#haber  #özgürler 

salt bir devletçi mantığı ile bakmıyorum olaya. nedir bu devlete suç bulma cehaleti. zaten bizde gelenektir bu, at devlete geç. kalabalık ortama girmeyin diyorlar giriyorsunuz, düğünlerde kurallara uyun diyorlar, halay çekiyorsunuz, sarılıp öpüşmeyin diyorlar, el ele kol kola geziyor, gezmelerden çıkmıyorsunuz... ee daha ne istiyorsunuz oğlum! devlet herkesi evlere mi tıksın? nereden gelecek bu değirmenin suyu? masraflar için vergi artışı olsa yargarayı koparırsınız ama. memur istiyor dönüşümlü çalışma olsun da yatalım, öğretmen istiyor ki okul açılmasın, yatalım, tuzu kuru olanlar diyor ki sokağa çıkma yasağı gelsin... hey yavrum hey... maskeyi koluna takıp gezen salak, çıkmış laga luga yapıyor.
devamını gör...
uygun faizli tatil kredisi reklamlarını yapan da halk mıydı dedirten. halk elbette üstüne düşeni yapacak ki bu konuda karnemizin pek parlak olmadığı açık, ancak bu rehavetin tek sorumlusunun halk olduğunu söylemek fazla iyimser olur.
devamını gör...
değirmenin suyunu önemseyeyim derken suyu içecek insan bırakmama hevesi güdülüyorsa şayet çünkü neden görmeyeyim sorunsalı.

bu millet cezadan anlıyorsa o cezayı keseceksiniz bunun başka bir yolu yok. yaklaşıyor yaklaşmakta olan, insanlar ölüyor yahu.
devamını gör...
ındirim üstüne indirim yapıp insanları tatile teşvik eden devleti suçlu buluyorlardır. düğünler neden serbest bırakıldı mesela? şimdi insanların çalışması gerekiyor diyenler olacaktır da verdiğimiz onca vergi, toplanan onca bağış nereye gitti, biz bize yetemedik mi türkiyem? yoksa milletin gözünü boyamak için ülkesindeki insanlara maske ulaştıramayanlar baska ulkelere mi gonderdi o kodla gönderilmesi gereken maskeleri.

koca bir salgının önüne geçmek, vaka sayılarini azaltmak insanların vicdanına, duyarlılığına bırakılabilecek bir mesele değil.
devamını gör...
yurdum insanının belki beş yüz yıldır kafasında oturmuş şablonla ilgilidir.

buradan asya tipi üretim toplumu oluşa kadar uzanan bir çıkarım yapılabilir ama gerek yok.

bizim insanımız devlet tüzel kişiliğini oluşturan insanların her zaman bir üst akıl olduğunu yahut olması gerektiğini varsayarak yaşıyor.

devlet nedir, daha doğrusu kimlerden oluşur? yine senden benden oluşur. kaldı ki, işin teorisinde senin benim irademi yansıtması lazım.
tatil beldeleri hınca hınç dolu. salgın hastalığa rağmen bu böyle. biz insanlar olarak çoğunluğumuz yaptığımız tatilden ödün vermiyor isek, düşünce yapımız böyle ise, bizim köylümüz, bizim komşumuz, bizim içimizden çıkan siyasetçinin ne yapmasını bekliyoruz?

halk neyse yönetici odur, bu tarih boyunca böyle sürmüştür. devlet bir robot yahut yapay zeka değildir. kaldı ki demokratik sistemlerde devlet halkın çoğulunun ortalama irade açıklamasından ibarettir, teoride halk x derken devlet y derse, x diyen muhalefet iktidara gelir.

düğünler serbest bırakılmayabilirdi doğru, ama insanlar gitti, düğünler yaptılar, yaşlısı genci endişe etmedi, bu endişeyi devlet mi tesis edecek?

bu işin sonu yok. devlet düğünü yasaklasın diyorsunuz öteki adam da sokağa çıkmayı da yasaklayın diyor, haklı da. böyle olunca evine ekmek götüremeyen insanlar var. ama dışarı çıkmasa 10 yıl parası suyunu çekmeyecek insanlar da var. ikisi de kendi penceresinden bakacak işe.

devletin de bir sınır çekmesi lazım, önlemleri gevşeteceği noktayı birçok korelasyonla değerlendirmesi lazım. burada da nasreddin hoca ve eşeği hikayesi gibi kimseye tam olarak yaranamayacak. burada devleti mesul tutmak anlamsız. isveç gibi herhangi bir önlem almayan yahut ingiltere gibi kafasına göre deneysel çalışıp bir anda 180 derece dönen iktidarlar mesul tutulabilir.
devamını gör...
böyle görmezsek soma katliamı gibi ancak 18. yüzyılda olabilecek katliamların müsebbibi olarak da çamurlu çizmesini ambulans sedyesine koymaktan çekinen adamı görmemiz lazım. ya da her şeyi Allah'a havale den bir kafa yapısına bürünmemiz lazım.

devlet ve iktidar her zaman bu tür şeylerde birinci derecede sorumludur. öyle " ya adam düşen yapraktan bile tayyip'i sorumlu tutacak neredeyse " gibi saçma bi argümanla falan devlet sorumluluktan kurtulamaz.

bu "dövlet bize bakmüür" kafası falan da değildir asla. ortada bir kriz vardır ve bu krize en geniş spekturumlu çözümü bulmak da her zaman devletin görevidir. eyvallah bu belki de dünya tarihinde daha önce benzeri görülmemiş bir krizdir ama kaostan düzen yaratmak da devletin görevidir. kimsenin düşünmediği düşünemediği şeyleri düşünüp yeni bir çözüm bulmak en azından bu arayışta olmak devletin zorunlu görevidir.
devamını gör...
sosyal güvenlik sisteminin çöktüğü konuşuluyor. emekliler hakkın rahmetine kavuşursa devletin ödeyeceği emekli maaşı da ciddi şekilde azalacak.

acımasız bir yorum gelebilir ama siyasetin kuralı kurt kanunu ile aynıdır. bir kere düşerseniz sizi parçalarlar.

halka ağır yaptırım uygularsan, sokağa çıkma yasağı ilan edersen seçilme şansın yok. seçilemediğin an seni binlerce dosya bekliyor.

abd başkan adayı biden açık açık dedi. halkbank davası var. f35 ler var, s400 ler var. çok fazla biriken konu var.

iktidar artık geri adım atamaz sonuna kadar gidecek çünkü başka sansı yok.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar