kılıçdaroğlu'nun haklı olarak fethullah gülen cemaatine mensup isimlerin devlet kadrolarına sızmadığını, aksine bilerek yerleştirildiğini söylediği cümlesidir.

başlık için kırpmak zorunda kaldığım cümlenin tamamı şu;

"devleti bir tarikata, cemaate teslim ederseniz sonu böyle olur. devlete sızma falan yok. bunlar devlete bilerek ve isteyerek yerleştirildi"

http://www.cumhuriyet.com.t...
devamını gör...
17 aralıkta bu kansız örgütün propagandasını grup toplantısında yapan adamın lafı.

sonra anlaşıp pkk yı meclise sokan hendek kazan teröristleri arkadaş diye niteleyen kılıçdaroğlu darbe olsa ne diyecekti acaba?

4 aralık 2013 te washington da gülenin adamları ile toplantı yapan http://www.hurriyet.com.tr/... sonra 17 aralık yargı darbesine tam destek veren kendisi değil mi?

peki deniz baykal ı alçakça koltuğundan indirip dün aday olmam diyen kemal kılıçdaroğlu nun bir günde fikrini değiştiren aynı fetö değil mi?

darbeye hayır deyip olağanüstü hale karşı çıkan da aynı kk değil mi?

hangi yüzle çıkıp bunları söyleyebiliyor?
devamını gör...
kılıçdaroğlu doğru söylemiş. bu sıralar çokça duyduğum, geçmişteki fetöcü yerleştirmeleri için "alnı secdeli" sıfatıyla aldanılmıştır gibi saçma sapan bir savunma yapılıyor. kitabın neresinde yazıyor torpil yapmak, adam kayırmak, soruları vermek veya göz yummak. devleti bir topluluğun insiyatifine bırakmak.

15 temmuz bu ülkedeki adaletsizliğin ve vizyonsuzluğun doğurduğu bir sonuçtur.
devamını gör...
eee bu adamlar yıllardan beri(ak parti iktidarından önce de dahil) gerek askeri-polis sınav soruları olsun, gerek kamu sınavı soruları olsun bu soruları ele geçirmişler. bu sınavlara girip de devlete sızamayacak cemaatçi mi kalır? saçma beyan.
devamını gör...
bugünkü grup toplantısında chp liderinin ettiği söz.
darbenin hemen sonrasında akpyi hedefe koyma çabası. bana göre siyasi çakallık.

peki kendisine soruyorum. 17-25 te, paralel diye bir tarafını yırtan birilerine neden kulak tıkadınız da bugün, o günlerde ettiğiniz lafı yalanlar bir ifade kullandınız?
yoksa koltuğunuzdan endişeniz mi başladı? hedef mi saptırmaya çalışıyorsunuz? yoksa bu akılları "haram yemedik" deyip haramı hamuduyla yutan, "hırsızlar" diye bağırıp vatanı soyan, bankasyayı boşaltan, himmet diye millet malını dolandırıp ingilize, almana, amerikana ve israile yediren fetöcülerden bir fetöcü olan danışmanınızdan mı aldınız?
devamını gör...
aslında iki taraflı bir hastalık söz konusu. türkiyede iktidar olanlar sağ cenahta cemaatlerin ve tarikatlerin oylarını almak zorunda hissediyor kendisini. oy istemek noktasında sıkıntı yok. sıkıntı bundan sonra başlıyor. oy veren cemaat veya tarikat iktidarla yakınlaşıyor. cemaatler şunu açıkça beyan edemiyorlar "ben oy'umu verdim benim işim bitti. cemaat ve tarikat olarak bizim işimiz siyaset değil iman hizmeti, siz bizim iman hizmetimize karışmayın biz sizin siyasetinize müdahil olamayız. bizim vazifemiz bu değil. yanlış bir şey olursa elbette kardeş olarak uyarmak üzerimize borçtur ama bunu siyasi figür olarak değil dışarıdan yapabiliriz. biz siyasi araç değiliz".

yıllardır iktidar tarafını da cemaat tarafını da müspet manada eleştirip uyarıyorduk. gelinen noktada haklılığımız ortaya çıktı. şu an günahın büyüğü bir cemaatin üzerinde ama siyasilerin de kusuru yok diyemez kimse. uygun bir dille siyasiler cemaatlere şunu demeli; siz vazifelerinize dönünüz. bizi oylarınızla destekleyiniz. filanca cemaatten boşalan kadrolara sizi yerleştirelim vs gibi beyanlar olmamalı. hiç bir tarikat ve cemaatte buna talip olmamalı. cemaat ve tarikatler buna talip olursa "kendi iman hizmetine zarar verecekler ve veriyorlar".aksi taktirde ehl-i dünya nazarında "sohbetlerinde züht ve takva ve ahiret sevgisi olan ama aslında dünyadan iktidardan, makamlardan mevkilerden vazgeçemeyen, iktidara talip" iki yüzlü kişiler damgası yiyecekler. cemaat ve tarikatlerin ellerinde bulunan elmas kıymetindeki hakikatler ehl-i dünya nazarında cam parçalarına inecek...

şu an da böyle olmuş değil midir? hangi kişi gönül rahatlığı ile bir cemaat ya da tarikate gidip bir sohbete katılabiliyor? içlerinde bir şüphe...içlerinde bir acaba eksik olmuyor. ifrat derecede olanlar ise "başlatma lan tarikatine, cemaatine" dahi diyor. eee nerde kaldı iman hizmeti? bu durumda dine ve islamiyete dost değil düşman kazanmak gibi bir şey söz konusu oluyor.

bu sıkıntılar işin cemaat ve tarikatlere bakan vechesi. iktidara gücünü elinde bulunduran dindar iktidara bakan vechesini de başka bir zamana bırakıyoruz. zira söyleyeceklerimizin şu an tesiri olmayacaktır. şu an iktidar en kutsal şey. ve o iktidarı muhafaza etmek için her şey meşru. böyle bir iktidara kusur atfetmek bazılarınca tekfir sonucunu dahi verebileceğinden şimdilik kalsın...zira bazı şeylerin anlaşılması için maalesef sıkıntılarını yaşamaları gerekiyor...

ek 1:(şimdi aklıma geldiği için ekliyorum): ayrıca 28 şubat'a kadar devlet kadrolarında kısmi yer bulan dindar kesimin 28 şubat'tan sonra mal bulmuş mağrip gibi bir anda bütün devlet kadrolarını dindarlaştırma (zahiren güzel görünüyor) aslında oyunun başka bir yüzü. perde altında ehl-i zındıka müspet ve dindar insanları kendileri devlet kadrolarına sokup kendileri şimdi çıkarsa idi çok ses olurdu lakin kağıt üzerinde dindar iktidar ve kağıt üzerinde dindar cemaatin kardeşlerinin birbirine kırdırılması ile bunları kendileri değil birbirlerine yaptırıyorlar. muhtemeldir ki amaç diğer dindarları da lekedar etmek. cemaat vs olayları üzerinden diğer bütün vatandaşların -siyasetle ilgisi olmayan cemaat ve tarikatlere de- öcü gözüyle bakması... ne cemaati ne tarikati hepsi bir aslanım hepsi aynı terane dedirtmesi ise bu oyunda istenilen şeylerden bir tanesi idi maalesef ve başarılmış durumda. iktidar ve gülen cemaatinin şu an şu şarkının sözleri geçiyor olması lazım içlerinden; "masum değiliz hiç birimiz"....
devamını gör...
8 yıldır mitten genelkurmaya feto ile ilgili istihbaratlar kesilmiş.
soruların çalındığı belgelerle ortaya konmuş ama sırf birileri "ben tatmin oldum" dedi diye herkes süt dökmüş kediye dönüp bugünlere gelmemize ses çıkarmamış.
orduya kumpas yapılırken zevkten dört köşe ülkenin bağırsakları temizleniyor denmiş, açıkça ordu aşağılanarak fetoya teslim edilmiş
ne istediniz de vermedik diyecek kadar ileri gidlimiş

ama suçlu bunu söyleyen öyle mi?

dün ahmakça ses çıkarmadınız.
bugün suçunuzu üstelenecek kadar olgun davranamıyorsunuz bile.
zalimsiniz.

taş kendi ayağına değene kadar meydana gelen tüm olaylara mahalle kavgası izler gibi zevkle izleyip başına bir şey gelince aman feto yaktın feto diyenlere itibar edesim gelmiyor kusura bakmayın. kemal kılıçdaroğlu sonuna kadar haklıdır. zaten haklı olduğu için bu kadar batmış sözleri. ama bu ülke fetoculara yol açanlar yüzünden şehitler verdi. elbet o yenen kul haklarının yanında o kanlar da yerde kalmayacak. hiç boşuna sinir krizi geçirmeyin derim ben.

yahu başbakan, cumhurbaşkanı ve akp kurmayları dahi bunu kabullenmişken neyin peşindesiniz de bu lafa itiraz ediyorsunuz anlamış değilim. 1970'lerden bu yana var olduklarını kendi dönemlerinde güçlendiklerini siyasiler kendi kabul ediyor. bence boşa nefret saçmayın. adam analiz yapmış ve kabak gibi hepimizin gözünün önünde olan bir şeyi tekrar etmiş. daha ne demesini bekliyorsunuz?
devamını gör...
kimin söylediğini bir kenara koyarsanız, sonuna kadar doğru sözdür.

maalesef sözlük ve siyaset yine eski günlere dönmüş.

17-25 aralık mevzusu nedense siyasilerin kendilerini aklamak için kullandığı mihenk taşı olmuş...

17-25 aralık; daha önce yapılan torpilleri, adam kayırmaları, soru çalmaları ve bunlara göz yuman siyasi iradenin bu örgütü korumasını yok ediyor mu? işlenen suçların yok hükmünde olmasına mı neden oluyor? hukukta var mı öyle bir şey? bunlar 17-25 aralıktan önce de suçtu. o günlerde niye sustunuz ey müslümanlar?

"sınav soruları çalındı, atamalarda-mülakatlarda torpil var, ergenekon-balyoz davalarında suçluların yanında masumlar da yakılıyor, cemaat abd projesi, cemaat ılımlı islam projesinin aktörü, gülen'in sapkın vaazlarına inanmayın, 2010 anayasa değişikliği referandumuna karşı çıkın" dediğimizde bizi eşek yerine koymadınız mı? hem sözlükte hem de hayatın içinde... bize cüzzamlı muamelesi yapmadınız mı? fethullah gülenin örgütünün hedefinde bizler varken niye tepki göstermediniz ve hatta o şahısı ve örgütünü niye savundunuz?

bekir bozdağ bile hatasını kabullendi, sözlükte başlığını açtım 2-3 gün önce. bir kere daha okuyun o açıklamayı.... hiç kimse masum değil. kimse kendisini aklamasın.

(bkz: fetö konusunda biz muhalefete 17 aralık tan sonra onlar da bize inanmadı)
devamını gör...
fetö, iyi niyetin kötüye kullanılmasının en bariz tezahürüdür.
iyilikten maraz doğar da denebilir.

bir dönem bu ülkedeki dindar kesimi ezen, onları ötekileştiren ve adeta yok sayan zihniyete karşı herkes ve her kesim bu fetöcüleri destekledi.
onlar da bunu çok güzel bir kaldıraç olarak kullandı. zaten içlerinde gizledikleri gizli emelleri hızlandırma fırsatı buldular.

olayı doğru okumak lazım.
sızma yok cemaate teslim etme var demek doğru değil.
sızma var ama cemaate teslim de var.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar