devlet, toplumsal düzenin somutlaşmış şeklidir. insan, toplum'dan, toplum ise ''düzen'' kavramından ayrı ve bağımsız olarak var olamaz. toplum ancak bir ''düzen'' kavramı altında bir anlam ifade edebilir. işte, ''düzen''in en seçkinleşmiş şekli 'devlet' dediğimiz şeydir.

birey, ontolojik olarak devlet'ten önce gelir, buna şüphe yok. birey, devlet'ten daha öncelikli ve önemlidir. lakin bu önceliğin ve önemin tarihin farklı dönemlerinde yer değiştiği de görülmüştür. devlet'in bireyden daha öncelikli ve önemli olduğu fikri, tarihin birçok döneminde ortaya atılmıştır. yani bireyi devlet'ten bağımsız, devlet'le ilişkisiz olarak düşünmek imkansızdır.

devlet'in her zaman saf ve masum olduğu fikri yanlıştır. tarihsel süreçte devlet'in birçok kötülüğün kaynağı ve yönlendiricisi olduğu açıktır. lakin hobbes'in, devlet'in hiçbir şey yapmasa bile bizi ''devletsizlik felaketi'nden koruduğunu fikrini de asla unutmamak gerek.

devlet'i eleştirmenin şart ve elzem olduğunu söylemiştim. peki eleştirken hangi hususlara dikkat etmeliyiz?

devlet'i eleştirirken iki farklı yol vardır: birincisi genel olarak 'devlet' kavramını eleştirmek, ikincisi belirli bir devlet'i eleştirmek. örneğin türkiye cumhuriyeti devletini eleştirmek. devlet tartışmalarının çoğu ikinci yol üzerinden yapılır. örneğin türkiye'de devleti eleştirmek demek türkiye cumguriyetni eleştirmek demektir.

devlet'i eleştirmenin birincil ve ana gayesi onun daha iyi olmasını sağlamak, daha mükemmel olmasını düşünmektir. yani pozitif ve yapıcı eleştiri yapmaktır. her türlü yıkıcı ve yıpratıcı eleştirilerden de uzak durmaktır. başta söylediğim gibi devlet önemlidir, birey devlet'ten bağımız düşünülemez. o sebeple devlet üzerinde yıkıcı ve yıpratıcı eleştiriler yapmak, bireyi ve toplumu olumsuz yönde etkileyecektir.

devlet'i eleştirirken -özellikle türkiye cumhuriyeti'ni eleştirirken- onun daha mükemmel, daha demokrat, daha adil, gücünü ve meşruiyetini milletten alan bir yapıda olması gayesi güdülmelidir. devlet'i yıkmak için uğraşan her türlü tehlikeli, yapı bozucu, tahripkar, zedeleyici, hilekar ve içten pazarlıklı tutumdan kaçınılmalıdır.
devamını gör...
mesela meclis üyesi, milletvekili, bakan, başbakan, cumhurbaşkanı olup olmadığınıza bakmanız gerek önce. yoksa karpuz yerken devleti eleştirmenin zaman geçirmekten başka bir şeye yaradığını görmedik.
devamını gör...
öncelikle devlet ve hükümet arasındaki farkı iyice anlamakla işe başlanabilir.

böylece yapılacak eleştiri çok daha mantıklı olacaktır.
devamını gör...
hükümetler ve o koltuklarda oturanlar gelip geçicidir. devlet ise bu topraklarda yaşayan herkes için çatıdır ve bu nedenle bakidir. dikkat edilmelidir.
devamını gör...
akp=devlet kandırmacasına inanmamak.

böylece hükumetler tarafından yapılan yanlışlara karşı sesi çıkanlara "devleti mi eleştiriyorsunuz" diye çemkirilmesine önem vermezsiniz.

hükumetler, hükumetleri kuran partiler ve liderleri gelip geçicidir. hiçbiri seçmenin gözünde vazgeçilmez değildir.
devamını gör...
yoktur. devletler ya da hükümetler kutsal değildir. dişlileri kanla dönen bir çarktır. insanların sırtına basarak, boğazını sıkarak ayakta durur.
devamını gör...
devlet elbette bireyin varlığını huzur ve güven içinde sürdürmesi için elzem ve önemlidir. ama burada çok ince bir çizgi var. iktidarların kendilerini meşrulaştırması da, güce sahip olmalarının tek dayanağı da yine devlet mekanizmasına bağlıdır. çoğu zaman iktidarlar, bunu politikalarının en önemli parçası olarak kullanırlar. iktidardan düşürülmelerinin, gitmelerinin, iktidarda sahip olduğu güçlerinin zayıflamasını, devletin zayıflaması gibi lanse ederek halkın "devlet bekası" duygusunu sömürürler. işte iktidardan düşersek istikrar bozulur, döviz yükselir, ekonomik kriz olur, ya da işte khk çıkaracak çoğunlukta iktidara sahip olmazsak adalet aksar, terör örgütleri bunu suistimal eder, dış mihraklar çok sevinir gibi söylevlerin arkasında genelde bu yatar. tabi bu da ihtimaller dahilinde. ırak da olduğu gibi, libya da olduğu gibi... bu geçiş süreci krizi köpürtülerek devlet mekanizmasının komple ortadan kalkmasına da neden olabilir. ama diğer taraftan hiçbir şey de olmaya bilir. zira her iktidar değişiminde geçiş süreci ile ilgili bir takım aksaklıklar yaşanması olağandır. döviz bir miktar yükselir, kamu kurumlarında filan o iktidarın müdürlerinin yerine yeni gelen iktidar kendine yakın adamlar atar. tabi tecrübeli olana göre yeni gelenin bir acemilik dönemi olur. sonra alışınca, her şey yerli yerine oturur.

vatandaşa düşen bu aksaklıkların sebep olabileceği krizin boyutunu analiz ederek seçimini yapmasıdır. iktidar kendi bekasını korumak için mi yoksa devletin bekasını korumak için mi mevcudiyetini korumak istemektedir.

tabi ben hiç bir zaman. tamam artık yapacağımızı yaptık, projelerimizi hayata geçirdik, devleti sağlama aldık, bizi seçmezseniz de devlete bir şey olmaz ama yine de bizi seçin diyen bir iktidar duymadım. ama ırak gibi, suriye gibi, mısır gibi mevcut iktidarlarına savaş açıp, devlet yine aynı demokratik devlet nasıl olsa devrilince yerine yenisini biz seçeceğiz deyip de devletsiz kalan örnekleri de gördük.
devamını gör...
eleştirilen devletten nasıl faydalandığına dikkat etmeli elestirmen. çünkü o alandan gelen contralara karşı savunmasızdır.
devamını gör...
ilk başta dikkat edilmesi gereken devletin soyut bir konu olduğudur. biz hükümetleri devlet ile birlikte hatta aynı şey olarak düşündük yıllarca.

oysa devlet ezeli olmasa da tarihi çok eskilere giden bir olgu. arap toplumları 610 dan önce birbirini keserken, kız çocuklarını diri diri gömerken biz türkler kadınlarımıza ülkeyi emanet ediyorduk. açları doyurur giydiriyor fakirleri koruyorduk. araplar da daha malı olanın malına zorla el koyuyor haram aylarda bile savaşıyordu.

işte devlet yani töre dediğimiz hukuk geleneği milattan önce başladı ve karahanlılara geldi. biz ülke olarak bunu kaybettik.
devamını gör...
hangi ülke ve hangi fikir yapısı hakimiyeti olursa olsun eleştirmek mefhumunu ne devlet kabul ediyor ne de muhalif kesim eleştirinin hakkını verebiliyor. hal böyle olunca;

madde 1- devleti eleştiremezsin.
madde 2-1.kural her durumda geçerlidir.

sistemler, kendi çarklarına çomak sokanı çiğ çiğ yerler.
devamını gör...
devletler eleştirilemez değillerdir fakat bir insan kendi devletini eleştirmek için gidip gavura dil döküyorsa kansızdır net bir ifadeyle. bu sebeple eleştirirken kol kırılır yen içinde kalır deyip kendi aramızda çözmemiz lazım sorun her neyse.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar