbür vatan evladı gelsin "eki eki bugün şöyle yaptım, pıh pıh" desin vay efendim bunun üzerinden dönsün geyikler.. malum kişilerin nick altı yazılarına bakın 1000 tanımdan 990'ı chat şeklinde gündelik muhabbetler...

bence en güzeli bu söylediğim kişilerin bir blog veya forum sitesi kurmaları. veya face'de grup kurun foto da paylaşırsınız. hem böylece tanım kasmak zorunda kalmazsınız.
devamını gör...
5. (Tematik)
ortamı germek istemiyorum. kulağıma bazı laflar geliyor.
hakkımızda paralel yöneticiler diye lobi çalışması yapanlara söyleyecek çok söz var ancak yine de susayım deyip çok laf yuttum. yuttuk.

bugün herkesin günah keçisi, ego tatmin aracı gülen cemaati hakkında bizim 17 aralık 2013'ten önce, 2012 yılında yazdıklarımız da aynı yerinde duruyor.
(bkz: #614176)
(bkz: #808584)

bu lobici adamcıkların 17 aralık'tan önce sözlükte gülen cemaati'ni eleştirmeyi günah sayan, eleştirenleri linç ettiklerini de gördüğümüz için şimdi ki küfürlerini, ona buna paralel etiketi yapıştırmalarını da gülerek izliyoruz. metanetimizi yitirmiyoruz elbette yine de bizim de bir sabır noktamız var.

17 aralık'tan sonra istanbul fatih'in göbeğinde cemaatin üzerine oynadığı ihh ile ortaklaşa kermes düzenleyecek kadar paraleliz biz sevgili lobiciler. hatta ihh'dan mavi marmara buluşması ile kermes günü çakıştığı için gerekli desteği alamayıp buna rağmen ihh adı ile insanları kermese davet ettiğimiz için kermes gelirinin bir kısmını ihh'ya yatırmak gerektiğini düşünecek kadar paraleliz.

durduğunuz yerin doğru olduğunu düşünmeniz normal buna saygımız sonsuz ama iftira atmadan önce biraz elinizi vicdanınıza koyun.
yok bu başlık neden silindi yok bu niye böyle oldu yok yöneticiler neden susuyor neden cemaate küfretmiyor diyerek lobi yapmadan önce biraz bunları düşünün.
illa konuşmak bunları gözünüze gözünüze sokmak mı lazım ? belli bir tarafın adamı olmadığımızı anlayamadınız mı 4 yılda hala ?

bir de yüz yüze bakan adamlarız değil mi ?
gerçekten yazık.

meseleye fransız kalan yazarlardan özür diliyorum bu sözlerin muhatapları kendilerini biliyor.
devamını gör...
6. (Tematik)
uzun zamandır takip ediyorum burayı. zamanında yaşanmış tatsızlıklar ve fevri hareketler geçmişte kaldı.

interaktif sözlükleri severim. sosyal medya kavramının içini dolduran ve ülkemizden çıkmış mecralardır. buraya dahil olmamdaki en büyük sebep haziran ayında yaşanan sürece tepkimdir aslında. üç büyükler dışındaki çoğu sözlüğün de "çapulcu" kıvamında olması, zor tutulanları temsil edebilecek bir ortamın varlığını zaruri kılıyordu. ben buranın "zor tutulanların" sesi olacağına inanıyorum.

fakat...

zor tutulanların sözlüğü olacaksa burası eğer ihl sözlük'ü yiyip bitiren, insanları küstüren şeylerin burada daha yavru kıvamındayken yok edilmesi gerekmektedir. nedir bunlar?
1- cemaat tartışmaları
2- benim doğrum seninkini döver zihniyeti
3- islamcı kızlarla uğraşan, onlara akıl veren ama kendisi de "ultra entel islamcı erkek" olan kişiler
4- oy cimriliği
5- anlamsız tartışmalar

burası, hür tefekkürün kalesi olabilir. ama surda açılan gedikler kalenin yıkılmasına yol açacağının da farkında olmamaız gerekir.
devamını gör...
7. (Tematik)
normalde annesini toprağa verdiği gün sözlüğe takılan insan profili iğrenç gelse de burası öyle alelade bir "sözlük" değil. ben annemin vefatını dayılarıma haber verirken yesil ve kopuklu'den cogito sözlüktekilerin çoktan bir hatim grubu oluşturduğu öğrendim. matematiksel olarak mümkün değil ama Allah kimseye aile fertlerinin ölümünü göstermesin. bu durum insanın annesi olduğunda kişi kaç yaşında olursa olsun kendini dünyada tek başına kalmış hissediyor. bu haftasonu kısmen geç de olsa sevilen kişiye sevginin gecikmeden gösterilmesi gerektiğini öğrendim. o yüzden şu an iki gündür uykusuz toplamda 14 saat araç kullanmış bir o kadar da cenaze işleriyle uğraşmış üstelik moral olarak çökük biri olarak eve geldiğimde hiçbir şeyle uğraşmadan uzanarak dinlenmeyi planlıyordum fakat annemin vefatını duyup saatler içinde hatim grubu oluşturanlara minnetimi erteleyemem. Allah hepinizden razı olsun. seviyorum lan sizleri bakmayın ara sıra marazlandığıma.
devamını gör...
8. (Tematik)
son kez uzun yazacağım sözlüğüme.

neye nasıl başlamalıyım bilmiyorum. aslında bu yazacaklarımı uvey başlığına yazmalıydım ama sözlük nezdimde uvey'den hep birkaç adım önde oldu. buraya sarfettiğimiz çaba, fedakarlıklar, ayırdığımız zaman v.s. kişisel markamızın önünde oldu hep.

en iyisi cogito sözlük'ün hikayesiyle başlamak. herkesin merak ettiğine inandığım, ihl sözlük'ten kopan bir ekibin kurduğu bir sözlük olarak bilinen cogito sözlük'ün hikayesi. sanırım bunu bilmek sözlükteki bütün yazarların hakkı.
yazarlarla röportajlar projesine saklıyordum bu konuyu ama nasip olmadı maalesef.

herkes gibi ben de çeşitli sözlüklerde yazmış, en fazla huzuru birebir sözlük'te bulmuş sözlük bağımlılarından birisiydim.
sözlüklerde yazmamı pek istemeyen eşim baktı beni ikna edemeyecek kendisi de bir sözlüğe üye oldu ve bir gün eşim o kaydolduğu sözlüğü gösterdi : ihl sözlük.

eşimin ihl'di nicki glayor'du ve ben son günlerini yaşayan birebir sözlük de çok sağlam kalemlerle bir arada yazmaya alışmıştım. biraz da küfür konusunda rahat bir ortam olduğu için ihl'nin ilk görüntüsü bana cazip gelmedi. daha çok mizah üzerine yazdığım için dini konular, tartışmalar iç açıcı değildi.
eşimle iddialaştım. bu sözlüğe gelirsem istatistiklerde en beğenilen entrylerde ilk haftada en az üç tane tanımım olur diye. yapamazsın dedi.
onun nickiyle yazmaya başladım ve eski yazılarımdan ilk hafta 10-15 tane ekleyip dediğimi yaptım.
bu iddialaşma benim ihl'ye ısınmama neden oldu. ihl'nin misyonu, ruhu pek de umrumda değildi. kafa dağıtmak için yazıyordum açıkçası ve daha kaliteli bir ortamı birebir sözlük'te gördüğüm için sözlüğün durumunu pek de umursamıyordum.

sözlükte yazılarını takip ettiğim yazarlar olmaya başladı. bunlardan birisi de derviche moderne'di. bir gün derviche yazdığım bir yazıyla ilgili "çok güldüm" gibisinden bir mesaj attı. o şekilde tanıştık. zamanla daha sık mesajlaşır olduk.
ihl'de yazmaya başladıktan dört beş ay sonra sözlükte seviyenin bozulduğundan, islami sözlük profiline uymayan başlıkların havada uçuştuğundan bahsedilmeye başlandı. sözlükte yaza yaza ben de yazarların çoğunun bir beklentiyle yazdığının ve rahatsızlığının farkına varmaya başlamıştım.

derviche de artık pen online olmuyordu. bir gün online yakaladım niye artık yazmadığını sordum, ortamdan soğuduğundan bahsetti. sözlük ona artık cazip gelmiyordu. bunu duyunca "o zaman biz bir sözlük kuralım" dedim. "nasıl ?" dedi.
"nasıl olduğu çok önemli mi başlayalım illa ki bir yol gelişir" dedim. "abi bu ciddi bir iş" dedi. "tamam bekle" dedim.
gidip bir spotsözlük açtım ve onu da davet ettim. spot sözlüğü görünce derviche "abi biz bu işi yapmalıyız" dedi.
işin nasıl olacağı, ne şartlarda gelişebileceğini v.s. konuşmaya başladık.

derviche bildiğimiz heyecanıyla hemen ihl'den tanıdıklarıyla irtibata geçti, yönetim ekibi belirlendi. 5 kişi taksim'de ilk toplantımızı yaptık. daha sonra o 5 kişiden birisi aramızdan sözlüğün ilk birkaç gününde ayrıldı ve 4 yönetici olarak sözlüğü kurduk. neyi nasıl yapacağımızı bilmiyorduk. belirlediğimiz birkaç şeyden vazgeçmeme kararı aldık. küfür, hakaret, edepsizlik ne olursa olsun buna izin vermeyecektik.

ihl'de yazmaktan memnun olmayanları davet etmeye başladık ve online listemiz 10-12 kişiyken çabalar meyvesini verdi.
bu çabaların ne olduğunun detayına girmeyeceğim. tek bildiğim ciddi özveriliydik. aylarca uğraştık. derdimizi anlayan arkadaşların desteğiyle her geçen gün büyüdü cogito.

baştaki duruşumuzu değiştirmemeye çalıştık ve bir duruşu, ruhu olan bir yapıya büründü cogito. sonrasında bizi bir araya getirenin inayetiyle daha hayırlı işlere imza attık. kermeslerimiz, yardım kampanyalarımız cogito ruhunu anlatan en güzel işler oldu. yaşadığımız sayısız hadise var. sayısız hikaye. bizi şaşırtan. aptal olduğumuzu hissettiren. burada bitirmeliyiz dedirten ama bizi hep bir arada tutan burada samimiyetle yazan insanların varlığı oldu.

cogito, ömrünü tamamlayacaktı. ruhu başka bir bedende yaşamaya devam edecek mi zaman gösterecek.

elimize yüzümüze bulaştırdığımız zamanlarımız oldu, her insan gibi hatalarımız oldu ama kötü niyetli olmamaya çalıştık. çok yorulduk anlaşılamamaktan. derviche'in askere gittiği ve yönetim yükünün üzerime kaldığı 6 aylık dönemde derviche'i daha iyi anladım. sabrına hayran kaldım.

ne olursa olsun her şeyi güzel hatırlayacağım. yazdığım en güzel sözlük, çok eğlendiğim, öğrendiğim, hayatıma çok güzel insanlar kazandırmış sözlük.
iyi ki kurmuşuz dediğim sözlüğüm.

haklarınızı helal edin, benden yana varsa herkese hakkım helal olsun.
başka bir zamanda başka bir mekanda karşılaşmak duasıyla...
devamını gör...
9. (Tematik)
dileriz hiçbir harfi o'nsuz bir cümleye kurban etmez...
devamını gör...
10. (Tematik)
geç farkına vardığım, baska yerde yazacagima keske burada vakit gecirseydim dedigim henuz bir kac saat once giris yaptigim ve hakkinda sayfalarca yazi yazabilecegim sozluk. kimseyi bunaltmadan bir kac kelime ile ozetlemek http://isterim.an itibari ile benim icin (eminim herkes boyle dusunuyordur)butun sozlukler icerisinde en efendi en nazende küfre, gereksiz ergen kavgasına, provokasyona mahal verilmeyen sozluktur.ayrica kuralları ihlal edebilecek potansiyeldeki yazarlarını iyice teemmul ederek uyarması asla gozden kacmamalı.
vira bismillah bana da hayırlı olsun insallah.
devamını gör...
11. (Tematik)
1.yılımızı dolduruyoruz ve şahsi manada "eyvah sözlük bitiyor kötüye gidiyor" gibi bir kaygım hiç olmadı. mesele sözlüğün bu ivmeyle, tanıtımsızlıkla sonunun yakın olduğuysa sorun değil. "sözlüğü torunlarımıza miras bırakalım" gibi bir niyet yok zaten.

sözlükleri ayakta tutan taban kitleleridir. buradaki tabanı en düşük en değersiz yazar kitlesi olarak algılamayalım. sözlüğün gerçekten misyonuna hareket edip etmediğini görebilen kemikleşmiş yazar kadrosudur bu ekip. yazar nüfusu 960 diyor. bugün aktif yazan yazar sayısı gerçekten 960 olsa cogito sözlük küfrün olmadığı, argoya, hakarete müsaade etmeyen, kulvarındaki sözlüklerden daha kaliteli bir duruş sergilemeye çabalasa bile bu kadar sonuca ulaşabilir olamayacaktı.

sözlükte yazdığı kaliteli tanımlarla isim yapıp hayatını güzelleştirecek, diğer tabirle meşhur olacak bir insan evladı sadece bir tane tanıdım. ekşi sözlük'ün otisabi isimli en meşhur yazarı zamanında bir programa katıldı ve ajdar'la ajda pekkan'la sidik yarıştırdı program boyunca. ki bu adam türkiye'nin en çok takip edilen sözlüğünde bir dönem her yazdığı olay olan bir adamdı. sonuç ?
keza stewemcguenn bir kitap yazdı. sözlük dünyasının bu efsane adamı ne kadar duyurabildi bir kitap yazarı olarak adını.

elhasıl sözlük yazarlığından uçarı şeyler beklemek ütopyadır. bir ekip kurarsın film senaryosu yazarsın, reklam metni yazarsın, mizah dergisinde köşe sahibi olursun ya da kitap yazarsın fark etmez. sosyal medya her geçen gün güçlense de insanların okuma alışkanlığı bitmek üzere.
şu tanımı bile uzunluğuna bakıp okumayanlar okuyanlardan fazladır. vaziyet bu haldeyken iyi kalemi olan yazarlar cogito sözlük'ten uludağ'a, itü'ye, ekşi'ye geçmek istiyorlarsa buyursunlar geçsinler. orada daha fazla kadirlerinin kıymetlerinin bilineceğini düşünenlere kimsenin dur diyecek hali yok.

yukarıda birçok arkadaş birçok sözlükte yazdığını ama buradaki huzuru hiçbir yerde bulamadığını söylemiş. ben de denden geçmeyeyim fakat "kaliteliysen burda durma, tanıtım yok yakında biter" düşüncesinden yola çıkıp terk-i diyar pek mantıklı gelmiyor. girdiğin ortamda elindeki saksıyla gülümseyen doğuş gibi etrafa bakıyorsun. önce çiçeğini sonra seni sevecek birilerini arıyorsun. onlar ne çiçeği umursuyor ne seni sonra ne mi oluyor güllerin soluyor.
üzülüyorsun.

devamını gör...
12. (Tematik)
çok sağlam karakterli yazarları var!

bir de onların değerini yücelten, varlıklarına şükrettirenler...
devamını gör...
13. (Tematik)
hurufatın değil hakikatin, demokrasinin değil islami öğretinin, klişenin değil özgünün, popülaritenin değil duruşun, zaman geçirmenin değil zaman doldurmanın peşinde oldukça Allah'ın izniyle sırtı yere gelmeyecek sözlüktür.
devamını gör...
14. (Tematik)
yazarları ortama çabuk ısınan sözlük.
yakın zaman önce "sözlükte doğru düzgün tanım girilmiyor, birkaç yazar var kendi aralarında cancişlik yapıyorlar" diye eleştiriler yapan arkadaşların sözlüğe beklediğimden çabuk ısınıp nick altı cancişliğinde ve sözlük yazarlarını nitelendirici başlıklar altında çığır açmalarını sevinerek izliyorum.

yaptıkları eleştirilerle sözlükte ulvi, sessiz sedasız ve kalenderlikle yazmak niyetinde olduğu düşüncesi uyandırıp kısa bir süre sonra "hayat sevince güzel" kasabası modunda, "haydi birbirimizi övelim", "birbirimizi sevelim, sevilelim" diye nick altından nick altına koşturma çılgınlığına ben de karışacağım. ama koşmadan önce sözlük başlığına ya da sözlükle ilgili herhangi bir başlığa cancişliğin ne kadar kötü bir şey olduğunu, yazmaktan soğuttuğundan bahsedeceğim. güzel oluyor böyle.
devamını gör...
15. (Tematik)
eleştirilere hep saygı duydum, duymaya devam ediyorum, edeceğim. eleştirenlerin başımızın üstünde yeri var. ne yapsak ne etsek ne kadar silersek silelim formatsızlığın önüne geçemiyoruz. genel temayül bu artık sözlüklerde. arkasına sığınmak için söylemiyorum. twitter kültürü diyelim. kısa, kendini ön plana çıkarıcı, forumsal sohbet tadında yazılar, yazıların yazılabildiği başlıklara rağbet gösteriliyor sözlüğümüzde de.

yalnız ben bu eleştirileri getirirken biraz da yapıcı olunmasını rica ediyorum. bu sözlük bugüne kadar kuruluş değerlerinin arkasında durduğu için hala yazılabilir bir yer. ticari bir meta anlayışıyla, popülizm kaygısıyla yönetilmedi. bunlar övünülecek şeyler değil. olması gerekenleri yaptığımızın farkındayım. fakat bunları bir yönetici olarak söylememek için kendimi defalarca tuttum. eleştirilerin içeriği aynı oldukça sabretmek de elde değil.

karanlığa söveceğine bir mum yak meselesi. buraya gelip boş boş oturmak ya da günde birkaç tanım girip forumsal takılanları izleyerek eleştirmek yazmamaktan evla mı ? kültür, sinema, tiyatro, sanat başlıkları eksik, siyaset tartışılmıyor, güncel konular eklenmiyor v.s. v.s. o zaman ekleyin. ekleyenlere bir laf mı edildi, aksine saygı duyduk. tanımlarını okuduk. refere ettik. neden yazmıyorsunuz ?

evet kötüyü işaret etmek gerekiyor. altını çizmek gerekiyor. peki yazmama gerekçesi ? ufuk açıcı yazılar yazılıyor da önünü biz mi kesiyoruz. dalga mı geçiyoruz.

tekrarlıyorum eleştirenlerin başımın üstünde yeri var ama bu sözlükte hiç mi olumlu bir hal gidişat yok. mevcudiyetini sağlamak için sarfedilen emek sahiplerine bir gıdım saygı duyuyorsanız eleştirilerinizi vicdanlı yapın. varolan olumsuzlukları peşpeşe sıralamak ama bunları bertaraf etmek için mücadele etmemek insanın hevesini kırmaktan başka bir şeye yaramıyor.


edit:
tanım: yar'dır.


devamını gör...
16. (Tematik)
forumsal bir tanım gireceğim kusura bakmayın. şu sözlükte en çok üzüldüğüm olay hayatımın önemli bir kısmını buraya ayırmama, kendi aileme çocuğuma vermediğim zamanı buraya harcamama rağmen sözlükte küstahtan, müptezele, burnu büyükten, ikiyüzlüye yemediğim(iz) yaftanın kalmaması. yöneticilik dediğimiz olay hakkatten vicdani bir olay değilmiş. bu olayı artık benim vicdanım kabullenmemeye başladı.
belki şu an ki hissiyatla yazıyorum ve bu yazının negatif etkisini de düşünüyorum ama bunları konuşmazsam içim rahat etmez.

sözlükte birçok arkadaşla yüzyüze tanıştım, görüştüm. sözlüğün benim hayatımdaki yerini az çok biliyorlar. beni de biliyorlar. diğer yönetici ve mod arkadaşlarımız için de aynı değerde muhakkak sözlük ben kendi duygularımı yazacağım. bir sözlük yöneticisi olarak değil bu yöneticiliğin altında ezilmiş bir insan olarak yazacağım ve yazdıklarımın yönetim adına anlaşılmamasını diliyorum.

sadece zamanımı değil gün geliyor kendi evime götürmediğim rızkı sözlük için harcadığım oluyor. ne için ? insanların doğru düzgün, küfretmeden, aşağılamadan yazabilecekleri, arada iyilik işlerine karışabilecekleri bir yerde bir parça, bir deryada bir katre olabilmek için.

harcadığımız tüm enerjiye rağmen sözlük kurulduğundan bu yana herhangi bir maddi / manevi beklentimiz varmış gibi "olayı anlayamayan" ya da anlatamadığımız anlatamadığımızı düşündüğümüz arkadaşların yazılarını görüyorum. "ne için" yapıldığını sorgularken kendi değerleriyle sorgulayan anlattığımızda da inatla tavrını devam ettiren arkadaşlara çok teşekkür ediyorum. diğer sözlüklerde birbirinin anasına avradına söven, yerle bir edilmedik değer bırakılmazken burada özgürlük şarkıları söyleyememekten, müdahalelerden usanan arkadaşlara teşekkür ediyorum.

maalesef sanal alemde kimlikler, makamlar bu güzelliklerin önünde oluyor hep. bir hata yaptığın zaman adaletsiz oluyorsun. patronların, müdürlerin neden orada olduklarını daha iyi anlamaya başladım. bir "yönetici" olamayacağımı da daha iyi anladım. "amaaan insanlara da yaranamıyorsun" tadında hafif meşrep bir çıkış değil bu vizyon, misyon derken derede boğulmak ve ufkun körelmesi diyelim.

bir yazar gider yöneticilerin yüzünden gitti denir, bir başlığa müdahale edilir, bir tanım silinir kıyamet kopar. sözlük yazarlığı meğer ne kadar büyük bir özgürlük alanı bahşediyormuş insanlara. herkesin yazmak ve kaliteyi belirlemek kendi elindeyken açılan abuk sabuk başlıkların ilgi görmesini bile yöneticilere bağlayanları görüyorum. 20 ay boyunca taviz vermemekte direndiğimiz şeyleri bilmesine rağmen vurun abalıya yapanlara teşekkür ediyorum. cogito sözlük'ün neler başardığının nasıl ayakta durduğunu görmelerine rağmen insaf diyemeyenlere ayrıca teşekkür ediyorum.

sözlükteki hatalarımdan, körleştiğim zamanlardaki tavırlarımızdan dolayı kalbini kırdığım, hakkını gasp ettiğim herkesten özür dilerim.

burada bana "yazmak" denilen eylemin ne kadar büyük bir mucize olduğunu gösteren, ilham aldığım, özendiğim yazar arkadaşlara yöneticilik yaparken çok ezildim. "yönetici"lik dediğimiz ünvanın altında artık duramıyorum.
beni bilen bilir. egosunu kaşımak, ilgi çekmek için böyle ağlaklıklar yapacak bir adam değilim. kimsenin bu yazıya yorum yapmasını, başlığıma yazmasını istemiyorum. isteyen mesaj atsın gerekenleri yazışırız. inşallah bu işi bizden daha iyi becerebilecek insanlar gelir. sadece bir süre daha "sözlükle ilgili problemleri ulu orta sözlük başlığına yazmaktansa online mod ya da yöneticilerden birisine sormanızı" rica ediyorum. sözlükte moderasyonla ilgili herhangi bir kayıp daha ve duygusal zaafiyet yaşanmaması adına istiyorum bunu.

cogito sözlük uvey'in, derviche moderne'in, trequartista'nın kimliğinin, şahısların üstünde bir oluşumdur ve öyle de devam edecektir. bu bir veda yazısı değil. emaneti devredip gitmemizin de zamanı gelecektir.

(dediğim gibi bu duyguları şahsım adına yazıyorum. "lütfen eleştirilerinizi sözlük başlığına yapmayın" derken bahsettiğim süre çok değil 20 gündür ve isteğimle çelişerek bu yazıyı sözlük başlığına yazmam tamamen sözlükteki yöneticilik ve bu yöneticiliğin bendeki etkilerini anlatmak istememdendir.)

selametle.
devamını gör...
17. (Tematik)
önce kurala uymak için dandikten bir tanım gireyim : 2-3 aydır yazarlığını yürüttüğüm sözlük.

sözlüğe ilk üye olduğumda , yıllardır ekşide takılmamın da etkisiyle , bi tutukluk yaşadım. sıkıldım. açık konuşayım 2-3 ay önce burası , dini içerikli bir sözlükten ayrılma
kararı alıp yeni bir sözlük kuran , ordaki üyelerin de bir kısmının buraya gelmesiyle belli bir kitleye ulaşan bir bir gruptu. nereye baksam edebi dini sosyal içerikli konular , başlıklar. bu ne la dedim böyle? bunlar böyleyse ihl denen sözlük nasıldır diye. bildiğim kadarıyla imam hatip lisesi gibi bir açılımı var. ha hiç girip bakmadım ayrı konu. günahını almayayım kimsenin.

ama buralar gittikçe güzelleşmeye başladı. ben hayatta hep bişeye inanırım. extreme olmayacaksın. uç noktalarda yaşamayacaksın. Allah aşkına sözlüğün adına imam hatip lisesi koyulurmu? ben anadolu lisesi mezunuyum napcaz? ya da ateistim anasini satim ? toplumun her kesimini kucaklayacak bir yapıda olacaksın. bugün akparti de sadece burdan kazanıyor.

sözlüğe ilk geldiğimde , sinema müzik ve teknoloji içerikli başlıkların az olduğu çarptı gözüme. algıda seçicilik muhtemelen. özellikle bilgisayar konusunda bilgime güvendiğimden o alanda kasmaya başladım. ama sonraları müzik ve sinema içerikli başlıklarda oluşmaya başladı. çok hoşuma gitti.

bugün ben bir konu hakkında bilgi sahibi olmak için direk ekşiyi açıyosam bunun sebebi , hemen hemen her konuda muhakkak bir başlık açılmış ve birilerinin bilgi ve tecrübelerini paylaşmış olmasıdır.sözlükleri diğer portal sitelerden ayıran en önemli fark ; bir konu hakkında bilginin yanında bizzat 1. ya da 2. şahısların tecrübelerinin paylaşılmış olmasıdır. ha doğru ya da değil bilemezsin tabi. ama önemli bir noktadır.

artık güncel sinema filmleri , futbol maçları için başlıklar açılıyor. fazla talep yok şu an ; ama zamanla olacak. inanıyorum.argo konusundaki düşüncelerimde de yumuşama oldu biraz. herkesin rahat rahat yazabilmesi için biraz seviye olması gerekir. zaten bi kaç denemeyle anladım ki ; çok ağır olmadıkça kimse argoya da karışmıyor..

iyi gidiyosun sözlük iyi..

sudo gedit : ilk paragrafta belirttiğim durum; tamamen benim o dönemki izlenimimdir. anaa zırtapoza bak bize yobaz demiş gibi bir anlam çıkmasın lütfen. elhamdülillah ben de müslümanım. *
devamını gör...
18. (Tematik)
duruşundan ödün vermeyeceğini umduğum sözlük. inşaallah reyting uğruna kemiyeti keyfiyetin önüne geçirmez.
devamını gör...
19. (Tematik)
hoşlanılan zıkkımın x çıkmasından tutun bayana karı diyen zihniyete kadar nice unsurun son 3 hafta da iyice normalleşmeye başladığı mekan. tamam formata uygun lakin bu denli mi küçülmek zorunda zihniyet yapısı merak ediyorum. çok iyi biliyorsanız daha iyisini siz yapın diyene tek lafım şu sol akmasın lakin o iğrençliklerden kat ve kat iyidir bu durum.

yazılacak , tartışılacak, en kötü diğer sözlükler de hit olmuş başlığı alıp burada mekana bahş edecek nice unsur varken olayı durmadan evlilik , evlilik görüşmesi , zırtlama , gerdek , kadın erkek ilişkilerine indirip sözlüğü erkek yurduna çevirmeyi istemekte garip bir psikoloji herhalde.
devamını gör...
20. (Tematik)
en sevdiğim sözlük.bilmiyorum belki de ilk göz ağrım olduğu için..ama diğer sözlüklere şöyle bir göz attığımda hiç birinin burası kadar samimi,seviyeli,muhabbete şayan olmadığını görüyorum..burayı eşimin sayesinde tanıdım.kendisinin sözlüğe tek katkısı beni üye yapmak olmuştur*ilk üye olduğumda biraz http://panikledim.ne yazarım nasıl karşılanırım becerebilir miyim? sorularıyla başladım yazmaya.daha önce sözlük dilinden haberim yoktu.tek bildiğim ekşisözlüktü.oraya da ancak bilgi edinmek için girerdim.okumaya haya ettiğim başlık ve yorumları görünce oradan da uzaklaşmıştım...neyse çok uzattım biliyorum*sözün özü burada hiç kimseden ne bir saygısızlık ne küçümseme ne de edepsizlik görmedim..hayatımın bir parçası oldunuz.hiç birinizi tanımasam da artık dualarımda bile anıyorum.rabbim sözlüğü kuran,yöneten,katkı sağlayan,yorumlarıyla renklendiren herkesten razı olsun.yolunuz açık olsun....
devamını gör...
21. (Tematik)
şimdi dahil olduğumuz, ancak çaylak olduğumuz için başlık açamadığımız sözlüğümüz.

Allah yolunu açık etsin.
devamını gör...
22. (Tematik)
son 1 haftadır işlerim çok yoğun ve hala yoğunluk devam ediyor. 3 günlük tatilde bile ciddi bir şekilde günde yaklaşık 17 saat çalıştım. hayatımın en stresli dönemlerinden birini yaşadım ama Allah'a şükür problemsiz atlattık süreci. hoş 1 hafta içinde yemek yemeye fırsat bulamamaktan ve yaşadığım stresten 4 kilo verip 74 kiloya düştüm ama toparlarız inşallah ileride...

bunları niye burda mı yazıyorum? bu süre zarfında özledim lan seni sözlük. milletle geyik yapmayı, yaptığı espriye kendisi bile gülemeyen atarlı yazarlarını, her şeye rağmen hayata şükreden kıymetli dostları, kızlı başlıkları, formatsavarı, karalama defterine içini dökenleri, cogitoitirafta itiraf olmayan tanımları özledim.

sözlük! olm sen ne ara girdin bu kadar hayatıma...
devamını gör...
23. (Tematik)
eksisozluk'teki karsit gorusteki herkesi fasist olarak yaftalayan yazarlarin, kendisine eksi oy veren herkesi gulenci olarak yaftalayan versiyonlarinin bulundugu sozluk. kendinden olmayani yaftalama ve tahammulsuzluk farkli sekillerde ama her yerde.

edit: imla
devamını gör...
25. (Tematik)
muvaffakiyetin yanı sıra samimiyetin ihlasla beklendiği sözlük.
devamını gör...
26. (Tematik)
bugün itibariyle 6 aydır yazarı olduğum sözlük. o yüzden olumlu ve olumsuz yönlerini gözlemlediğim kadarıyla ve tabi kendimce yazacağım burada..

*öncelikle yeni yazarları karşılamak çok önemli bi şey zira oluşmuş bi kadro varken ona dahil olmak çok zor. bu sürece alışmak için sıcak karşılamalar çok mühim.. ilk geldiğimde beni buraya getiren bi arkadaşım vardı tamam ama sonra sanırım işler yoğunluğu sebebiyle gelmez oldu ve ben kendimi kalabalığın içindeki yetim kız çocuğu gibi hissettim.. yardımcı olanlar oldu elbet.. ama bu kafi değil. soru sormaya da çekiniyor insan.. sonra sonra baktım böyle olmucak insanlarla konuşmaya başladım.. ancak o zaman sözlüğe en çabuk adapte olan yazar denilmeye başlandı benim için.. ben konuştukça yavaş yavaş varlığım kabul edildi.. yenileri karşılamakla bitmiyor iş. alışma sürecinde de olabildiğince yardım etmek lazım ne yazık ki nadir de olsa sözlükte eski/yeni yazar çekişmesi yapan insanlar olabiliyor ve bu cidden sıkıntı..

*bir 2011 ruhu varmış ki biz sonradan gelenler o ruhu cogiyilerden rastgelelerden görebiliyoruz.. anıyoruz. arıyoruz. kıdemli sözlük yazarlarının tanımlarını görünce mutlu oluyoruz. ama o günlerden bugünlere gelenlerin bı kısmı sözlüğe dair eleştiri yapınca hemen muhalif ilan ediliyor.. bu insanlar yıllardır burdaysa sözlük yararınadır eleştirileri. kötülüğü için değil..

*laedri uygulaması , aktif yazar statüsü vs bana şu an için dokunan şeyler değil. ama misal yazar eskiden girmiş bi 5000-6000 tanım lakin bu ay girememiş yeterince laedri onun için hala devam ediyor.. bu uygulamayı tanım girilsin diye savunurken bugün mevzudan okuduğumuz kadarıyla kalite daha öncelikli bi hal alacak gelecekte.. e o zaman sırf aktif yazar statüsü elde etmek için rastgele çalakalem girilen tanımlar * ne olacak? sonra ayıklanma mı olacak?

her sözlüğün belli kuralı / formatı vs vardır. aktif yazar statüsü de bu niyetle bakılınca çok da kötü durmuyor. anlaşılır geliyor. ve fakat , bence çaylaklıktan yazarlığa geçerkenki süreç zorlaştırılabilir, bekletme yapılabilir ve yeterli görülünce de yani yazar olduktan sonra bu statü işi laedri uygulaması ile yürümemelidir.. bence..


*format demişken cidden inatla ama inatla burası küfürsüz hakaretsiz olacak denilmesine rağmen ısrarla hatada direten yazarları anlamakta çok zorlandım. hala da öyle. bi insan niye ayak diretir ki? bu tip şeylerde üstelik? normal hayatta da hakaretsiz bi eylemi/söylemi olamadığından mıdır? garip yani..

*moderasyona yüklenmeyi de üst maddedeki kadar anlamıyorum. tanım bu ya. yazarken hatalar olabilir. düzeltilir ne çıkar yani.. tanım silindi diye ağlamayı anlamdıramıyorum. saçma geliyor. kurallar belli anayasa belli. herkese eşit muamele yapılıyor gördüğüm kadarıyla. e o zaman? sadece şu olabilir belki tanım hemen zibile gönderilmek yerine msg yoluyla düzeltmesi rica edilebilir.. ki bana öyle yapınca daha uysal bi biçimde düzelttiğim de itirafım olsun..

*reklam anlamında çok çok geriyiz. az önce instagramda #cogitosözlük etiketi ile olan fotolarını saydım. sonuç 53tü! eksi sözlüğünki ise 1500 küsurdu! instagram hesabımız çok geç aktif oldu ve doğal olarak paylaşım az. keza twitter hesabımız da öyle.. yönetenlerin de bu anlamda suçu yok. sadece bi uygulamaya /sosyal medyaya geç giriş yapmanın dezavantajı olsa gerek bu..
başka ne tür reklam yapılır bilemiyorum.. bi ara bi tişört fikri vardı..biri el atsa tasarlasak bassak hatta belki kermes düzenlersek her yere assak satılmasa bile görünmesini sağlasak? ayraç daha çok bastırsak misal kermeste kitapların arasına koysak?

*ingilizce ile ilgili başlık ve tanım sayımız ne yazık ki az. vaktiyle arkadaşlarımız girmiş tanımlar. şu sıra lâhûtî tek kişilik dev kadro modunda bolca öğretmenlik, mütercim-tercümanlık , psikolojiye dair tanımlar giriyor. iyi ki de giriyor. benim gibi tembeli bile heveslendirdi. * cogito sokaklarında devriye gezen ingilizce timi olsun ve her gün mutlaka birileri ingilizce tanımlar girsin istiyorum ben kendi adıma.. illa tematik de değil tabi ki sanatsal şeyler deyimler vs de olur. her şey .. yapan, yapacak olan gönüllü olan bana piştlesin time yazalım hemen.. *

*sanatsal tanım azlığı ve yorum farkının azlığı da diğer mesele. bunu herkes biliyordur sanırım.. aleni bi problem.. yaz geldi, sabahtan akşama bişi yapmayanlar , tatilde izlediğin filmi dinlediğin şarkıyı niçün bizimle paylaşmıyorsun ey cogitan? *

*bi de bahsetmeden edemicem ana kelimelere bakıp eksi oyları basanlar var ki..ya da onların tematige atılması fahişe *diye tanım girmiştim geçmişte bi zaman misal. tanım tematikte. sebep burası cogito.. dine aykırı tanımları da kendisinde barındırmalı bi sözlük. muhafazakar insanların da yazdığı dini tanımları çokça olan bi sözlük eyvallah. ama bildiğim kadarıyla cogito biz sadece muhafazakar kesimin sözlüğü olalım iddiasında değil..herkese hitap etsin edepli olduğu sürece.. yoksa ben mi yanlış biliyorum?dinen yasak şeyleri bahsetmezsek ilmihal gibi olmaz mı? sözlük ve ilmihal farklı şeylerdir ama?

aklıma gelenler şimdilik bunlar. zirvede insanlarla kaynaştığımda gördüğüm gerçekten güzel bi ortam olduğu ve bu yazarlarla inanıldığı sürece birçok güzel şey yapılacağı idi. ayrıca anlaşmamazlıklar sorunlar tartışmalar için de zirve resmen çözüm ve barış köprüsü.. o yüzden çok önemli bence.. sinirli olduğumuzda karşımızdakini kendimizden uzaklaştırıyor o yüzden uzaktaki birine seslenir gibi bağırıyormuşuz o misal sinirli iken klavyemizle duvar örüyoruz.. zirvede ise buna ne gerek var diyerek kırıyoruz.. tabi bunları zirvesiz de yapabilmek esas mesele..

kendimce swot analizimi burda bitirir. e1k ya selam eder. kulağını çınlatır, esenlikler dilerim. umarım farklı güzel renkli kaliteli bi sözlük olur ve cogito 2015 ruhu diye bişi de biz var ederiz! neden olmasın? *

edit: uzun yazmışım ama okunur umarım. * ve instagram foto sayıları düzeltildi.





devamını gör...
28. (Tematik)
trollerin ve seviyesiz başlıkların olmayacağı "alternatif" bir sözlük oluşturmayı bu sefer başaracağız* dediler geldik, oyunu geri alma da var bizde hem***.
devamını gör...
29. (Tematik)
10 nisan 2015 tarihinde buraya kayıt tarihimin 4.yılı dolacak güzide mekan. süreçler dahilinde elden geldiği kadar bu sözlüğün yanında olduk , bir talep geldi her iki taraf içinde yararlı olduğuna inandığım bir süreç adına ihl sözlükte de elden geldiği kadar rol almayı uygun gördük.

interaktif sözlükler artık geleceğin , siyasetin ve yaşamın atar damarlarından bir tanesi. ne yazık ki son 10 yılda ülke de o kadar olanak ve imkan varken halen istediğimiz düzeyde bir yapılanma ve birliktelik sağlanamadı. isimler farklı olabilir , yazım şekli , format , insanlar lakin mutmain ailelerden gelen farklı fikirli ama küfür etmeden yaşayabilen , sınırlı sayıda ortamın insanlarıyız.

ben kendi adıma sadece bir yazarım - burada mod olduğum uzun bir süre boyunca da aynı tanımları yazdım - kendi halinde yazarken de. buraya geldiğimde bir tane tanıdık insan yoktu. hatta ciddi tartışmaların ortasında buldum, baya sağlam kalemimle ilgili sert yazan kişi olmuştu. lakin uzun vadede amacın sözlük yazarlığını gören herkes " eskilerden olmasa da yazar işte " diye bırakmıştı. insan neden yazar? ben rahatlamak için yazdım , rahatlamak için ironi yaptım , yüzüklerin efendisini burada hatim ettirdim , ekonomiye daldım , orta doğu siyasetinden çıktım , spor yazdım , bukowski'ye dokundurdum , istanbul'a şiirler yazdım iyi ki de yazdım!

bu ülke de kümülatif büyüme olmadan etki yetersiz , önemli olan rakamsal değil bir kelamın doğru yerlerde , doğru zamanda ve doğru ekiplerle yankılanması bu ortak payda , ortak düşüncede ve ortak hissiyatta olabilecek bir durum. üniversitelerde yetersiz haldeyiz , barolarda ülkesinin kafasına silah sıkılsa sevinen nice kişi var , ülkenin hayrına olan nice unsur itekleme ve genel enerjinin içeri de kaybolmasıyla yok oluyor. eğer sen bir süreç dahilinde seçenekleri değil olanakları genişletirsen ve bunu iki tarafı incitmeden , kırmadan ve gerçekten inanarak yaparsan orada ortaklık olur.

bizim son 4 yılda başardığımız çok güzel olaylar oldu belki uzaktım hatta en yakınınıza 3500 km'den daha öteye gelemedim. ciddi olarak zor zamanlar atlattım aslında lakin bu sözlük sırdaş oldu bir nevi. şimdi el ele verip yeniden yapılanmaya çalışan ve yazma gayreti olan bir diğer ortamda elden geleni gösterme zamanı. her iki taraf adına da hayırlı olsun. lakin röbdöşambr ve mendilimi almıyorum.*

selametle
devamını gör...
30. (Tematik)
sevdim ben seni çocuk!
sahaf sahaf dolaşıp da bir türlü bulamadığım kitabı bulmuş gibi sevdim. bakalım o kitap gerçekten sen misin, suret benzerliği mi var arananla?..
o yüzden okunası yazılar yazmaya gayret edeceğim, sahaf sahaf dolaşan başkaları varsa, seni buldukları zaman sayfalarına güzel notlar düşüldüğünü görsün diye...
bakalım değecek mi...
devamını gör...
31. (Tematik)
lütfen lütfen lütfen ihl'leşmesin dediğim sözlük. an itibariyle ihl'daki başlıklar:
genelevde karşılaşan öğrenci öğretmen diyalogları
burun karıştırırken sevgiliye yakalanmak
tabi bundan rahatsız olmuş yazarlar da var çok şükür ki :
açılmış en gereksiz başlıklar var bir de.

edit: ihl'yi kötüleyen bir entry girmek istemiyorum ama hepimizin buraya kaçma sebebi ortada.. tabi bir de sussam gönül razı değil, belki söylersem buraya olumlu anlamda tesiri olur.
devamını gör...
32. (Tematik)
beni şaşırtmakta olan sözlüktür. iyi yönde şaşırtmaktadır. teşekkürüm sözlüğün niteliğiyle ilgili değil, yazarların niteliği ile ilgili. buradaki yazarların pek çoğu birbirini eski yazdıkları yer(ler)den tanıyorlar. beni amarok ve atlantis dışında kimse tanımaz, zaten amarok çağırmasa, buradan haberim olmazdı. sözlük yazarlığı konusunda eleğimi duvara asalı nice olmuştu. amarok "güzel bir şey yapacağız" diyince, katkıda bulunmak istedim. eskiden yazdığım sözlükte, 30 bine yakın açıklama yapmış, köşe yazarlığı yapmış, üyelere göre "başyazar"dım. bunlar marifet değil, olsa olsa vakit ayırabilmek, emek vermekten erinmemek. hepsi bu. bunca emeğe rağmen, içine sokulmadığım tanımlama, kalıp, başlık, siyasi görüş, sataşma kalmamıştı. açık vermemi bekleyen bir sürü cehaletle eğitilmiş sabi-sübyan karşısında, yazmaya çalışan biriydim. orada geçen 4 yıl boyunca en çok sevdiğim şey olduğunu söylediğim "samimiyeti" burada, üç dört ayda hissediyor olmam, beni en çok şaşırtan şeylerin başında geliyor. neyse, bunlara gerek yok, geçtiğimiz hafta yaşadığım bir şeyi yazacak ve teşekkür edecektim sadece.

geçtiğimiz perşembe, her gün onlarcası gelen kargoculardan biri ofisin kapısında belirdi. elinde bir koli vardı. adımı söyleyince şaşırdım. zira şirkete benim adıma pek bir şey gelmez. hemen nereden geldiğini anlamak için kolinin üzerine baktım. ısparta'dan geliyordu. heyecanlandım. zira aslen ıspartalı olan ve antalya'da yaşamakta olan, ömrümden biri yılı, arşivimden güzel 3 kitabımı ve hatıra formalarımdan birini gaspetmiş olan eskide kalmış bir arkadaşımın, emanetleri sonunda geri gönderdiğini düşündüm. geçmişi hatırlayınca, bir sancı saplandı karnıma ve yüzüm ekşidi. gönderici ismi farklıydı. bir aracı ile göndermiş olabilir diye düşünürken, koliyi açtım. içinden çıkan kokulu ve desenli mumları, tatlı konuşmam için gönderilmiş lokumları görünce, karnımın ağrısı da geçti, yüzüme istemdışı bir gülümseme yerleşti. kolideki notta, cogito ailesi yazıyordu. işte şaşkınlığım. ısparta-antalya'dan gelecek ve beni eskilere götürüp, üzecek bir kargo beklerken, oradan beni sevindiren böyle bir hediyenin gelmiş olması manidar ve şaşırtıcıydı.

lokumları bir süre yemem, mumları ise yakmaya kıyamam. genellikle bana gelen hediyeleri, ömür boyu saklamak gibi bir huyum olduğu için, evin demirbaş listesine eklerim sanırım. son olarak çok teşekkür ederim.
devamını gör...
33. (Tematik)
yazarlarının %90'ı 15 yaşında ergenlerden oluşuyormuş. bu durumda 34 yaşında bir hanım teyzeniz olarak bana hürmette kusur etmemenizi, verdiğiniz eksileri geri almanızı, ne dersem diyeyim "tamam aplacıığm" demenizi, terli terli su içmemenizi, akşam ezanından önce eve girmenizi, yatmadan önce dişlerinizi fırçalamanızı, derslerinize iyi çalışmanızı salık veriyorum. *

okumakta gözü olmayanı sanayiye verecem ha, ona göre.
devamını gör...
34. (Tematik)
üç tavsiyem var:

1- buranın sanal olduğunu unutmayın ve kimseyi övüp, göklere çıkarmayın. mesela siz evde en yakınınız olmalarına rağmen anne ve babalarınıza yada okulda samimi olduğunuz arkadaşlarınıza "canım, bebeğim, hayatım, bitanem" gibi laflar ediyor musunuz? cevap ya hayır yada çok az. normal de bu zaten. kimseyi normalde fazla övmeyiz. öyleyse sanalda tanıştığınız insanları da bir iki aylık arkadaşlıkla iltifatlara boğmayın. bu sizin kalitenizi düşürürken karşı taraftaki insanı da gereksiz bir egoya sokacaktır ki, ileride başınıza dert olur. sevgiyi gösterecekseniz gidip cesaret edin ve gerçek hayatta sevdiklerinize gösterin. en azından onlar buna daha fazla muhtaç.

2- msn tarzı sohbet araçlarını fazla kullanmayın. özellikle sözlüktekilerle çok haberleşmeyin. bu hem yazma zevkinizi azaltır hem sizi boş bir insan haline getirir. ders çalışmaz olursunuz ve gerçekte belki görüp selam vermeyeceğiniz adamlara zamanınızı ayırmış olursunuz. ne kadar az sohbet o kadar kaliteli bir sözlük yazarlığı...

3- karşı cins ile tanışmak anormal değil ama saldırır gibi herkesle tanışmak, herkesle konuşup görüşmek anormal olabilir. sevgi arıyorsanız ilk tercihiniz burası olmasın. sevgi denilen şey gözlerde başlar. görmek, kalpte hissetmek bambaşka şeylerdir. burada konuştuğunuz insana çok fazla duygu besleyemezsiniz. netice olarak duygularınız yıpranır, gereksiz yere üzülür yada hayal kurabilirsiniz. bunun yerine az sohbetli, mesafeli ama çekingende olmadığınız arkadaşlıklar edinmenizi tavsiye ederim. konuşmak, sohbet etmek güzeldir. ama arada measfe olduğu sürece.

hayırlısını dilediğim sözlüktür. umarım güzel bir ortam oluşur.
devamını gör...
38. (Tematik)
bir süredir sakin olan sözlük. sadece bugün değil.

tanım yazıyorsun, çıkış yapıyorsun, bir saat sonra geri geldiğinde yazdığın başlık, en son yazan sen olduğun halde sol çerçevenin dördüncü veya beşinci sırasında duruyor oluyor.

tanım yazıyorsun, okunmuyor, oylanmıyor. her zaman sabit bir artı oyumuz var, sağolsun sanırım yöneticilerimizden geliyor. ben okuduklarına ve öyle oyladıklarına inanıyorum lâkin bir süre sonra senin tanım girdiğin saniyede artı gelince ister istemez okunmadığını düşündüğü de oluyor insanın.
artı almak eksi almak çok önemli değil aslında temelde. hatta bu butonların yanında bir okudum butonu olsa belli bir saniye tanımda durduktan sonra aktif olsa ve sadece okunduğunu bilse insan, bu da yetecek. yazmanın anlamı bir nevi bu, okunup okunmadığını umursamayan bir insan olsak, bir defter alırız, oraya yazarız entrylerimizi muhtemelen. onun için okunma üzerinde duruyorum.

ama hepimizin söyleyecek o kadar çok sözü var ki, diğerlerini dinleyecek vaktimiz olmuyor.

bu sözlüğü seviyoruz. onun için de yazıp çiziyoruz, uğraşıyoruz. ama son zamanlarda mizah anlamında katkıda bulunanlardan tutun da bilgi içerikli tanım giren yazarlarımıza kadar çoğunun yok yere hedef alındığını da görüyoruz. kardeşim, eksi oy butonunu kullan beğenmediklerin için. nick altı cancişliği kadar çirkin bir şey nick altı düşmanlığı. derdin varsa en azından özel mesaj diye bir şey icat edilmiş, onun varlığına inan.

sözlüğe giriyoruz, itiraf, dinlediğimiz şarkılar vb. başlıklar sürekli dolarken -yazmayalım demiyorum, benim de zilyon tane entrym vardır- diğerleri hakkında çoğumuzun bir fikri yok. belki bakmıyoruz bile.

sözlük dediğin şey, benim yıllardır anladığıma göre öncelikle tanım içermeli. tanımlarımız haliyle tdk tanımı olmayacak, elbette subjektif olacak, lakin kendimizce tanımlamazsak başlığı, ne anlamı kaldı sözlük kavramının? üstteki entrye cevap veriyorsak, yazdığımız şey bir nevi foruma dönüşüyor maalesef.

son zamanlarda gözüme çarpan şeyler bu. rahatsız ettiysem amacıma ulaşmışım demektir. zira sizi rahatsız etmek için yazdım.
devamını gör...
39. (Tematik)
ahlaksız ve ısrarcı tiplerin bitimsiz kuyruk acılarını biraz olsun gidermek için, fake hesaplarla sisli havalarda ovaya inip yaban çakallığı yaptığı sözlüktür.
devamını gör...
40. (Tematik)
sözlük içi mesajları maille bildirdiğini öğrendiğimde daha da bir fazla sevdiğim, öyle olmasaydı da seveceğim(u: ), duruşu ile, tavrı ile bizleri hayal kırıklığına uğratmayacağına inandığım sözluktür.
devamını gör...
41. (Tematik)
küfrün yasak olmasıyla beni kendine çekmiş, sol taraftaki başlıklar arasında "allah" kelimesinin ilk harfinin büyük yazıldığını görmemle de gönlümü fethetmiş olan sözlük.
devamını gör...
42. (Tematik)
valla hacılar ben kendi kendime konuşmaktan bıktım. agresif olmaktan bıktım yani beni siz delirttiniz ama ben delirmekten de bıktım.

ulan ! ben birilerine birşey anlatmak çabasında olsam, onay budalası olsam donla sokağa çıkar bağırırdım!..
ya da siyasete atılırdım. ak partiden millet vekili adayı olan (seçilmedi, bir dahaki seçime üst sıralardan yerini garantiledi) dayım hala daha diyor evladım gel gir şu gençlik kollarına... yükselirsin vs.

mesele tertemiz bir ortamda yazıyor olmak. başka bir derdim yok. Allah için kafam sakinlediğinde, hakikatli bir yazı çıkartayım diye düşündüğümde yazabiliyorum da! ama bunlarla gelmeyin lan gelmeyin... ne o ya, başka mecralara yelken açsınlar.

lan 8 senelik blog yazarıyım (kapattım), aktif olarak yazdığım tüm sözlükler iç çalkantılar nedeniyle ben askerdeyken kapandı içlerinde yüzden fazla makalem, araştırma yazım, sosyolojik/psikolojik araştırma/tespitlerim gitti. en kötüsünün emeği hiç olmazsa 1-2 gündür. o da en kötüsünün. evladım ölse na bu kadar üzülürdüm ses çıkartmadım. şu nikle isteyen 12-13 yaşındaki ergen dönemlerimde yazdıklarıma dahi ulaşır. 2000 yılından beri aynı niki kullanırım. ben bile bi gün olsun demedim ki "yok hacı burası iş yapmaz"

sözün kimin ağzından çıktığına değil ne olduğuna bakarım ben... başka mecralarmış. de get la başka mecralara... mecralarının içine dedirtme şimdi... la havle.

hayır bilader sinir basıyo, alın şunları burdan ya..

burası gelecek vaadediyor hacım. nasıl mı ediyor? temizliğiyle... burası gelecek vaad ediyor şöhret değil. neden mi? en beceriksizinden en sağlamına tüm yazarlar istemese de 4 s kuralıyla diğer sözlüklerdeki taşkınlık ve azgınlıkları yapamıyor. burası gelecek vaadediyor çünkü kimse buradan yatak odasına yosma toplamıyor, sevgili ayağına entrykalar dönmüyor burada! ya da kimse birbirinin üzerinden birşeyin primini yapmıyor! herkes kendi halinde ve herkes kendi fikrini son sesle bağırıyor belli çerçeveler dahilinde...

kısacası elit, seçkinlere ait bir mekan. her ne kadar bu kelimeleri sevmesem de... dolayısıyla "bi şeylerin peşinde" koşan değil, yazarken taciz edilmemenin derdinde olanların mekanı burası.

zaten sözlükler üzerinden birilerine ulaşabileceğini düşünen maldır.

islamcının feriştahı geçinip başka nicklerle sözlükten ilişki yaşayan, foyası meydana çıktığında ne halt edeceğini şaşıran "müslüman"ları da gördük biz...

iyi burası. beğenmeyene kapı,sapı... sapını ben uzatıcam. hadi naş.

edit :

edepsizim he ... sapına kadar edepsizim.

haklılığımı değiştirmiyor bu edepsizlik ! istediğiniz kadar "yok edepsizsin otsun botsun" diyin... hak haktır.
zaten haklı olup deliren adam söver sayar... bu kadar edep meraklısıysanız sövdürmeyin lan kendinize... cıxcıx.

hadi bas.
devamını gör...
43. (Tematik)
tanıtım atağının ardından cogito sözlük başlığı altına girilen entrylerde "ekşiden geldim yhaa sözlük yazarlığında ordinaryüsüm, cogito da çok kıytırık, hem yazarlar hep yobaz ergen" demezse ölecek yazarlar tarafından el atılan sözlük. ekşi'den gelip engin bilgi, kültür birikimlerini ve dahi muazzam hoşgörüleri, farklı fikirlere açık olmaları ve sevgi pıtırcıklıklarıyla bize çok şahane şeyler öğretecek olan bu insanların kıymetini bilelim pek tabi, çok önemliler çok lazımlar ve olmazlarsa olmazıdık...

ekşi'yi bilmesek farklı fikirlere hoşgörü denen masala inanacağız da cancağızım, neyse... ama bu ekşi sözlük kıyaslamalarına biraz da bizim sözlük ekibinin ekşi şöyle ama cogito böyle diye tanıtımlarının da etkisi oldu galiba, birileri üzerine alındı ve cogito'ya gelip ekşi'nin cücüğü bile olamaz minvalinde entryler döşediler. yine de cogito'yu beğenmeyen büyük türk sözlükçülerinin anayurtları olan ekşi sözlük topraklarına gitmeleri de mümkün yani kendinize cogito'da boşuna eziyet etmeyin bence, hayrettin abinizden bir tavsiye size, kib bye.



devamını gör...
44. (Tematik)
mümkünse "hede, yaran, an itibariyle, kedi canını senin" gibi sözlük klişesi olmuş sözcük ve tamlamaların kullanılmamasını dilediğim sözlük.*
devamını gör...
46. (Tematik)
her şeye dem vuruyoruz. yanlışlar hatalar vesaire lakin sözlük 2 aydır ciddi manada tanım kaybına uğradı. 1 ay sonra interaktif sözlükler raporu geldiğinde bakın ben demiştim sonumuz bilmem nereye gidiyor demek yerine biraz sol tarafa asılsak fena olmayacak. aklımızda olanları yazsak, çarkları tekrardan döndürsek fena mı olur?

yazarlarımız döndü keza dönmeyenler yahut ara verenler de oldu. en azından şu süreci sözlük adına birlikte bir şeyler yaparak atlatırsak bunca emek ve çaba boşa gitmez. kelamı , kalemi nice güçlü yazdığı zaman okutturan arkadaşlarımız var. yazmaya başladığında bre arkadaş madem böyleydin şimdiye kadar neredeydin diye söylendiklerimizde.

kızmakla söylenmekle olmuyor sözlük yazarak canlanır bunu yapmasak yapamasak tamam duralım lakin yaptık kaç defa hem de aylarca.. en üst tebaadan sade yazara kadar artık kuyuya taş atmaya başlayalım derim.. potansiyel varken kullanmamak sadece bize değil başka mecralarda ve sözlüklerde gördünüz mü rüzgarları işte buraya kadarmış demeye de vesile olacak. bu bana koyar ciddi manada..

sürç-i lisan ettiysem af ola

selametle.
devamını gör...
47. (Tematik)
adama diyorsun ki, "bizim sözlükte argo yok". "tamam" diyor geliyor, kaydoluyor. sonra da "neden edepsiz yazamıyoruz" diye ağlıyor. ben anlamıyorum ki kardeş, bu sözlüğün diğerlerinden farkı bu. farklı bi şey aramışsın besbelli ki gelmişsin. şimdi neden o farktan rahatsızlık duyuyorsun ki?
devamını gör...
48. (Tematik)
çok da popüler olmayan sözlük.

bugün keşfettim. hemen üye oldum. sağ olsunlar yönetim hemen aldı aralarına beni. *
böyle popüler olmayan sözlükleri seviyorum. kişiye sanki kimse okumuyor izlenimini uyandırıyor. eksi oy ya da artı oy gibi bir kaygın olmuyor. trollük yapmak ya da mükemmel yazmak zorunda değilsin. sadece yazıyorsun.

misal burada ne kadar asosyal biri olduğumdan bahsedeceğim. yaptığım aptallıklardan. evde oturma rekorumun kaç gün olduğundan. telefonumu niye hep sessize aldığımı anlatacağım sizlere. okur musunuz bilmem ama ben yazacağım. yazmam gerekiyor ağlamamak için.

insanın kendi kişiliğiyle barışık olmaması, asosyal, çirkin, gereksiz biri olması çok acı. işte size hep bunları yazacağım. tamam ya fazla da çirkin değilim abartmayalım. her neyse.

seveceğim sözlük..
devamını gör...
49. (Tematik)
sevgili sozlugumuz.

oncelikle uyarayim. türk dil kurumu islak odunla pesime düşerse cepten yaziyormus dersiniz. sonrasinda sadede geleyim.

bu yazıyı niye buraya yazdığımı bilmiyorum. neyse. bilenler ve ilgilenenler için belirteyim kütahya daki acemi askerlik bitti ve yarın kayseri'de usta birliğime teslim oluyorum.

iyi kötü 26 gün düştü, şafak karanlık ama moral iyi, askerde cok dayak yersin diyenlere de burdan selam edeyim. ehe. kütahya soguguyla mucadelemizde soğuk kazandı yapacak bisi yok.

bundan sonra 5 ayi kayseri'de sozlukten dostlarimizla geçirecegiz nasip olursa. kayseri'de bi pislik oldugunu ve yolumun oraya düşeceğini biliyordum. nasip. gideceğim yerin adı 'a tipi merkez komutanlığı'. uğramak isteyen olursa beklerim. içlik getirmeniz mühim diil stok yaptım yeterince.

sözlüğün durumunu bilahare konuşuruz. bi bucuk ay önce de cemaat konuşuluyodu, hala cemaat konuşuluyo. askerlik hakkaten iyi. ehe.

ilk çarşı izninde falan ugrarim ama ne zaman çarşı gelir bilemiyorum. hayirlisi. hepiniz selametle kalın.

seviyorum sizleri.
devamını gör...
50. (Tematik)
niyeyse esprinin de bir zihin ve zeka ürünü olduğunu anlamayan, oturup esprilerin keyfini çıkarmak yerine -ki hergün böyle olmuyor- yahu niye tematik yok niye gündem yok diyen yazar kardeşlerimizin olduğu sözlüktür...gündem varolan düşünceden doğar, ve yarım üretimdir..ancak espriler insan zihninin ne kadar uçarı ve farklı çalıştığını ispatlayan güçlü üretimlerdir... bazen de böyle olsun ,gerçekten olsun...hani diyor ya " hadi gül, ne kaldı ağlayacak,bitirdik hepsini...ne olur...".
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar