diş kirası

ramazan ayı içerisinde oruç vakitleri arasında girilen tanımlar için sözlüğün bize para vermesini umduğum gelenek, bu yapılırsa geçmiş ile günümüz arasında harika bir köprü kurulmuş olur kanımca yönetim duy bunu, gör bunu, dikkate al bunu, hatta uygula bunu...
devamını gör...
osmanlı devrinde sürdürülen ancak günümüzde unutulan bir ramazan adetidir.bir nev'i misafirperverlik göstergesi de diyebiliriz.

ev sahibi tarafından evine iftarlamak üzere davet edilen misafirlere, iftardan sonra evlerine dönmeden önce çeşitli eşyalar ya da para,altın vs.gibi şeyler hediye edilir, buna da o misafirin diş kirası denirdi.

bu iş için değişik yollar kullanılırdı. örneğin;

- nohutlu pilavın içine altından yapılmış nohutlar karıştırılır.bunlar kime denk gelirse o altın o kişinin diş kirası olurdu. ya da,

- orta bir yere değerli eşyalarla dolu bir tepsi getirilir, herkes burda kendi hediyesini seçerdi.tabi tahmin edileceği üzere, hediye edilen eşyanın değeri evsahibinin maddi gücü doğrultusunda olurdu.

devamını gör...
osmanlı'da adettir..
ramazan ayında iftara çağırılan kişilere kendilerinin gelmesi ile ev halkının memnuniyetini ifade etmek, gönlünü almak, ihtiyacını gidermek icin verilen bir hediyedir.
devamını gör...
ramazanın en önemli özelliklerinden biri de iftar sofralarına davetsiz gidilebilmesiydi. osmanlı sarayına ramazan ayı boyunca iftara davetsiz olarak gelinebilirdi. bunun haricinde osmanlı sarayının özel davetleri de olurdu. ramazanın ilk on gününde padişah, ayan ve mebusan reisleriyle birlikte vükelayı saraya iftar için davet ederdi. sadrazamın başköşede oturduğu bu sofra, diğer iftar sofralarına göre çok daha mükellef olurdu ve hep birlikte daha çok vakit geçirilirdi

bu sofralarda zengin ve leziz yemeklerden ziyade 'diş kirası' asıl büyük hediyeydi. kahve, şerbet ve sigaralıklar içilirken mabeyn müdürü, enderun efendisi ile salona girerdi. enderun efendisinin elinde büyükçe bir gümüş tepsi yer alırdı. tepsinin üzerinde davetlilerin isimlerinin yazıldığı hediyeler olurdu. bu hediyeler kıymetli saatler, tütün tabakalarından oluşurdu
devamını gör...
konukların ev sahibine sevap kazandırmak için zahmet etmiş olması gerekçesiyle ortaya çıktığı söyleniyor.

yabancıya garibana açık birçok sofra içinden bizim soframızı seçerek bize vesile oldun, dişlerini yıprattın yemeğimizi yiyerek... gibi herhalde.
devamını gör...
''konukların ev sahibine sevap kazandırmak için zahmet buyurmuş olması nedeni ile yapıldığı söyleniyor.

şu inceliğe bakar mısınız? şimdi vay vay vay...
devamını gör...
yemek ısmarlamak isteyen tüm sözlük yazarlarına her türlü yardımcı olabilececeğim kiradır.

daha çok sevap için nusr-et'i tavsiye ederim.

ek: boğaz manzaralı da olur.

ek 2: gerçi farketmez.
devamını gör...
vaktiyle, külliyatta şöyle bir bölümde geçmesi vasıtasıyla araştırıp öğrendiğim. ne de güzel demiş diyen.
--- alıntı ---

“aç canavara karşı tahabbüb, onun merhametini değil, iştihasını açar. hem de diş ve tırnağının kirasını da ister...”

--- alıntı ---
devamını gör...
osmanlı zamanında misafir edilen kişiler yemek ikramından sonra uğurlanırken, "dişini benim için kullandın. öyleyse sana bunun ücretini, kirasını vereyim." denilir ve bir miktar da para verilirdi. bunun adı da diş kirası olarak kalmıştır.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar