toplumun bazı kesimleri tarafından benimsenmiş ve doğruluğu tartışmaya fazlaca açık olan algı biçimidir.
genellikle fazla tanınan ve piyasada isim yapmış olan şirketler, kuruluşlar, firmalar vs. için geçerlidir.

eğer ki bir firma pazardaki yerini garantilemiş ve artık piyasada tutunmak gibi bir derdi kalmamışsa (ki bunu ilk etapta kaliteli ürünler piyasaya sunup tüketici memnuniyetini sağlayarak yapar) artık kâr sağlamaya doğru yönelmesi için önünde hiçbir engel kalmamış olur. rakip firmalarla olan rekabet de buna dahil olunca kazanç sağlamak için birçok yola başvurmak artık neredeyse kaçınılmaz hâle gelir. firma üretmeye ve satmaya devam eder. piyasaya sürülen ürünün kalitesinden ödün verilmemekle birlikte satış fiyatı gittikçe yükselmektedir. firma artık kendini kanıtlamış olduğundan ürünleri satın alınmaya devam eder. isim yapmış olması, piyasaya kalitesiz bir ürün serisi bile sürse "olsun, falanca marka çöp bile üretse alınır" gibi bir algıya sebebiyet verir ve kimi zaman bilinçli kimi zaman da bilinçsiz olarak yapılan hataların görmezden gelinmesine veyahut hakikaten de "görülememesine" ortam hazırlar; satın alınan ürünün kalitesi düşük olsa bile farketmez çünkü artık iş işten geçmiştir ve çoktan satın alınmıştır.

zaten adı sanı duyulmamış markaların pahalı ürünler piyasaya sürdüğüne açıkçası pek de rastlanmaz,
ve zaten öyle olmadığı için onlar "adı sanı duyulmamış"tır.
kaliteli üretim gerçekleştirseler bile fark edilmezler, çünkü piyasada aslanların ve kaplanların savaşı devam ederken çakal olup aralarına girmek pek de öyle kolay değildir.
devamını gör...
gerçek bir algıdır. istisnalar mümkündür ama daha pahalı olan ürünler daha kalitelidir. ha şu var. aradaki fiyat farkıyla kalite farkı örtüşüyor mu denilirse çoğu zaman arada uçurum olduğu söylenebilir.
devamını gör...
derler ki, o önce kaliteli olanı pahalı yapıp, alıştırır. o günden sonra bütün pahalılar artık kalitelidir.
devamını gör...
genellikle doğrudur. ürün için kullanılan maddelerin kalitesi, yapılan işçiliğin ustalığı fiyatı belirleyen unsurlar nihayetinde. ancak bir ürün alınırken önemli olan fiyat/performans oranıdır. 2 tuşa basınca yapacağınız işi 1 tuşla yapıyor diye bir ürüne fazla para vermek müsrifliktir.
devamını gör...
üzerine türlü geyikler yapılan ama hakikat ne yazık ki acı bir gerçek olarak aşağıda bertilen hadisedir.
bunla ilgili istediğiniz geyiği yapın. olayın turnusol kağıdı aynen şu örnektir.

bir can yeleği satın alacaksınız görüntüü tamamen aynı hiçbir fark yok biri 10 tl diğeri 1000 tl hangisini alırsınız?

ya da

paraşüt alacaksınız tamamen aynı 2 ürün biri 100 tl öbürü 101 tl hangisini alırsınız?
devamını gör...
kayserililerin halkımıza empoze ettiğini düşündüğüm düşüncedir.
bir arkadaşım yaş 12 13
3 kasa kiraz hepsi aynı tür kirazlar.
dayısı 1 liraya satması için pazara gönderir. yaklaşık 60 kilo 10 lirası da cebine kalacak.
akşam 50 lira dayıya verilir60 lira kendisine kalır.
devamını gör...
istisnası olsa da genel olarak en yüksek seviyede yaşadığımız algı. tam bir pazarlama ve satış taktiği ve bu taktiği insan psikolojisini muhtemelen iyi izlemiş ve hayata geçirmiş kişi her kimse artık, markayı çak, koy filan parayı etiketine, e etiket var, pahalı, ünlü birine de yedir içir, oh mis. günümüz değer yargıları ayakkabının, telefonun, saatin, tişörtün, pantolonun, arabanın bilmem neyin markasının kişiden ötede olduğu bir yüzyıl olduğundan, gezen bir marka (algı) cesedi gibi, biz de bunun bir parçası olmaktan kendimizi alamıyoruz.
devamını gör...
bir yere kadar doğrudur ancak sonrası tamamen marka değeridir. örneğin evet, nike kinetixten daha kaliteli bir markadır, daha rahat edersiniz. ama bu kalite farkı aradaki fiyat farkı kadar fazla değildir.
devamını gör...
yok yok bu yanılgı değil, bu baya doğru bi'sey. ucuzsa vardır bir illeti, pahalıysa vardır bı hikmeti mi neydi oyleli bı söz vardı, bu sözü öğrenemedim ama bunu okuduktan sonra aldığım tüm ucuz ürünler illet gibi çıktı. ucuz bı şeyin iyi olma ihtimali olmadığı gibi şu durumda ucuz bi'sey de yok zaten. o yüzden paraları soğuk sıkım zeytinyağı na yatırıyoruz. Büyük yerden tüyo aldım. blind bender gibi büyük,kocaman ,bilge birisi gibi de değil gibi de ama zeytinyağı lazım yani, hakiki olandan.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar