dehr

kur'ân-ı kerim'de dehr iki âyette geçmektedir. birisi, "insan(oğlu), var edilip bahse değer bir şev olana kadar, şüphesiz uzun bir zaman geçmemiş midir?" (insân, 76/1) âyetidir ki burada dehr, "uzun zaman" anlamındadır. diğeri de "hayat, ancak bu dünyadaki hayatımızdır. ölürüz ve yaşarız; bizi ancak dehr (zamanın geçişi) yokluğa sürükler" derler. onların bu hususta bir bilgisi yoktur, sadece, böyle sanırlar. (el-casiye, 45/24) âyetidir ki burada dehr, zamanın gelip geçmesi anlamındadır. dehr, bizim kullandığımız, "zaman" anlamında değildir. çünkü zaman; şimdiye, geçmişe ve geleceğe denebilir. dehr ise, "kesintisiz devanı eden uzun zamana (âlemin ömrüne)" denir.


ikinci âyette işaret edilenler, öncelikle cahiliyye (islâm öncesi) devrindeki inkârcılar ve müşriklerdir. cahiliyye devrinde, bütün hâdiseler, özellikle musibetler, gece ve gündüzden ibaret olan dehre nisbet edilirdi. bu inançtaki cahiliyye mensupları iki fırka olup, bunlardan bir fırka Allah'a inanmaz, diğeri ise herşeyi dehr'in yaptığına inanırdı. bunlar her kötülüğü dehre nisbet ettiklerinden, dehriyye adını almışlardır. câsiye sã»resi yirmidördüncü âyetindeki "ancak bizi dehr öldürür" diyenler bu gruba dahil olanlardır. ikinci fırkayı teşkil eden cahiliyye mensupları ise dehri, hâlik (yaratıcı) tanırlardı. fakat, kötülükleri ona nisbet etmekten tenzih ederler de dehre nisbet ederlerdi. bir de kalkıp dehre söverlerdi. dolayısıyla bu sövme Allah'a râcã® oluyordu.


nitekim hz. peygamber (s.a.s.)'in bildirdiğine göre bir kudsã® hadiste cenâb-ı Allah şöyle buyurmuştur: "âdem oğlu dehre söverek beni ezalandırır, halbuki ben dehr(in yaradanıy)ım. her emir benim elimdedir. geceyi gündüzü ben idare ederim." (buhari).

yine "sakın sizden biriniz: vay dehrin musibetine, demesin (böyle sövmesin). çünkü dehr ancak Allah'tır" ve "dehre sövmeyin. çünkü dehr ancak Allah'tır" buyurmuştur. (buhari).

bu hadislerdeki "dehr Allah'tır" ibaresinin anlamı şudur: zamanı ezelã® ve ebedã® kabul edip herşeyin dehr (zaman) tarafından (kendiliğinden) meydana getirildiğine inanan ve bu yüzden dehriyye ismini alan, başta cahiliyye arapları ve onların izinde giden diğer dehrã®ler (materyalistler) herhangi bir musã®bete mârã»z kalınca dehre söverler. halbuki dehr'i ve her şeyi yaratan Allah'tır. bu sövme, neticede Allah'a varmaktadır ve bundan dolayı dehre (zamana) sövmek yasak edilmiştir. zira Allah'ın "dehr benim" buyurması "dehrin ve her şeyin yaratıcısı benim" demektir.

hoşa gitmeyen birşey karşısında, "bunu dehr yapıyor" diye dehre söven, -dehr bir şey yapmadığına ve her şeyi Allah yarattığına göre- Allah'a sövmüş oluyor. onun için cenâb-ı Allah, "dehr benim" buyurarak dehrin yaratıcısı, mâliki ve mutasarrıfının kendisi olduğunu bildiriyor.

hadisdeki "bana ezâ veriyor" ibaresinin anlamı; "bunu kim söylerse Allah'ın gazabına maruz kalır" demektir. zira Allah eziyet duymaktan münezzehtir. eziyet burada mecazdır.
devamını gör...
6.
zaman,devir,en küçük zaman dilimi,an.

ayrıca şöyle bir hadis i şerif hatırlıyorum katkısı olur umarım.

dehr'e küfretmeyiniz dehr Allah'tır.
devamını gör...
eski arapların her şeyin nedeni olarak, gördüğü "zaman". kuranda da anlatılır onların ağzından. ezeli ve ebedidir onlara göre.
devamını gör...
içinde kaybolup gitmek istenilen zaman.

ne şiirler tanımlayabilir onu, ne de sayfalarca yazılan yazılar.

dehr bir varoluştur ezelden ebede kapı aralayan...
açılsa da girsek diye umut ettiğimiz, kapansa da bitsek dediğimiz bir çıkmaz.

devamını gör...
ya rab ne eksilirdi derya-yi izzetinden
peymane-i vücuda zehr-ab dolmasaydı
azade-ser kalırdım asib-i derd ü gamdan
ya dehre gelmeseydim ya aklım olmasaydı
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar