darağacında üç fidan

nihat behram'ın nitelikleri yukarıda verilen kitabıdır. mevcut yönetimden farklı düşünmek dışında aşikar bir suçları olmayan üç gencin ucuz, adi mahkeme oyunlarıyla nasıl katledildiğini anlatan, anlattıklarını delillere dayandıran etkileyici olmayan ama etkili olan bir kitaptır.

1998 yılında adı geçen kitaptan, senaryo düzenlemesi ve yönetmenliği reis çelik'e ait olan, hoşçakal yarın adlı bir film uyarlandı. film sadece bir uyarlama olarak kaldı ve kitabın verdiği heyecanı vermedi, yaşattığı duyguları yaşatamadı. başrollerini berhan şimşek, tuncel kurtiz, tuncer necmioğlu, mazlum çimen, bülent çolak, bedri baykam... gibi bilinen isimlerin paylaştığı filmde deniz gezmiş rolünü berhan şimşek oynamıştır. (daha doğrusu katletmiştir.)

film kitaba da sadık kalmamıştır. çeşitli kaygılardan ötürü, baş ağrıtacağı düşünülen bir çok ifade ya çıkarılmış ya da değiştirilmiştir. normalde oyunculuğu çok da kötü görülmeyen berhan şimşek muhtemelen deniz gezmiş olmanın ne demek olduğunu kavrayamadığı için çok kötü bir performans sergilemiştir. zannımca deniz gezmiş bir günlüğüne dünyaya geri gelip de filmi izleseydi ilk işi senaristi öldürmek, ikinci işi de berhan şimşeği dava etmek olurdu. çünkü kendisine ait olan birçok söz berhan şimşeğin yakışıksız sesi ve duruşuyla, değiştirilmiş olarak sunulmuştur filmde. (örneğin; deniz gezmiş kahrolsun emperyalist türkiye derken, filmde bu söz yaşasın demokratik türkiye olarak değiştirilmiştir.)

berhan şimşek ile ilgili bir diğer dikkat çekici unsur da şu anda milletvekili olduğu partinin (chp) o dönemde deniz gezmiş ve arkadaşlarının idamına büyük bir oy oranı ile onay vermiş olmasıdır. yani şöyle bir tablo çıkmıştır ortaya; önce astıran zihniyet, sonra çıkıp “neden astınız garipleri” diyerek kendilerince yiğitlik yapmakta, bir bakıma kendilerini, belki biraz da vicdanlarını tatmin etmektedirler.

aynı tablonun bir benzeri de yakın zamanda çizildi, aynı zihniyet tarafından. son birkaç seneden beridir onlarca insan f tipi ceza evleri ni protesto etmek amacıyla ölüm oruçları tutup ölürken aynı adamlardan hiç ses çıkmamıştır. (çıkan cızırtıları ben ses olarak değerlendirmiyorum. ona bakarsanız karıncalar da her gün birbirlerine bağırıp dururlar ama kendileri dışında hiçkimse onların sesini duymaz). bu güne kadar ses çıkmamıştır ama belli de olmaz, belki yıllar sonra berhan şimşek gibileri bu defa da döner ölüm orucu tutanların hayatlarını anlatan filmlerde oynarlar. gerçi onları oynamak kaba tabirle ifade etmek gerekirse biraz g. (kaba et) ister. yine de belli olmaz. orda da belki bir senaryo hilesi olur, 250 gün ölüm orucu tuttuğu halde hiç zayıflamamış, hiç kilo vermemiş, sadece basit bir makyajla yüzüne az buçuk bir yorgunluk ifadesi verdirilmiş olan bir berhan şimşek tipiyle (ya da tiplemesiyle) karşılaşabiliriz. bu rol, mücadelesi için ölüm orucu gibi her babayiğidin harcı olmayan bir eylemi gerçekleştiren kahraman ruhlu dava adamlarını ne kadar yansıtır, artık ona da ölüm oruçlarının, ölüm orucu tutanların yakın tanıkları karar versin.
devamını gör...
nihat behram'a ait, siyasi-anı kitabı. deniz gezmiş, hüseyin inan ve yusuf arslan'ın yakalanmarından, asılmalarına kadar olan süreci anlatır. everest yayınlarından çıkan baskısı 216 sayfa olup 13,5x19,5 cm ölçülerindedir.

arka kapağı:

"1968'ler, yazılı tarihin en barbar asrının en umutlu, en ışıklı, en cesur günleriydi. coşkun bir devrimci dalganın bütün dünyayı sarstığı, onlarca ülkede milyonlarca insanın ayağa kalkarak, "gerçekçi ol, imkânsızı iste," diye haykırdığı günlerdi...
böyle bir dünyada, denizler de özgürlük bayrağını türkiye'de yükseklere taşıdılar. abd'ye, nato'ya, yurtlarını yerli ve yabancı sermayeye peşkeş çekmek isteyenlere en iyi cevabı eylemleriyle, yürüyüşleriyle, cesaretleriyle verdiler.
ve egemenler, bu özgürlük kabarışının intikamını 12 mart karanlığında üç gençten çıkarmak istediler. somut hiçbir yasal dayanak olmadan deniz'i, yusuf'u, hüseyin'i ve nice arkadaşlarını idamla yargılayıp, "asalım, asalım!" çığlıklarıyla darağacına göndererek özgürlük ve bağımsızlık mücadelesini boğmaya çalıştılar...
işte nihat behram, o günlerin ölüm karanlığını sivil tarihçiliğimize belgesel bir katkı olan bu kitabıyla yırtmıştır. denizler'in asılmadan önceki son sözlerinin ilk kez açıklandığı, yayımlanır yayımlanmaz yasaklanan ve ancak yirmi iki yıl sonra aklanan darağacında üç fidan, içten sesi, ince duyarlılığı ve ödünsüz tavrıyla, bütün iktidarların geçici olduğunu, milyonların kalbinde yaşayacak olanların daima özgürlük savaşçıları olduğunu göstermiştir...
bugün koyu bir karanlığın ve ahlâksızlığın içine itilmek istenen yurdumuzda, gözlerimizde hâlâ bir umut ışığı, darağaçlarında "solmayan" üç fidanın anısı önünde saygıyla eğiliyoruz...
"
devamını gör...
deniz gezmiş, hüseyin inan ve yusuf arslan'ın yakalanmalarından idamlarına kadar olan süreci anlatan kitap 1974'te yayımlandı, ve hemen toplatıldı. kitap 1998'e kadar yasaklı kaldı. bugün 65. baskıya erişmiştir.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar