concerta

hiperaktivite teşhisine dikkat eksikliğinin de yamanması sonucunda tanı kriterleri çok da net olmaya olmaya 'dikkat eksikliği' tanısı konularak çocuklara da verilen ilaç.

ciddi anlamda hiperaktivitesi olmayıp bir miktar dikkat eksikliğine sahip çocukların anneleri ilaç kullanımı için bazen çok hevesli olabiliyor nedense. (neden olacak kendi çocuğu da komşunun çocuğu gibi okulda çok başarılı olsun diye)

tabii ki hekim anne istedi diye ilaç veriyor değil, o ayrı. bu mevzu öyle halk diliyle eleştirilmiyor, dünya çapında bizzat bu alanın nispeten vicdanlı doktorları tarafından eleştiriliyor, kitaplar yazılıyor. neyse, ben bişey demiyorum.

misal, albert einstein'ın annesi de küçük albert'i kolundan tutup 'bu çocuk okula gitmek istemiyor, dikkati çok dağınık' deyu doktora götürmüş olsaydı, bugün e=mc2 gibi şeylerden haberimiz olmayabilirdi.
devamını gör...
kırmızı reçeteli ilaçlar sınıfına girmektedir. her bünyede farklı sonuçlar verebilir. benim bümyemde olumlu sonuçları daha yüksekti. benim gibi el altından almayınız doktorunuz yazarsa kullanınız.
devamını gör...
54 miligram olanından 10 sene kullandığım beyin öğütücü ilaç. Allah kimseyi mecbur etmesin. bıraktığımdan beri çok daha iyiyim. hiç başlamadan önceki halime ise, asla kavuşamayacağım.
devamını gör...
gerçekten beyin öğütücü tabirinin hakkını veren, metabolizmanızın sülalesini beceren ilaç. sistem kölesi olmamız için beynimizi uyuşturup bir de psikolojik ve de fizyolojik açıdan stabil kalmamızı bekleyen aileler, bakın, kullandırmayın efendim çoluğunuza çocuğunuza. çarpıntıdan uyandığım, uyumadığım geceleri bilirim. yakamı bırakmayan halüsinasyonlardan hiç bahsetmeyeyim. ah o kullanmadığımda kendimi sanki çıplak, savunmasız hissedişlerim yok mu. öylesine bütünleşmiş benimle. ağzınızda saatlerdir bir şey yememenin o çamur tadı. iştahsızlık. o gözlerde kararmalar. o beyin damarlarının, o boş, "kimyasal mutluluktan" genişleyip yaptığı o baş ağrısı. yaratıcı ruhum kayboldu hocam. yaptığım hiçbir şeyden o eski mutluluğu, tadı alamıyorum artık. fırçamı savuramıyorum dilediğim gibi. yazamıyorum şiirler kompozisyonlar. sebebi belirsiz stresler yapıyorum, elim ayağım bağlanıyor, hiçbir şey yapmadan saatlerce oturabiliyorum zamanın nasıl geçtiğini anlayamadan. sadece izliyorum çoğu zaman uzakları. zaman kavramını kaybettim. bakın, kendimde var olan, kendi kapasitemi kaybettim. "olan kapasiteyi kullanamıyor"cu öğretmenler. "zeki ama çalışmıyor"cu öğretmenler. teşvik etmeyin öğrencilerinizin ebeveynlerini. bakın depresyondayım, kurtulamıyorum yıllardır. ortaokul yıllarımda olası ergen tavırlarıma rağmen intihar etme düşüncesine "aptalların işi" diyerek bakan ben şuan umursamıyorum, korkmuyorum ölmekten onca günaha rağmen. intihar için planlar kurar oldum.
umarım insanın ruhunda sebep olan tahribatı açıklayabilmişimdir. yapmayın anneler babalar. hiperaktifse çocuğunuz yüzmeye gönderin, koşsun eğlensin. yorulunca uyur. siz de öğrencilerinizi tahtaya kaldırın, söz hakkı tanıyın öğretmenler, bırakın konuşsun. özgüveni yüksek birey olsunlar. ama ilaçla uyuşturmayın, yapmayın.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.