dini nikah

yapılmasında nice faydalar olan nikah türüdür.
kıyılması için iki şŸahit ve din-diyanetten anlayan bir erkek kişŸinin bulunması yeterlidir. ille de imam vs. olması şŸart değŸildir. bazı durumlarda gelin-damat birarada bulunmadan temsil yoluyla da kıyılabilir. nikahın taraflarının ergen ve temyiz kudretine sahip olması şŸarttır. yani ergenliğŸe girmişŸ 12 yaşŸındaki bir kızla 14 yaşŸındaki bir erkek dini nikahla pekal㢠evlenebilirler. nikah herhangi bir resmi kayıtla tutulmadığŸı gibi koca istediğŸi zaman 3 kere 'boşŸ ol' diyerek karısını boşŸayabilir. yerel adetlere göre boşŸanma şŸekli de değŸişŸebilir. bir çiftin üç kere evlenip boşŸanması mümkün değŸildir. erkeğŸin arada bir başŸka kadınla evlenip 'karı-koca' hayatı yaşŸaması gereklidir. bu nikahın erkekler için en 'cazip' yönü çokkarılılığŸa izin vermesidir. 'adaletli davranabileceğŸini düşŸünen' müslüman erkek 4 kadınla da evlenebilir. ancak eşŸleri arasında eşŸitliğŸi ve dengeyi gözetmek zorundadır. dini nikah erkeğŸin eşŸleri dışŸında cariye edinmesini ve bu cariyeyle cinsel ilişŸkiye girmesini engellemez, kocanın cariyesiyle ilişŸkisi zina sayılmaz. kocanın ölüm halinde kız çocuğŸun miras hakkı erkeğŸinkinin yarısı kadardır. ancak erkek-kadın mirasçı oranı değŸişŸtikçe bu pay oranı da değŸişŸebilir.
kadınlar için son derece adil bir evlilik rejimi öngören nikahtır. ellerinizi kadınların 4'ün biri olma, yarım miras payı alma haklarından çekin ey pis laikçiler. çağŸdaşŸlığŸınız yerin dibine batsın.

devamını gör...
yapılmasında nice faydalar olan nikah türüdür.
kıyılması için iki şahit ve din-diyanetten anlayan bir erkek kişinin bulunması yeterlidir. ille de imam vs. olması şart değildir. bazı durumlarda gelin-damat birarada bulunmadan temsil yoluyla da kıyılabilir. nikahın taraflarının ergen ve temyiz kudretine sahip olması şarttır. yani ergenliğe girmiş 12 yaşındaki bir kızla 14 yaşındaki bir erkek dini nikahla pekalâ evlenebilirler. nikah herhangi bir resmi kayıtla tutulmadığı gibi koca istediği zaman 3 kere 'boş ol' diyerek karısını boşayabilir. yerel adetlere göre boşanma şekli de değişebilir. bir çiftin üç kere evlenip boşanması mümkün değildir. erkeğin arada bir başka kadınla evlenip 'karı-koca' hayatı yaşaması gereklidir. bu nikahın erkekler için en 'cazip' yönü çokkarılılığa izin vermesidir. 'adaletli davranabileceğini düşünen' müslüman erkek 4 kadınla da evlenebilir. ancak eşleri arasında eşitliği ve dengeyi gözetmek zorundadır. dini nikah erkeğin eşleri dışında cariye edinmesini ve bu cariyeyle cinsel ilişkiye girmesini engellemez, kocanın cariyesiyle ilişkisi zina sayılmaz. kocanın ölüm halinde kız çocuğun miras hakkı erkeğinkinin yarısı kadardır. ancak erkek-kadın mirasçı oranı değiştikçe bu pay oranı da değişebilir.
kadınlar için son derece adil bir evlilik rejimi öngören nikahtır. ellerinizi kadınların 4'ün biri olma, yarım miras payı alma haklarından çekin ey pis laikçiler. çağdaşlığınız yerin dibine batsın.

devamını gör...
çoğu müslüman tarafından suiistimal edilen nikahtır. şimdi efendim, islam hukuku'nda evlilik akdi yani nikah akdi denen hukuki ilişkinin geçerli olarak kurulabilmesi ve devam etmesi için belli şekil ve içerik şartları gerekmektedir. şekil şartları şahit, söylenmesi gereken bazı sözler vs.
içerik şartları ise alenilik, beraber yaşama iradesine dayalı aile kurma amacı vs.
şimdi ülkemizde medeni kanun tek eşlilik kuralını hakim kıldığı için tek kadınla yetinemeyen türk erkeği dini kendi dünyevi tutkuları için kötüye kullanmaktadır.
eşinden, çocuklarından habersiz dini nikah yolu ile(!) ikinci bir karı edinir. ona ayrı bir ev açar, 2-3 günde bir bu eve gidip bu kadınla birlikte olur vs. öncelikle burada nikah akdinin "alenilik" ve "beraber yaşama iradesine dayalı aile kurma amacı" eksiktir. adamın bu ikinci karıyı neden aldığı belli, bu kadın ile ne gibi bir ilişkisi olduğu da ortada kabak gibi. ve en acısı da, bunu yapanlar hep muhafazakar-mütedeyyin kesimden insanlar. günaha girmek gibi bir derdi olmayan adam zaten uğraşmaz nikahla, ayrı ev açmakla falan. bu bahsettiğim olayı yapan adamlar "hem ikinci bir kadınım olsun hem de harama düşmeyeyim" düşüncesi ile böyle bir yola giriyorlar ama çok riskli bir yol. nilahı kimse bilmiyo, bir yuva kurma düşüncen yok, tek amacın kendini tatmin, e olmaz! ya eşine dicen "böle böle, hanım artık bir tane daha lazım bana. haberin olsun. yarın nikahımız kıyılacak, o da artık burada yaşayacak." eyvallah derse ne ala. kıyameti koparırsa ikisinden birini seçicen. yok öyle bir gün onda, bir gün bunda; ne lan bu! Allah'ı mı kandırıyosun!
devamını gör...
resmi nikah , dini nikah diye bir şey yoktur. 2 şahit, ve nikah duası okunması yeterlidir. bilindiğinin aksine dini nikah diye bilinen nikahta nikahı kıyan kişi (şimdiki evlilik cüzdanı gibi ) evlilik tarihi, şahitler vs bilgileri bir kağıda yazar, kendisi, ve şahitlere imzalatır bu kağıt da geline verilirdi. önemli olan nikahın duyurulmasıdır. bu yüzden peygamber efendimiz mutlaka düğün yemeği verilemesini istemiştir. bu yemekden kasıt ziyafet değil nikahın ilan edilmesidir. ikinci evliliklerde birinci hanımın rızası gerekir. o izin vermezse olmaz. boşanmak da öyle kolay değildir. bir erkek karısının iddet süresi bittikten sonra başka biriyle nikahlanmasını göze alıyorsa (tekrar evlilik yapabilmeleri için) bu şekilde karısını boşayabilir. nikah esnasında kadın talak (boşanma) haklarından birini kendine isteyebilir. (bkz: kadın haklarının korunduğu islamdan daha büyük bir din yoktur)
devamını gör...
aslında nikahta dini nikah ve resmi nikah ayrımı yoktur. bu ayrım cumhuriyet döneminde nikah kıyma yetkisinin kadı ve imamlardan alınıp belediyelere ve nüfus müdürlüklerine verilmesi ile ortaya çıkmıştır.
nikah hem dünyevi hem de uhrevi yönü olan bir akittir. ahirette de devam edecek akitlerdendir. bu yönü sebebiyle nikahta dua edilmesi, camide kıyılması, düğün yemeği (velime) verilmesi gibi hususlar sünnet olarak gelmiştir.
cumhuriyet döneminde dini yön dikkate alınmayıp bir de üstüne nikah akdi sırasında kullanılan ifadeler hususunda ihtilaf çıkınca halk bunu hem imama hem de resmi makamlara nikah kıydırarak çözmüş ve imamın kıydığı nikaha dini, belediye veya nüfus memurunun kıydığı ve devletin dikkate aldığı nikaha da resmi nikah denmiştir.
devamını gör...
günümüz şartlarında geçerliği olmayan nikahtır, hele de gizli yapıldıysa.

nikahın iki önemli şartı vardır.
birincisi ve en önemlisi aleniliktir. yani herkes bilecek ki bu iki kişi evlidir. tek bir kişiden bile özenle saklanılıyorsa o nikah geçersizdir.

ikincisi yaptırımdır. yani boşanma durumunda kadının nafaka vs haklarını garanti altına alacak bir otorite tarafından onanması şarttır. bu onamayı yapacak otoritenin illa devlet olması da gerekmez. bazı bölgelerde toplumsal şartlar da bu işi garanti edebilir. ancak bu bile büyük sıkıntılar doğurabilir.

bu konunun anlaşılmamasının en büyük nedenlerinden bir tanesi nikahı dinsel bir eylem sanmaktır. oysa fıkıh kitaplarında nikah dünyevi bir akit olarak geçer. mehir çoğu zaman sembolik olsa da aslında bir tür sigortadır. dünyevi bir akit olarak iki yetişkin insanın karşı rızalarıyla gerçekleşen ve aynı şekilde bitebilecek bir sözleşmeden başka bir şey değilir. bu sözleşmeye toplum adına şahitler ve otorite adına da resmi bir kişi nezaret eder.
devamını gör...
nikah nikahdır, şartları yerine geldikten sonra kabul edilmiş olur ve adına dini nikah denilemez. nikahlıyım denilir. dini nikahlıyım denilmez.
devamını gör...
osmanlı devleti nde kağıt üzerinde belgelenerek kıyılan nikah. bugün dindar kesimden insanların, birçok farklı sebepten ötürü başvurduğu şekildeki uygulaması ise, gerçekten netlik kazandırılmaya ihtiyaç duyuyor. nikah alenen, çevre ve akrabanın haberdar olacağı şekilde kıyılır ve tarafların sorumluluğu, hangi durumlarda ayrılığın gerçekleşebileceği, boşanma halinde yine taraflara ait yükümlülükler belirtilip güvence altına alınır. bu anlamda bir çok değerli islam hukukçusu, günümüz türkiye sinde; iyi niyetli, yaptırım uygulanmasa da sorumluluğunu yerine getirecek müslümanlar için dahi yalnızca dini nikahın yeterli olamayacağını savunur. aksi şekilde "ben kendimi biliyorum" mantığıyla hareket etmenin, buna olur vermenin dini nikahı nasıl "ayağa düşürdüğünü" görmek zor değil. aslında başıma birşey gelmeyecekse, islam a göre nikahta olması gereken şartları taşıdığı için sadece resmi nikahın yeterli olduğunu düşünüyorum. dini nikahı olmadan yalnızca resmi nikahla evlenenleri zani olarak görenleri de, dini nikahın alet edildiği çirkinliklere dayanarak kendi tutarsızlıklarıyla baş başa bırakıyorum. özetle bu konuda bir islam hukuku doçentinin sözlerine tamamiyle katılıyorum: "aslında resmi nikah dini anlamda da tamamen geçerli ve yeterlidir. ancak öyleleri var ki, imamı bir nikahında görecek bir de cenazesinde. varsın karşısına geçsin, yuvaları için duada bulunulsun, o gün nikahına Allah ın şahit olmasına önem versin. o yüzden dini nikah yetmez ama gereksizdir dememek lazım."
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar