çukur

içi boşlatılmış, düz yüzeyde bir alanın dibe doğru çökmesi.

bir şiir olarak

çukur

bilerek mi yanına almadın giderken
başının yastıkta
bıraktığı çukuru

güveniyordum
oysa ben sevgimize
vapur iskelesi
ya da tren istasyonundaki
saatin doğruluğu kadar

beni senin gibi
bir de annem terketmişti
ki göbeğimde durur
onun yokluğundan
bana kalan
çukuru.
devamını gör...
--! spoiler !--

Köyün birinde bir çukur varmış ve herkes bu çukura düşerek yaralanıyormuş. Köyün ileri gelenlerinden 3 kişi toplanmış.
Birincisi:
- "çukurun yanında bir ambulans beklesin, hastahaneye çabuk yetiştiririz." demiş.
İkincisi:
- "çukurun yanına bir hastahane yaptıralım, düşenlerin hastahaneye yetişmesi zaman almaz." demiş.
sıra Temele gelmiş:
- "Sizde hiç akıl yok, bu çukuru kapatalım hastahanenin yanına bir çukur açalım.

--! spoiler !--
devamını gör...
çevresinin çeviyesinden aşağı yer, oyulmuş yer, hufre. [is.]

vücudun bazı kısımlarındaki içerlek yerler:
göz çukuru, göbek çukuru.

fazla derin olmayan (kuyu derinliğine varmayan) su toplama yeri.

hendek.

girinti.

oyulmuş. [sıf.]

mezar, kabir, sin. [mec.]

makat, kıç. [argo]
*
devamını gör...
nihai istasyonu bedenin.

üzeri kapanabilir bir şeydir şu şukur şayet kalpte açılmadıysa. kalpteki çukur tüm yüzeyi yarıp, düzleyene dek açılır. uzaktan bakınca artık bir çukur gibi görünmese de, silikleşen kalbin şeklidir. tüm hacmi dolduran bir şey nasıl büyür artık?
devamını gör...
erkan kolçak köstendil'in "vartolu" rolünü canlandığı dizi. varto, muş'un ilçesi olmasına rağmen, kullandığı ağız urfa' nın. o biraz enteresan olmuş ama dizi izleniyor.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar