davet

nazım'ın kuvayı milliye destanı eserinin sekizinci babında geçen şŸiire sonradan verilen ad.

dörtnala gelip uzak asya'dan
akdeniz'e bir kısrak başŸı gibi uzanan
bu memleket bizim.

bilekler kan içinde, dişŸler kenetli, ayaklar çıplak
ve ipek bir halıya benziyen toprak,
bu cehennem, bu cennet bizim.

kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,
yok edin insanın insana kulluğŸunu,
bu davet bizim...

yaşŸamak bir ağŸaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşŸçesine,
bu hasret bizim...
devamını gör...
abdülkadir duru şiiri.

gelirsen hafiflersin neşe ile gidersin
ne kadar yükün olsa, yine yüksüz gidersin
bu akışlar içinde sezgin, zinde olunur
ihtiyar bile olsan, hareketli gidersin.

bura gönül alemi tat alır da gidersin
dolu kabusla gelsen boşanır da gidersin.
ümitsiz bitap gelsen burda mümit olunur
kendini müflis bilsen zengin olur gidersin.

binbir telaşın olsa sadeleşir gidersin
kinli, nefretli olsan affuv kalple gidersin
kibre kapılmış olsan, tabii tevazun olur
nasıl hallerin olsa değişir de gidersin.
devamını gör...
faruk nafiz çamlıbel şiiridir.

seni ben bekliyorum göğsüm açık, bağrım açık;
hançer ol göğsüme saplan, ecel ol karşıma çık.

çalmamış madem ki bir gece felekten gönlüm;
gelecek bari elinden gelsin dilerim ölüm.
toprağın rengi kanımdan kızarırken yer yer;
uzanıp sapsarı, son busemi koymazsam eğer;
obenim kalbimi göğsümden ayırmış çeliğe.
gezsin ismim yedi kat gökte kahpe diye.
beni mahfetmeden alemde obiğane duruş;
bana sal yalvarırım pençeni, ey yırtıcı kuş.

işte ben bekliyorum göğsüm açık, bağrım açık;
hançer ol göğsüme saplan, ecel ol karşıma çık.

devamını gör...

--- alıntı ---
Sözlükte "birini çağırmak, ölüye ağlamak, birinden yardım istemek, dua ve beddua etmek, alıkoymak, iddia etmek, propaganda yapmak" gibi anlamlara gelen davet, din literatüründe, insanları dine ve sâlih ameller işlemeye, Allâh ve Peygamberine itaat etmeye, iyilikler yapmaya, kötülüklerden sakındırmaya çağırmak; İslâm'ı tanıtmak demektir. Kur'ân'da çağırmak (Bakara, 2/23), Allah'a yalvarmak, dua etmek, ibadet ve itaat etmek (Bakara,2/186) manalarında kullanılmıştır.

İslâm'a davet konusunda Hz.Muhammed'in koyduğu temel prensip ve metodlar vardır. Bunların başında Kur'ân ve Sünneti rehber edinme gelir. Hz. Peygamber devlet başkanlarına mektup yazarak onları İslâm'a davet etmiş, yakın kabilelere ise öğretici ve mürşitler göndermiştir.
--- alıntı ---

*
devamını gör...
bir insanın eşiyle başbaşa kadlığında dinleyeceği en güzel şarkılardan biridir. ona sarılmış bir şekilde bir yandan bu şarkı çalarsa dünyevi tüm dertleri bir kenara bırakıp gidersiniz. hele şarkının sonlarında sezen aksu'nun çıplağına sar beni, toprağına kar beni deyişi vardır ya işte insanın yüreğinin koptuğu zaman orda oluyor.
devamını gör...
alın şarkı sözlerini de.

--- alıntı ---

Gel en sevap günah
Gel canımın canı
Sevdaya adanmış
Esmer yasak hırsızı

Ah ateşten gömlek
Ah oynaşın kurdu
Aşkla ağulanmış
Güzellikler yurdu

Tutuşan tenime
Zülüflerini sür
Hırçın, asi, hür
Arka bahçelerde dişlediğim mür
Gel çıplak ve hür

Çıplağına sar beni
Toprağına kar beni
Kaynağından dökül gürül gürül
Çoğalt ki kendini
Dağları seller alsın
Selleri yangın sarsın
Bozulsun bahçe bağ
Dalda üzüm sarhoş ben tarumar

--- alıntı ---

devamını gör...
14.
bir nazım hikmet ranşiiridir.

davet

dörtnala gelip uzak asya'dan
akdeniz'e bir kısrak başı gibi uzanan
bu memleket, bizim.

bilekler kan içinde, dişler kenetli, ayaklar çıplak
ve ipek bir halıya benziyen toprak,
bu cehennem, bu cennet bizim.

kapansın el kapıları, bir daha açılmasın,
yok edin insanın insana kulluğunu,
bu dâvet bizim....

yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür
ve bir orman gibi kardeşçesine,
bu hasret bizim...
devamını gör...
--- alıntı ---

Vallahü yed'u ila daris selam ve yehdı mey yeşaü ila sıratım müstekıym

--- alıntı ---

ah ne olaydı şu ayeti anlayaydık. davet edeni tanıyaydık, davet ettiği yeri bileydik. kur'an'ı ve dini katletmekten vazgeçeydik, ne olurdu.
devamını gör...
bir ahmet hamdi tanpınar şiiri:

birden bire sanki çıplak
bir oyunuyla hafızanın
bir kuş sesi çırpınarak
düştü bağrına hazanın.

her bahçenin yabancısı
ve her ümidin üstüne
bir ses ki, sonsuz acısı
güllerin üzüntüsünde.

araştırdı bir baharın
unutulmuş kokusunu.
ay ışığında dalların
rüya dolu uykusunu.

bir akşamın beyaz fecre
gönderdiği kanlı haber:
herkes ömründe bir kere
bu zalim davetle titrer.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar