yaklaşık bin davetlinin katıldığı düğün haremlik selamlık olarak gerçekleşmiş. gelin görün ki cemaatine çarşaf giyinmelerini salık veren hocanın kızı gelin hanım en güzel haliyle ortalarda maşallah.

--- alıntı ---

Kamuoyunda Cübbeli Ahmet Hoca olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü’nün kızı Yüsra Ünlü hayatını Bolulu işadamı Esat Palazoğlu ile birleştirdi. Düğüne Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım da katıldı. Aziz Yıldırım ile Ünlü aynı dönemde Metris Cezaevi'nde kalmışlardı.

--- alıntı ---


(bkz: ele verir talkını kendi yutar salkımı)
devamını gör...
hoca mı dedim ? format gereği o.

nese, haberlerde rastlayınca daha habere bakmadan; çarşaf giymiş bir gelin profili geldi gözümün önüne. onlar müridelerine çarşaf giydiriyorlar ya. giymelerini söylüyorlar ya. sonra habere girdim, bildiğin gelinlik filan giymiş yüzü de kapalı olmayan bir gelin. ayrıca haber sitesinin verdiği fotoğrafta gelin erkeklerin içinde. haremlik selamlık ? sonrasında lüks bir otelde yapılmış düğün. hem de çok pahalı bir yerde. peygamber-sünnet-hadis-israf-gösteriş-tevazu?...

bir de işadamına vermiş kızını. n'apacaktı takva mı gözetecekti ? ha biliyom, hem dünyasını hem ahiretini mamur etmiş birisidir o kesin...



haber: http://www.hurriyet.com.tr/...

hadis mi ? al sana hadis. iliklerine kadar buna iman et.

''yemeklerin en kötüsü zenginlerin çağrılıp da fakirlerin çağrılmadığı düğün yemeğidir. davete gelmeyen kimse Allah ve resulüne karşı gelmiştir.'' (buhari, ebu davud)

davetliler kim ? ''ileri gelenler...'' nerede garibanlar ?

ya bir de (bir sözlükçü olarak) yazmadan edemeyeceğim. ''yalnız''ı bari doğru yazaydı damat. https://twitter.com/esatpal...


işte anlatılanlar ve uygulama. (bkz: uydurulmuş din) (bkz: indirilen din)
devamını gör...
kızının gelinliğini gördüğümde ben de şaşırmıştım, ama sanki kızı dekolte giyinmiş gibi yorumlanacak neredeyse ona canım sıkıldı. kendi kızına söz geçirememesi, ikna edememesinin bir nedeni de bu tür hocaların oradan oraya çok fazla koşup ailesiyle fazla zaman geçirmemesi, onlara vakit ayıramamaları. tabii ki eleştiriye gelir yanı var herkese çarşafı tavsiye eden biriyle ilgili, ama bel altı vuruşa da getirilmemesi lazım.

bir de cübbeli ahmet hoca belli bir ünü olan insan, düğüne davet edilecekler de salonla sınırlı, tanınmış isimleri davet etmesi olağan.

ortada çok büyük günahlar dönen bir düğün olmamış, hocaya vurun ama öldürmeyin.

Allah kızına, damadına hayırlı mutlu mesut bir yuvada yaşlanmayı nasip etsin
devamını gör...
dedikoducu gıybetçi tayfaya cevap vermiştir.

en dikkat çeken benim düğünüm benim amelimdi ben camide yaptım. düğün yemeğini de camide yedirdim. bu düğünü erkek tarafı yapmıştır.

ayrıca kızını zengin ile evlendirdi diye saçmalıyorlar. süleymanın cinleri cin değil cin gibi adamlardı saçmalığını yüzüne vurduğumuzdan beri ayarı iyice kaçtı.

ulan adam gelmiş dünür olmuş kız da istemiş. bakmış talip namazlı abdestli. bu zengin vermem mi diyecekti?

devamını gör...
yıllarca bizi dinden imandan soğutan hocanın kızına yaptığı değişik düğün. zaten şu dinden en çok hocalar nemalanıyor.

bilmeyenler, "ne var bunda sanki kızı dekolte giymiş" diyenler için birkaç mini bilgi vereceğim.

bu cemaatin medresesine misafir öğrenci olarak gitmiştim. yaşım 17. islam'la gerçek anlamda yeni tanışıyorum. o yaşları bilirsiniz, ne yaparsanız yapın ideolojinize en katı bir şekilde bağlandığınız yaşlardır. uzerimde iki kisinin rahatlıkla sığabileceği bollukta bir pardesü. baş örtüm omuzlarımı kapatmış. o halime bakarak "bu kâfir kıyafeti" demişlerdi. kaş almak falan kesinlikle yasaktı. robalı elbise dışında bir şey giymek kesinlikle yasaktı. çünkü diğerleri de aynı şekilde kâfir kıyafetiydi. akşam uyumaya hazırlanırken hocalardan biri talebeleri kontrol ederken beni gördü ve azarladı başını ört diye. sebep o an başımda bone olmasıydı. uyurken dahi başörtüsüyle uyumak zorunlu idi. dışarı çıkarken hafif de olsa makyaj yapmak mı? akla hayale dahi gelmemiş olan çirkin bir fiildi ve imkânı yoktu. ayakkabılar kesinlikle alçak topuklu olmak zorundaydı. hatta habet tarzı bir ayakkabıyla yürürken ayakkabım hafif ses yapıyordu. bu cemaatin mensubu bir kadın çarşaflı olduğum için bana efendi hazretlerine mi bağlısın demişti. bağlı değilim ama severim demiştim. o da ilk iş sert ve ayıplayıcı bir şekilde o ayakkabıları giymememi söylemişti. televizyon izleyip müzik dinlemek küfre girmekle eşdeğerdi. bir kızın okula gidip okuması, diploma alması hakeza.

sayılacak o kadar çok şey var ki, aklıma ilk gelenler bunlar. hal böyle iken cübbeli efendinin kızının bu hali nedir?

()

()

kusura bakmayın ama cemaatin içini bilip, yaşamış biri olarak bu görüntüyü tam bir rezalet olarak algılamam gerekiyor. onlara göre bu kız, kâfir kıyafeti giymiş, kaslarını alarak peygamberin lanetini hak etmiş, süslenerek tesettürlü gibi gözüküp teberruc ile Allah'ı kandırmaya çalışmış bir fasıktır. bunu ben değil onların bize dayattığı din söylüyor.

bu arada; bacım ayak bileğin görünüyor!

ekleme: aklıma geldi daha da sinirlendim. onlara göre arkası pelerin şeklinde olan çarşaflar asla münasip değildi. çarşafın arkası büzgülü olmak zorundaydı. evet, din adına bunları tartışıyor, bunlarla mücadele veriyorduk. kurstan çıkıp evime geldiğimde ben şimdi kâfirlere gore mi yaşıyorum diye bir sorgulamaya girmiştim çocuk aklımla. hak mı, tabiî ki helal etmiyorum.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar