diyanetin faize caiz demesi

buradan
--! spoiler !--

diyanet tarihinde bir ilk! faizli işleme onay verildi!
diyanet işleri başkanlığı din işleri yüksek kurulu, 'toplu konut idaresi (toki) tarafından uygulanan sosyal konut projesinin dini hükmü nedir?' sorusuna cevap verdi. kurul verdiği cevapla, tarihinde ilk defa faizli işleme onay verdi. karar oy çoğunluğuyla alındı.
14 ocak 2020 salı 08:33

diyanet tarihinde bir ilk! faizli işleme onay verildi!

diyanet işleri başkanlığı din işleri yüksek kurulu, toplu konut idaresi (toki) tarafından uygulanan sosyal konut projesinin dindeki hükmene ilişkin fetva verdi.

diyanet'in sitesinde yer alan 'toplu konut idaresi (toki) tarafından uygulanan sosyal konut projesinin dini hükmü nedir?' sorusuna din işleri yüksek kurulu şu cevabı verdi:

islam'da faiz, kesin olarak haram kılınmıştır. bir zaruret bulunmadıkça faiz almak da vermek de caiz değildir. iş kurmak veya genişletmek; ev, araba satın almak üzere kişi, kuruluş veya bankalardan alınan faizli krediler de bu kapsamdadır ve caiz değildir.

toki aracılığıyla devreye alınan son uygulama ise devletin, alt veya orta gelirli vatandaşlarına yönelik olarak ürettiği bir sosyal konut projesidir. bu projede, peşinat haricindeki tutar, kamu bankaları vasıtasıyla kredilendirilmekte olup devletin söz konusu borçlandırmadaki amacı, faiz geliri elde etmek değil, aksine ödeme güçlüğü içindeki vatandaşlarının ev sahibi olmalarına yardımcı olmaktır.

bu itibarla, devlet toki’nin bu uygulamasında başka bir yolla konut alma imkânı tanımadığından, belirtilen niyet ve amaçlar doğrultusunda söz konusu projeden yararlanmak caizdir

--! spoiler !--.

bir cesit güncellemeler. yani cumhurbaşkanının oluşturduğu bir sisteme kalkıp hayır bu caiz değil diyecek halleri yoktu. niye çünkü mevkilerini kaybetmekten korktukları kadar Allah'tan korkmuyorlar.
devamını gör...
bir şeyi değiştirmez. Allah indinde de kul indinde de hiçbir şeyi değiştirmez.
katılım payı adı altında dönen teraneye nasıl gönül rahatlığı ile yaklaşıyorsa müslümanlarımız aynı şekilde diyanet de toki'nin faizine yaklaşmış. bu dünyadayız nasılsa, her şey güç kimdeyse onun kafasına göre yürüyor. diyanet diye bir kurumun varlığını hiç sorgulamayı akıl edemeyenler için bu mu sorgulama gerekçesi olacak? hele de ucuz konut alma menfaati masadayken. ha-ha (oğuz atay ha-ha sı)

neyi eksiliyorsunuz? diyanet faize caiz deyince Allah kararından vazgeçip faizi haram statüsünden mi çıkaracak?
veyahut faize caiz diyen diyanete tepki gösterip, kurumun lağvedilmesini mi talep edecek ülkemiz müslümanları?
ikisi de olmayacak. demek ki hiçbir şey değişmeyecek.
devamını gör...
şimdi burada bir islam ticaret hukuku uzmanı gibi ahkam kesmeyeceğim sizler gibi. yalnızca az buçuk öğrendiklerimizle bir takım sorulara cevap getirerek her fırsatta diyanet'e demediğini bırakmayan cehaletin ve zalimin karşısında olduğumuzu göstereceğiz inşallah.

diyanet faize caiz dememiştir. ilk tanımda açıklama var, dileyen okur. manipülasyona açık veya okuma tembelliği olan veya art niyetli olan zevat anlamaz lakin anlamak isteyen halis niyetli insanlar meseleyi idrak edecektir inşallah.

bugün metropollerde ev kiraları muhitine göre asgari 1000-1500 ₺ (orta hal) arasında değişiyor. asgari ücretse bunun iki katı bile değil. yani bir insan ev kirası ödeyip asgari ücretle geçiniyorsa ya maaşının yarısını kiraya verecek ya da gidip gecekonduda yaşayacak.

70 yıl milleti sömüren, faizle parasına para katıp mülk zengini olan zümre pek tabii bu durumdan memnun. çünkü yoksulun ev sahibi olması onların işine gelmez! eğer bir nesil ev borcu ödeyip ev sahibi olursa neslin devamı kimseye kira ödemek zorunda kalmaz, bu zalimlere eyvallah etmez. işte toki projeleri bunun içindir. kimseye dağıtılmaz, çekilişle verilir, bir aile bir tane evden fazlasını alamaz. bu toplumdaki gelir adaletsizliğini bozacak, alt ve orta düzeyli gelir sahiplerini kira yükünden kurtaracak bir projedir. çarklarına çomak giren zalimler "yandaşlarını zengin ediyorlar" diye manipülasyon yapıp cahilleri veya yandaşlarını çok güzel uyutuyorlar. onlardan zaten umudum yok. ama şuur sahibi insanın bu oyuna gelmesi beni üzer arkadaş. azıcık aç gözünü aç!

buyrun size bir örnek;

yakın zamanda faizsiz kuruluşların denetçileri için getirilen bazı kuralları cumhuriyet gazetesi manşetten vermişti. neydi o manşet?

lütfen (bkz: resmen şeri karar)

dini bir anlayışın veya hükmün yasalarda veya tüzüklerde yer alması bu zümreyi böylesine delirtirken bugün aynı zümre bu konuyu bu şekilde haber yaparak dindar insanların diyanet'e olan güvenini kırmaya çalışıyor. yine haber kaynaklarına bakın; birgün, yeniçağ, sözcü, sputnik gibi kuruluşlar aynı başlık ve hemen hemen aynı içeriklerle kendilerine verilen görevi ifa etmekte hiç gecikmemişler.

bakın lütfen anlamaya çalışın, ben işin içine bir şekilde faiz parası bulaşır diye kredi kartı kullanmayan adamım. kimsenin de avukatı değilim, diyanet'in türlü fetvaları ile ilgili türlü eleştirilerim de vardır. ancak bu mesele farklı. değerlendirmek için ilim lazım, bilmek lazım, ayrıntılara hakim olmak lazım. aksi halde vebaldir, ağırdır. sırf şu vebale girmeyin diye zaman ayırdım şu yazıyı yazdım. inşallah faydası olur.
devamını gör...
diyanet faize helal dememiştir. yanlış anlaşılmaya ve başka tarafa çekilmeye müsait bir konudur.bknz:

islam'da faiz, kesin olarak haram kılınmıştır. bir zaruret bulunmadıkça faiz almak da vermek de caiz değildir. iş kurmak veya genişletmek; ev, araba satın almak üzere kişi, kuruluş veya bankalardan alınan faizli krediler de bu kapsamdadır ve caiz değildir.

tokide ki sistemin katılım bankacılığından farkı yoktur.
devamını gör...
aslında bu işin çözümü çok basit. devlet kamu bankaları üzerinden vatandaşa para kullandırmak yerine vatandaşın tek muhatabı toki olsa, toki evi taksitle satsa, kamu bankaları vatandaşı değil tokiyi fonlasa, olası bir ödememe durumunda toki kişiyle muhatap olsa devlet yine kendini güvenceye almış olur, işlem de tamamıyla caiz olur.

bu açıklama konusunda da, ben de diyanete karşı esip gürleyecektim ki jay-jay'in yorumu sonrası tekrar okudum ve birkaç kanaate ulaştım, eleştirimi de yukarıda yaptım. açıklama metninin tahlili ise şöyledir:

not: açıklamayı desteklediğim anlamı çıkmasın. açıklamanın lafzından anladığımı yazdım. konu hakkındaki fikrim giriş paragrafındadır.

1- "bir zaruret bulunmadıkça faiz almak da vermek de caiz değildir. iş kurmak veya genişletmek; ev, araba satın almak üzere kişi, kuruluş veya bankalardan alınan faizli krediler de bu kapsamdadır ve caiz değildir."

sonuç: diyanet faize asla caiz dememektedir.

2- "toki aracılığıyla devreye alınan son uygulama ise devletin, alt veya orta gelirli vatandaşlarına yönelik olarak ürettiği bir sosyal konut projesidir. bu projede, peşinat haricindeki tutar, kamu bankaları vasıtasıyla kredilendirilmekte olup devletin söz konusu borçlandırmadaki amacı, faiz geliri elde etmek değil, aksine ödeme güçlüğü içindeki vatandaşlarının ev sahibi olmalarına yardımcı olmaktır."

sonuç: diyanet, faize değil, devletin yukarıda doğrusunun nasıl olması gerektiğini anlattığım yanlış uygulamasına bir şekilde caiz demek için arayışa girmiştir.

3- "bu itibarla, devlet toki’nin bu uygulamasında başka bir yolla konut alma imkânı tanımadığından, belirtilen niyet ve amaçlar doğrultusunda söz konusu projeden yararlanmak caizdir"

sonuç: devlet, aslında bu sorunu faizsiz yoldan çözme imkanı sunmalıyken sunmamış ve insanları buna mecbur bırakmıştır. devletin amacı insanların ev almasıdır, ama sunduğu çözüm pek içe sinebilir olmasa da alt veya orta gelirli vatandaş bunu kullansın. devletin başka yol sunmaması zaruret olarak karşılanabilir, vebali de devletindir.

not tekrarı: açıklamayı desteklediğim anlamı çıkmasın. açıklamanın lafzından anladığımı yazdım. konu hakkındaki fikrim giriş paragrafındadır.
devamını gör...
diyanet faize caiz dememişmiş. ha-ha.

aklınıza hiç geliyor mu? hiç aklediyor musunuz yani? aylık geliri 10.000 tl nin altında olan bir hanenin istanbul'da ev alma şansı yok. bakın yok. sıfır. o da birikmişi olacak biraz, peşinatını verecek de 5000 tl den taksit ödeyecek. bu ekonomik koşulları sorgulamak hiç aklımıza geliyor mu? ev almamız imkansız! çalışarak mümkün değil. bilmem anlatabildim mi?
diyanet kim? diyanet de ev almamızı imkansız hale getirenlerin askerleri. onlar ev almamızı imkansız hale getiriyorlar, ama yoksulun da ev alma umudu olsun, onun küçücük minnacık geliri de faiz çarklarının içine girsin diye daha uzun vadeli bu toplu konut sistemini çıkartıp, o sistemden de "ev almaya gücü olmadığı için faiz çarkına giremeyen"lerin de parasının üstünden para kazanıyor.
devamını gör...
dil sürçmesi olabilir. arada bir harf fark var sadece.

not: haberdeki metin aşırı yetersiz. metnin tamamı buysa böyle fetva olmaz. fetva dediğimiz şey seküler hukukta hakim kararı gibi gerekçeli olmak zorundadır. hangi islami kaynaklara dayanıldığı da belirtilmiş olmalı.
devamını gör...
yukarıda bir kişinin yazdıklarından anladığımız kadarıyla akit gazetesi de dindar insanların diyanete olan güvenini sarsmaya calışıyor. zira aynı haber noktasına virgülüne dokunulmadan orada da yazılı. buyrun: akit
devamını gör...
buradan

diyanetin kendi açıklaması linktedir.

bana sorarsanız faizdir.devlet daireyi maliyetine taksitlendirse neyse diyeceğim de her sene üstüne enflasyon oranında artırım olmayacak mı?
devamını gör...
kimse kusura bakmasın da bal gibi diyorlar. aynı şeyi ismailağa cemaatinden bir hoca de yaptı. ayıptır yahu. yüzbinlerce insanı faize bulaştıracaksınız. ondan sonra iki büklüm olan belimiz iyice bükülecek. ah tayyip ah! yaktın bizi!
devamını gör...
insanlarda "devletçilik" fikrinin kutsallığının iyice içselleştirilmesi sonucu.
mesela banka mı "devletimizin bankası var". o zaman devletimizin bankasından hizmet almak devletimizi kuvvetlendirir. hadi oradan kredi alalım. diyanet. devletimizin diyaneti var. o zaman diyanet zaten fetva vermiş. devlet bankasından alalım. vebali onlara.

bakın devletçiliğin bu kadar içselleştirilmesi başka neleri doğuruyor. mesela faiz meselesinde hassasız değil mi? bak bu mesele de hassas olanlarımızın çoğu açık saçıklıklıkta da yarım çıplak kadınlar hususunda da hassastırlar. ama bu insanlar söz konusu ülke voleybolu olunca "spor gereği! yarısından fazla kısmı açık olan bir spor dalında kadınlarımızın tokyo olimpiyatlarına katılmasını devlet adına sevinip havalara uçuyor."

soruyorum faiz meselesi kadar "milyonların gözü önünde bizim kızların bu hallerine kalben nasıl razı oluyoruz." ama olsun devletimizin ve milletimizin başarısı. bence diyanet de tebrik twiti vs atabilirdi. olimpiyatlardayız yaşasındiye. zaruret sonucu olimpiyatlara katılmak caizdir falan. toki'nin parası da devletimize gidiyor zaten. önemli değil. devletimiz milletimiz sağolsun!.
devamını gör...
sanırım ehlisünnetlik için bir tehlike arz etmeyen fetva! ne nakşiler-anlı şanlı hocaları, ne muhafazakar parti seçmeni, ne hilafetçi-osmanlıcılar, ne radikaller hiç birileri ülkeyi ayağa kaldırmamışlar, ''sünnet ehli olmaya büyük darbe!'' falan diye. he bunların sünnet ehli olmalarına tek engel şii iran. yoksa çook süperinden birer müslüman olacaklar.

az buz değilsiniz...
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar