türkiye yakın coğrafyasında yaşanan siyasi gelişmelerden uzak kalamaz. bunu hem coğrafi yakınlık hem de vatandaşlarının çevre ülkelerle kurduğu sosyo kültürel tarihi ve etnik bağlar nedeniyle yapamaz. halk tarafından seçilecek iilk cumhurbaşkanını sıcak bir gündem beklemektedir. bu gündem maddelerinden biri ve belkide en önemlisi suriye-iran-ırak coğrafyasını kapsayan mezhep ve etnik kökenli savaşlar ile bu coğrafyanın yeniden şekillenecek olmasıdır.

bu anlamda seçilecek devlet başkanı hem ülke içi hem de ülke dışından güç odaklarının beklentisi altında seçimlere girecektir.

peki; sizce sonuç nasıl olacaktır?
sandığa gidenler kime, neye göre oy verecekler?
adaylar belli, peki bu yük için yeterli isimler mi, eksik veya avantajlı oldukları noktalar neler?
operasyonlar, yerel seçimler, soruşturmalar, tahliyeler bu seçime giden süreçte nasıl rol oynar?
devamını gör...
sandığa giden insanların %80 i kendi çıkarını düşünerek gider sandığa
çocuklarını düşünür sonra
çocuklarından öteye de geçmez
düşünür önce
bu adam başımızda olursa ben olumlu mu etkilenirim olumsuz mu
düşünür düşünmesine de kapasitesi kadar düşünür
yani bildiğin maddiyata bakar
sonuç olarak maddi açıdan kendisini en az yıpratacak veya kendisini geliştirecek olana oy verir.
devamını gör...
bu faktörlerin kaçına etki edebilirsin ve kaçını hesaplayabilirsin...

sonsuz sayıda faktör vardır diye düşünüyorum zira ben eski kafa bir insanım hala dünyanın bir öküzün boynuzunda olduğuna inanıyorum...
devamını gör...
cumhurbaşkanlığı seçimi iki turlu olacak. ilk turda geçerli oyların en az yarısından fazlasını almak gerekiyor. eğer bu olmazsa ikinci tura geçilecek ve en çok oyu alan aday cumhurbaşkanı seçilecek. bu kısa hatırlatmadan sonra vatandaşlar eğer ilk turun ardından ikinci tur oylamasına katılmazlarsa yani seçimi boykot ederlerse bu boykot yapan seçmenin bilmesi gereken bunun en çok oy alan adaya örtülü bir destek anlamına geldiği.
devamını gör...
türk vatandaşlarının rehin alınması ve hala rehin tutulması öncelikle milliyetçi hassasiyetleri olan seçmeni etkileyecektir. geçmişte yaşanan çuval geçirme krizinden daha etkili olan bu krizin nasıl sonuçlanacağı da belli değildir. türk bayrağına yönelik saldırıların arttığı bir dönemde artan milli hassasiyetler bu krizin güncel gelişmeleri neticesinde ortaya çıkacak tepkileri derinleştirecektir.
devamını gör...
öncelikle bu seçim farklı, zira ilk kez halk doğrudan oy kullanacak. demokrasinin kimilerine göre en yalın hali. gerçi halkın yüzde bilmem kaçını cahil görenler bunu da yadırgıyor ama bu çağdışı anlayış farklı bir konunun detayı tabi..
erdoğan 12 yıldır ektiğini şimdi biçmenin derdinde, zira en sıkıştığı noktaya geldik. öyle veya böyle, bu ülke çok ilginç siyasi vakalar gördüğü için kimse ona birşey olmaz, yaklaşamazlar bile falan diyemez. soruşturmalar, medya baskısı, kontra hamleler, yargı süreçleri derken ortalık da midemiz de bulandı. Allah zerre kadar bu hale gelmemize sebep olan herkesi iki hatta üç taraftan da kim olursa olsun kahretsin!

öte yandan başbakan'ın kalktığı koltuğa kimin oturacağı da önemli. eskilerin favorisi abdullah gül'ü partinin yeniyetme tabanı istemiyor, maalesef erdoğan'ı en çok etkileyen ve kötü etkileyen de bu danışman bozuntuları ve köşe yazarı olacak kan emici dönmelerdir. o yüzden ibre izmir'de aday olarak elini taşın altına sokan binali yıldırım'dan tutun da, açılımın mimarı beşir atalay'a, parti sözcüsü bülent arınç'tan deneyim abidesi cemil çiçek'e hatta son dönemde politikaları eleştirilen ahmet davutoğlu'na kadar kayabiliyor. numan kurtulmuş'un da gizliden gizliye temizlik timsali olarak köşede tutulduğunu zaten biliyoruz.

bir de başkanlık sistemi tartışması var. halihazırda demokrasiyi beceremeyen bir ülkenin böyle tepeden inmeci bir monarşitrak rejimi kaldıramayacağını itiraf etmeliyiz. amaç da zaten demokratik ilerlemeden ziyade tarihi bir adım daha atarak simgesel güç haline gelmek olabilir. atatürk dogması toplumun halen onu ilahlaştıranlar da dahil zihninde karmaşa yaratıyor malum. atatürk'ü askeri bir kahramandan siyasi bir kuklaya dönüştürme sürecini yürütenlerin torunları şimdi onu siyasi arenda anarşik eylemlerin gerekçesi haline getirmekten çekinmiyor malesef.

ve gelelim halkımızın bakış açısına.. unutkan bir milletiz ki verilen vaatleri üzerinden bir ay geçmeden unutuyoruz, nasıl isek öyle yönetiliriz düsturundan hareketle yarı sorgulayıcı fakat kesinlikle takibini yapmayan kocaman bir seçmen kitlesi gidecek sandığa. kanayan yaraların bir kısmı giderildi ama ameliyatla alınmadı yani sadece pansuman yapıldı. sürekli ertelenen yasalaştırmalar daha doğrusu yasalaştırmamalar bir sonraki seçimde yine meydanlarda vaade dönüştü. bundan sıkıldık, lekesizlik zordur fakat açıklaması her zaman vardır. açıklamalar seçmeni hiç de tatmin etmedi. seçmen de zaten izahat yerine istikrar demeyi tercih etti. eyvallahımız odur ki alternatifsiz bir lider ile son 12 yıl geçmişe nispetle daha iyi geçti. büyüklerimiz anlatıyor maziyi, lakin aynı büyükler uyarmayı da ihmal etmiyor.

her oy değerlidir, kimi için destek ise kimi için umut demektir. recep tayyip erdoğan'ın alacağı oy onu muhtemelen reis yapacak ama selahattin demirtaş'ın alacağı oy sayısı iç politikada atacağı adımları tayin edecek!

devamını gör...
an itibariyle bir faktör görmüyorum. zira mezardan kalkıp gelse birileri yine erdoğan kazanacaktır. çünkü kendi tabanı erdoğan'dan asla vazgeçmez. buna ek olarak kürtler de erdoğan'a inanmış durumda. mevcut denklem (semavi bir şey olmazsa) erdoğan'ı garanti gösteriyor. bence chp ve mhp de bunu gördüler ve bu yüzden ekmeleddin bey'i aday gösterdiler. uzun vadeli bir planın parçası bu. genel seçimlerde büyük değişiklikler olabilir.
devamını gör...
3adayında canlı yayına çıkıp ülke meseleleri ve çözüm önerileri hakkında konuşmaları. üçüde çıksın konuşsun tartışsın bakalım avrupadaki gibi. gerçi tayyip erdoğan kabul etmez bunu gibime geliyor. 3 adayda tv'ye çıkıp konuşup tartışmadan ülke meselesi ne çözüm önerileri ne konuşup tartışmadan oy kullanmayacağım.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar